| Anket Sonuçlarını Göster: Amerikan ordu gazetesinde yayınlanan BOP haritasında,Türkiye'nin doğusu olduğu gibi Karadeniz'e kada | |||
| Vardır. Hem de yüksek boyutlarda. | | 4 | 23,53% |
| Türkiye'yi ABD dahil kimse parçalayıp yıkamaz. | | 9 | 52,94% |
| Türkiye'nin parçalanması yurtseverlerin tavrına bağlıdır. | | 4 | 23,53% |
| Katılımcı sayısı: 17. Sizin bu ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor | |||
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#41
| |||
| |||
| ben de bir tarihçi olarak incelemenizi sabırsızlıkla bekliyorum.kolay gelsin |
| sunkar kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
AncaLime (30.12.07) | ||
| Sponsorlar |
| |
|
#42
| ||||
| ||||
| Türk Tarihi/ 10- ANCAK, tarihi boyunca zulme ve saldırıya boyun eğmemiş bir halk olan Türk soyu, bütün bu özelliklerinin mayasını Kürşatlardan, Kültiginlerden almıştır. Göktürk ülkesi, Çin egemenliğine girmesinden itibaren, Türk boylarının Çin boyunduruğuna karşı mücadelelerine sahne olur. Bu mücadelelerin en şiddetlisi, İlteriş Kağan ya da Kutluğ Han’ın başlattığı gerilla mücadelesidir. İlteriş, danışmanı Tonyukuk’la birlikte Türk boylarını örgütleyerek bağımsızlık bayrağını kaldırmıştır. 683 ve 685’lerdeki, Kültigin önderliğinde birleşmiş boylar güçlerinin Çin’le yaptıkları şiddetli çatışmalar sonucunda, Kuzey Çin arazisine hâkim oldular. Bu arada Oğuz ve Kitan boylarına karşı başarılı mücadeleler verdi. “İnekler Gölü Savaşı”nda, Oğuz boyu güçleri yenilgiye uğratıldı ve Hunların eski üs merkezi olan Ötüken ele geçirildi. Bu gelişme, Orta Asya’daki diğer Türk boylarının, Kültigin’in bodunu olması koşullarını yarattı. Hele en güçlü boylardan en başta geleni olan Kırgızların boyun eğmesi, Göktürk Kağanlığı’nın ikinci güçlü döneminin başlamasını sağladı. Göktürk aristokrasisinin bu ikinci parlak dönemindeki yönetimi, ortalama 50 yıllık kısa bir süreyi kapsar. İlteriş’in yerini alan Kapağan Kağan, (692/714 arası) dönemde, izlenen politikalarda değişiklik yapmadı. Doğuda bu gelişmeler olurken, batıda ise, Eçine Tuyça (682/700) arası dönemde ve Üçele (700/ 706) arası dönemde ve de Süge (706/ 711) arası dönemde hüküm sürmelerini müteakiben Sulu Kağan’la birlikte (711/ 738) arası Türgiş aristokrasisi dönemi başlamıştır. Türk Bilge Kağan’la 716 yılında Batı Göktürklerin zirveye taşındığı son demlerini yaşar. Türk Bilge Kağan, kardeşi Kültigin’in askeri ve Tonyukuk’un danışmanlık hizmetlerini gereğince değerlendirmiştir. Türk Bilge Kağan, ayaklanan boylarla ve geleneksel olarak Çin ile mücadele ateşinde 19 yıl geçirir. Ülke bu zamanda, özellikle Çin’den sağlanan akın ganimetleriyle refahı artırıcı bir gelişme yaşar. Orhun Yazıtları’ndaki, “Kültigin’in altınını, gümüşünü, hazinesini, servetini, 4 binlik at sürüsü..” anlatımından saptadığımıza göre, Türk aristokrasinin elinde muazzam zenginlikler ve büyük bir servet birikmiştir. Ancak, bu zenginlik ve refah, Kültigin, Tonyukuk ve Bilge’nin ölümleriyle tersine döner. 742 yılını izleyen süreçte iyice kuruyan Asya stepleri küçük bir kıvılcımla tutuşur ve Türkçe konuşan halklar diyarı alevler içinde kalır. Ardı ardına Basmiller, Karluk ve Uygur boyları kendi askeri şeflerinin, kendi hanlarının önderliğinde Göktürk hanedanına karşı isyan ateşlerini tutuştururlar. Bu isyan ateşleri içinde Göktürk federasyonu çöküşe gider. Ve sonuçta, 745 yılında Uygur hanı, Kutluğ Bilge Kül Kağan ilan edilir. Türkçe konuşan boylar ve halklar coğrafyasında böylece Göktürk aristokrasisinin dönemi kapanmış, yeni bir dönem açılmıştır. Türk boyları ve halkları için değişen sadece Demirci’nin adıdır. Şimdi Ergenekon’un Demircisi Uygurlar ve Bilge Kül Kağan’dır. Toplumsal gelişme ve koşullar AnaBritannica ansiklopedisinde Göktürk konfederasyonuyla ilgili olarak aynen şu ifadeler vardır: “Göktürk uygarlığıyla ilgili başlıca kaynaklar Çin tarihleri ile Orhun ve Yenisey Yazıtlarıdır. Bu kaynaklara göre Göktürk yönetimi bir soylular iktidarıydı. Kağan aynı zamanda ‘ilig’ sanı taşır ve tanrısal güç sahibi sayılırdı. Katun (kraliçe), tigin (prens), konçuy (prenses), han, Yabgu, şad ile tudun, çur, tahran, apa gibi devlet görevlileri genellikle soylular arasından seçilirdi. Yılın ilk ayında kağanın başkanlığında ‘Kurultay’ toplanmaktaydı (...) Yaşam biçimi çadırlı göçebe düzenine dayanıyordu; hayvancılığa dayanan ekonomik yaşam savaş ganimetleriyle desteklenmişti.”(AnaBritannica/ c.9/ s.593-abç) (SÜRECEK) |
|
#43
| ||||
| ||||
| Artık konumuzun sonuna gelmiş bulunmaktayız. 1970'lerden bu yana incelediğim, zihnimde evirip çevirdiğim, araştırma yaparak notlar tutup sonradan düzenlediğim ve metin haline getirdiğim Türk tarihinin başlangıç damarlarındaki gezintimizin son satırlarını yayınlayacağız. Aynı konu, yani Türk İlkçağ'ı Burdur Gazetesi'nde günlük makaleler halinde yayınlanmıştır. Ayrıca bu makaleler {http://www.fatihozcan.org/} adresinde de tekrar edilmiştir. Türk Tarihi/ 11- Yukarıdaki görüşler temel bakış açısı bağlamında doğrudur. Aramızdaki tek fark, temel kavram ve sözcük seçimidir. Bizim görüşümüze göre, Orta Asya’da Türkçe konuşan halklar, İÖ 10. yüzyıllardan 10./11. yüzyıllara dek 2 bin yıllık geniş bir tarih yelpazesi içinde, klasik yol haritasındaki ilkel ve feodal toplum sistemleri arasındaki kölecilik aşamasını yaşamadan, kandaş klan örgütlenmesinin çözülmesiyle kabileden doğrudan doğruya feodal topluma sıçramıştır. Bilindiği gibi, tarihimizin Orta Asya yatakları konusunda () görüş vardır. Şimdiye dek bütün ulusal değerler tepe tepe kullanılmak üzere milliyetçi çevrelere terk edilmiş, (Bayrak/ Ulusal Marş/ ulusal devlet/ ulusal tarih/ hatta vatana varıncaya kadar) bütün ulusal değerler “burjuva” sayılmış, bundan dolayı da “kirli” kabul edilmiş ve “kirlenileceği” kuşkusuyla hareket edilmiştir. Bu yolun varacağı erim noktası kozmopolitizmdi ve emperyalizmin taşlı tarlasıydı. Nitekim bu yolun yolcuları şimdi küreselleşmenin en ateşli savunucusudurlar; AB ve ABD’nin en has adamlarıdırlar. İkinci olarak utangaç/ mahcup bilimselci tutum vardır. Bunlar Orta Asya steplerinde yaşayan ve Türkçe konuşan göçebe halkların tarihini incelerken bir “birlik” derler; bazen “boylar federasyonu” diye nitelerler, sonra yüzleri kızarmaya başlar ve “devlet” demeye başlarlar. Üçüncü olarak, halk kitlelerini ajite etmekte belirleyici bir öneme sahip olan ve muhalifleri tarafından altın bir tepside kendilerine tepe tepe kullanılmak üzere sunulan bu konu üzerinde tepinircesine çalışan milliyetçi çevreler vardır. 27 Mayıs Devrimi’nden bu yana onlarca yıldır tarih yazımcılığımızda bir gelenek oluşturacak yeteneği de gösteren bu güçler bu alanda epeyce yol da almışlardır. Ayrıca bu alanda resmi devlet tarihçiliği de mevcuttur. (*) Orhun Yazıtları: Bu anıtlar, 8. yüzyılın başlarında yapılmıştır. Göktürk alfabesinin eşsiz bir örneğini oluştururlar ve üç tane anıttan oluşmaktadır. İlk dikilen yazıt, (Her ne kadar Türk tarih yazımcılığında yaygın olarak “vezir” dense de, bizim yaklaşımımıza göre, o dönemde Türkçe konuşan boyların yaşadığı toplumda, henüz bütün kurum ve kuruluşlarıyla, bu arada kabine kurumu da, henüz oluşmamış olduğundan, “danışman” sözcüğü daha uygun geliyor bize, Perinçek de bu sözcüğü kullanmaktadır; ayrıca AnaBritannica da bu sözcüğü kullanmış) Tonyukuk Anıtı’dır. 721 yılında Tonyukuk’un ölümü üzerine Tonyukuk Yazıtı, 731 yılında, Kültigin’in ölümüyle 732’de Kültigin Yazıtı dikilmiş ve son olarak 735 yılında da Türk Bilge Kağan Anıtı yapılmıştır. Yazıtlar, Göktürk boyunun yıkılmasının arifesinde dikilmişlerdir. (*1) AnaBritannica/ c.9/ s.593 |
|
#44
| ||||
| ||||
| MERHABA ARKADAŞLAR, EHH YANİ, PES ARKADAŞLAR! NUVEFORUM PLATFORMUNDA EN AZINDAN 10 FARKLI ALANDA KONU AÇMIŞIMDIR. BİR BAKIMA GİRDİNİZ Kİ, PİR GİRDİNİZ! BEN ESKİ ADRESLERİMDEN KONUŞLARIMA ULAŞAMAZ OLMUŞTUM. HELEKİ BU KONUNUN YERİ DEĞİŞTİRLMİŞ DE BANA HABER VERİLDİ OTOMATİK OLARAK. DURUMDAM ÖYLE HABERDAR OLDUK. BEN DE DÜŞÜNÜYORDUM Kİ, BENİM TARTIŞMA MAKALELERİNİ NUVEFORUM ÇÖPE ATTI... NEYSE BUNDAN SONRA DEVAM EDERİZ. ANCAK DİĞERLERİNİ BULABİLRİ MİYİZ BİLMİYORUM. BİN SELAM. SAĞLICAKLA VE İYİLİKLE. HERKESİ BİZE DE BEKLERİZ. http://www.fatihozcan.org http://www.fatihozcan.org/forum/ |
|
#45
| |||
| |||
| bizim yıktırmayız yıkamazlar |
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| asya, devlet, mıydı, orta, tam, tarihinin, türk, var, yataklarında |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|