|
#1
|
|
31.07.06, 04:12
AŞK BİR DEPRESYON HAREKETİIDİR... Aşsk bir depresyon hareketidir. Ipiyle kuyuya inemezsiniz. Sevgiyse taşs taşs üstüne koyarak insa ettigimiz, güvenilir bir köprüdür her zaman. Cengiz Aytmatov'un o ünlü öyküsündeki kadinin dedigi gibi; Sevgi Emektir Birinden nefret etmenin tek yolu vardir. Sevmenin yollariysa tükenmez hiç. Bin bir tanedir çünkü. En büyük hatalarimiz hep bundan kaynaklanir. Hep bu yüzden yanilir umutsuz aşsik, arsiz sevgili, kiskanç koca... Karsimizdakinden bizi onu sevdigimiz gibi sevmesini bekleyince bir şeyleri iskalariz hep. Çünkü herkesin farkli bir sevme biçimi vardir. Farkli bir sevgi gösterme biçimi. Bu biçimler kisisel tarihimizin yükseltileri arasindan kivrilarak bugüne kadar akmiştir. Degiştirmek istesek de elimizden bir sey gelmez pek. Zaten bütün karişiklik bunu fark edemedigimiz zaman dogar. Sevdigimiz gibi sevilmek isteriz. Nasil okşuyorsak öyle okşanmayi, nasil avutuyorsak öyle avutulmayi bekleriz. Bunu görmeyince de sevilmedigimizi zannedip üzülürüz hemen. Oysa sevme biçimimiz bize özgüdür her zaman. Sevgiyi bu kadar zengin kilan onun milyonlarca çeşidi olmasidir zaten. Her sevgi tektir, biriciktir. Nefretse ayni nefrettir her zaman. Ondan çeşit yaratamazsiniz. Bir insanda nefret etmeye başslamak için belli bir yer lazimdir. Somut bir sebep, güçlü bir garez, örtülü bir kiskançlik ya da... Bir insani sevmeye her yerden başlanabilir oysa. Mesela yüzünden başlanabilir. Yüzündeki küçük bir yara izinden. Normalden biraz daha kemerli olan burnundan. Gözlerindeki küçük bir şehlaliktan. Bunlar kusur olmaktan çikip sevgimizi ölümsüzleştiren birer mühre dönüşürler hemen. Sevdigimizin en ayriksi taraflari en çekici özellikleri haline gelir bizim gözümüzde. Hatta onun kendi ruhunda ya da vücudunda begenmedigi yönlerine bile büyük bir hayranlik duyariz. Onun degişkenligi, içe dönüklügü, zaman zaman yaşattigi çözümsüzlükler bile tarihteki yerini alir hemen. Biz onu seviyoruzdur artik. Onun farkli olmasinin hiçbir önemi yoktur. Hatta bu farkliliklar yüzünden döner başimiz. Onlari kaderin karşimiza çikardigi birer mucize gibi görür, pamuklar içinde saklariz. Içten içe biliriz ama; başta hoşumuza giden farkliliklar, sona dogru birer nedene dönüşecektir. Sevgiyi başlatan şeylerle bitiren şeyler ayni olur çogu zaman. Sevgi başlarken geçtigi yollardan geçer biterken. Başta "ne kadar farklisin..." diye sevip baglandigimiz insana sonlara dogru "ama sen çok farklisin!" diye kizmaya başlariz. Farklar degişmemiştir oysa. Kahramanlar da ayni kahramanlardir. Degişen zamandir sadece. Zaman ince bir deniz esintisi gibi aşindirmiştir sevgimizi. Kaldi ki biz Türkler, sevgiyi aşktan ayiririz. Bunun için iki farkli kelimemiz vardir. Amerikalilar için yoktur böyle bir ayrim. Ikisine de "love" der geçerler. Aşk bir depresyon hareketidir. Ipiyle kuyuya inemezsiniz. Sevgiyse taş taş üstüne koyarak inşa ettigimiz, güvenilir bir köprüdür her zaman. Cengiz Aytmatov'un o ünlü öyküsündeki kadinin dedigi gibi; Sevgi Emektir. Kol gücüyle, yürek gücüyle, beyin gücüyle kurariz sevginin çatisini. Isteriz ki sert rüzgârlar başladiginda siginacak bir yerimiz olsun. Hayat bizi oradan oraya savursa da bilelim; eninde sonunda bir sevginin koynunda uyuyacagimizi. Sevgi aşktan çok daha saglikli bir seydir. Onun biçimleri vardir ama. Sevmeye baslamanin yollari ve yerleri vardir. Karşimizdakinin yaptigi küçük bir kapris ya da agzindan çikan sunturlu bir küfür bile sevmeye başlamamiza yol açabilir bazen. Başkalarinin kusur saydigi şeyleri tek tek toplayip binamizin harcina katariz. Sevgi emektir çünkü, biçimi ne olursa olsun. Hem onu şekillendiren biraz da bizim niyetimizdir. Kendi sevme biçimimizi karşimizdakinden bekler, bu beklentiyi ona dayatirsak içinden çikilmaz bir hale gelir her şsey. Nereden bilebilir insan, sevginin bin bir çeşidi oldugunu? Karşimizdakine kendi sevme biçimini bulmasi için izin vermemiz gerektigini? Sevginin iki farkli sevme biçiminin sonsuz bir randevusu oldugunu? Farklarin birer uçurumdan çok birer köprü sayilacagini? "Sevişmek çiftleşmek degil, tekleşmektir" demiş Cemal Süreyya. Iki farkli insanin tek vücut olmasinin sarti belli aslinda: Iki farkli insan oldugumuzu asla ve asla akildan çikarmamak. Bu basit gerçegi sevginin olmazsa olmazi yapmak. Her sevgi için geçerli belki de bu; ister sevgilimizi sevelim, ister annemizi ya da bir arkadaşimizi. Unutmamak lazim; nefret etmenin tek bir yolu var. Sevmenin yollariysa saymakla bitmez. Sevgilerimle, önemli olan sevdiginden emin olmaktir. |
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| |||
| |||
| ama tatlı bir deprasyon yaşamayan bilmez |
|
#3
| |||
| |||
![]() |
|
#4
| |||
| |||
| hiç de depresif değilim bu aralar ama, kesin bende bir hata var ![]() |
|
#5
| |||
| |||
| mesela ne gibi :05 :05 :05 :05 :04 :04 :04 |
|
#6
| |||
| |||
| aşk şarabı acıdır ne yenir ne içilir ne ..belası çekilir ne ondan vaz geçilir :05 |
|
#7
| |||
| |||
| çünkü aşık oldum aşık hemde görmeden :10 |
|
#8
| |||
| |||
| ben olsam olmazdim, buyuk olasilikla yanlis kisiyedir :-FF :-FF :-FF :-FF :-FF |
|
#9
| |||
| |||
| gülecek ne var adam aşık olamazmı??? hem yanlış insan olup olmadığını nereden bilecek gülü de sever insan ama koparmaya kalkınca dikenkeri eline batar kanatır..sizce olamazmı..amma da gülüyorsun başına gelmemiş anlaşılan garibim ne yapsın..aşk fakirine bir sadakaaa |
|
#10
| ||||
| ||||
| :10 Alıntı:
__________________ ![]() Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur.. BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez... Corel Draw-Flash-Photoshop Photoshop Dersleri Linki Corel Draw Dersleri Linki |
| Sponsorlar |
| |