|
#1
|
Bunlara Baktınız mı?
19.07.07, 22:58
Sanal asklar sanal kimliklerin birlikteligidir. Burada sorulmasi gereken erken bir soru var. Sanal kimlik nedir? "Gercekte olmayan kimlik" anlamina gelse de, sanal kimlikler bazen kisilerin gercek kimlikleriyle özdes olabiliyorlar. Yasadigimiz hayat aslinda bize yüklenen ve "0" yasimizdan itibaren ögretilen rollerin oynandigi bir oyun degil mi? Bu roller aldigimiz egitimlerle pekistirilmis ve hala pekistirilmekte degil mi? Iyi vatandas, iyi aile babasi, iyi evlat, iyi yönetici gibi yakistirmalar bizim oynamamiz gereken rollerin sinirlarini cizmiyor mu? Biz bazen kendimizi bizim disimizda oynanan bir oyunun parcasi olarak hissederiz ve bunun dogurdugu ic tepkiler bizde sanal kimliklerin olusmasina yol acar. Kisilik bölünmesi olarak kücümsenen ve siniflandirilmaya calisilan bu tepki aslinda insan benliginin kendini koruma refleksleridir ve, "beyaz atli prens", "hayallerin kadini", bu sanal kimliklerimizin ihtiyac duydugu simgelerden baska bir sey degildirler. Sanal kimlik kavramina ikinci bir yaklasimda daha bulunmak gerekiyor. Aslinda sanal kimlik denildiginde ilk aklimiza gelen sey Internet oluyor. Ancak düsünüldügünde "Sanal kimlik" kavrami Internet'in bir türevi degil, sadece Internet sayesinde ortaya cikma firsati bulan bir olgu.Yani Internet, sanal kimlikleri yaratan degil , ortaya cikmasini saglayan bir arac sadece. Sanal kimligi gizli kalmis veya toplum tarafindan bastirilmaya calisilan gizli cinsel kimlikle karistirmamak gerekir. Cinsel kimlik sizin sanal kimliginizin bir parcasi olsa bile, bu yazinin konusu degil. SANAL ASK VE GERCEK SEVGI Bir insan gercekte hic görmedigi birine karsi sevgi duyabilir mi? Bu sorunun cevabini baska bir sorunun icinde aramak gerekir. Sevgiyi nasil tanimlamaliyiz? Freud ve Libido'suna göre mi yoksa Eric Fromm ve Karsiliksiz sevgi 'sine göre mi? Freud sevginin cinsel dürtülerin bir türevi oldugunu iddia eder. Iki cinsin birbirine duydugu ilgi sevgi degil, cinsel kökenli dürtülerin bir yansimasidir. Ve Freud'cular su soruyu sorarlar, "Leyla ile Mecnun eger kavussalardi yapacaklari sey neydi? " Eric Fromm cevap verir, " Bir annenin cocuguna duydugu veya bir itfaiyecinin kendini atese atarken ve hatta bizzat Freud capinda bir dehanin, ileri sürdügü tezler dogrultusunda bin türlü hakaret ve yanlizliga katlanirken hissettigi sey libido degil, karsiliksiz sevgidir. Sevgi beklentisiz ve cikarsizdir" der Fromm.. Bu yazinin amaci, Internet'te yasanan asklarin benzersiz oldugunu kanitlamak degil. Sonucta insanlar ayni insanlar ve iliskilerin niteligini belirleyen yine onlar. Ancak söylemek istedigim, Internet'in insana verdigi sinirsiz özgürlük duygusu ve fantazileri gerceklestirmek icin mükemmel bir arac oldugu hissi. Baslangicta ve bazen asla bunun farkina varamiyorsunuz. Ancak bu duygu davranislari ister istemez etkiliyor. Ve siz bakiyorsunuz ki gercek hayatta oynadiginiz rollerden siyrilmis gercekte olmak istediginiz insan oluvermissiniz. Ve siz önce kendinize sonra da karsinizdakine karsi dürüst oldugunuz sürece iliski gercekten dürüst ve cikarsiz bir hale geliyor. Artik oldugunuz gibi kabul edildiginiz duygusuyla karsinizdakini oldugu gibi kabul etmeye basliyorsunuz. Anlattiginiz düsünceleriniz ve duygulariniz o kadar icten, bir o kadar bakir ve el degmemistir. Gercek yasamda olamayacak kadar hizli yol almissinizdir kisacik bir zaman icinde. Karsinizdaki kesinlikle dogru kisidir, cünki siz onunla konusmaya devam etmektesiniz. Sabahlara kadar birlikte aslinda hic yasanmamis bir yasami paylasmaktasinizdir. Yillardir baski altina aldiginiz dürüst tepkiler vermeye baslarsiniz. Onunla birlikte olmaktan ne kadar cok hoslandiginizi, onunla birlikte kendinizi cok iyi hissettiginizi anlatirsiniz. Bu duygulariniz karsiliklidir ve aranizda önceleri beklentisiz bir dostluk dogar ve sonra bu yavas yavas sevgiye dönüsür. Siz belkide evlisinizdir ve belki karsinizdaki kisi gercekte asla birlikte olmayi düsünmeyeceginiz yasta veya sosyal statüde olabilir. Ve hatta siz Istanbul'da ve sevgiliniz Brezilya'da olabilir. ne farkeder ki, Eger pc basinda onu beklerken heyacandan yureginiz kipir kipirsa icinizde heyecan varsa ve ihtiyaciniz olan sarilmak icin bir beden degildir. Aradiginiz ve istediginiz, sizi sizin kadar iyi anlayan birine karsi duydugunuz sevginin o zaman ve mekan tanimaz sicakligidir. Bir elmanin diger yarisi siz diger yarisi "o" dur. Size "Bu rüyadan hic uyanmasak "der, siz de ona "Bu bir rüya degil" dersiniz, rüya icinde bir gercekligi yasadiginizi bilerek. Birlikte idealinizdeki evi bulur ve icini esyalarla donatirsiniz. Kocaman bir koltugun üzerinde birbirinizin saclarini oksar ve kücük sevgi öpücükleri kondurursunuz dudaklara. Bilgisayarin soguk ve soluk ekrani karsisinda o öpücügü hssedersiniz dudaklarinizda ve gercek olan hic bir öpücük bu kadar derinden sarsmamistir sizi daha önce . Sonra; "sana tuhaf gelecek belki ama" dersiniz, "Seni seviyorum"... Ekrandaki cevap mutluluklarin en güzelini yasatir size "Ben de seni seviyorum" Sonra ne mi olur ? Bilmem.. Bu sorunun binlerce cevabi var. Bu yazinin konusu Internet üzerinde yasanan sevgilerin nasil baslayip nasil bittigini irdelemek degil. Sanal sevgileri bir masaya yatirip psikolojik tahliller yapmak hic degil. Sadece Internet'te yasanan "Sanal asklarin" günümüzde yasanan bir cok asktan cok daha gercek oldugunu anlatmak. Belki hayatinizin askini Internet üzerinde bulabilirsiniz. Belki de bulamazsiniz. Ama eger o dogru kisiyi bulursaniz.
__________________ Bilmek; en ağır yüküdür insanın. |
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| bence aşkın ve sevginin sanalı olmaz... sevgi, aşk gerçektir.. ve öyle yaşanır |
| cigdem kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
iskenderr34 (08.09.07) | ||