
Wall Street Journal gazetesi, Ara Güler’i ‘Fotoğrafın İstanbul Maceracısı’ olarak tanıttı.
Ara Güler’in fotoğraf sergisinin Moskova Politeknik Müzesi’ndeki açılışını duyuran yazıda, gazeteci, foto muhabiri ve sanatçı Güler’in 20. Yüzyıl’ın ünlülerini görüntülediği vurgulandı.
Ara Güler WSJ’ye verdiği röportajda, tanıdığı ve görüntülediği ünlüleri de anlattı.
‘Fotoğrafla, yazıdan daha çok şey anlatırsınız’ diyen Ara Güler, ‘Ben ve fotoğraflarım biraz romantiğiz. Ben normal ışıkta resim çekmem. Ya gündoğumunda, günbatımında, ya da sabah erken. Ayrıca da her karede bir şey açıklamak isterim. Mesela -Seni Seviyorum- gibi. Her resim bir şey açıklamalı.’’
Ara Güler, İstanbul ve mevsimler için ‘İstanbul’un her zamanı güzel. Bir kadını yaz - kış öpersiniz. Mutluluk her mevsim vardır’ dedi.
‘’FOTOĞRAF BAŞKA SANATLARIN KÖLESİ OLDU”Fotoğrafçılığın artık biçim değiştirdiğini ve dijital teknoloji sonucu ‘fotoğrafın başka sanatların kölesi olduğunu’ anlatan Ara Güler, soru üzerine ‘Benim dijital kameram yok. Ama onları sevmeye başladım’ dedi.
“BEN BURADA TÜRKİYE’DE DOĞDUM. BEN TÜRK’ÜM”Ara Güler, etnik kökenini soran WSJ muhabirine şu esprili karşılığı verdi: ‘‘Babam Ermeni, annem Ermeni. Ama ben burada Türkiye’de doğdum. Ben Türk’üm. Benle Başbakan arasında bir fark yok. Hangimiz Başbakanız? Başbakan benim. Dünyanın hiçbir yerinde ikinci sınıf vatandaş olmam. Hep birinci sınıf vatandaşım.’’
NTVMSNBC











<br /><br />diLeğini tutmuş sayar sonsuzdan geri,yanarken yanakLarı üşürmüş eLLeri..ah dönebiLsen bakabiLsen geri???....
;D Müthiş anlatım ama...Doğma büyüme İstanbul çocuğu olarak ben de benzer fikirdeyim İstanbul hakkında.Ancak biraz değişik versiyonu ile....Kart bir fahişeye benzetiyorum İstanbul'u,gelen hırpalamış,giden hırpalamış ancak o yine mağrur , dişiliği ve cazibesinden yine emin,hırpalanmışlığın hüznünü de taşıyarak hala var olduğunu ,ayakta durmaya ,yaşamaya çalıştığını kanıtlamaya uğraşıyor....her şeye rağmen......
Normal