Neden ben ?
ÇEKSEN BAYRAKLARI, AVAZIN ÇIKTIĞi KADAR BAĞIRSAN :‘’İSTEMİYORUM, BİTMESİNİ İSTEMİYORUM’’. NASIL YAPMALI,KİMİ İKNA ETMELİ ?
Her son bir başlangıç mı gerçekten ? Öyle olsa bile bakalım yeni başlayan şey iyi mi ?
Ya daha beteriyse yeni gelen ? Her başlangıç sona bir adımsa aslında ?
O zaman sonlar pek de hayırlı değil ki başlangıçlar daha beter. E durum böyle olunca sona gelmemek en iyisi… Peki ya bir son olması için zorlanıyorsan ? Yani bitsin istemiyorsun ama isteyen var hazırda.
Kaçamazsın, kurtulamazsın. Bir şekilde son noktayı koyman gerek . Ama bari az acılısından olsun ya da mümkünse acısız . Bir şey söyleyeyim mi ; bu mümkün değil.
Ortada bir nokta varsa, acı da var demektir. Şimdi ya da sonra, ama elbet çıkar bir yerden acısı iyi de o zaman nasıl yapmalı, kimi ikna etmeli , vaz mı geçmeli, rol mü yapmalı ? Ya da belki yalan söylemeli .
Evet evet seni noktadan tutacaksa yalan söylemeli ve hatta kendini kandırmalı . Kanının son damlasına kadar o yalana inanmalı. Ama bunun için de yalana alışık bir bünyen olmalı. En azından kurtulmasan bile sondan, bayağı bir geciktirmiş olursun. Ki bu da sana başka bir taktik bulmak için zaman sağlar. Ne muhteşem bir şeymiş şu yalan!
Peki… Ya bu iş taktikle falan yürümüyorsa aslında ? Belki de kabul edip paşa paşa acını çekmelisindir. Eee ama doğrusu buysa yine başa dönüyoruz. Kabul etsen de etmesen de yine acıların çocuğu sen oluyorsun… ‘’Yaaaa evlat, hayat bu, çektirir’’ dese ya şimdi bir bilge !
Peki ya isyan ? O da mı işe yaramaz ? Çeksen bayrakları. Avazın çıktığı kadar bağırsan: ‘’İstemiyorum kardeşim bitmesini istemiyoruuuuuum.’’ Tamam tek kişisin ama isyan isyandır. Koştura koştura üzerine yürüsen.Tekrar ele geçirme şansın olmaz mı kaleyi? O hazırda son için bekleyen, acı sözleriyle üzerine kızgın yağlar dökse. Ama sen manevra kabiliyetinle sevimli sevimli gülsen inadına, kaçsan kurtulsan.
Sonra o aşağılayan bakışlarıyla seni yakalamaya çalışsa ama sen görmezden gelme taktiğiyle bertaraf etsen tüm okları. Bir pundunu bulup sarılmaz mısın ki ona ? Sonra da kafasına vurup (eh az buçuk şiddet şart ) hatırlamaz mısın ki güzel anları ?
Hadi diyelim ki hepsini yaptın. Bir bakmışsın yorgunluktan ölüyorsun. Kalbin deli gibi çarpıyor. Ah ulan değer mi acaba ? Demesen de hiç geçirir misin aklından ? Ve hatta ‘’ tamam ulan ne yapalım’’ Deyip vazgeçer misin? Pes eder misin acaba ? Yani demem o ki, bunca uğraşa girmeden önce, emin misin bitmesini istemediğinden , emin misin be kadın ?
Ahu türkpençe










Normal


