|
#1
|
Bunlara Baktınız mı?
18.03.07, 18:38
Erhan Afyoncu Siyasi çıkarları için Peygamberimiz'in torununu şehit etmişlerdi Geçtiğimiz hafta Peygamberimiz'in torunu hazreti Hüseyin ile ailesinin ve arkadaşlarının Kerbelâ'da şehit edilişlerinin 1367. Yıldönümü nedeniyle dünyanın her yerinde anma törenleri düzenlendi. İslâm tarihinin lanetle anılan şahsiyeti Yezid'in askerleri 680 yılında başta Hazreti Hüseyin olmak üzere hasta olan Zeynelabidin dışındaki Hazreti Muhammed'in ailesindeki bütün erkekleri Kerbelâ'da şehit etmişlerdi. Bu hadise siyasi çıkar için nelerin yapılabileceğini gösteren çok acı bir tarihi örnektir 632'de Hazreti Muhammed'in ölümünden hemen sonra siyasi tartışmalar başladı. Her grup kendi adayının halife olmasını, yani devletin başına geçmesini istiyordu. Hazreti Ebu Bekir ve Hazreti Ömer'in halifelikleri zamanında durum sakinleşse de üçüncü halife Hazreti Osman'ın halifeliğinin son yılları karışık içerisinde geçti. Hazreti Osman'ın da mensubu olduğu Emevi ailesine mensup valilerin idareleri halk üzerinde olumsuz etki yaptı. Birçok yerde isyanlar çıktı. Asiler, sonunda Medine'ye gelerek Hazreti Osman'ın evine girip, halifeyi Kur'an okurken şehid ettiler. HALİFELİK TARTIŞMALARI Hazreti Osman'dan sonra Hazreti Ali halife seçildi, ancak kargaşa sona ermedi. Mülcem oğlu Abdurrahman isimli bir cani, Hazreti Ali'yi Kufe'de camiye girmek üzereyken yaraladı. Hazreti Ali, kısa bir süre sonra 28 Ocak 661'de şehid oldu. Kufeliler, Hazreti Ali'nin büyük oğlu Hazreti Hasan'a halife olarak biat ettiler. Hazreti Hasan ve kardeşi Hazreti Hüseyin Peygamberimiz'in gözbebekleriydi ve bizzat Hazreti Muhammed tarafından yetiştirilmişlerdi. Hazreti Hasan, İslam toplumundaki kargaşanın baş sorumlusu olan Muaviye'nin üzerine yürüdü. Ancak Kufeliler'in ihaneti üzerine bir antlaşma yaparak halifeliği Muaviye'ye bırakmak zorunda kaldı. Muaviye antlaşmanın şartlarını bir süre yerine getirdiyse de, daha sonra sözünü tutmadı. Camilerde yine Hazreti Ali'ye hakaret edilmeye başlandı. Bu durum da Hazreti Ali taraftarlarının tepkisine sebep oldu. Muaviye, durumu kontrolüne almak için Hazreti Hasan'ı zehirletti. Muaviye, Hazreti Hasan'ın şehadetinden sonra halifeliği saltanata dönüştürmek için harekete geçti. Halktan oğlu Yezid için biat almaya başladı. İslâm Devleti saltanat sistemine dönüştürülmeye çalışılıyordu. Hazreti Hüseyin, bu durumu kabullenmedi. Muaviye'nin ölümünden sonra yerine geçen oğlu Yezid ilk iş olarak Hazreti Hüseyin'in biatını almak için harekete geçti. Hazreti Hüseyin, biat etmesine yönelik baskılar artınca, durumun kötüye gideceğini anladı ve aile fertlerini yanına alarak 680 Mayıs'ında Mekke'ye hareket etti. İHANET İHANET ÜZERİNE Mekke'ye gelen Kufeliler, Hazreti Hüseyin'i şehirlerine davet edip, Emeviler'e karşı bir birlik oluşturmayı teklif ettiler. Hazreti Hüseyin daha önce hem babasına, hem de ağabeyine karşı ihanetlerine şahit olduğu Kufeliler'in samimiyetlerini anlamak için amcasının oğlu Müslim'i Kufe'ye gönderdi. 18 bin kişi Akil oğlu Müslim'in önünde Hazreti Hüseyin'e biat etti, ancak Kufeliler daha sonra ihanet ederek Emeviler'in Müslim'i öldürmesine göz yumdular. Bu arada son gelişmelerden haberdar olmayan Hazreti Hüseyin bütün aile fertleriyle birlikte Kufe'ye doğru yola çıkmıştı. Hazreti Hüseyin, yolda Müslim'in başına gelenleri haber aldı. Fakat Müslim'in oğullarının babalarının intikamını almak istediklerini söylemeleri üzerine yoluna devam etti. Vali Ubeydullah'ın 1000 askerle gönderdiği Hurr, kafilenin yola devamına izin vermeyerek Hazreti Hüseyin'den, validen yeni bir emir gelinceye kadar Kufe ile Medine arasında bir yol takip etmesini istedi. Hazreti Hüseyin, bunun üzerine Kerbelâ'ya geldi. Bir süre sonra da valini gönderdiği Sa'd oğlu Ömer, Kerbelâ'ya vardı. Ubeydullah, Ömer'e Hazreti Hüseyin'den Yezid adına biat almasını aksi halde su ile bağlantısını kesmesini emretti. Biat teklifini kabul etmeyen Hazreti Hüseyin ve ailesinin suyu kesildi. BÖYLE ZULÜM GÖRÜLMEDİ Sa'd oğlu Ömer, Hazreti Hüseyin'e bu durumdan kurtulmaları için Yezid'e biat etmeleri gerektiğini söyledi. Hazreti Hüseyin düşünmek için bir gün süre istedi. Hazreti Hüseyin, teklifi yanındakilere danıştı. Zulme boyun eğmemek için Allah yolunda ölme kararı aldılar. 10 Muharrem 61, yani 10 Ekim 680'de iki ordu karşı karşıya geldi. Hazreti Hüseyin'in kuvvetleri 72 kişiydi. Karşısında ise, önce Hazreti Hüseyin adına Müslim'e biat edip daha sonra sözlerinden dönen 5 bin kişilik Kufe ordusu duruyordu. Hazreti Hüseyin atını Kufe ordusunun üzerine sürdü ve karşı tarafa hitaben, "Allah'tan korkun, bana kılıç çekmeyin, benim kanım size helal değildir, çünkü ben Peygamber'in kızı Fatıma'nın oğluyum..." diye bağırdı. Hazreti Hüseyin'in sözleri karşı tarafta büyük bir sessizlik meydana getirdi. Bunun üzerine ordusunun isyanından çekinen Sa'd oğlu Ömer bizzat ilk oku atınca savaş başladı. Peygamber'in torununun konuşması valinin göndermiş olduğu öncü birliklere komuta eden Hurr'u derinden etkilemişti. Hurr, hemen Hazreti Hüseyin'in tarafına geçti ve karşı tarafa saldırarak şehid düştü. Savaş meydanında Hazreti Hüseyin tarafından çok kişi ölmüş, geriye Ehl-i Beyt'ten başka kimse kalmamıştı. Hazreti Hüseyin 19 yaşındaki büyük oğlu Ali Ekber, feryadlar arasında çadırdan çıkıp, babasından izin alarak savaş meydanına daldı. Kufeliler, Ali Ekber'e saldırarak, şehid ettiler. Bu sırada neler olduğunu anlamak için çadırdan çıkan Hazreti Hüseyin'in küçük yaştaki oğlu Ca'fer de şehid düştü. Bir ok Hazreti Hüseyin henüz altı aylık olan Ali Asgar diye anılan oğlu Abdullah'ın boğazına saplandı. Kufeliler, ihanetlerinden utanmadan menfaat için Hazreti Peygamber'in soyunun başlarını kesmek için adeta birbirleriyle yarışmışlardı. Hazreti Hüseyin kahramanca savaşıyor ve karşısına çıkanı yere seriyordu. Hiç kimse onunla teke tek mücadele etme cesaretine sahip değildi. Kufeliler, hep birlikte Hazreti Hüseyin'in üzerine saldırdılar. Hazreti Hüseyin, aldığı ok ve mızrak darbeleriyle atından yere düştü. Enes oğlu Sinan bir kılıç darbesiyle Hazreti Hüseyin'i ağır bir şekilde yaraladı. Şemir ileriye atılarak Hazreti Hüseyin'in başını bedeninden ayırdı. Hazreti Hüseyin 10 Muharrem 61'de, yani Aşura günü şehid edilmişti. Hazreti Hüseyin'in başı kesildikten sonra yerde yatan bedeni atların ayakları altında ezildi. Çarpışmadan erkek olarak ancak hasta olan ve öldürülmekten son anda Komutan Ömer'in emriyle kurtulabilen Ali Zeynelabidin sağ çıkabilmişti. Hazreti Hüseyin'in ve Ehl-i Beyt'in kesik başları Şam'a Yezid'e gönderildi. Ancak bu acı olay hiç unutulmadı. Hazreti Hüseyin'in intikamını almak için ayaklanmalar çıktı. Daha sonraki yıllarda da Emeviler'e hemen her dönemde lanet edildi. Emevi halifelerinin mezarları tarumar edildi. Hazreti Hüseyin'in anısına o günden bu güne pek çok kesim tarafından Muharrem'in onuncu günü olan Aşura matem günü olarak kabul edildi. Kerbelâ'daki Müslümanlar'ın çektiği susuzluk da unutulmadı. Rahmetli babaannem bizden suyu "Hazreti Hüseyin efendimiz için" diyerek isterdi. KATiL MEZARINDA BiLE RAHAT BULAMADI Kerbelâ dramının temel sorumlusu olan Yezid, çölde büyümüş, eğlence ve sefahat içerisinde yaşamıştı. Muaviye ölmeden önce oğlu için halkın büyük kısmının biatini almıştı. Bu yüzden Yezid babasını ölümünün ardından Şam'da kendini halife ilân etti. Yezid, otoritesini tesis için ilk iş olarak Hazreti Hüseyin ve ailesini Kerbelâ'da şehid etti. Daha sonra da isyanları bastırmak için Medine ve Mekke'yi yakıp yıktı. Bu çatışmalar sırasında Kâbe bile harap oldu. Kâbe'nin yıkılması bile savaşı durdurmaya yetmedi. Babasından devraldığı iktidarını üç yıl sürdüren Yezid 39 yaşında öldü. Hazreti Hüseyin ve Ehl-i Beyt'i şehid ettiren Yezid tarihte en fazla lanetle anılan kişi oldu. İster Sünni olsun, ister Şii, Müslümanlar onun ismine lanet ettiler. Yezid mezarında bile rahat edemedi. Mezarı defalarca tahrip edildi. 1400'lü yılların başında Ortadoğu seferine çıkan Timur, Yezid'in mezarına yakın oldukları için Şamlılar'ı kılıçtan geçirdi ve Yezid'in kemiklerini mezarından çıkarıp yaktırarak, mezarı askerlerinin pislikleriyle doldurttu. |
| Sponsorlar |
| |