iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 11:23 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » eğlence » Sohbet » Hayal Kahvesi » Yara En Çok Kanarken Yakışır Acıya

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 17.07.07, 12:49
Standart Yara En Çok Kanarken Yakışır Acıya

17.07.07, 12:49



Çarçabuk yine ortalarda ve boşlukta bir yerlerdeyiz...Geçen seneden bu
seneye
borçlu geçtiğimiz bir çok şeyin içinde en hatırlanası ve
hatırlandığında en
acıtası aşk var yine..O hep, bir üst sınıfın,belalı alttan
dersi...Kitabını
kendimiz yazmışçasına iyi biliyoruz onu.AŞK AYNI YAZILDIĞi GİBİ,SESLİ
BAŞLIYOR
SESSİZ BİTİYOR...Hayatta ilk bunu öğrendik...ilk bundan yara aldık...

Kendi kendisini yiyerek beslenen ve sonunda kalmayan bir aşkı tanımış
olanlara,yeni yıl eşantiyonudur eski sevgilini hayaleti..Hayal ettikçe
daha
çok
hatırlanan bu hayalet,kapıları yeni başlangıçlara geri kadar açamamanın
en
büyük
sorumlusudur genelde.Ne aklanabilir bu suçtan..,ne saklanabilir yeni
bir
umuda...

UNUTMAK İÇİN GEÇ KALDIĞIMIZ BİRİ,hatırlamak için fazla acıtıcı
olabilir,çünkü
bazen en çok yapamadığımız şeylerden pişmanlık duyarız...

Kutsanmış boşluğuna ıslanmış bir başlık koyarak çene altında birleşen
gözyaşlarını adayabiliriz eski sevgiliye...”aşk yeniden anlamlı bir his

olana
kadar aşık olmayacağım” diye verdiğimiz sözü bozar,hissizliğimize de
acımayabiliriz...

Dahası yaralarımızı öpen,yaralarımıza üfleyen bir şiir taşıyabiliriz
sol
elimizde..Son elimizde kartların iyi gelmesi için dua
edebiliriz,gecikmiş
şans
meleğine...

Biriktirdiğimiz eskiler,kalbin boşaldığı bir günle tanıştığında,en
kötüsü
olur..,aşkın en küs yaraları,cebindeki cephaneyi sokağa
boşaltır..,kendisine
ateş açar,yine sokakta kendisini vurur...

Eski sevgiliyi bilen ama onu hatırlamayacak kadar sizi seven eski bir
dost
dinlesin istersiniz hikayenizi bıkmadan.Ona ağlayarak en saklı yaranızı
anlatırsınız.Kelimeler birbiriyle anlaştıkça,siz de onun hikayesine
üzülerek
kendi acınızı hafifletirsiniz,hatta kendinizi bağışlarsınız birkaç
nefes...YARA
BİR BAŞKA YARAYI BULDUĞUNDA ÖPÜŞÜR,YARA DİĞER YARAYI GÖRDÜĞÜNDE DAHA
COŞKULU
KANAR AMA DAHA ASALETLİ UNUTUR ACISINI..,bilirsiniz...

Yara en çok kanarken yakışır acıya...anlaşır,susarsınız sonunda...

Sevmekten başka mucizesi,kendini yaralamaktan başka kötülüğü olmayan
aşıkların
ayrılıkları acı değil,nostaljidir..,anlarsınız...

Giden bir sevgilinin size ait olmadığı gerçeğini kavramak nedense en
zor
olandır.

Şimdi bir başkasının yanında olan,ya da yalnız olsa bile size dönmeyen
biri
en
fazla ne kadar sizin olabilir...

Elbette bir başkasının elini tutacaktır,bir başkasına sarılacaktır,bir
başkasını
öpecektir...

Ama ilk tanışmanızı,birlikte gittiğiniz çok özel bir filmi,en
sevdiğiniz
şarkıyı,birbirinize ilk dokunuşunuzu,yağmur altında beraber ağlarken
kimsenin
göz yaşlarınızı seçemediği o özel günü,kendiniz için sakladığınız
hatırlanmaya
değer saydığınız anları bir başkasıyla tekrarlanamaz kılan zaman,onun
da
hayata
yenilerek devam etmesine göz yummamıştır.yaralandığınız yerler aynıdır
aslında
sizde eksik olan onda da ek******...

O sadece,en sevdiğiniz şarkıyı hatırlayıp hatırlamadığınızı merak
etmiyordur
artık sizin kadar...başka yerlerdedir,başka sohbetlerde,başka
yüreklerde,başka
dudaklarda..ama hep biraz eksik...

Dönüş yolunu bulmak,kendinizi tamamıyla kaybetmemek için ardınıza
serpiştirdiğiniz gül yaprakları,cam kırıklarına dönüşmüştür,her adımda

basıp kanatacaktır artık...Küçük aşklara inanmanıza kim acımadan göz
yumduysa,onun için ayaklarınızı kanatmaya değmeyeceğini de yine aşk
öğretecektir...

Aşkla incitilmiş bir çocuğun göz renginin kör olduğunu,en çok buna
inananlara
inandığınızı,cebinde yanık kremi taşıyan aşıklara ilgi
duyduğunuzu,birini
sevmenin hakikaten yürek istediğimi bağırdığınızda;sesinizin, bir
benzerinize
çarpıp yankılandığını duyacaksınız...

O zaman,merdivenin herhangi bir basamağında karşılaştığınız ve
aklınızdan
çıkmayan o gözlerin,dudakların,bakışların;hatta anlamsız
gidişlerin,akıldan
çıkmayan sahiplerinin,artık nerede olduklarını umursamayacaksınız.

BİR KELEBEK SAYILI GÜNLERİNDE UÇMAYI ÖĞRENEMİYORSA PES ETMELİ..Belki
güzel
bir
çiçeğin dibinde ona kendisinden renkli kanatlarını
gösterir...kimbilir...belki
çok sevdiği ve kabul gördüğü bir taşa konup muhabbetle içini
ısıtır..belki
de
bir kuvvet yükselir ve düştüğü yeri sever son nefesini verirken...

Bir kelebek uçmayı öğrenemediğinde,siz hep kendinize ağlarsınız...

-kırmızı bir gül kelebekten erken mi ölür?-karar veremezsiniz...

en iyisi,eski sevgilinin hayaletini de gömebilmeniz,ara sıra onun
sevdiği
değil
de sizin en sevdiğiniz çiçeği anısına bırakabilmeniz,yeni biriyle el
ele
yürüyüşe çıktığınızda o mezarlığın yolundan geçmemeniz.

Güzel bir teklif değil mi ne dersiniz?...

Eski sevgiliyi unutmak çok zor değil,aşkın hiçbir zaman kendi çocuğunu
vurmayacağını bilirseniz..!


Alıntı
__________________
Bilmek; en ağır yüküdür insanın.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
5 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için diyesi kullancısına teşekkür ediyor :
bitirim (18.07.07), DJ_DeliRock (04.12.07), Hazel (18.07.07), mylove (17.07.07), SELVILV (17.07.07)
Sponsorlar
  #2  
Alt 18.07.07, 04:11
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Yara En Çok Kanarken Yakışır Acıya

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar