Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Eczacılık Fakültesi > Pratisyen Hekimlerin Akılcı İlaç Kullanımı Konusunda Bilgi ve Tutumlarının Değerlendirilmesi

Eczacılık Fakültesi hakkinda Pratisyen Hekimlerin Akılcı İlaç Kullanımı Konusunda Bilgi ve Tutumlarının Değerlendirilmesi ile ilgili bilgiler


Pratisyen Hekimlerin Akılcı İlaç Kullanımı Konusunda Bilgi ve Tutumlarının Değerlendirilmesi Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 1985 yılında Nairobi'de düzenlenen bir toplantıda, akılcı ilaç kullanımını (AİK); "hastaların ilaçları klinik gereksinimlerine uygun biçimde,

Like Tree1Likes
  • 1 Post By CiwCiw

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 05.11.10, 22:27
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Pratisyen Hekimlerin Akılcı İlaç Kullanımı Konusunda Bilgi ve Tutumlarının Değerlendirilmesi

Pratisyen Hekimlerin Akılcı İlaç Kullanımı Konusunda Bilgi ve Tutumlarının Değerlendirilmesi
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 1985 yılında Nairobi'de düzenlenen bir toplantıda, akılcı ilaç kullanımını (AİK); "hastaların ilaçları klinik gereksinimlerine uygun biçimde, kişisel gereksinimlerini karşılayacak dozlarda, yeterli zaman diliminde, kendilerine ve topluma en düşük maliyette almaları için uyulması gereken kurallar bütünü" olarak tanımlamıştır.
AİK süreci, hastanın probleminin dikkatlice tanımlanması, tedavi amaçlarının belirlenmesi ve değişik seçenekler içinden etkinliği kanıtlanmış ve güvenilir bir tedavi seçilmesi, sonra da uygun bir reçete yazılıp, hastaya verilecek açık bilgiler ve önerilerle tedaviye başlanması, tedavinin sonuçlarının izlenmesi ve değerlendirilmesini kapsayan sistematik bir yaklaşımdır.
Akılcı olmayan ilaç kullanımı bütün dünyada, özellikle de gelişmekte olan ülkelerde en temel sağlık sorunlarından birisidir ve tedavisi güç bir alışkanlıktır. Bu sorun gelişmiş ülkelerde çok sayıda kapsamlı farmako-epidemiyolojik çalışmayla ortaya konmuş ve sorunun çözümünde belirli bir aşama kaydedilmiştir. Oysa gelişmekte olan ülkelerde bu konuda yeterli farmako-epidemiyolojik araştırma yapılmadığı için akılcı olmayan ilaç kullanımının boyutları ve nedenleri saptanamamıştır. Bu ülkelerin bir kısmında DSÖ tarafından organize edilen çalışmalara ek olarak sorunları ortaya koyan sınırlı sayıda bilimsel çalışma yayınlanmıştır.
Akılcı olmayan ilaç kullanımı bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sağlık
sorunudur ve gerek birey, gerekse toplum düzeyinde istenmeyen etkileri vardır.
Sınırlı sayıda da olsa, akılcı olmayan ilaç kullanımı örneklerini araştıran çalışmalarda belirlenen temel sorunlar arasında; gereğinden fazla ilaç reçetelendirilmesi (polifarmasi), ilaçların yanlış biçimde kullanılması, gereksiz yere pahalı ilaçların kullanımı, gereksiz yere antibiyotik tüketimi ya da gereksiz yere enjeksiyon önerilmesi gibi AİK yaklaşımının yeterince uygulanamamasına bağlı sorunlar gözlenmiştir. Akılcı olmayan ilaç kullanımının eğitim eksikliğinden başlayarak sosyokültürel, ekonomik, yönetsel ve düzenleyici mekanizmalardan kaynaklanan bir çok nedeni vardır. Bu nedenlerin çoğu birbirini etkilemekte ve sorunu daha da karmaşık hale getirmektedir. Hekimlerden kaynaklanan nedenler akılcı olmayan ilaç kullanımı sorununun temelini oluşturmaktadır.
Geleneksel farmakoloji eğitimi alarak tıp fakültesinden mezun olan genç hekimlerin çoğu, hastaları için uygun reçete yazımı ve hastalarına gereken bilgileri verme konusunda birçok güçlükle karşılaşmaktadırlar. Bu sorun daha çok, mezuniyet öncesi farmakoloji eğitiminin genellikle uygulama yerine, teori üzerine yoğunlaşmasından kaynaklanmaktadır.
Eğitim genelde "ilaç-merkezli"dir ve farklı ilaçların kullanım alanları ve yan etkileri üzerine odaklanmıştır. Ancak klinik uygulamada tanıdan ilaca giden tam tersi bir yaklaşım geçerlidir. Üstelik hastaların yaşı, cinsiyeti, vücut ölçüleri ve sosyokültürel özelliklerinin hepsi tedavi seçeneklerini etkileyebilir.
Bunların tümü tıp fakültelerinde yeterince öğretilmediği için hekim adayları ve genç hekimler reçete yazma becerilerini ve hastalarının tedavi protokollerini genellikle klinikteki tecrübeli meslektaşlarını ya da standart tedavi şemalarını kopya ederek geliştirmeye çalışmaktadırlar.
Kitaplardan yararlanmak isteyenler ise yeterince tatmin olamamaktadırlar. Çünkü farmakoloji başvuru kitapları ve ilaç rehberleri tıp eğitiminde olduğu gibi ilaç-merkezlidirler. Klinik kaynak kitapları ve tedavi rehberleri ise hastalık-merkezli olmalarına ve tedaviye yönelik önerilerde bulunmalarına karşın bu tedavilerin neden seçildiğini ender olarak tartışırlar. Farmakoloji eğitimindeki bu sorun nedeniyle tıp öğrencileri yeterli farmakoloji bilgisi kazandıkları halde, gerektiğinde bu bilgileri kullanabilme ve reçete yazma becerileri konusunda yetersiz kalmaktadırlar.
Kötü reçete yazma alışkanlığı, etkin ve güvenilir olmayan tedavilere, hastalıkların tekrarlamasına ya da uzamasına, hastaların zarar görmelerine ve sıkıntı çekmelerine ve daha yüksek tedavi harcamalarına neden olmaktadır. Bu durum aynı zamanda reçete yazan kişiyi hasta baskısı, kötü örnek olan meslektaşlar ve geniş olanaklar vaad eden ilaç tanıtım elemanları gibi, rasyonel olmayan reçete yazmaya neden olabilecek etkilere açık hale getirmektedir. Daha sonra yeni mezun olanlar bir öncekileri taklit etmekte ve bu bir kısır döngü halinde sürmektedir.
Tıp fakültesi mezunları, eğitimleri sırasında akılcı ilaç kullanımı ilkelerini yeterince öğrenememeleri dışında, aktif hekimlik yaparken kuşkusuz başka sorunlarla da karşılaşmaktadırlar. Genel olarak bir hekimden ilaç tedavisi ile ilgili tüm bu gelişmeleri bilmesi ve izlemesi beklenir. Türkiye'de akılcı olmayan ilaç kullanımının, mezuniyet öncesi ve sonrası tıp eğitimindeki aksaklık ve eksikliklerden kaynaklandığı çeşitli platformlarda ele alınmıştır. Buna karşın bu konuda yeterli araştırma bulunmaması önemli bir eksikliktir ve kapsamlı araştırmalara gereksinim vardır.
Hekimlerin AİK ile ilgili beklentilere ne ölçüde yanıt verdiğini değerlendirmek ve aksaklıkları giderebilmek için öncelikle hekimlerin konuyla ilgili bilgi ve tutumlarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu araştırmada pratisyen hekimlerin AİK konusunda bilgi ve tutumlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
1.JPG

Dr. Ahmet Akıcı , Dr. M. Ümit Uğurlu*, Dr. Narin Gönüllü*, Dr. Şule Oktay*, Sibel Kalaça
Marmara Ü. Tıp Fak. Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji AD, İstanbul.
Marmara Ü. Tıp Fak. Halk Sağlığı AD, İstanbul
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf ilac.pdf (50,4 KB (Kilobyte), 4x kez indirilmiştir)
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 20.02.12, 22:18
Çekingen
 
Üyelik tarihi: Feb 2012
İletiler: 31
mehmetcan865 doğru yolda ilerliyor.
Standart Cevap: Pratisyen Hekimlerin Akılcı İlaç Kullanımı Konusunda Bilgi ve Tutumlarının Değerlendirilmesi

teşşekkürler
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
akılcı, bilgi, değerlendirilmesi, hekimlerin, konusunda, kullanımı, pratisyen, tutumlarının, ılaç

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 09:03 .