İnsanlar giriyor hayatına, başka şehirlerden,belki başka ülkelerden insanlar. Tanımıyorsun, tanışıp tanıdık oluyorsun. Kimisiyle bir merhabada takılıp kalıyorsun, kimisi uzun soluklu arkadaşın oluyor. Kimini seviyorsun, aşık oluyorsun. Bazen karşılık buluyorsun sevgili oluyorsun. Bazende karşılık bulamayıp başka limanlara yelken açarsın.
Hayatına giren bunca insan arasında nadiren bir kaç ile ifade edilen sayıda insanın özel bir yeri oluyor.Sende diğerlerine nazaran daha yakın duruyorsun onlara.Onlarda iyi günde kötü günde hep yanında oluyor.
Okuduğun kitaplara benziyor hayatına giren insanlar. Kimini daha arka kapağını okur okumaz bırakıyorsun aldığın yere. Kimi hikaye kitabını andırır, hikayenin sonunda kitaplıktaki yerini alır belki ilerde başka bir hikayede karşına çıkmak üzere. Bazısı ansiklopedi gibidir, her başın sıkıştığında ona koşarsın.
Bazıları ise şiir kitabıdır her okuduğunda farklı bir yönünü keşfedersin.
Nadiren bir kaçı elinden bırakamadığın baş ucu kitabın olur. Defalarca okusan bıkmazsın, her satırını ezbere bilirsin, yanından ayırmazsın. Gittiğin her yerde kah yanındadır, kah aklında.
Sende kendi kitabının sayfalarını açarsın. Hatta daha yazılmamış kısımlarını birlikte yazmaya başlarsınız. Hikayenin en güzel yerleri böyle devam eder. İki kitabın sayfaları birleşir tek kitap olursunuz.
Bir noktadan sonra aranızdaki tüm perdeler kalkar, kapılar açılır.Benliğinin tüm geçitlerinden parola bile sormadan geçirirsin.Güvendesindir, en mahrem sırlarını açarsın, kendine bile söyleyemediklerini söylersin.
Artık sözler bile gerekmez anlaşmanız için, bir olmuşsunuzdur. Bir mimik, bir bakış yeter çoğu zaman anlaşmanız için. Uzaktayken bile aramazsınız , yanınızdadır.
Her an aklınızdadır. Karşılaştığınızda kaldığınız yerden devam edersiniz kitabın sayfalarına.
Sonra birden en olmadık, en beklenmedik anda , en can alıcı yerinizden vurulursunuz. Arkanızı döndüğünüzde Sezar'ın kendisini hançerleyenler arasında Brütüs'ü gördüğünde neler hissetiğini anlar, Yunan'lıların oyununa gelen Truva'lılar gibi şaşakalırsınız.
Sezar gibi ölmez , Truva gibi yağmalanmazsınız belki, ama güven üzerine yerleşmiş tüm düşünceleri sil baştan düşünmeye başlarsınız. Tüm kaleleri onarır, ikinci belkide üçüncü duvarı örmeye başlarsınız. Tüm kilitler değişir, daha bahçe kapınızdan kovmaya başlarsınız gelenleri.
Yalnızlığa zaten alışıksınızdır, kendi kitabınıza yanlız devam edersiniz. En büyük yalnızın izinden gider, tüm güvensizliğinize rağmen ondan başkasınada güvenmek ,başka bir başucu kitabı okumak istersiniz.
İsmail Yaman










Normal


