Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Toplum ve Yaşam > Toplum bilimi > Kadın Hakları > 8 Mart Kadinlar gününüz kutlu olsun

Kadın Hakları hakkinda 8 Mart Kadinlar gününüz kutlu olsun ile ilgili bilgiler


Dünya Kadınları Irak'taki savaşa karşı Iranlı şarkıcı Shamim Ortadoğuda yaşayan kadınların içinde bulunduğu duruma dikkat çekiyor İrandaki erkek egemen uygulamaya ve savaşa karşı protesto Irak'lı kadınların seslerini duyurma çabaları Taiwan'lı

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 07.03.07, 21:24
Jeli - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Oct 2006
İletiler: 6.516
Blog Başlıkları: 65
Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart 8 Mart Kadinlar gününüz kutlu olsun



Dünya Kadınları Irak'taki savaşa karşı



Iranlı şarkıcı Shamim Ortadoğuda yaşayan kadınların içinde bulunduğu duruma dikkat çekiyor



İrandaki erkek egemen uygulamaya ve savaşa karşı protesto



Irak'lı kadınların seslerini duyurma çabaları



Taiwan'lı kadınların Irak'lı kadınlara destek direnişi



Singapur'da küçük kadınlar için 200 oyuncak bebek kullanılarak yapılan protesto



Bangladeş'li kadın yüzüne asit dökülerek cezalandırılmış..




Uzak dogu ulkelerinde yillarca dizleri birbirlerine baglanarak, ayaklarida kucuk olsun diye normal
ayak numarasindan daha kücük tahta ayakkabi giydirilen ve bu yuzdende
yaslandiklarinda yurume zorlugu ceken kadinlar....

Afrika ülkelerinde, cinsel istekleri azalsin diye erkekler gibi sünnet ettirilen kadinlar.....

Töre, adet diye kaderleri, gelecekleri bir baskalari tarafindan yazilan kadinlar......

Erkeklerle ayni isi yapsalarda bu gunki gelismis ülkelerde dahi ayni maasi alamayan kadinlar.....

Sen kadinsin deyip okutulmayan, okumasina izin verilmeyen ve böylece zihinsel potansiyeli yok edilmeye calisilan
kadinlar.....

Savasta, barista erkegiyle omuz omuza yasam mucadelesi veren kadinlar....

Ve daha nice nice kadinlar......

Ninemiz, anamiz, bacimiz, canyoldasimiz, arkadasimiz en iyi dostumuz kadinlarimiz, bu dunyadaki gusellikler sizlerin
özveriniz ve sevginizin eseridir

Hepinizi saygi ve sevgi ile kucakliyor ve 8 Mart kadinlar gününüzün kutlu olmasini diliyorum



Sevgilerimle
Gül Gülümse



__________________
Mankind differs from the animals only by a little, and most people throw that away.

Nuve Muzemizi gezdinizmi?
sanal resim galerim

Konu Jeli tarafından (29.08.07 saat 18:07 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 07.03.07, 21:26
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Ynt: 8 Mart Kadinlar gününüz kutlu olsun

[color=red] güzel bir yazı jeli teşekkürler


Birleşmiş Milletler tarafından 1977 yılında ilan edilen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü***8217;nün geçmişi çok eskilere dayanıyor.
Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın temsili başlangıcı 8 Mart 1857 yılında ABD***8217;nin New York kentinde başladı. Konfeksiyon ve tekstil fabrikalarında çalışan 40.000 işçinin insanlık dışı çalışma koşullarına ve düşük ücrete karşı başlattığı grev, polisin saldırısıyla kanlı bitti. Saldırı sırasında çıkan yangında çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.
1910 yılında Danimarka***8217;nın Kopenhag kentinde toplanan 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında, Almanya Sosyal Demokrat Parti önderlerinden Clara Zetkin, bu yangında yaşamını yitiren 129 kadın işçi anısına 8 Mart gününün Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasını önerdi. Kadın hakları hareketini, özellikle oy hakkını onurlandırmayı amaçlayan Kadınlar Günü önerisi oy birliği ile kabul edildi.
1975 yılında Dünya Kadınlar Yılı***8217;nı ilan eden Birleşmiş Milletler Örgütü, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart***8217;ın tüm kadınlar için Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı. Kadınlara eşit hakların verilmesinin Dünya barışını güçlendireceği kabul edildi.
Böylece 8 Mart, dünyada kadınların yüzyıldır yürüttüğü özgürleşme mücadelesinin kutlandığı ve kadınların güncel taleplerinin ifade edildiği bir gün haline geldi.


Kadın

Kadın sessiz bir çığlıktır güzelliğinin kokusu,
Kadın ince bir sızıdır yüreğinin dokusu.


alıntı






nerede nasıl kutlanacak burada tıklayınız

http://www.nuveforum.net/index.php?t...62181#msg62181


Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 07.03.07, 21:33
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Ynt: 8 Mart Kadinlar gününüz kutlu olsun

[b][b]Kadınlar, günlerini buruk kutluyor
Kadınlar ile erkekler arasındaki eşitsizlikler, eğitimden çalışma hayatına kadar hemen hemen her alanda görülüyor. Dünyada okuma-yazması olmayan 876 milyon kişinin üçte ikisini oluşturan kadınlar, erkeklere göre daha uzun süre işsiz kalıyor ve çalışma hayatında daha az ücret alıyor.
Petrol-İş Sendikası, ''8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'' dolayısıyla kadınlara ilişkin küresel bilgilerin yer aldığı bir yayın hazırladı. Yayın, dünya genelinde, eğitimden çalışma hayatına, aile yaşamından sağlığa kadar, kadınların erkeklere göre dezavantajlı durumda olduğunu gözler önüne seriyor.

Yayına göre, dünya iş gücünün en az üçte birini oluşturan kadınlar, kayıt dışı ekonomide, ailenin tüketimi için yapılan üretim işleri ile özel evlerde ve küçük iş yerlerinde çalışıyor. Tüm dünyada 70 milyondan fazla işsiz kadın bulunurken, kadınlar erkeklere oranla daha uzun süre işsiz kalıyor.

Petrol-İş'in yayınındaki kadınlara ilişkin bazı tespitler şöyle:

-Dünya çapında milyonlarca kadın ve kız, cinsel tacize ve tecavüze maruz kalıyor. Ne var ki, bu durum ciddi bir şekilde kayıtlara geçmiyor.

-Kadınlar devlet görevlerinde ve siyasal partilerde dikkat çekecek kadar az sayıda temsil ediliyor.

-Mülteci kadın trafiği sorununun gerçek boyutları tam olarak bilinmiyor. Yabancı bir ülkede iş bulma ümidiyle suç örgütlerinin ve çetelerin ağına düşen kadınların sayısı giderek artıyor.

-Dünyadaki HIV/AIDS vakalarının çok görüldüğü ülkelerde genç kadınların hastalığa yakalanma riski, genç erkeklerden daha yüksek.''

07.03.2007




Kadın

Gece yeşili sandalyesi ile
Oturdu umudun yanı başına
Kadın düşündü onu düşündürenleri
Hep bir yerde daldı,
Yandı gözleri.
Kedi, kadının yanındaydı
Gece, kedinin yanındaydı
Kadın, gecenin bir parçası;
Karanlıktı.
Gözlerini kaçırdı
Ona bakan gözlerden
Yalnız resimlerin bakışlarıydı
Üzerinden eksilmeyen.
Yaşamın küçük balkonunda
Çocuklarına baktı
Yalnızdı hep çocukları,
Anlamaya sarıldı.
Yıldızlara dokundu kuru elleriyle
Yıldızlar onundu,
Gece onundu,
O, yaşamın bir parçası;
Umuttu...
Hüseyin Hatipoğlu


8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Sevgililer Günü, Anneler Günü gibi özel günler tüketim çılgınlığı boyutlarına erişmişken, Kadınlar Günü sadece belirlenmiş bir tarih olarak takvimlerde yerini alıyor.


Nisa Aslı Çak


8 Mart tüm dünyada Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanıyor. Dünyada en fakir insanların büyük bir çoğunluğu kadın, eğitim almamış insanların büyük çoğunluğu kadın, erkeklere oranla %25-50 düşük ücretle çalışan kadınlar iken, dünya üzerinde her 5 kadından birisinin işkenceye maruz kaldığı bir evrende kadınlar gününü kutluyoruz!

Dünyada durum böyleyken, kendi ülkemizde, Türkiye***8217;mizde kadınların çoğu hala görücü usulüyle evleniyor, 100 kadından 22***8217;si yüksek öğrenim görüyor.

Berdel, başlık parası, töre ve namus cinayetleri, dayak, baskı ve gelenekler kadını hedef almaya devam ediyor.

Kısaca 21. yüzyılda Türkiye***8217;de hala kadının adı yok...

Sevgililer Günü, Anneler Günü gibi özel günler tüketim çılgınlığı boyutlarına erişmişken, Kadınlar Günü sadece belirlenmiş bir tarih olarak takvimlerde yerini alıyor.

Geçtiğimiz haftalarda tecavüz sonucu anne olmuş, Güldünya Tören***8217;in töre cinayetine kurban gitmesi bir kadın, bir anne olarak çok içimi sızlattı. Türkiye***8217;nin gerçeği bu işte. Kendi isteği dışında hamile kalmış bir kadının katledilmesi. Suçlunun değil, kurbanın cezalandırılması.

Bu özel günde daha duyarlı olup, tüketim toplumunun kumlara gömdüğü başımızı dışarı çıkarıp daha fazla gerçeklere bakalım.

Olay sadece Türk Medeni Kanunu***8217;nda yapılan bir takım değişikliklerle düzelmiyor. Değiştiremediğimiz gerçekler var maalesef.

8 Mart 1857***8217;de New York***8217;ta tekstil sektöründe çok ağır şartlar altında çalışan kadınların ayaklanmasıyla başlayan, 1977***8217;de de resmiyet kazanan Dünya Kadınlar Günü, ülkemizde nasıl bir ehemmiyet ile karşılanıyor, kangren olmuş sorunlara nasıl yaklaşılıyor görüyoruz.

Türkiye***8217;de kadınların TBMM***8217;de temsil oranının 1930***8217;lara kıyasla çok daha düşük olduğunu, erkeklerin iş dünyasında yönetici, kadınların ise çoğunlukla yardımcı konumlarda yer aldığını, 8 milyon kadının okuma yazma dahi bilmediğini düşünürsek, öncelikle eğitime önem verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bu sağlıklı kuşakların yetişmesi için de önemli, kadının toplumda hak ettiği konumu bulmasında da.

Kadınlar Günü, şu an Türkiye***8217;de kutlanacak boyutta değil kanımca, ancak belli konulara eğilinebilir, görmezden geldiklerimizi görebilir, çok sesli olup çözüm üretebiliriz hep birlikte.

Kadının hak ettiği yerde olduğu, eşit olduğu, bilinç düzeyi yükselmiş bir toplumda yetiştiririz umarım evlatlarımızı.

Nazım Hikmet***8217;in çok sevdiğim bir şiirini Kadınlar Günü***8217;müzde sizlerle paylaşmak istiyorum.

Esenlikle kalın.

Nisa Aslı Çak

[color=black]
KADIN
Kimi der ki kadın
Uzun kış gecelerinde
Yatmak içindir.
Kimi der ki kadın yeşil bir
Harman yerinde dokuz zilli
Köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki ayalimdir.
Boynumda taşıdığım vebalimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal
O benim kollarım bacaklarım.
Yavrum, anam, karım, kız kardeşim
Hayat arkadaşımdır.

Nazım Hikmet
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 07.03.07, 21:34
Jeli - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Oct 2006
İletiler: 6.516
Blog Başlıkları: 65
Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Ynt: 8 Mart Kadinlar gününüz kutlu olsun

[b]8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ


8 Mart günü Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanır. Bu gün kadınlar tarafından ve / ya da kadınlar için konferans, gösteri ve eğlence gibi çeşitli etkinlikler düzenlenir. Kadınlar arası dayanışma ve kadınların toplumdan beklentileri vurgulanır.

Kadınlara özgü bir günün var olması düşüncesi ilk kez, 26-27 Ağustos 1910***8217;da Kopenhag***8217;da düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında ortaya atıldı ve kabul edildi. Bir çok ülkede her yıl kutlanmaya başladı. İsveç***8217;te ise 1912 yılından itibaren kutlanmaya başladı.

Ancak ilk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde ama her zaman ilkbaharda kutlanıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921***8217;de Moskova***8217;da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı tarafından olmuştur.

İki dünya savaşı yılları arasında bazı ülkelerde kutlanması yasaklanan Kadınlar Günü, 1960***8217;lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri***8217;nde de kutlanılmaya başlamasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1977 yılında 8 Mart***8217;ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kabul etti.

Kaynak: NATIONALENCYKLOPEDIN


İLGİNÇ BİLGİLER

Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre;

1. Dünyadaki işlerin %66***8217;sı kadınlar tarafından görülüyor.
2. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10***8217;una sahipler.
3. Dünya***8217;daki mal varlığının ise % 1***8217;ine sahipler.
4. Başka bir değişle dünyadaki işlerin % 34***8217;ü erkekler tarafından görülüyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin % 90***8217;ına ve toplam mal varlığının % 99***8217;una sahipler.

Türkiye***8217;den Rakamlar ( Milliyet, 8 Mart 2001)

1. Şehirlerde evli kadınların % 18***8217;i, köylerde de % 76***8217;sı eşleri tarafından dövülüyor.
2. Kadınların % 57,7***8217;si evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaşıyor.
3. Aile içi suçların % 90***8217;ını kadına karşı işlenen suçlar oluşturuyor.


DÜNDEN BUGÜNE "KADINLAR GÜNÜ"

Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1800'lü yıllarda bir tekstil fabrikasında daha iyi çalışma koşulları için greve giden kadın işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamayarak ölmeleriyle gündeme geldi Kadınlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 8 Mart'ta eşitlik isteklerini daha yüksek sesle dile getiriyorlar.


8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması, uluslararası düzeyde kabul gören bir hal alması 1970'lere rastlasa da, bu tarihe kaynaklık eden olay ve dünya kadınlarının ortak bir gün kutlama isteğinin gündeme gelişi 1800'lerin ortasını bulur. ABD'nin New York kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi kadınlar, 1800'lü yılların ortalarından beri daha iyi çalışma koşulları, emeklerinin karşılığında hak ettikleri ücret ve daha iyi yaşam için mücadele vermektedir. Ama bunca yıllık mücadeleye karşın elde edebildikleri pek bir hak yoktur. En sonunda, 8 Mart 1908 günü, haklarını alabilmek için son çare olarak greve giderler. Ancak patronlar bu greve zalim bir şekilde müdahale ederler. Greve giden kadınlar fabrika binasına kilitlenirler. Patronlar bu yolla grevin başka fabrikalara sıçramasını engellemek isterler. Ancak beklenmedik bir şey olur ve fabrika yanmaya başlar. Ne yazık ki yangından fabrikada bulunan kadın işçilerden çok azı kaçarak kurtulmayı başarır Yanan fabrikadan kaçmayı ve fabrikanın çevresine kurulmuş olan barikatları aşmayı başaramayan 129 kadın işçi yanarak ölür.

Aynı yıl diğer endüstri kollarındaki kadınlar da mücadeleye devam ederler. Kadınların yürüttükleri mücadelenin temelinde seçme ve seçilme hakkı, günlük çalışma saatlerinin, koşullarının ve ücretlendirmenin yeniden düzenlenmesi gibi konular bulunmaktadır. Dünya Kadınlar Gününde bugün de ilk başlarda yapıldığı gibi eşitlik için, bağımsızlık için, politik haksızlıkların ortadan kalkması için, daha iyi yaşama ve çalışma koşulları elde edebilmek için çalışılıyor.



TÜRKİYE'DE 8 MART KADINLAR GÜNÜ

İlk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlayan 8 Mart, 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı.

"Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programında Türkiye de etkilenmiş, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapılmıştır. 1980 askeri darbesinden sonra dört yıl anılmadı 8 Mart. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından Dünya Kadınlar Günü kutlanmaya başlandı.

Kadınlar 80'li yıllarda 8 Mart'ı izinli yürüyüş ve şenliklerle kutlayamamışlarsa da, küçük gruplar mütevazi kutlamalarını sürdürdüler. 90'lı yıllarda kadın kuruluşlarının sayı ve çeşitliliğinin artması ile beraber 8 Mart daha geniş bir katılımla kutlanir.
__________________
Mankind differs from the animals only by a little, and most people throw that away.

Nuve Muzemizi gezdinizmi?
sanal resim galerim
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 07.03.07, 21:36
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Ynt: 8 Mart Kadinlar gününüz kutlu olsun

[b]8 Mart Dünya Kadınlar Günü nasıl ortaya çıktı?
Birleşmiş Milletler tarafından 1977 yılında ilan edilen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü***8217;nün geçmişi çok eskilere, birçok kadının fabrikalarda düşük ücretle ve ağır koşullarda çalıştırıldığı 1800***8217;lere dayanıyor. İlk kez 8 Mart 1857***8217;de New York"ta yaşayan bazı işçi kadınlar iş koşullarını protesto etmek için toplandılar. Düşük ücreti ve kötü çalışma koşullarını düzeltmek için greve gittiler. Grev, polisin müdahelesiyle sona erdirildi.

Polisin müdahelesi sonucu çıkan yangında 140 kadın işçi hayatını kaybetti. Kadın işçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı. Bunun üzerine 8 Mart***8217;ın ***8220;Dünya Kadınlar Günü***8221; olarak kabul edilmesi önerildi. Ve öneri 1977 yılının aralık ayında Birleşmiş Milletler Genel Asemblesi***8217;nde kabul edildi.

Kadınlar Günü"nün kabul edilmesinin temel sebebiyle bugünün ne alakası olduğunu anlamak için Uluslararası Af Örgütü"nün, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle hazırladığı rapora gözatmak gerekiyor. Rapora göre;


Dünya kadınlarının yüzde 20'si, fiziki veya cinsel saldırıya maruz kalıyor. ABD"de her 15 saniyede bir kadın dövülüyor. Her yıl 700 bin kadın tecavüze uğruyor.

Mısır"da kadınların yüzde 35"i kocalarından dayak yiyor.

Evde sürekli dayak yemenin uzun vadeli etkileri fiziksel ve psikolojik olarak yıkıcıdır. Kadınlar, nerede gerçekleşirse gerçekleşsin, tecavüz sonucu travmatize olurlar ve yaralanırlar. Tıbbi sonuçları psikolojik travma, yaralar, istenmeyen gebelik ve kısırlıktır.

Sorumlular, kadını itaat için sindirmeyi veya akrabalarına, itaatsizliği nedeniyle utandırdığı için cezalandırmayı amaçlayabilir.
İşte bu rapor doğrultusunda 140 kadının grev sırasında şiddete maruz kalarak öldürülmesinin ardından 120 yıl sonra Birleşmiş Milletler"in 8 Mart tarihini kadınlara hediye etmesinin nedenlerini anlamış olabiliyoruz.




[b]Türkiye tarihine yön veren kadınlar
Kadınlar, 83 yıllık Cumhuriyet tarihinde pek çok alanda yarattıkları ilklerle kendilerinden sonra gelenlere öncü ve örnek oldular.
İlk kadın avukat Süreyya Ağaoğlu, Yassıada'da hukuk profesörü babası Ahmet Ağaoğlu'nu savundu. İlk kadın doktor Safiye Ali, Kurtuluş, Balkan ve 2. dünya savaşlarında hastalara şifa dağıttı. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kadın bakanı Türkan Akyol, ilk kadın başbakanı Tansu Çiller oldu.

Türk kadınının, varolma mücadelesindeki önemli tarihler şöyle:

-1920: İlk Türk kadın avukat Süreyya Ağaoğlu, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu.

-Haziran 1923: Nezihe Muhittin'in başkanlığında ilk kadın partisi olan Kadınlar Halk Fırkası'nın kurulması girişiminde bulunuldu, kadınlara oy hakkı tanımayan 1909 tarihli Seçim Kanunu gereğince valilikçe partinin kuruluşuna onay verilmediğinden dernekleşmeye gidildi.

-1933: Aydın'ın Karpuzlu köyünde ilk kadın muhtar Gül Esin, yaklaşık 500 oy alarak seçildi.

-8 Şubat 1935: Türkiye Büyük Millet Meclisi 5. Dönem seçimleri sonucunda 17 kadın milletvekili ilk kez meclise girdi, ara seçimlerde bu sayı 18'e ulaştı.

-1936: Eskişehir Askeri Hava Okulu'ndan mezun olan Atatürk'ün manevi kızı Sabiha Gökçen dünyanın ilk kadın savaş pilotu oldu.

-1950: İlk kadın belediye başkanı Müfide İlhan, Mersin'den seçildi.

-1971: İlk kadın bakan Dr. Türkan Akyol atandı.

-1991: İlk kadın vali Lale Aytaman, Muğla'ya atandı.

-1993: Türkiye'nin ilk kadın başbakanı Tansu Çiller, hükümeti kurdu.

-2005: Tülay Tuğcu, Anayasa Mahkemesi başkanlığına seçilen ilk kadın oldu.

-2007: Arzuhan Doğan Yalçındağ, TÜSİAD başkanlığına seçildi.

05.03.2007

Kaynak : AA




Kadıncığım

oyluk kemiğimi çıkarıp
kendime bir kadıncık yaptım
ve bir şamar vurup
rafa oturttum

ben evden çıkınca
kadıncığım yemeklerimi pişirdi
söküklerimi dikti
ve akşam olunca
korkusundan
çıkıp rafa oturdu

geceleri kadıncığımın dizlerine korum başımı
ve üç kıl koparınca
uyurum

Asaf Halet Çelebi


Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 07.03.07, 21:37
Jeli - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Oct 2006
İletiler: 6.516
Blog Başlıkları: 65
Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Ynt: 8 Mart Kadinlar gününüz kutlu olsun

[b]8 marta doğru
[color=black]murat çelikkan
HAFTANIN TALEBİ

Türkiye'de kadın istihdamının OECD ülkeleri içinde en düşük seviyede olmasının başlıca nedenleri olarak şu saptamaları yapılıyor.
1. Hükümetler tarafından sürdürülen makroekonomik politikaların düzenli ve güvenceli istihdam yaratma kapasitesinin yetersizliği ve toplumsal cinsiyet perspektifinden yoksunluğu, kadınların hem çalışma yaşamına katılırken hem de katıldıktan sonra yaşadıkları sorunları derinleştiriyor. İşsizlik oranları her yıl daha da yükseliyor, kadın işsizliği erkeklere kıyasla çok daha yüksek düzeylerde seyrediyor.
2. Toplumsal yaşamda süregelen toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılık, eğitimden çalışma yaşamına ve siyasi temsile kadar her alanda kadınların ikincil olarak görülmesine neden oluyor, bu çerçevede erkeklerin kazancı birincil, kadınlarınki ise ikincil olarak değerlendiriliyor.
3. Geleneksel cinsiyet rollerine dayalı aile içi iş bölümü çerçevesinde çocuk, hasta, yaşlı bakımı ve ev işleri gibi hizmetlerin esas olarak kadınların sorumluluğu olarak görülmesi, onların iş yaşamına girerken ve kariyer basamaklarında yükselirken önlerine çıkan en önemli engeldir.
4. Kadınların hareket özgürlüğü üzerinde erkek egemen aile ve toplum yapısının oluşturduğu baskılar nedeniyle kadınların ev dışında çalışmasına engeller konuyor.
5. Aile içinde olduğu gibi iş yaşamında da cinsiyete dayalı ayrımcılık bütün şiddetiyle kendini gösteriyor. Kadınlara açık olan işler büyük çoğunlukla düşük ücretli, sosyal güvencesiz ve ağır çalışma koşullarına tabi işlerdir.
6. Kadınların işe girerken ve çalışırken karşılaştıkları ayrımcılığın önlenmesine ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik girişimlerde bulunacak ve bu konudaki gelişmeleri izleyecek mekanizmalar bulunmuyor.
Kadın örgütlerinin Türkiye'de kadın istihdamının artırılmasına yönelik önerileri şöyle sıralanıyor:
1. Yeni istihdam alanları yaratmak ve bunların kadınlara açık olmasını sağlamak devletin ve özel sektörün en başta gelen sorumlulukları arasındadır. Bu bağlamda, işsizliğin azaltılmasına yönelik aktif istihdam politikaları oluşturulmalı ve içine kapsamlı bir kadın istihdam politikası dahil edilmelidir.
2. Parlamentoda Kadın Erkek Eşitliği Daimi Komisyonu kurulmalı ve bu komisyon Meclis'e intikal eden bütün yasaları toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden değerlendirmelidir.
3. Kadınların ve erkeklerin sorumlulukları toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifi ile yeniden ele alınmalı; varolan zihniyet kalıplarını değiştirmeye yönelik mekanizmalar oluşturulmalıdır. Bu çerçevede, kadınların üzerindeki çocuk, hasta, yaşlı bakımı gibi sorumluluklar, erkeklerin de eşit şekilde üstlenmeleri beklenen toplumsal bir sorumluluk olarak kabul edilmeli, kamu ve özel sektör kaynaklarının seferberliği ile bu hizmetlerin sağlanması yoluna gidilmelidir.
4. İş Kanunu'nun kapsamı kadın istihdamı açısından bakıldığında oldukça dardır; kadın istihdamını sadece artırmak değil aynı zamanda çalışma koşullarını da düzeltmek açısından gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
5. Kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşları eşitliği sağlamak ve her türlü ayrımcılığa karşı mücadele etmek için, kadınların işe alınma aşamasından, meslek içi eğitime ve işte yükselmeye kadar, her aşamada karşı karşıya kaldıkları cinsiyete dayalı ayrımcılığın sorgulanmasını ve dönüştürülmesini sağlayacak aktif mekanizmalar geliştirilmelidir.
6. Çalışma hayatında kadın erkek arasında dengeli bir yapı oluşana kadar pozitif ayrımcılık uygulanmalı; pozitif ayrımcılık uygulaması devlet tarafından yapılmalıdır.
7. Ekonomik, sosyal ve siyasal hayatta kadınlar için nihai eşitliği sağlayacak düzenlemelere ihtiyaç vardır. Bunun için toplumsal yaşamda eşitliğe ulaşılıncaya kadar geçici özel önlem politikaları uygulanmalıdır. Kadınların karar alma mekanizmalarında yer almaları için en az yüzde 30 kota uygulaması siyasi partiler kanunu çerçevesinde kadınlar tarafından yıllardır talep ediliyor. Kadınlar lehine benzer kota uygulamaları, kamu ve özel işyerlerinde işe alımlarda, atama ve yükseltmelerde de hayata geçirilmelidir.

MEDYA VE KADIN
Dünya Hıristiyan İletişim Derneği (World Association for Christian Communication-WACC), 76 ülkede yürütülen çalışmaya göre, dünya nüfusunun yüzde 52'den fazlasını oluşturan kadınların, haberlerin sadece yüzde 21'ine konu olduğunu belirledi. Haberlerin yüzde 79'luk kısmını ise erkeklerin yaptıkları ve söyledikleri oluşturuyor.
Yine rapora göre, siyaset, hukuk, iş dünyası gibi "profesyonel" konuları genellikle erkek gazeteciler takip ediyor. Kadınlarsa daha ziyade aile, eğitim, sosyal sorunlar gibi konularda haber yapıyorlar.
Kadınlar erkeklerin iki katı oranında, mağdur olarak haberlerde yer alıyorlar.
Haberlerde kadınlar erkeklerin üç katı oranında, anne, eş, kız çocuğu gibi sıfatlarla ailelerine bağlı şekilde tanımlanıyorlar.
Kadınlar tarafından yapılan haber oranı 1995'te yüzde 28 iken, 2005 yılında bu oran yüzde 37'ye çıkmış. Rapora göre, kadınlar bugün TV'de haber sunumu söz konusu olduğunda yüzde 57'yle çoğunluğu oluşturuyor. Gazetelerde, makalelerin yüzde 29'unu kadınlar kaleme alıyor.

Alinti
__________________
Mankind differs from the animals only by a little, and most people throw that away.

Nuve Muzemizi gezdinizmi?
sanal resim galerim
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 07.03.07, 21:38
Jeli - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Oct 2006
İletiler: 6.516
Blog Başlıkları: 65
Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Ynt: 8 Mart Kadinlar gününüz kutlu olsun

[b]Kadınlar, başkaldırın!

Fabrikalarda sabahın köründen akşama dek çalışan, tarlada, bahçede, evde en ağır işleri yapan kadınların 8 Mart'tan haberi var mı?

Bütün kadın olmayı bilenler, çok ve güzel yaşayın... Başı dik, gürlü güvenli, kalbiniz aşklı, diliniz şarkılı, geceleriniz yıldızlı, mucizeler yaşayın... Şu, ömürlerinizi budayıp da indiren erkek milletinin inadına... Gene onlarla bir tango yaparak, aşkla, umutla donanarak...

Ey kadınlar, 8 Mart bizim günümüz. Biz ki dünyayı döndürmenin ve umudun genel müdürüyüz. Başka ülke kadınlarının hallerinden ve çağımızdan habersiz müdürler. Aşktan, şarkıdan, töre cezasız hayatlardan, bazı kadınların yapmak zorunda olduğu güç işlerden de. Hamfendi, sanatçı, genel kadın yanında, falcı, gardiyan, kalaycı, eskici, ağıtçı, tarlada ırgat, şoför Nebahat, erkekten geçinmeci, gösterip de vermeyici, kader mahkumu, emekçi, hepsi baştacımız! Nerde hayatı sırtlayıp götürenlere bir oh? Nerde engellisini sırtına vurup ömrün bayırını tırmananlara destek? Her dilden ölenlere ağlayana çözüm? Ölümü öpün başkaldırın, sizi çağdaşlıktan uzaklaştıranlara, haksızlığa, zulme... Bütün hazretlere. 'Tozunuz hiç bitmesin' diye ilenen Hz. İbrahim başta. Sanki tozun ihalesi de sizin üstünüze kalmış, birçok süfli iş gibi. Sonra, eve ve evlilik kurumuna başkaldırın, ev süpürgecisi olmaya, hem de saçlarınızla. Aşk denen kördüğümün çözücüsü, yüklenicisi olmayın. Aşka bedel ödemeyin. Ayrılıkla, doğurmayla, hayata rest çekmeyle. Zayıflamaya, genç görünme numaralarına, bütün kitapsızlara başkaldırın. Yasalardan hayata niyeyse hiç geçirilmeyen haklarınıza, siyasetin kadın kotalarına. Susmayın, içinizde köz olacağına, söyleyin söz olsun. Dünyayı döndürüp kainatı ışıtanlar. Hayatı güzelleyen, savaşları bitirenler. Meslekli mesleksiz, genç yaşlı, aşklı aşksız, bir baltaya sap yahut değil, hayal kuran kuramayan, fazlasıyla sokakta yahut dört duvarın arasında, akıllı akılsız, edepli çapkın, isyankâr uzlaşmacı, direnen sinen, hakkını almış, savaş mağduru, hayalin acemisi, hayatın ustası kadınlar. Kendi içindeki savaşı fark etmeyip dışarıdaki her savaşın ön safında çarpışanlarım. Gücünü fark et. Erkeği taşıman bundan, zulme, aşka, hayata direnmen de. Hak ve emeği biliyor musun, ya aşkı? Emeğinin ödeşildiği ve aşkı doyasıya yaşadığın gün, asıl günün olacak. Ey dünyayı her sabah yeniden kuranlar. Evin ışığı, aşın tuzu, kalbin çerağı, hep veren, almayı aklına getirmeyenler... Aklını başına almayı da bilmeyenler. Bereketli elleriyle dünyaya biçim verip erkekte tökezleyenlerim. Onu sevgi ve sabırla, yeniden doğuranlar. Kendi sonsuzluğunu yaratamayanlar. Başkaları için yaşama enayiliğinde ayak direyenlerim. Berlin'de 1896'da ilk kez bir kadına resmen bitirme sınavı izni , 1900'de Baden'de kadına yüksek öğrenim izni verildiğini, 1908'de Prusya'da felsefe doktoru unvanı bir kadına verilirken, tarihin cilvesi işte, Möbius'un 'kadının fizyolojik akıl zayıflığı' kitabının yayınlandığını, bizde kadına sokak izninin ilk kez 1900'de verildiğini biliyor muydun? Bayan Marx, kadınların günlük yaşamında politikadan büyük acılarının olduğunu 1800'de yazarken, Marx'a 'Seni ölçüsüz seviyorum' diyor, eşi de gereğini yapıyordu. Bayan Schumann, evlenip sanatını bırakıyor, Kontes Tolstoy dokuz çocuğu ve tüm yapıtlarının yazımını üstlendiği kocasının da çocukların da özveriye değmediğini söylüyordu. Kadınların bilgi edinme, meslek sahibi olma hakkı kazanç ve mutluluk hakları olmalı değil mi? Gelişme bir süreç ve bu siyasi iradenin bu yönde oluşmasına bağlı. Bunun kadar, sizin hak ve taleplerinizin bilincinde olup bu yönde uğraş vermenize de bağlı. Kadınlık bilincinizi pekiştirin, dünyanın farkında olun... Balkan ülkelerine işadamı akını başlayan 90'lı yıllarda güzel kadınlarıyla da hısım olduyduk ya hani, oralardan feyz alan bizim adamlar, dermiş ki, "Kadın, buymuş, biz karı diye çarıkla yaşamışız meğer". Yazıklar olsun! Erkek, bir top kaput beziymiş, Tanrı yırtıp dünyanın her yerine savurmuş. Kuytularda şah, hayatta tuş, güçlükte kanadı kırık kuş! Amirimden tırsarık'cı, anamdan, karımdan pek korkarım'cı... Korkar, gene bildiğimi okurum'cu, onu da iki ters bi düz, okurum'cu. Aşka, safaya, heyecana acemi. Pırıltısız, şarkısız, şenliksiz. Hazzı tadıyla ne alan ne veren. Canım kendim'ci, aslan oğlum'cu, erkeğim güçlüyüm'cü, şimdi gayrı aynı cinsçi, 'aman, karım görmesin'ci. Danstan, öpüşmekten, dayanışmadan habersiz, mızrabıyla hiçbir tele vurmamış, kör kargılara üfleyip inletmemiş, yarine yalvar yakar ağlamamış, kadını bir viyolonsel gibi görüp güzelce çalamamış, parmaktan ve mızraptan hükümsüz! Selli sağnak olamayan kadın ufkunda, işte anca kırkikindi yağmuru. Sevgili olmayı babasından öğrenmemiş, ana karı cenginin orta yerinde acemi hakem. Hayallerinin hakkını veremeyen, gecenin içine gökkuşağı çizemeyen. Vatan koruyup evliya olan, yerden kağıt kaldırdıkça erkek. Sahici erkek nerde, hani? İskarpin meraklısı yurdum erkeği, kendi kundurasına kum dolan... 'Erkeğim, güçlüyüm, yalancı, vefasız, hem de tembelim. Yasam küçüklerimi sevmek, ileri gitmek, amirimi saymak, çıtırları sevmek, kendi canımı korumak, çıkarımı kollamaktır. Varlığım ten hazlarıma feda olsun.' Şarkıların sus yeri. Mektubun acemisi, tatlı dilin cahili, hayatında sürprize yer olmayan. Bir zarfa şarkı sığdıramayan, gönülde rüzgar estiremeyen, şimşek çaktıramayan. Ağır molla. Kaçak güreşçi. Gözü ya hiç yerden kalkmayan, ya herkese mavi boncuk dağıtan, ortayı tutturamayan. Söze, hayata, ıslık çalmaya, gül atmaya, çiçek çalmaya acemi. Aslında kadına hiç yazılamayan. Keyfin bile yere paralel olanına saplanıp kalan. Ne bildiniz kadın sevmesini, gözlerinin buzhane balığı bakışını sevdiklerim? Biz çarıklar da bekleyelim karşımızda diz çöküp elimizi jön gibi öpün diye 'Er var, kara toprak eder, er var yeşil yapraklı dal eder' sözünü de yürürlükten kaldırın, e mi kadınlar. Kara topraklara düşmeyin, yeşil süren dal olun, akılla...
Yeter artık, yeter
8 Mart kadınlar günü öyle mi? Ayvalık'ın zeytin toplayıcı kadınları bunu bilmiyor. Nasıl ki okumuşlarımız 'eri hükmüne girmeyip' şiir yazmayı sürdürdüğü ve şiire tensel duyguları kattığı için ondan korkulan ilk kadın şair Mihri Hatun'u az biliyorsa. (Işıktan harflerle gökyüzüne 'uykuda açtım gözümü' dizesi gönderilen, 1480'lerde divan yazmış yiğit kadın.) Her günün bizim olması için başkaldırın, 'yeter!' deyin, 'yeter artık!' Haksızlığa, sevgisizliğe, kaderciliğe, eşitsizliğe, şiirsizliğe, kademsizliğe, sıradanlığa, yarınsızlığa, aşksızlığa ve hoyratlığa, yeter! Ben deyin, bana da deyin, törelerin üstüne yürüyün, karşı cinsin akılsızlarını iplemeyin. Yalnız kendi ellerinize ve sezgilerinize güvenin, en çok kendinizi sevin, saçlarınız süpürge olmaktan istifa etsin. Erkek gibi karı sözünü hakarete yazın. Barışa ve kardeşliğe sıkılan kurşunları, elinizi uzatıp siz tutun, bundan böyle güvercine kan bulaşmasın, gayrısından umutsuzum.
Dağlarca günlerden bir gün, öylece söyleyivermişti, aşağıdaki dizeleri, onu sizle paylaştığımı bağışlasın: 'Saklanır kadın, ellerine, sesine/Yanındaki erkek, onun içine saklanır...' Saklanıcılar, size de merhaba!
Bütün, kadın olmayı bilenler, çok ve güzel yaşayın... Başı dik, gürlü güvenli, kalbiniz aşklı, diliniz şarkılı, geceleriniz yıldızlı, mucizeler yaşayın... Şu, ömürlerinizi budayıp da indiren erkek milletinin inadına... Gene onlarla bir tango yaparak, aşkla umutla donanarak... (Hanginiz dedi onu, umma Davut, gönlün avut'u?)







Bastığın yer senindir
Bastığın yeri duymak lazım, kimsenin seni kolay kolay yerinden oynatamayacağı şekilde güçlü durmak lazım



Dünyadaki kadın erkek eşitsizliği, yerküre üzerinde duruşumuza da yansıyor, erkekler kadınları sıkıştırıyor. Erkekler evde, sokakta ve otobüste yayılırken, kadınlar genellikle bacaklarını birleştirerek, kollarını bedenlerinden fazla ayırmadan sıkı bir paket halinde duruyor.
Kadınlar olarak hepimiz biliriz herhalde yanımıza oturan erkeğin, ortada hiçbir samimiyet yokken, çat diye kolunu koltuğumuzun arkasına atıvermesini, bizimse başımızı elimizi kolumuzu, bedenimizi nereye koyacağımızı bilemememizi.
En bildik durumu aynı zamanda en sık sıkıntıya sokan durum olduğu için yazmadan geçmeyeceğim. Otobüste oturmaktadır genç ya da yaşlı kadın. Yanındaki erkek bacaklarını açar da açar, kendi gövdesini takip eden çizgiyi bayağı aşmıştır geniş açılan bacakları. Adamın bacaklarının açısı genişledikçe, kadınınki daralır. Sonra açı falan kalmaz, kadının bacakları birbirine yapışıp tek bir doğru oluşturmuştur, daralacak yer kalmamıştır, işte şimdi yokolma zamanıdır.
.....
Kadınlar olarak kamusal alanda duruşlarımızı anlamak için yaptığımız bir atölyede kolaylaştırıcılar, katılımcılara büyükçe bir odada sokakta yürür gibi yürümelerini söylediler. 10 kadın, galiba hepimiz, büyük oranda, yolumuza bir başkası çıktığında yolumuzu değiştirdik. "Kendinize bir hedef seçin ona doğru kararlıca yürüyün" dediklerinde ise yolumuza çıkanlara rağmen yürümek hepimiz için çok zor oldu. Böyle olmasına hiç şaşırmamak lazım aslında. Ben yıllardır, o kahvenin önünde erkekler oturuyor, şu manavın tezgahtarı bana bakıyor, okul duvarının önünde üç genç beni ima ederek fena fena konuşuyor diyerek yolunu değiştirmiş, zaman zaman yolun diğer tarafına geçmekten imtina etmemiş bir insanım.
Galiba bunu fark etmek çok önemli. Erkekler durdukları yerde duruyorlar ve kadınlar yürüyecekleri yeri ona göre ayarlıyorlar genellikle. Kadınlar, erkeklerin etrafında, hissettikleri tehlikeye göre bazen 30 santimetrelik bazen 10 metrelik alan bırakarak, gidecekleri yere gidivermeye çalışıyorlar. Kadınlar neredeyse hiç 'durmuyor' sokakta, birine bakmıyorlar, onlar sadece yürüyüp gitmeye çalışıyorlar. Sahne erkeklerin sahnesi, mekân delikanlıların mekânı, kadınlar için ise sokak, en az hasarla, hızla tamamlanması gereken bir mecburi geliş geçiş alanı.
....
Bir de alanımız gasp edildiğinde, sokaktaki varlığımız tehdit edildiğinde yaptıklarımız var ki, onlar da bastığımız yere nasıl sahip çıkamadığımızı gösteriyor. Düşünün ki bir kadın olarak yoldan geçiyorsunuz, kenardaki üç genç erkek ıslık çalıyor, laf atıyor. O zamanlarda biz kadınlar yokolmak, yer yarılsa da dibine girsek istiyoruz. Yer yarılmıyorsa ordan hızlı hızlı gidelim, ortadan kaybolalım istiyoruz. Görmek istemiyoruz duymak istemiyoruz, yaşamak istemiyoruz. Bu azap anları bitsin derken mekânımıza da sahip çıkmıyoruz.
...
Ama durmak lazım galiba, sağlamca durmak, bastığın yeri duymak, hissetmek, yeryüzündeki varlığını bilmek. Seni kimsenin kolayca yerinden oynatamayacağı şekilde durmak.
Otobüste tacize uğradığında susup susup susup içine çekilmemek, adamı dışa doğru iteklemek lazım. Yolda yürürken etraftakiler laf atarken şeffaflaşıp duymaz, görmez olmamak, "duyuyorum, görüyorum, halinizi hiç beğenmiyorum" dercesine bakmak gerekiyor. Kaybolmak değil varolmak gerekiyor.

TUĞBA TEKEREK

(alinti)
__________________
Mankind differs from the animals only by a little, and most people throw that away.

Nuve Muzemizi gezdinizmi?
sanal resim galerim
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 07.03.07, 21:42
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Ynt: 8 Mart Kadinlar gününüz kutlu olsun

Kadın yönetici istenmiyor

Ernst And Young tarafından yapılan araştırmada, kadınların çalışma arkadaşı olarak benimsendiği, ancak yönetici olarak çok fazla kabul görmediği belirlendi.



Türkiye***8217;de yapılan bir araştırmada, kadınların çalışma arkadaşı olarak benimsendiği, ancak yönetici olarak çok fazla kabul görmediği belirlendi. Ernst And Young***8217;ın İnsan Kaynakları Yönetici Seçme ve Değerlendirme Bölümü, internet ortamında yaklaşık 5 bin kişi üzerinde ***8220;Çalışanlar Kadın Yöneticiyi Nasıl Görüyor***8221; konulu bir araştırma gerçekleştirdi.
Yapılan ankette soruların yüzde 44***8217;ünü erkekler, yüzde 56***8217;sını ise bayanlar cevaplarken, bu kişilerin yüzde 76***8217;sı çalışan kişilerden oluştu. Ankete katılanlardan, iş yerinde çalışma arkadaşlarının kadın olmasını isteyenlerin oranının yüzde 66***8217;sı ***8220;fark etmez***8221; cevabını verirken, yüzde 21***8217;i ise seçimini kadınlardan yana yaptı.
***8220;İş yerinde yöneticimin kadın olmasını isterim***8221; diyenlerin oranı yüzde 20 olurken, erkeklerin yöneticilik konusunda kadınların önünde yer aldığı görüldü. Araştırmanın bu verisi, kadınların artık iş hayatında çalışma arkadaşı olarak benimsendiği, ancak yönetici olarak henüz kabul görmediği şeklinde yorumlandı.
Araştırmada kadınların yüzde 46***8217;sının da hem cinslerini yönetici olarak görmek istememesi dikkati çekerken, erkeklerin yüzde 49.30***8217;u kadın ya da erkek yöneticinin kendileri için fark etmeyeceğini ifade etti.
Yapılan anketin başka bir bölümünde de ***8220;kadın ve erkek yöneticilerin özellikleri***8221; üzerinde duruldu. Buna göre bu bölümde, yöneticilerin liderlik, otoriterlik, kriz anında soğukkanlı olabilme, analitik düşünme, hızlı karar verme, duygusallık, inatçılık, detaylara önem verme, başarı hırsı, mükemmeliyetçilik, empati sahibi olma, iş yaşam dengesi kurabilme gibikişisel özellikler değerlendirildi.

KADINLAR İNATÇI VE DUYGUSAL
Bu bölümde ankete katılanların yüzde 52***8217;si, liderlik açısından erkeklerin kadınlara göre daha başarılı olduğunu belirtirken, kadınların bu özelliğinin ön planda olduğunu belirtenlerin oranı ise yüzde 15***8217;te kaldı.
Aynı şekilde otoriterlik açısından bakıldığında da erkeklerin daha otoriter olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 54 olurken, kriz anında soğukkanlı davranma, analitik düşünme ve hızlı karar verme gibi konularda ankete katılanların büyük bölümü erkek yöneticilerin kadın yöneticilere göre daha başarılı olduklarını ifade etti.
Bu sonuçların yanı sıra ***8220;duygusallık***8221; değerlendirmesinde ise ankete katılanların yüzde 80***8217;i kadınların daha duygusal olduğunu düşünürken, ***8220;inatçılık***8221; konusunda da yine yüzde 63***8217;lük bir bölüm, kadınların daha inatçı olduğunu ifade etti.
***8220;Detaylara önem verme***8221; konusunda ise ankete katılanların yüzde 81***8217;i kadınları işaret ederken, yüzde 9***8217;luk bir bölüm de erkeklerin daha detaycı olduğunu kaydetti..
Anket sonuçlarında, kadınların erkeklere göre daha çok hırslı olduğu düşünülürken, mükemmeliyetçilik ve empati sahibi olma konusunda yine kadınların öne çıktığı görüldü.

KADIN, KADINDAN DAHA ÇOK OLUMSUZ ETKİLENİYOR
***8220;İş-yaşam dengesi kurma***8221; konusunda ise ankete katılanların yüzde 45***8217;i, bunu erkeklerin daha iyi başarabildiğini düşünürken, yüzde 32***8217;lik bir bölüm de bu dengeyi kadınların daha iyi kurduğunu ifade etti.
Anket sorularını yanıtlayanların yüzde 38***8217;i erkeklerin olaylara geniş açıdan bakabildiğini, yüzde 43***8217;lik bir bölüm de yine erkeklerin kendine olan güveninin daha çok olduğunu bildirdi.
***8220;Yaratıcılık***8221; konusunda ise katılımcıların yüzde 39***8217;u kadın yöneticilerin daha yaratıcı olduğunu düşünüyor.
Anket sonuçları, ***8220;çalışanlarla iletişim kurabilme***8221; açısından kadın yöneticilerin erkek yöneticilerden daha başarılı olduğu görüşünü ortaya koydu.
Ankete katılanların yüzde 36***8217;sı yöneticilerinin kadın olmasının çalışma şeklini olumlu etkilediğini, yüzde 32***8217;si olumsuz etkilediğini ve yüzde 32***8217;lik bir bölümün de kadın yöneticilerin kendileri için olumlu ya da olumsuz bir etki yaratmadığını belirtti.
Ankete katılan kadınların yüzde 35***8217;i, kadın yöneticiden olumsuz etkilenirken, erkeklerin ise sadece yüzde 26***8217;sı bundan olumsuz etkilendiği görüşünü bildirdi.



Kadınım

sessizlik içinde doğan umudum
ellerimden tut kaldır beni
kaldır ki
inansınlar sana
senle büyüyen düşünceme
sar beni kadınım sımsıkı
sen ben, ben de senim kadın
düşümde kadın, döşümde sen
gece yağmur yağıyor
ısıtmıyor damarımdaki kan beni
kanıma gir
ısıt kadın kadınım özge canım

alıntı

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 07.03.07, 21:44
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Ynt: 8 Mart Kadinlar gününüz kutlu olsun



Vanlı kadın için çare intihar mı?

Dünyada erkek intiharları kadın intiharlarına göre üç kat fazlayken, Van***8217;da bu durum tam tersi. Van***8217;da kadın intihar oranı, erkeklere göre iki kat fazla...

Van


***8212; Araştırmada, Van***8217;daki intiharların en çok 15 yaş altındaki kadınlardan oluştuğu ve köylerde meydana geldiği tespit edildi. Köylerdeki intihar oranın yüksek olmasının, bazı töre cinayetlerine intihar süsü verilmesinden de kaynaklandığı ifade edildi.
Yüzüncü Yıl Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Sema Sancak***8217;ın ***8220;Van***8217;da Kadın İntiharları***8221; konulu araştırması tamamlandı. Sancak, 4 yıllık süreci kapsayan çalışmasını, Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı verilerine dayanarak oluşturduğunu söyledi.
Yapılan araştırmada ilginç bulgulara rastladığını anlatan Sancak, ***8220;Araştırmada kadın intiharlarının erkek intihar oranına göre iki kat yüksek olduğunu tespit ettik. Dünyada erkek intiharları kadın intiharlarına göre üç kat fazlayken, Van***8217;da bunun tersi durumun ortaya çıktığını gördük***8221; dedi.

***8220;KÖYLERDE NELER OLUYOR***8221;
İntihar olaylarının en fazla köylerde meydana gelmesinin, araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri olduğunu kaydeden Sancak, intihar edenlerin büyük çoğunluğunun da 15 yaş altı grubundaki kadınlardan oluştuğuna işaret etti. Türkiye genelinde intihar olaylarının en az köylerde meydana geldiğine dikkat çeken Sancak, birincil, yüz yüze ve samimi ilişkilerin hakim olduğu köylerde, intihar olaylarının fazla olmasının şaşırtıcı olduğunu vurguladı.
Van ve köylerindeki sosyal yapının, buradaki intihar olaylarının fazla olmasına yol açtığına değinen Sancak, şöyle konuştu: ***8220;Kadının bölgedeki sosyal konumu, bu intiharlara zemin hazırlamaktadır. Buradaki kadınlar, ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmekte, istemedikleri kişilerle erken yaşta evlendirilmeye zorlanmaktadırlar.***8221;

TÖRE CİNAYETLERİNDE İNTİHAR SÜSÜ
Köylerdeki intihar oranın yüksek olmasının, bazı töre cinayetlerine intihar süsü verilmesinden de kaynaklandığını ifade eden Sancak, ***8220;Bazı töre cinayetleri, intihar süsü verilerek, intihar kategorisine alınmaktadır. Bu durum da köylerdeki intihar olaylarının yüksek görünmesine yol açmaktadır***8221; diye konuştu.
Van***8217;daki intihar olaylarının, Batman***8217;daki intihar olaylarıyla da benzerlik gösterdiğine işaret eden Sancak, Batman***8217;daki ve Van***8217;daki sosyal yapının birbirine benzediğini, orda da kadın intiharlarının erkek intiharlarından üç kat daha fazla olduğunu vurguladı.

***8220;ERKEKLERİN ZİHNİYETİ DEĞİŞMELİ***8221;
Bölgede kadın intiharlarının azalması için kızların okullaşmasına büyük önem verilmesi gerektiğine dikkat çeken Sancak, bu durumun değişmesi için öncelikle yöredeki erkeklerin zihniyetinin değişmesi gerektiğini dile getirdi.
Kadın hakları konusunda çok sayıda kanun çıkarıldığını da anlatan Sancak, bu kanunların bölgede çok fazla uygulama alanı bulmadığını, bunun için kanun koyucuların bölgeye yönelik yeni politikalar üretmesigerektiğini söyledi
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 07.03.07, 21:51
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Ynt: 8 Mart Kadinlar gününüz kutlu olsun

[b]Yaşam hakkı çalınan kadınlar

Diyarbakır***8217;da, son bir yılda 42 kadın ***8220;ölüm tehdidi altında olduğu***8221; gerekçesiyle KA-MER***8217;e (Kadın Merkezi) başvurdu.
KADININ UĞRADIĞI ŞİDDET TÜRLERİ
Kızılkan, bu kadınların yüzde 100***8217;ünün psikolojik, yüzde 75.3***8217;ünün sözel, yüzde 58.2***8217;sinin fiziksel, yüzde 72***8217;sinin ekonomik, yüzde 49.5***8217;inin cinsel şiddete, yüzde 13.7***8217;sinin tecavüze, yüzde 16,9***8217;unun da ensest ilişkiye maruz kaldığına işaret etti.

EŞİTLİKÇİ BİR YAŞAM TARZI
Bu kadınların yüzde 57.4***8217;nün görücü, yüzde 8***8217;nin berdel usulüyle, yüzde 13.5***8217;nin de 16 yaşından küçük evlendiğini ifade eden Kızılkan, şöyle konuştu:
***8220;Yüzlerce kadın öldürülme tehdidi altına yaşıyor. Ölüm tehdidi altında gelen kadınların sayısı her geçen gün artmaktadır. Son bir yılda ölüm tehdidi altında olan 42 kadın bize başvurdu. 2003 yılından bu yana toplam ***8216;Namus Adına İşlenen Cinayetleri Önleme ve Toplumsal Duyarlılık Yaratma Projesi***8221; kapsamında 65 kadın öldürülme korkusuyla bize başvurdu. İnsanları, kadınları, erkekleri, anneleri, babaları, kocaları ve sevgilileri sistemin onlara uyguladığı rolleri reddetmeye,eşitlikçi bir yaşam tarzıyla yaşamaya davet ediyoruz. Savaşın evlere girmiş şekli olan kadına yönelik şiddete ***8216;hayır***8217; diyoruz.***8221;
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
gününüz, kadinlar, kutlu, mart, olsun

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 15:20 .