Nüve Forum


Temel Bilgiler hakkinda Svante August Arrhenius, Kimya ile ilgili bilgiler


isveçli kimyacı Svante arrhenius. çağdaş fizikokimyanın kurucuların dandır. Elektrolitlerin -suda çözü lerek akım geçiren eriyikler oluşturan kimyasallar -iyon adı verilen, elektrik yüklü zerreciklerden oluştuğunu ilk kez ileri sürmüştür. Arrhenius'un iyon

Temel Bilgiler Fizik, Biyoloji, Kimya

Like Tree1Likes
  • 1 Post By Ayşe Dürdane Erduran

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 26.08.09, 11:41
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.765
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Svante August Arrhenius, Kimya

isveçli kimyacı Svante arrhenius. çağdaş fizikokimyanın kurucuların dandır. Elektrolitlerin
-suda çözü lerek akım geçiren eriyikler oluşturan kimyasallar
-iyon adı verilen, elektrik yüklü zerreciklerden oluştuğunu ilk kez ileri sürmüştür. Arrhenius'un iyon kuramı, kimyasal bileşiklerin yapılarının ve bunların çözelti içindeki özelliklerinin anlaşılmasına büyük katkıda bulunmuştur.

Uppsala yakınlarında Vik'de doğan ve eğitimini burada sürdüren Arrhenius, daha okulu bitirmeden iyon kuramı üzerinde çalışmaya başlamıştı. Çalışmaları daha çok elektroliz denilen olay üzerinde yoğunlaşmıştı. Arrhenius un doğumundan aşağı yukarı biryüzyıl önce bilima-damları belirli bazı kimyasal bileşiklerin suda çözülünce elektrik akımı geçirdiklerini keşfetmişlerdi. Daha da önemlisi, akımın etkisiyle çözeltilerin ayrıştığının ve çoğunlukla bileşiği oluşturan elementlerin açığa çıkmalarının keşfedilmesiydi. Bugün elektroliz endüstride yaygın biçimde elementleri bileşiklerinden ayırma işlemlerinde kullanılmaktadır. Ancak Arheius'un zamanında elektroliz çözümlenemiş bir olaydı ve bilim adamları her ne kadar elektrolizin sonuçlarını denetim altına alacak yasaları buldularsa da. olayın açıklamasını yapamamışlardı.

Arrhenius, temel soruya karşılık aramakla işe başladı. Bu soru. suda çözüldüğü zaman, eğerelektrik akımı geçiriyorsa. bunu bileşiğin hangi özelliği sağlıyordu? Gerçekte Arrhenius, karşılığın, bileşiğin yapısıyla ilgili olduğunu sezinliyordu. Yüzlerce değişik eriyikle yaptığ: deneylerde, çözülen bileşiklerin miktarlarına göre özelliklerinin nasıl farklılık gös terdiğini inceledi, kaynama ve don ma noktalarını ölçtü, elektrolizin etkilerini incelemek üzere elektrik akı mı verdi.

[coverattach=1]1883 yılında, Arrhenius basit, ama devrim yaratacak yanıtı bulmuştu. Elektrolit adı verilen ve çözelti içinde elektrik akımı geçiren bileşikler, yapı bakımından diğer bileşiklerden ayrılıyorlardı. Arrhenius, elekro litlerin, iyon adı verilen elektrik yüklü zerreciklerden oluştuğunu ileri sür dü. Katı haldeyken elektrolit, eksi ve artı yüklü iyonlar arasındaki çekim gücü tarafından bütün halinde korunuyordu; ancak çözelti içinde iyonlar ayrışıyor ve sıvı içinde dağılışı-yorlardı. Elektroliz sırasında, çözelti içine artı ve eksi elektrod daldırıldığında, artı yüklü iyonlar eksi elektroda, eksi yüklü iyonlar da artı elektroda doğru çekiliyorlardı. İyonların bu hareketi, elektrolizin belirgin özelliği olan elektrik akımını oluştu-' ruyorlardı.
Yine de Arrhenius'un, elektrolitlerin elektroliz sırasında nasıl ayrıştıklarını açıklaması gerekiyordu. Bunun için iyonların yapısıyla ilgili bir kuram ortaya attı. İyonların gerçekte elektrik yüklü atomlar olduklarını ve elektroliz sırasında, bir iyonun elektroda eriştiğinde, yükünün etkisiz kaldığını ve böylece yüksüz normal bir element atomu olarak kaldığını ileri sürdü.

Arrhenius'un kuramını kimse inanılır gibi bulmadı. Pek çok bilim adamı bunu dayanaksız,bir sav olarak nitelediler. Arrhenius'den, niçin iyonun, kendi yerini alan yüksüz atomun kimyasal özelliklerinden hiçbirine sahip olamadığını açıklamasını istediler. Bir elektrik akımının varlığı, niçin böylesine güçlü bir bir etkiye sahipti?

Arrhenius kendi de atomun yüklenmesinden oluş biçimini açıklaya-mıyordu. Yine de tüm şiddetli eleştirilere karşın kuramının doğruluğuna inanıyordu. 1884 yılında Uppsa-la Üniversitesinde doktora sınavında tezinin bir bölümü olarak kuramını sundu. Sınav jürisinde bulunan ve Arrhenius'un da öğretmenliğini yapmış olan seçkin kimyası Per Cleve, iyon kuramına şiddetle karşı çıkmasıyla tanınıyordu ve onun etkisiyle Arrhenius, en düşük geçme notuy-la sınavı bitirdi. Bu olay genç adam için sonderece onur kırıcı oldu. Sonuçta üniversite, iyon kuramını kesinlikle reddettiklerini açıkladı.

Ancak Arrhenius kolay susturulacak bir kişi değildi. Yılmadan ve ileri görüşlülük göstererek, tezinin kopyalarını gününün en seçkin kimyacılarına yolladı. Bu kişiler arasında, onun inanılmaz diye kabuledilen düşüncelerini destekleyenler çıktı. Bu kişilerin yardımıylaArrheniusçeşitli üniversitelerde çeşitli görevler alabildi. Bu süre içersinde de kuramını geliştirme olanağı buldu. 1897 yılında, işler değişik bir biçimde aldı. İngiliz fizikçi Thomson, elektronu keşfetti ve en küçük elektrik yükütaşıyan ana tanecik olarak tanımladı. Aynı sıralarda Paris'te Henri Pecquerel radyoaktiviteyi keşfetti ve bazı elementlerin atomlarının, diğer radyasyonlar arasında elektron çıkardıkları anda zayıfladıklarını gösterdi, ilk kez, atomların minik bilardo topları gibi katı cisimler olmadığı, buna karşılık bir çeşit iç yapıları olduğu ortaya çıktı. Becquerel'in buluşu, bu yapının, atomların içindeki elektronların varlığına dayandığını gösterdi.

[coverattach=2]En sonunda, Arrhenius'un yüklü atomlar düşüncesi için bir açıklama ortaya çıkmıştı. Örneğin, sodyum madeninin bir atomu birelektron yitirecek olursa
-bir eksi yük birimi
-atom bütün olarak artı yüklü oluyordu. Bunun tersine, eğer bir klor atomu fazladan birelektron kazanırsa, atom bütün olarak eksi yüklü oluyordu. Bildiğimiz sofra tuzu. sodyum ve klor bileşimi, böylece, eksi ve artı yüklerin elektrik çekimiy-le birbirine bağlanan sodyum ve klor iyonlarınınbir birikimi olarak kabule-dilebilirdi. Elektronlar, atomların iç yapılarıyla ilintili olduklarına gö-re.atomların bir elektron kaybetmekle ya da kazanmakla, özelliklerinin-değişebileceğini artıkşaşırtıcı birdü-şünce olmaktan çıkmıştı. Tuzlu su çözeltisindeki sodyum ve klor iyonları, böylece ne suda şiddetli reaksiyon gösteren sodyum özelliklerini ne de yeşilimsi zehirli bir gaz olan klorun özelliklerini gösteriyordu.
Yıllar süren inatçı ve inançlı çalışması sonunda Arrhenius'a büyük bir ün kazandırdı, isveç'deki bilimsel kuruluşlar artık iyon kuramını çok değerli buluyorlardı. 1903 yılında Arrhenius, Nobel Kimya Ödülü aldı. Bu ona ayrıca birmutluluk verdi; çünkü ödül jürisinde, bir zamanlar ona şiddetle karşı çıkan Per Cleve'-de vardı.



kaynak:11
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg 1.jpg (38,1 KB (Kilobyte), 4x kez indirilmiştir)
Dosya tipi: jpg 2.jpg (34,0 KB (Kilobyte), 6x kez indirilmiştir)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
arrhenius, august, kimya, svante

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 19:12 .