Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Toplum ve Yaşam > Toplum bilimi > Kadın Hakları > 8 Mart Kadinlar gününüz kutlu olsun

Kadın Hakları hakkinda 8 Mart Kadinlar gününüz kutlu olsun ile ilgili bilgiler


KADINIM adın yoktur senin .... Dogdugun an koydular seni diri diri mezara .............Kadınım seni mahkum ettiler karanlıga .............Arandın durdun ömrün boyunca bir isim kendine .......... Eş oldun Ana oldun Irgat

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #61  
Alt 08.03.07, 18:36
Meraklı
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 120
hazankocoglu doğru yolda ilerliyor.
Standart Ynt: 8 Mart Kadinlar gününüz kutlu olsun

KADINIM adın yoktur senin .... Dogdugun an koydular seni diri diri mezara .............Kadınım seni mahkum ettiler karanlıga .............Arandın durdun ömrün boyunca bir isim kendine .......... Eş oldun Ana oldun Irgat oldun........Yine ezildin.......Sessiz çıklıklarını duyurmak için yine sessizliğe gömüldün Evet kadınım kadınlar günün kutlu olsun
__________________
Alıntı ile Cevapla
  #62  
Alt 08.03.07, 19:10
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart kadın cumhurbaşkanı






Gülay Göktürk

Kadın cumhurbaşkanı

Neden bir kadın cumhurbaşkanı olmasın? Bugünlerde bazı siyasetçiler tarafından ortaya atılan bu soru, bundan yedi yıl önceki cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce de yine aynı tonda, aynı inanmazlık içinde ortaya atılmıştı.


Ve ben o zaman bu soru üzerine bir yazı yazmıştım. Aradan yedi yıl geçti. Sorunun ortaya atılış tarzı ve tartışılma biçimi hiç değişmedi. O yüzden ben de yedi yıl önceki yazımı - bazı isimleri değiştirerekaynen tekrarlamakta bir sakınca görmüyorum. Korkarım bu gidişle gelecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de aynı soru aynı sinir bozuculuğuyla ortaya atılacak ve bu yazı güncelliğinden hiçbir şey kaybetmeden yayınlanabilir halde olacak. Yanılmış olmak dileğiyle...

***

Neden bir kadın cumhurbaşkanı olmasın? İlk bakışta masum ve haklı görünen bir soru... Ama üstünde biraz düşününce fark ediyorsunuz ki, sorunun bizzat kendisi bir kadının cumhurbaşkanı olması fikrinin bir "fantezi" olduğu inancını içeriyor. Soruyu ortaya atanlar, normal bir olaydan değil, bir mucizeden söz ediyorlar sanki. Neden erkekler de hamile olmasın ya da neden evrende başka canlılar olmasın, der gibi... "Neden bir kadın cumhurbaşkanı olmasın?" sorusu anlamlı da olabilirdi. Bir kadın siyasi geçmişiyle, kamuoyundaki etkisiyle, kişilik özellikleriyle cumhurbaşkanı seçilmenin kıyısına kadar gelmiş ama sırf kadın oluşu yüzünden engellenmiş ya da geri plana itilmiş olsaydı... Eğer böyle bir durum yoksa, yani birileri "olmasın" demiyorsa, olamadığı için olmuyor demektir. Bu durumda siz "neden kadın olmasın" derken aslında, "ille de kadın olsun" demiş olursunuz ve tabii o zaman başkalarının da "Neden kadın olsun" diye sorma hakkı doğar.

***

Kampanyayı açanlar "bir kadın aday çıksın" diyor... Oysa erkekler bir erkek adaydan değil, Erdoğan'dan, Arınç'tan, Vecdi Gönül'den bahsediyor. Birinciler belli özellikleriyle bir bireyden, ikinciler nüfusun yarısının taşıdığı doğal bir kimlikten söz ediyor. Bugün siyaset dünyasında Erdoğan ya da Arınç'la aşık atabilecek düzeyde beş-on kadının ismini bir çırpıda sayabiliriz. Ama bu isimlerin birçoğu "kadın cumhurbaşkanı" kampanyası açanları tatmin etmeyecektir. Çünkü onların gözündeki kadın adayın en önemli, hatta en temel, belki de tek özelliği kadın oluşu. Onlar her şeyden önce kadın olan, her lafa "Ben bir kadın olarak" diye başlayan kadın istiyorlar.

***

Bir zamanlar Çiller'in DYP'ye genel başkan olduğu kongreyi hatırlayın. Aslında DYP gibi muhafazakar bir tabana sahip ve oldukça maço bir partiye bir kadının genel başkan seçilmesi siyasette devrim niteliğinde bir olaydı. Ama o kongre öncesinde hiçbir DYP'li çıkıp da "Neden partimize bir kadın başkan seçmiyoruz" diye sormadı. Hiçbir delege Çiller'e oy verirken, "bu defa da partimize bir kadın başkan seçelim" diye düşünmedi. Bir kadına değil, Çiller'e oy verdi. Bütün Türkiye, seçim bitip Çiller genel başkan koltuğuna oturduktan sonra, Behice Boran'dan beri ilk kez, hem de büyük kitle partilerinden birinin başına bir kadının geçmiş olduğunu intikal etti. Leydi'nin topuk sesleri, ancak zaferden sonra fark edildi. Çiller başbakan olduğu zaman da, kimse artık bir kadının başbakan olmasının zamanı geldiğini düşünmemişti. Hiç kimse "Neden bir kadın başbakan olmasın?" sorusunu sormamıştı. Cumhurbaşkanı atamayı yaparken Türkiye'nin ilk kadın başbakanını atadığının belki farkında bile değildi. Kabine arkadaşlarından hiçbiri, bir kadının başbakanlığında çalıştıklarını fark etmemişti.

***

Bir gün Türkiye'nin başında bir kadın cumhurbaşkanı olacak. Ama bu ancak, kimse bir kadının cumhurbaşkanı olduğunu fark etmediği zaman olacak.

Alıntı ile Cevapla
  #63  
Alt 08.03.07, 19:11
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Ynt: 8 Mart Kadinlar gününüz kutlu olsun

şu an 5. sayfadasınız
Alıntı ile Cevapla
  #64  
Alt 08.03.07, 20:15
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Ynt: 8 Mart Kadinlar gününüz kutlu olsun



Gülay Göktürk

Biraz daha zaman

Şimdi anlatacağım ruh haline hayatım boyunca çok rastladım ve her seferinde de şaştım kaldım: Karısını çalıştırmayan erkeklerle konuşursunuz; tek tek konuştuğunuzda hemen hepsi, aslında kadının çalışmasında bir kötülük görmediklerini söylerler ama, "Ne yaparsınız ki, bizim çevremizde hoş karşılanmaz" diye devam ederler.


Şimdi anlatacağım ruh haline hayatım boyunca çok rastladım ve her seferinde de şaştım kaldım: Karısını çalıştırmayan erkeklerle konuşursunuz; tek tek konuştuğunuzda hemen hepsi, aslında kadının çalışmasında bir kötülük görmediklerini söylerler ama, "Ne yaparsınız ki, bizim çevremizde hoş karşılanmaz" diye devam ederler.

Genç kız analarıyla konuşursunuz; bir kızın evleneceği adamı tanımak için biraz gezip tozmasına prensip olarak hiçbir itirazları yoktur. Ama, ah şu çevre olmasa...

Çağdaş erkeklerle konuşursunuz; birçoğu eve erkek bakacak diye bir kuralın saçma olduğunu; nasıl erkek çalışıp evi geçindiriyorsa kadının çalışıp evi geçindirmesinin - erkeğin de evde oturup çocuk bakmasının - da normal olduğunu söylerler. Ama "Hadi yap" dediğinde, "Deli misiniz, toplum ne der" diye itiraz ederler.

Böyle durumlarda, "İyi de, toplum dediğin sen ve senin gibilerin toplamı işte, kimden korkuyorsun" diye omuzlarından tutup sarsasım gelir.

Alıntı ile Cevapla
  #65  
Alt 08.03.07, 20:37
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Ynt: 8 Mart Kadinlar gününüz kutlu olsun



Gülay Göktürk

Kurbanlık koyun gibi...

Kurban bu defa Van'ın Başkale İlçesi'ndendi. Yaşı yine 14-15; yani yine çocuk... Fotoğrafına uzun uzun baktım; yine öyle yapayalnız uzanmış yatıyor sokak ortasında; ölüm bunca beklenmesine rağmen hazırlıksız yakalamış gibi...


Ayağında soket çoraplar, terlikler fırlamış, başörtüsü elinde, öylece kapı komşudan tuz istemeye çıkmışgibi...

Ağabeyi, "Hadi gel biraz dolaşalım" demişdört günlük lohusa Naile'ye. "Ağabey bu dolaşma da neyin nesi, sen beni hiç dolaştı rmazsın ki" demişmidir acaba ağabeyine? Yoksa hiçbir şey demeden, boynu bükük, kaderine razı, uslu uslu mu gitmiştir ölüme? Belki de, bir mucizeye inanmıştı r, kim bilir. Ağabeyim beni gezmeye götürüyor diye sevinmiştir. Çocuk aklı işte!

Törenin son kurbanı Naile Erdaş'ın haberini okurken neye kahredeceğimi şaşırdım yine. Komşunun oğlu tecavüz edip hamile bı- raktığında kimseye söyleyememişçocukcağız. Dokuz ay kimseye belli etmeden hamilelik yaşamı ş. Karnında taşıdığı varlığın onun ölüm fermanı olduğunu bile bile gün saymak ne büyük bir işkencedir, ya Rabbim! Neden kaçıp gitmemişevden? Orada öylece kurbanlık koyun gibi ölümü bekleyeceğine, umut az da olsa şansını denememiş? Doğuma dört gün kala, bir bahaneyle hastaneye atmışkapağı. Doktor anlayışlı çıkmış, aileye söylememişNaile'nin hamile olduğunu. Hastanede alıkoymuş, doğumu yaptırmış. Ama sonra? Bebeğini koluna verip tıpıştıpışevine, ölüme yollayacak olduktan sonra, neye yaradı hamileliği aileden saklamak? Bu mudur bizim "sosyal devlet"imize yakı- şan?

Hani bunca duyarlılık, bunca sivil toplum örgütü, hükümetin çıkardığı bunca yönetmelik vs hastaneye kadar sağ gelmiş, yani devletin "koruyucu kanatları" altına girmişbir çocu- ğu koruyamı yorsa, onu tekrar ölüme yolluyorsa, ne halta yarı- yor?

***

Haberi okurken dikkatimi çeken bir başka nokta: Naile dokuz aylık hamile ve bu nasıl bir ilgisizliktir ki, aynı evde yaşayan baba, ağabey bunu fark etmiyor! Bence bu durum, töre cinayetlerinin altında yatan, ama bizim pek görmek istemediğimiz bir yönü bir kez daha gözümüze sokuyor.

Olayın bu boyutunu iki yıl önceki bir yazı mdan aktararak noktalıyorum sözlerimi; eğer hal kaldıysa bayramınızı da kutlayarak... "Hep düşünmüşümdür; törelerin gücü mü anne babaları böyle gaddarlaştırıyor, yoksa o töreler anne babaların bu gaddarlığı sayesinde mi böyle sürüp gidebiliyor, diye..

Töre cinayetlerinde ortaya çıkan anne, baba, erkek kardeşportrelerini göre göre karar verdim ki, töreler hala hükümlerini sürdürebilmelerini bu gaddarlığa borçlu. Eğer anne babaları n yüreği bu kadar taşgibi olmasaydı, o töreler çoktan delik deşik olur, yıkılıp giderdi. O anne- baba, namus anlayışının güçlülüğünden değil, evlat sevgisinin zayışığından işleyebiliyor o cinayeti. Kendi çevremdeki birçok anne babayı düşünüyorum: Ve onların kendi namus anlayışlarına göre en kabul edilemez, en aşağı- lık, en utanç verici suçları getiriyorum aklıma ve dürüstçe cevap vermeye çalışıyorum: Evlatları böyle suçlar işlese, çevremdeki bu anne babalar çocuklarını böyle tavuk keser gibi kesebilirler miydi? Benim tanıdığım anne babaların hiçbiri böyle bir şey yapamazdı. Eğer felaket kaldırılamayacak kadar ağırsa, tetiği kendi kafaları na dayarlardı, ama çocuklarına değil. Oysa ben, bugüne kadar o kahrolası törenin hüküm sürdüğü o bölgelerde kızı bekaretini kaybetmiş, hamile kalmıştek bir babanın ya da annenin, "Bu utançla yaşayamam" deyip kendini öldürdüğünü duymadım. Kendi canlarına kıyamıyorlar ama o zavallı kız çocuklarını kıtır kıtır keserken elleri bile titremiyor.

Demek ki, ne evlat sevgisi diye kültürler üstü bir sevgi türü var, ne de doğuştan gelen bir annelik sevgisi. Ve sevme yeteneği de belli bir düzeyde bireyselleşmeyi, belli bir gelişmişlik düzeyini gerektiriyor. Törelerin koruyup kolladığı feodal ailenin bireyleri arasında özel ilişkiler kurulamadığı için özel sevgiler de oluşmuyor. Özel ilişkiler söz konusu olmadığı içindir ki, bir karının yerini bir başka karı, bir çocuğ un yerini diğer çocuk doldurabiliyor.

Ben bunun için onları suçlamıyorum. Bir insanı sevme özürlü olduğundan dolayı suçlayabilir misiniz? Sadece bir tespit yapıyorum: Postmodern arkadaşlarım çok kızacak belki ama, feodal kültürün insanı böyle "eksik bir insan" yaptığını söylüyorum.



Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
gününüz, kadinlar, kutlu, mart, olsun

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 05:14 .