iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 11:27 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » eğlence » Sohbet » Hayal Kahvesi » 60 Yıl Süren Bir Aşk Hikayesi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 09.08.07, 22:49
Standart 60 Yıl Süren Bir Aşk Hikayesi

09.08.07, 22:49



Buz gibi bir günde hızlı hızlı yürürken, birden ayağımın ucunda bir
cüzdan gördüm...

Hemen aldım. Sahibini gösteren bir kimlik vardır diye acele acele
açtım.. Üç dolar çıktı.. Bir de buruşmuş, sararmış , eskimiş
mektup...

Belli ki yıllardır, o cüzdanın içinde duruyordu. Zarf öylesine harap
olmuştuki. Sadece tepedeki " İ ade" adresi okunabiliyordu. Mektuba
bir göz attım. Bir ipucu bulma ümidi ile.. Birden tarihi gördüm..
1924... Mektup nerdeyse 60 yıl önce yazılmış. El yazısı belli, bir
kadına ait.. Sol köşeye bir çiçek resmi çizilmiş .

"Sevgili Michael" diye başlıyor mektup... ve "Annesi yasakladığı
için onu bir daha göremeyeceğini" anlatarak devam ediyor..

- "Ama sakın unutma, seni daima seveceğim" diye bitiyor.. İmza..
Hannah!..

İ
çimden bir ses "Bul" dedi bana.. "Mektubun sahibini bul.." Milyonla
Michael var. Hangi birini bulacaksın ki.. Ama tepedeki " İ ade" adresi
ipucu olabilir. Telefon İstihbarati aradım. Anlattım...

- "Bu adrese bağlı bir telefon varsa, bana verebilir misiniz" diye..
Sustu.. Gidip müdürüne sordu...

- "Var ama, size vermem yasak.. Ama sizin adınıza bu numarayı arar,
sorarım. İsterlerse sizebağlarım.. Lütfen bekleyin.."

Bekledim.. İki üç dakika sonra kızın sesi geldi.. "Bağlıyorum
efendim.."

Karşıdaki hanıma "Hannah diye birini tanıyormusunuz ? " diye sordum.

- "Bu evi, 30 yıl evvel, Hannah diye kızları olan bir aileden aldık."
dedi.

- "Peki yeni adreslerini biliyor musunuz?.."

- "Hannah annesini bir huzurevine yatıracakti. Oradan takip
ederseniz,belki adresi bulursunuz.."

Ve huzurevinin adını verdiler.. Hemen aradım.. Yaşlı anne yıllar önce
ölmüş... Ama kızına ait eski bir telefon numarası var. Belki oradan
bilirlermiş...

- "Bunların hepsi aptalca aslında" dedim kendi kendime.. İçinde sadece
3 dolar ve 60 yıl önce yazılmış bir mektup bulunan cüzdanın sahibini
aramak için bunca zahmete ne gerek var ki.. Aradım numarayı..

Bir kadın "Şimdi Hannah'ın kendisi bir huzurevinde" dedi ve numarayı
verdi. Hemen orayı çevirdim... Bingo..

Ses "Evet, Hannah burda yaşıyor" dedi..

Gecenin saat onu, ama hemen yola çıktım, Hannah'ı görmek için..

Devasa bir binanın üçüncü katında şirin bir oda.. Gümüş saçlı, sıcak
tebessümlü bir yaşlı kadın.. Gözlerinin içi ışıl ışıl ama..

Anlattım olanları.. Cüzdanı ve mektubu gösterip.. Derin bir iç çekti
mektuba bakarken ve :

"Genç adam" dedi, "Bu mektup, Michael ile son kontağımdı.. Onu öyle
seviyorum ki.. Sean Connery gibi yakışıklıydı.. Hani şu meşhur
aktör.. Ama ben 16 yaşındaydım.. Çok küçüğüm diye annem kesinlikle
izin vermedi.."

Derin bir nefes daha..

- "Michael Goldstein harika bir insandı. Eger bulabilirseniz ona
söyleyin lütfen.. Onu hep düşündüm.. Hep.."

Bir ufak sessizlik.. Bir derin nefes daha.. "Ve onu hep sevdim.."

İki damla yaş damladı elindeki mektuba, ıslanan gözlerden.. "..Ve hiç evlenmedim... Michael gibi birisini bulamadım ki.."

Hannah'a teşekkür edip odadan çıktım. Binadan çıkarken danışmada
beni karşılayan kız :

- "Hannah Hanım yardımcı olabildimi size?" dedi..

- "Hiç değilse bunun sahibinin soyadını öğrendim" dedim..Cüzdanı
elimde sallayarak..

O sırada yanımda dikilip duran hademe bağırdı..

- "Hey baksana.. Bu Bay Michael'in cüzdanı.. Üzerindeki bu kırmızı şeritten onu nerde görsem tanırım.. Cüzdanını hep kaybederdi zaten.. Üç
kere ben buldum, koridorlarda.."

Michael sekizinci katta yaşıyordu.. Ok gibi fırladım tekrar
asansöre.. Michael yatmamıştı.. Okuma odasında kitap okuyordu.. Hemşire beni ve elimdeki cüzdanı gösterdi.. Michael elini arka cebine attı, hızla.. Sonra sevinçle :

- "Evet bu benim cüzdanım" dedi...

- "Öğleden sonraki yürüyüş sırasında kaybetmiş olmalıyım.. Size teşekkür borçluyum.."

- "Hiçbirsey borçlu değilsiniz" dedim..

- "Ama özür dilerim.. İpucu bulmak için açtım ve içindeki mektubu
okudum..."

- "Mektubu mu okudun?.."

- "Sadece okumakla kalmadım.. Hannah'ı da buldum.."

- "Buldun mu?.. Nerde?.. İyi mi?.. Hala eskisi gibi güzel mi.. Söyle,
lütfen söyle.."

- "Çok iyi.. Hem de harika" dedim, yavaşça..

- "Bana onun telefon numarasını ver. Yarın onu hemen arayacağım.."
Elime sımsıkı sarıldı..

- "O benim tek aşkımdı.. Onu öyle sevdim ki, asla evlenmedim.. Çünkü
bu mektup geldiğinde hayatım, anlamsal olarak bitmişti."

- "Bay Goldstein" dedim.. "Gelin benimle.."

Asansörle üçüncü kata indik... Odanın kapısı açıktı. Hannah sırtı
kapıya dönük televizyon izliyordu... Hemşire ona yaklaştı, omzuna
dokundu...

- "Hannah" dedi.. "Bu bayı tanıyor musun?.."

Gözlüklerini ayarladı biran baktı, tek kelime etmeden..

- "Michael" dedi, Michael, kapıda, kısık sesle..

- "Hannah.. Ben Michael.. Beni tanıdın mı?.."

- "Michael" diye yutkundu : Hannah.. "İnanmıyorum.. Bu sensin.. Benim
Michael'im.."

Michael Hannah'a doğru yürüdü yavaşça.. Sarıldılar. Hemşire
hıçkırıklar içinde koridora attı kendini...

- " İşte Tanrının sevgisi de bu" dedim.. "Olacaksa.. Olur.."

Üç hafta sonra beni huzurevinden aradılar. Pazar günü bir nikah
vardı.. Gelebilirmiydim?..

Harika bir nikah töreni idi. Hannah ve Michael beni nikah şahidi
yaptılar üstelik. Hannah açık bej elbisesi içinde çok güzeldi..
Michael de lacivert takımı içinde hala çok yakışıklı... Huzurevi
onlara, bir minik daire tahsis etti...

Eğer 76 yaşında bir gelinle 79 yaşındaki bir damadı, 16 yaşında bir
kız, 19 yaşında bir delikanlı havasında görmek isterseniz, orayı
ziyaret etmeniz gerek..

Nerdeyse 60 yıl süren bir aşk hikayesi için, ne güzel bir son de ğil
mi?...
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar