Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Meslek Yüksek Okulları > Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu > Ölmekte Olan Hastaya Kognitif Davranışsal Hemşirelik Yaklaşımı

Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu hakkinda Ölmekte Olan Hastaya Kognitif Davranışsal Hemşirelik Yaklaşımı ile ilgili bilgiler


Ölmekte Olan Hastaya Kognitif Davranışsal Hemşirelik Yaklaşımı-Cognitive Behavioral Nursing Approach To Dying Patent [coverattach=1]Terminal dönem ölmekte olan hasta için yaşamında kritik bir yaşam fazı olarak kabul edilir. Önceki çalışmalarda anksiyete

Like Tree5Likes
  • 1 Post By SemaGürcan
  • 1 Post By SemaGürcan
  • 1 Post By SemaGürcan
  • 1 Post By SemaGürcan
  • 1 Post By SemaGürcan

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 27.10.09, 15:24
Yardımcı Doçent
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
İletiler: 4.173
SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Ölmekte Olan Hastaya Kognitif Davranışsal Hemşirelik Yaklaşımı

Ölmekte Olan Hastaya Kognitif Davranışsal Hemşirelik Yaklaşımı-Cognitive Behavioral Nursing Approach To Dying Patent

[coverattach=1]Terminal dönem ölmekte olan hasta için yaşamında kritik bir yaşam fazı olarak kabul edilir. Önceki çalışmalarda anksiyete ve depresyonu içeren psikiyatrik semptomları özellikle ölmekte olan ya da ilerlemiş hastalar için incelemişler, kognitif davranış terapisinin bu hastaların psikiyatrik semptomlarını hafifletmede en önemli tedavi stratejisi olduğu bildirilmiştir. Öte yandan ölmekte olan ya da hastalığı ilerlemiş olan hastalar, pek çok fiziksel semptomdan dolayı acı çekmekte, fiziksel fonksiyonlarda yetersizlikler nedeni ile zorluklarla yüz yüze kalmaktadır. Bu hastalarda sıklıkla inkar, regresyon, yerine koyma gibi psikolojik savunma mekanizmaları gözlenmektedir. Bu gözden geçirme yazısında terminal hastaların psikiyatrik semptomları, ölüm ve ölüm anı ya da ölüm sonrası, görünüşte ölümle ilgili olan anksiyete, ölmekte olan hastalar için kognitif terapiler hakkında yaklaşımları içeren yorumlar, bu konuyla ilgili başarılanlar özetlenmiştir.

Terminal phase of human life must be regarded as one of the critical life phases as well for the dying himself/herself. Previous reports have demonstrated that psychiatric symptoms, including anxiety and depression, are frequently observed especially in advanced and/or terminally ill patients and cognitive behavior therapy is one of the important treatment strategies for alleviating psychiatric symptoms among these patients. On the other hand, patients with advanced and/or terminally ill suffer from various physical symptoms and are forced to face the continuous decline of physical function, and psychological defense mechanisms, such as denial, regression, and replacement, are frequently observed in these patients. This review summarized the previous findings regarding psychiatric symptoms in advanced and/or terminally ill patients and provided basic skills and a recommended approach to talk about death and dying, conceptions of death, after-death and dying, and were seemingly related to anxiety about death cognitive behavior therapy for these patients.

Gülseren ÜNAL KESKİN
Ege Üniversitesi Atatürk Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu, 35100 Bornova/İZMİR
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg Cognitive-behavioral-therapy.jpg (31,6 KB (Kilobyte), 36x kez indirilmiştir)
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 27.10.09, 15:24
Yardımcı Doçent
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
İletiler: 4.173
SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Ölmekte Olan Hastaya Kognitif Davranışsal Hemşirelik Yaklaşımı-Cognitive Behavioral Nursing Approach To Dying Patent

GİRİŞ
Ölüm hala bilinmeyeni çok olan bir fenomendir. Kesin olan bir yanı, istisnasız yaşayan her organizmanın mutlaka ölümle karşı karşıya kalacak olduğudur. Ölümün karşısındaki çaresizlik, korku, kognitif kapasitedeki yetmezlik kişiyi yalnızlığa iter. Pek çok kişinin ölüme tepki¬si kaçınma şeklindedir. Yaşamda ölüme karşı geliştirilen uyum süre¬cinde anksiyete ve korku yaşanır. Yetişkin kişilerde ölüm anksiyetesi dört farklı şekilde gözlenir (Diehr ve ark 2002):
1. Fiziksel değişimle ilgili anksiyete,
2. Ölüme yakın olmanın ve hastalığın safhasının farkındalığıyla ilişkili anksiyete,
3. Ağrı ile ilgili anksiyete,
4. Ölümle birlikte olan stres,
5. Zihinsel süreç ile ilgili anksiyete-ölüme emosyonel reaksiyon.
Yaşanan bu anksiyete benliği korumak için geliştirilen bir savun¬madır. Bu şekilde kişinin ölüme karşı farkındalığı artar. Ölümün farkın-dalığı yaşam kaynağıdır ve yaratıcılığı arttırır (Diehr ve ark 2002).
Adler (1997) için ölüm sorunu demek, hayatın temel gerçeklerinin, ölümün kaçınılmazlığının (insanın kendi ölümü veya başkalarının ölümü), birey tarafından kendi hayat tarzına uygun şekilde kullanılması demektir. Ruhsal açıdan sağlıklı olan bireyde Varoluşun bu yadsınama-yacak sonucu' bireyin hayat sorunlarına etkin bir şekilde uyum sağla¬masına engel olmaz. Ruhsal sağlığı bozulmuş insan ise bu sorunları cesaretle göğüsleyememekle karakterize olan insandır ve bu insan ölümü isteyebilir, onu arayabilir. Bunu prestij kaybetmemek için yapar. Bazen ölüm korkusunu takıntı haline getirebilir ve bunu bir sorunun çözümü için kullanır. Ya da ölümle ilgili zorgular icat eder, onlarla boğuşmaktan bilinçdışı bir doyum alır.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 27.10.09, 15:25
Yardımcı Doçent
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
İletiler: 4.173
SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Ölmekte Olan Hastaya Kognitif Davranışsal Hemşirelik Yaklaşımı-Cognitive Behavioral Nursing Approach To Dying Patent

Sözcüklerin Ötesine Geçen Sessizlik
Ölüm; yaşanılan, ancak nasıl ve ne zaman olacağı bilinmeyen bir gerçektir. Ölüm korkusu ise öncelikle belirsizlikle ilgilidir. İnsanlar ölümden çok ölümün nasıl olacağından korkmaktadırlar (Nelson 1996). İnsanlar ölümle ancak; hastalık, kaza, beklenmeyen bir kişinin kaybı gibi durumlarda yüzleşebilmektedirler. Bu yüzleşme durumu ise tüm insanları ürkütür, hemen o gerçekten uzaklaşma ve yadsıma yoluna gidilir. Her insan yaşamının erken bir ölümle kesilebileceğini algıladı¬ğında korku hisseder (Öz 2001).
Ölüm, yaşamdaki en büyük kayıp olgusudur. Bireylerin ölüm olgusuna verdikleri tepkiler, daha yaşayacakları, tamamlanamamış, bitirilememiş ilişkilerin ve zorlanmış ya da aceleye getirilmiş ayrılıkların izlerine göre farklılık gösterir (Öz 2001).
Bir hastanın yaşamında artık ağrının varolmadığı, zihnin düşsüz bir uykuya daldığı, yiyecek ihtiyacının en aza indiği ve çevrenin yalnızca bir karanlık haline geldiği bir zaman vardır. Bu dönemde aile üyeleri de oldukça zor anlar yaşar. Bu akrabaların koridoru arşınladığı, eve gidip yaşayanlara mı baksınlar, yoksa kalıp ölüm anını mı beklesinler, karar veremedikleri işkence dolu bekleyiş zamanıdır. Artık sözcükler için çok geçtir, ama akrabaların - sesli veya sessiz - yardım çığlığı en çok bu zamanda duyulur. Tıbbi girişimler için çok geçtir, ancak ölmekte olan kişiden ebediyen ayrılmak için de çok erkendir. Hastasının en yakını için en zor zaman budur; Ya artık bunun bitmesini ister ya da sonsuza dek kaybetmek üzere olduğu kişiye ümitsizce tutunmaya çalışır. Bu, hasta için sessizlik terapisi, yakınları için ise istedikleri an ekibe ulaşa¬bileceklerine dair güvence verme zamanıdır (Baile ve ark 1993).
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 27.10.09, 15:28
Yardımcı Doçent
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
İletiler: 4.173
SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Ölmekte Olan Hastaya Kognitif Davranışsal Hemşirelik Yaklaşımı-Cognitive Behavioral Nursing Approach To Dying Patent

Elizabeth Kubler-Ross'un Ölüme 5 Aşamalı Yaklaşımı;
1. İnkar: Bu dönem tüm insanlar için benzer olarak karar vermekten ya da bu yönde girişim yapmaktan çekinildiği bir dönemdir. Hastanın terminal dönemde olduğunu öğrendiği zaman verdiği tipik tepkidir. Başlan¬gıçta şok ve şaşkınlık yaşanır. Yaşanan bu inkar hastalığın başlangıcında negatif prognozun söylendiği ve söylenmediği her iki grup hastada da yaşa¬nır. Hasta çoğunlukla bunu destek almak için inkar sisteminin içerisinde şekillendirir. Bu durum sadece hastalığın başlangıç döneminde değil, hasta¬lığın prognozunda da görülebilir. Uzun süre ölüm tehdidi ile yaşamış olan hastalar için inkar acı verici ve rahatsız edici bir durumdur. İnkar beklen¬meyen şok edici bir haberden sonra koruyucu gibi hizmet eder ve hastanın kendisini toparlamasına ve alternatif savunmalarını harekete geçir¬mesine izin verir. İnkar genellikle sadece geçici bir savunmadır ve en sonunda gerçek kısmen kabul edilir olarak yerleşir. İnkar, hastanın uzun süre gerçekçi yaklaşımda bulunamadığı durumlarda kullanılır (Ross 1991, Hallberg 2004).
İnkar, şoku emerek feci gerçeği yavaş yavaş sindirmesine yardımcı olan bir tampon gibi iş görür. Kayıp ve inkar dönemi kişi için dayanıl¬maz ve üstesinden gelinmez olarak algılanan bu durum karşısında, zaman kazanmak için kullanılır ve bu uyuşukluk evresi birkaç dakika ile birkaç gün arasında sürer. Bu dönemde kişi, zihinsel olarak yaşa¬nanları fark etse de genellikle duygusal olarak reddetmektedir. Mutlak inkar genellikle kısa sürede gerçeğe boyun eğer (Ross 1991, Hallberg 2004).
İnkarın bir başka türü olan bölme, zihnin bir yanının inkar eder¬ken, bir yanının yitimi bilmesine izin verir. Bölme o kadar yaygındır ki bazı toplumlarda bu normal yas tutma sürecinin bir parçası gibi de kabul edilir (Volkan 1997).
Bu dönemde fiziksel yakınmalar hem ölmek üzere olan hastada hem de yakınlarında sıklıkla görülebilir. Uyumada güçlük ya da uyku¬suzluk, boğazda düğümlenme, nefes almada sıkıntı ve boşluk hissi, kas gücünde azalma gibi belirtilerin yanı sıra söylenenleri anlamama, olan¬ları takip edememe, olağan becerilerini kaybetmişlik hissi olabilir. Korku ve yoğun bunaltı en sık yaşanan duygulardır (Ross 1991, Şen 2004 ).
2. Öfke: Bu dönemde enerji problem çözümünden duygulara yöneldi-ğinden karar vermek oldukça güçtür. İnkarın birinci evresi çok uzun sürmediği durumlarda, onun yerine öfke, kızgınlık, kıskanma veya kırgınlık yerleştirilir. Engellenmiş kişi tedirgin olarak "niye ben" diye sorar. Bazen hastalığın bir ceza olarak kendine verildiği düşüncesi ile öfkeyi kendine yöneltir (Ross 1991, Chochinov 2000).
3. Pazarlık Etme: Bu evrede yaşanan çaresizlik ve umutsuzluk duygularına karşı çocukça bir güçlülük duygusu vardır ve bu sayede kişiler kaybettiklerini geri getirebilecekleri ya da gerçeği değiştirebilecekleri duygusunu yaşayabilirler. Bu evre aylarca sürebilir. Yoğun suçluluk ve suçlama duyguları, abartılı bir öfke ve isyan hali görülebilir. Bu dönemde kayıpla ilgisi olan her tür kurum ya da kişiyi suçlama ve onlara öfkelenme belirgin olarak ortaya çıkabilir. Kişi sürekli olarak kaybettiği kişiler ile ilgili anılarını ya da onun başına ne geldiği ile uğraşıyor ve onların nedenlerini anlamaya çalışıyor gözükebilir. Bu dönemde neden ben? neden o? ne yaptım da hakkettim? bütün bunlar benim yüzümden düşünceleri yaygındır. Pazarlıkta, yitimin olduğuna dair daha yüksek düzeyde bir farkındalık vardır. Fakat direnç, kişiyi kaderle psişik pazarlıklara oturtacak kadar işi uzatır. Huzursuzluk, sabırsızlık, aşırı uyarılmışlık vardır. Fiziksel yakınmalar sıklıkla görülebilir (Ross 1991, Yürekli 1990, Birkholz ve ark 2004).
4. Depresyon: Bu dönemde aile üyeleri, hasta ve arkadaşları için karar vermek oldukça güç bir hal almıştır ve yardıma ihtiyaçları vardır. Terminal dönemde hasta, yakınlarından ayrılacağı için seperasyon anksiyetesi yaşar. Bu süre boyunca, terminal dönemdeki kişi başarısızlıklarına ilişkin pişmanlıklarını ve yaşamında kaçırdığı fırsatları anlatır.
Hazırlayıcı yas süreci boyunca kişi kendisini ölüme hazırlamış olarak yaşamındaki acı verici gerçeklerle uğraşacaktır. Bu evrede kişinin kendisini ve olanları algılaması gerçekçidir. Bu evrenin sonuna doğru ölüm karşısında çaresizliğini kabul eden kişi, bundan sonraki yaşamını yeniden organize etme konusundaki gücünün de farkına varır. Bulunduğu yerden yukarı çıkmaya doğru yönlenmiştir. İniş çıkışlar sıkça olabilir. Kişinin duygusal yoğunluğunun ve yalnız kalma çabalarının arttığı görülür. Bu dönemde kişilerin intihar düşünceleri ve riskleri diğer dönemlere göre daha yüksektir (Feldman 1987).
5. Kabullenme: Bu dönemde karar vermek kolaylaşmıştır çünkü hasta ve ailesi yeni bir amaç ve anlam bulmuştur. Kabullenme hemen hemen tüm duyguların geçersizliğidir. Çünkü duygusal acı gider ve çaba geçmişte kalır. Ölmekte olan kişi sakin bir kabullenmeye ulaştı¬ğında, sessizlik iletişimin en anlam dolu formu olmaya başlar.
Hasta, daha önceden tanımlanan evreler sırasında yeterli süre¬de ve uygun şekilde desteklendiği zaman, danışan ne depresyonun ne de öfkenin olmadığı evreye ulaşabilir. Tüm önceki evrelerdeki duygular, öfke, kıskançlık ve üzüntü, açıklanabilir bir hal alır.
Düzenli bir şekilde tanımlanan bu evrelerin hepsi başından sonuna kadar, terminal dönemdeki tüm bireylerde aynı şekilde yaşanmayabilir, bu yas evreleri hastalar tarafından karmaşık bir sırada da deneyimlenebilir (Ross 1997, Demirsoy, Bozcuk 1997).
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 27.10.09, 15:29
Yardımcı Doçent
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
İletiler: 4.173
SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Ölmekte Olan Hastaya Kognitif Davranışsal Hemşirelik Yaklaşımı-Cognitive Behavioral Nursing Approach To Dying Patent

Ölmekte Olan Hastaya Kognitif Davranışsal Terapi;
Ölmekte olan hastayla terapi, psikoterapinin diğer formlarından farklıdır. Ölüm süreci boyunca ölüm meydana gelene kadar bu bireye destek olma sorumluluğu kognitif davranışsal terapinin en önemli beklen¬tisidir (Uçar 1997).
Hemşirenin ölmekte olan hastaya ve ailesine terapötik olarak müdahale etme yeteneği birincil olarak kişisel özellikler ve deneyimle ilişkilidir. Bireyin ölüm ve ölmekte olanla ilişkili geçmiş deneyimi, ölmekte olan hastayla çalışmada onun için klinik zemin hazırlar (Şahin 1998). Ölmekte olan hasta ile çalışan hemşirenin, kendisinin ölüm ve ölme hakkındaki duygu ve düşüncelerini incelemesi gereklidir. Bireyin eğitimsel birikimi, çocukluğundan itibaren geliştirdiği düşünceleri ve yaşantısı kadar etkin değildir. Ölmekte olan hasta ile ilgilendiğinde, kendi duygu ve davranışlarının farkında olma hemşireye, ölüm hak¬kında kendi anksiyetesi ile ilişkili iç görü sağlayabilir (Yanardağ 1999,
Terakye 1995).
Hemşire terapist, ölüm süreci, ölmekte olan hastanın ve yakınla¬rının gereksinimleri, ölmekte olan ve yas tutan hastadan beklenen davranış örüntülerine ilişkin özelleşmiş bilgilere sahiptir. Bu terapistler etkili kişiler arası becerilere sahiptirler ve hem ölmekte olan hasta, hem de ailesi ile açık ve dürüst hasta-hemşire ilişkisi geliştirirler, hastaya duygularını açıklamasında yardımcı olurlar (Özcan 1996).
Terapist hemşire öncelikle, hastanın yas sürecini yaşamasına izin vermelidir. Yas yaşamak ancak fiziksel ve emosyonel dışa vurumla gerçekleşebilir. Hemşirenin kendi yaşadığı ruhsal durumu kontrol altına alarak hasta ile iletişime girmesi gerekir. Hastanın geçmiş baş etme yöntemlerini hatırlamasına yardımcı olarak yası yaşamasına fırsat vermelidir. Bu dönemde hedeflenen yaklaşım, hastanın kaybını algılayıp geleceğe yönelik yaşamın anlamını bulmasını sağlayarak yaşamını yeni¬den yapılandırmasına yardımcı olmaktır. Hemşire bu boyutta hastanın yaklaşan ölümü ile ilgili konuşmasını sağlamalı, konuşan hastayı ise olumlu pekiştirmelerle rahatlatmalıdır (Mc Closky, Buleck 2000, Rickets 1995).
Kognitif terapiler psikolojik distreste bozulan düşünce yapısının farkında olmayı ve davranışsal örüntülerde düzelme sağlamayı amaçla¬yan yaklaşım şeklidir. Ölmekte olan hasta korku ve yadsıma ile birlikte anksiyete düzeyini arttırır. Burada terapist hemşire hastanın bakış açısını kavramaya çalışır, düşüncelerini ortaya koymasına yardımcı olur, gerçeklik algısını test eder (Matthews 2004, Volkan 2000).
Kognitif terapötik yaklaşım genellikle hastanın davranışlarının ve duygulanımlarının farkında olmasını sağlar. Hastaların endişeleri bu şekilde gözlemlenerek kognitif çarpıtmalarını sınırlamalarına, çözümle¬melerine yardımcı olunur ve bu şekilde hastalar anksiyeteleri ile baş edebilmek için daha iyi planlar yapabilme yeteneğini kazanırlar. Kognitif terapötik yaklaşımlarda; ölmekte olan hastalara endişelerini kaydetme¬leri öğretilerek, endişelerinin boyutlarını yargılayan veya çelişkilendiren liste deliller oluşturtulur. Hastalar ayrıca "endişe için endişelenmenin" anksiyeteyi devam ettirdiğini ve kaçınma ve ertelemenin problemleri çözmenin etkili yolları olmadığını öğrenirler (Ricketts 1995, Nelson 1996).
Kognitif terapide hastanın ölüm anında yaşadığı öfke, suçluluk gibi duyguları açılmaya çalışılır. Öfke ve düşmanlık ise kişinin ölümle yüzleşmesinin ardından görülür. Öfke, hasta kendisine ne olduğunu fark etmeye başladığında, artık inkar dönemi sona erdiğinde ortaya çıkar. Öfke sürekli yer değiştirebilir, hasta ya kendisine ya da diğerle¬rine yönelik öfke yaşayabilir. Bu durum ise izolasyon ve yalnızlık hissini beraberinde getirebilir. Bazen ekip ve aile öfkeye tepki verebilir. Hasta¬nın öfkesini kabul etmeyebilirler. Sonuç olarak ise, hastanın öfke ve düşmanlık ifadeleri artabilir. Öfke ifadesi olumlu ve olumsuz olabilir. Öfke orta düzeyde ise olumludur. Öfke, depresyona karşı bir güç gibi değerlendirilir. Böylece hasta hayatını devam ettirebilecek, kontrolü elinde tutabilecektir (Akechi ve ark 2004, Shear ve ark 2001). Örneğin hasta günlük yaşam aktivitelerini sürdürmek için direnç gösterebilir (Giyinmek, tv izlemek gibi...) Öfke sürecini gözlemlerken depresyonun da izlenmesi gerekmektedir. Çünkü ölümün yaklaşmasını kabullenme ile ilgili yaşanan zorluklar, depresyonun gelişmesini hızlandırır. İnkar ve öfke azalmakta olan fiziksel aktivitelerin yerini alır. Depresyonun dikkatli gözlenmesinin diğer nedeni ise sinsi başlamasıdır. Depresyon¬daki yapı içe dönük kişilik yapısı olarak da değerlendirilebilir. Örneğin hasta kendisini ziyarete gelenlere tepki vermeyebilir (Beck ve ark 1984, Kavanagh 1990).
Çok yönlü bakım gerektiren durumlarda hemşireliğin (niteliği) ve uygulaması hastalığın son safhasında önemli bir rol oynar. Terapi için varolan zaman sınırlı ve terapötik sürecin evreleri, özellikleri ve amaçları farklı olabilir. Ölmekte olan hasta ile çalışmak için varolan zaman hastalığın tipi ve ölüm süreci ile sınırlıdır. Hemşire, ansızın veya beklenmedik ölümle yüz yüze gelen hastaya müdahale etmek için kısa (az) bir zamana sahip olabilir. Birey ansızın ve beklenmedik bir şekilde öldü¬ğünde veya acele ile hastaneye kaldırılıp, hastaneye yatışından kısa bir süre sonra hasta ailesi içinde krize müdahale teknikleri uygun olur (Mccarthy ve ark 2000). Bu koşullar altında, hemşire ölmekte olan hasta ve ailesi ile iyi bir ilişki (uyum) geliştirme ve beklenen ölüm anı ile baş etme çabalarında olanlara yardım etmede önemli bir yükümlülüğe sahiptir (Mc Closky, Buleck 2000).
Ölmekte olan hastanın terapisinde tüm amaç, rahat ve hastanın uygun gördüğü bir ölüme ulaşmasına yardım etmektir. Hastanın çatış¬maları deneyimlemesine neden olan konular, psikolojik rahatlığın oluş¬masını sağlayacak şekilde ele alınır. Mümkün olduğu kadar ağrı gibi semptomları hafifletmek birinci derecede önemlidir (Rosseland ve ark 2002).
Hastaya uygulanan terapi varolan sınırlı zamandan dolayı daha da kısalabilir. Ölmekte olan hastanın terapisi için terapist, terapi sürecini ayarlamaya gereksinim duyar. Ölmekte olan hasta ile çalışırken, müm¬kün olduğu kadar hızlı bir şekilde iyi ilişki kurmak (uyum oluşturmak) birinci derecede önemlidir. Ölmekte olan hastanın dilediği hiçbir konu¬nun tartışılmasından kaçınılmamalıdır. Hastanın ölümle ilgili korkula¬rını açıklayabilmesi için güven verici bir ilişki yaratmak oldukça terapötik olabilir (Carr-Gregg ve ark 1997). Hemşire, hastaya sözlü ve sözsüz olarak, ölümden bahsedildiğinde bundan kaçamayacağını ve ölüm sürecini deneyimlerken onunla birlikte olacağını iletmelidir. Bu iletişim şekli, hastanın ölümle ilgili duygu ve düşüncelerini hemşireye açmasını sağlar. Eğer hasta ölüm konusunu açarsa destek ve anlayış bekliyordur. Yaklaşmakta olan ölümü dinlemeye hazır biriyle tartışmak isteyecektir. Hemşire hastanın tartışmaya başlamak istediğini sezinlerse hastanın kendi ilgileri doğrultusunda tartışmasına izin verilmelidir. Hemşire her soruya yanlış destek vermeden mümkün olduğunca dürüst ve olumlu cevaplar vermelidir (Potter, Pery 1997).
Hastanın durumu giderek kötüleştiğinde bile, hemşire hastanın inkar etme davranışını kuvvetlendirmemelidir. Ancak hasta hala fiziksel olarak güçlüyken, hastanın umudunun tamamen kaybolmaması için çalışmalıdır. Ölüme karşı çıkma ya da umutsuzluk duygusunu kabul¬leniyor olmak birer motivasyondur. Hastalığa karşı güçlü ve kararlı olabilen hastalar, tedavinin yan etkilerine karşı daha dayanıklı olurlar.
Personele daha az duygusal baskı uygularlar. Diğer hastalara örnek olurlar ve çoğunlukla beklenenden daha fazla yaşarlar (Örnek ve ark 1992). Hemşire, hasta ve ailesinin umutsuzluk ve çaresizliğin ilk belirti¬leri (tedavi ile ilgili birkaç soru sorulması, hastanın durumunu tartış¬maktan kaçınma, iştahsızlık yada kişisel hijyen için gerekenleri yad¬sıma) konusunda bilgilendirerek, hastanın daha sağlıklı davranışları kabul etmesine yardımcı olabilir. Hemşirenin desteği hastaya yaşamak için nedeni olduğunu gösterir (Kirchhoff ve ark 2004).
Ölmekte olan hastayla çalışırken hemşire ve ölmekte olan bireyin yakınları arasındaki ilişki de önem taşır. Ölmekte olan hasta gibi, hasta yakınları da terminal dönem boyunca yası yaşayacağından, hem¬şirenin diğer terapi alanı hasta yakınları olacaktır. Hemşire genellikle bu kişilerle iyi ilişkiler geliştirir ve geride kalanlarla ölümden sonra da çalış¬mayı kabul eder. Hemşire, ölümü takip eden bir yıllık bir süre boyunca, eğer hasta yakınları terapi talebinde bulunurlarsa aralıklı olarak onları görebilir. Yas tutan bir aile ile çalışmada hemşirenin birincil görevi ailenin kaybedilen kişinin duygusal esaretinden kendilerini kurtarma çabalarını desteklemek ve etkileşimi ödüllendiren yeni örüntüler bul¬maktır. Yas tutan kişilerle çalışmada kullanılabilen spesifik terapötik modeller, grup terapisini, kendine yardım gruplarını, rahatlama terapile¬rini, problem çözmeyi, rüyalara kılavuzluk etmeyi ve iç görü terapisini kapsar (Soykan 2004).
Terminal dönemde olan hasta, kabullenme evresine geldiğinde, kaybın hastanın hayatı üzerindeki etkileri ve en son durumu nasıl algıladığı konusu hasta ile tartışılabilir. Hemşire kabullenme belirtile¬rini, hastanın yeni ilişkiler, amaçlar, roller geliştirme arzusunu hasta ve ailesiyle paylaşabilir. Hasta geçmişle olan bağını koparmaya ve geleceğe yönelmeye hazır olduğunda, hemşire gelecek planları ve karar verme süreci için onu desteklemelidir.
Ölmek üzere olan hastada psişik morbiditeyi azaltmak ve düzelt¬mek, psikolojik acıyı azaltmak, uyumu sağlayarak yaşam kalitesini arttırmak, kaygı, depresyon ve diğer psikiyatrik semptomları düzeltmek, hastanın tedaviye etkin katılımını sağlamak, medikal, psikoterapötik, sosyoterapötik bütünlük ve multidisipliner anlayış, işbirliği içinde ele alınması gereken temel hemşirelik yaklaşımlarıdır.

Makale Yazarı
Gülseren ÜNAL KESKİN
Ege Üniversitesi Atatürk Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu, 35100 Bornova/İZMİR
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf cilt21sayi2-2005-126.pdf (106,8 KB (Kilobyte), 49x kez indirilmiştir)
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
davranışsal, hastaya, hemşirelik, kognitif, olan, ölmekte, yaklaşımı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 20:53 .