|
#1
|
|
26.04.07, 17:37
Genç arkadaşlar bilmez.1980 öncesi günlerde piyasaya ne arz ediliyorsa onu almak zorunda idiniz. Herhangi bir malın alternatifi yoktu. Geliriniz yüksek olmadığı sürece,mevcut pazarın şartlarına uymaktan başka çare yoktu. Diyelim ki meyve suyu satın alacaktınız. Çeşit sayısı bir-iki tane olduğu için onlara bağımlıydınız. Kısacası iktisat terimi ile tekel piyasası vardı. Bu durumda üreticilerin kaliteli mal üretmek gibi bir endişeleri yoktu. Sonra durum değişti.Bugün pekçok malın pekçok çeşidini bulabiliyoruz. Ama bir problem halen devam ediyor: Eğer satın alacağınız bazı mallar, yerli ise ,eski günler gibi kalitesiz. Yıllardan beri zaman zaman hazır çorba paketi alırım. Her seferinde de bir daha almayacağımı söylerim. Zira çorba demeye bin şahit ister. Geçen ay bir arkadaşım yurt dışından hazır çorba paketleri getirdi,birkaç tanesini bana verdi. Baktım,yıllardır kullandığım marka.Arkadaşıma teşekkür ettim. Ama içimden de ‘Ta oralardan aynı markayı getirmiş.Bunlar berbat şeyler ‘ dedim. Sonra bu olayı unutmuşum.Bir akşam yemekte eşim sofraya sebze çorbası getirdi. İçtim.Nefisti.Eşime: --Senin böyle lezzetli çorba yaptığını bilmiyordum.Çok uğraşmış olmalısın Dedim. Eşim,çorbayı kendisinin yapmadığını,arkadaşımım getirdiği hazır çorba olduğunu söyledi. Düşünün:Marka aynı.Demek ki o markanın asıl üreticisi bizim ülkedeki üreticiye patent vermiş. Ama bizim üreticinin aynı kaliteye aldırdığı yok. Veya bizim aradaki kalite farkını bilmediğimizi sanıyor. Her iki halde de en azından saygısızlık yapmıyor mu ? Bu örnek pekçok mal için geçerli. Evet,yerli malı kullanalım.Ama hiç olmazsa normal kaliteyi bekleme hakkımız yok mu? Diğer bir konu da hizmet. Pekçok mağazada kendinizi yalnız kalmış gibi hissediyorsunuz. İlgilenen,ne istediğinizi soran yok. Veya bir şey sorduğunuzda adeta terslenir gibi cevap alıyorsunuz. Bir satış görevlisinin yaptığı açıklama ile diğer görevlinin açıklaması çelişkili olabiliyor. Hele resmi kurumların hizmetleri. Bürokrasi apayrı bir yazı konusu.Ama başka bir olaya bakalım. Özellikle akşam vakti elektrik kesilirse ne hissediyorsunuz ? Ben sinirleniyorum.Akşam olurken bir program yapıyorum. Televizyonda bir tartışma izlemeyi düşünüyorum.Veya bilgisayarımla bir takım işler yapacağım. Derken elektrikler kesiliyor.Yapılacak tek şey kitap okumak. Ama sinirlerim bozulduğu için onu da yapamıyorum. Bugün için elektrik üretiminin yetersiz oluşu söz konusu olmamalıdır. Kesintinin nedeni dağıtımdaki alt yapı eksikliğidir. Mallarımızda oluşan zararları hepimiz biliyoruz. Bilgisayarlarımız,buzdolaplarımız,diğer eşyalarımız ya bozuluyor ya da yıpranıyor. Kaybettiğimiz zaman da işin cabası.Bunca yıldır bu konunun neden halledilmediğini anlamış değilim. |
| Sponsorlar |
| |