|
#1
|
Bunlara Baktınız mı?
17.08.06, 10:28
DERS ÇIKARMA GÜNÜ Yüz yılın felaketinin üzerinden 7 koca yıl geçti...17Ağustos 1999günü saat 03:02'deki korkunç depremin korkusu, acıları, biraz olsun küllense de hepimizin içinde sonsuza kadar var olacak.Bugün öfkeyi, tepkiyi,ölümleri, felaketi korkufilmleri gibi hatırlamanın değil, yitirdiklerimizi saygıylaanam, acıları bir kez daha birlikte paylaşma ve depremden ders çıkarma günüdür. TEŞEKKÜR BORÇLUYUZ 17 Ağustos felaketini hiç kimseninbu bölgede yaşayan bizler kadar anlamasını , bilmesini beklemeye hakkımız yok. Elbette depremi kullananlar oldu.Şehir insanı acı içinde kıvranırken, enkazların altından ölüleri çıkartmakiçin çırpınırkennutuk atanlar, uzaktan bakanlar oldu.Depremin üzerindenrant sağlayanlar, yaptıkları çürük binilarlainsanların ölümüne neden oldubütün bunlara rağmen 7 yıl önce, hiçbir şey beklemedendünyanın ve ülkemizin dört bir yanından yardımakoşup gelen binlerce insan oldu.Bugün onlara da teşekkür etmenin günüdür. UNUTMAK MÜMKÜN DEĞİL 17 ağustos'u yaşayan Sakarya halkı, acıyı ve korkuyu birlikte yaşadık.O korkunç felaket anını, sonrasını, yıkılmış binalardan gelen çığlıkları, enkazdan kurtaramadığımız çok sevdiğimiz insanların son bakışlarını, ölene kadar hafızamızda saklayacağız.Bugün bizim acımızı paylaşanlar da, hiç umursamayanlar da olacaktır.Bugün acıları hiç azalmayan, korkularını içinden hiç atamamış depremzedeler adına talebimiz, o felaketin korkunç görüntülerinin tekrar tekrar gösterilmemesi ve felaketin üzerine boş laflarla siyeset yapılmamasıdır. ÇOK ZOR GÜNLERDİ Biliyoruz.7 yıl önce cok çileler çektik.Tek felaket, 17 Agustos 1999 günü saat 03:02 deki büyük deprem değildi.Böyle bir felaketin ardından artçılar oldugunu ögrendik.Kıyamet koptu, hayat burada bitti diye düşündük.Günlerce aylarca ayagımızın altındaki toprak adeta hareket etti.Çadırlarda sokaklarda yattık.Barakalar inşa ettik.Çevremizdeki binlerce insanı kaybettik.. Çocuklarımız, annelerimiz, babalarımız, bacılarımız, deprem şehidi oldular.Bizler, onları 17 Agustos larda değil hergün anıyor, hergün içimizde yaşatıyoruz.Bugün bir kez daha anacağız.Ancak unutmamak gerekirki, buralarda 365 günün hergünü 17 Agustos tur.Bu acı bizim, bu yas bizim. Unutmadık....Unutmayacağız...Unutturmayacağız.... |
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| |||
| |||
| yuregine saglik, çok dusundurucu bir o kadar da duygu yuklu paylasimin için tesekkur ederim |
|
#3
| |||
| |||
| Yalnızca SELVILV hassasiyetine teşekkür ederim. AMA BEN DAHA FAZLA HASSASSİYET BEKLEDİM. BU FELKATETLERDEN BAŞIMIZA GELMEDİKÇE GÖSTERDİĞİMİZ TEPKİLER ÜZÜLDÜM.... :-[ :-[ :-[ :-[ |
|
#4
| ||||
| ||||
| Bu gün basında da bu konu tartışıldı ve sonuç yaşanan bu felaketin üzerinden geçen 7 koca yılda elle tutulur bir önlemin alınamamış olması.. Allah göstermesin ama bir kez daha aynı felaketle karşılaşıldığında doğacak sonuçların bir öncekinden farklı olmayacağı yerel yöneticiler tarafından dile getirildi.. Burası Türkiye..ve yine insanlarımız bana birşey olmaz diye düşünerek yaşamına devam etmekte.. Paylaşımın için teşekkürler.. :05 |
|
#5
| ||||
| ||||
| Hala malesef allaha emanet yaşamaya devamediyoruz.Teşekkürler felfecir. :03
__________________ ![]() Sağlam Kafa Sağlam Vücutta Bulunur.. |
|
#6
| |||
| |||
| Bu depremi birebir yaşamış ve bir çok komşusunu ve yakın arkadaşlarını depremde yitirmiş birisi olarak bütün yitirdiğimiz yakınlarımızı rahmetle anıyor fakat hala bu konuda elle tutulur bir çalışma snamayan değerli!!! devlet yetkililerimizi de şiddetle kınıuyorum...Aylarca Avcılar semtine ceset kokusundan girilememişti ve bizler oralarda hala aynı kaygılarla yaşamaya devam ediyoruz........
__________________ Hangi Çılgın Bana Zincir Vuracakmış,Şaşarım!!! |
|
#7
| ||||
| ||||
| Seslendiren : Osman Öztunç DEPREM Yerleri gökleri yaratan mevlam Yurduma sunulan bu eser senden İsyan değil bu çıkışım amenna Bilirim ki hayır senden şer senden Alev alev sardı benim yüreğimi his bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde,yas bugün Bu ne korkunç bir felaket,ne afet Yıllardır çektiğini bugün otur hesap et Sağcılar ve solcular,aleviler sünniler Bir gerçeğin farkına varıldı mı nihayet İçindeki ihtirası bir tarafa as bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Bugün huysuz bugün asi,inat yurdum,hırs yurdum Niye böyle kahırlandın,döndün bize ters yurdum Bir kudretle üzerine balyoz inmiş örs yurdum Toprak ana yüreğine taş basıyor taş bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Amca,amca deprem geldi göçtü evler ocaklar Bundan sonra istese de oynayamaz çocuklar Ölüler,yaralılar,koptu kollar bacaklar Eh be dünya ben ne diyeyim pes bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Hanım abla ne zaman yardım edeceksiniz Yoksa sizde mi bizi ezip geçeceksiniz? Deprem geldiği gece var mıydı senden farkı? Yoksa bir değil miydi yaşadığımız korku Allı pullu hanımların yüzü gözü is bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Bir gece yarısında evime vurdu deprem Bir gece yarısında aldı yavrumu deprem Bir gece yarısında yıktı yurdumu deprem Binlerce oğlum kızım bu dünyaya küs bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Kanım sensin damarım sen parem sen Çaresizlik içeresin deki çarem sen Sen kardeşim evet sen eğer yetişmez isen Giyecek kefenim yok üzerime süs bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Bu millet bu manzaradan bıktı usandı artık Bu felaket bu ülkenin belini büktü artık Kalanlar yarım kaldı,ölüler koktu artık Ne durursun be rüzgar eseceksen es bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Bu depremi fırsat bilen arsızlar Şerefsizler,vicdansızlar kansızlar Üçer beşer kol geziyor hırsızlar Her günkünden aşağılık pis bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Unutmadım, yat dedin simdi de uyut beyim Zehirlenecek iti kafeste büyüt beyim Dut yemiş bülbül gibi sen dilini yut beyim Beklediğimiz yerden duyulmuyor ses bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Memleketi bu hale kim getirdi bey Temeli yok ruhsatı var ne muazzam hatırdı Şeytan aldı cin götürdü hey gidi hey hey Nasıl dersiniz bana açık verme sus bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Bu deprem yeni değil yaşandı daha önce Kaçacak yer aradınız topunuz tutuşunca Yine tedbir alınmadı şaşılır buna anca Ak sandığım alınlar pas içinde pas bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Dört gün bende kalsaydı memleketin borusu Vallahide billahi de öttürürdüm doğrusu Hastane postane,elektrik birde su Portatif yaptırırdım olmaz olmazsa yardım Buna karşı gelenin boğazını sıkardım Bu yüzden yok burada su içecek tas bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Gel sende yaklaş koçum Ayrılma sıklaş koçum Gevşeme pekleş koçum Birleşirsen ne muhteşem ne ala Bu birlikle göğüslenir her bela Vatanımda yatanı bas bağrına bas bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün. Arkadaşlar bugünün anısına çok sevdiğim bir şiiri sizlerle paylaşmak istedim. Bi kusurumuz olduysa affola..
__________________ |
| mavi_buhu kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
nazlıkız (30.07.07) | ||
|
#8
| |||
| |||
| 17 Ağustosu İstanbul-Avcılar ve Küçükçekmece bölgelerinde sıcağı sıcağına ben yaşadım ....1,5 ay derme çatma çadırda geceledik, deprem sırasında gerek Gölcükte gerek se Avcılarda bir çok can dostumu,komşularımı ve o sıra sigortacılık yaptığım için aile dostum diyebileceğim müşterilerimi yitirdim.Aylarca özellikle Avcılar ilçemize ceset kokularından girilemiyordu.Tırlar içinde günlerce defnedilemeyen vatandaşlarımızın varlığını hissetmek ne kadar acı idi.Defin işleri için gerekli personel eksikliği de yaşanıyordu.Bir dönem aile yakınlarım,akrabalarım,eş dost mevtalarının cenaze yıkama ve kefinleme hizmetlerinde yardımcı personel olarak hizmet etmiştim.Bu konuda uzman ve resmi personel sayılamasam da bu tür doğal afetlerde benzer hizmetler için ne yazık ki kadro açığında gönüllü vatandaşlara da görev düşüyor fikri ile Küçükçekmece Mezarlıklar Müdürlüğüne müraacat ettim ve bundan sonrası olası deprem ve doğal afetlerde ki Rabbim tekrar yaşatmasın o günleri,hayatta kalırsam eğer gönüllü olarak hizmet etmeyi istediğimi bildirdim müdürlüğe....Ne ekersen onu biçersin diye bir atasözümüz vardır....Her ne kadar ölüm hak ise de cesedimin yerlerde günlerce açıkta kalması ölmüş bile olsam ruhumu incitir diye düşünüyorum....ve kendim için istemediğim bir şeyi başkaları için de istemeyeceğimden böyle zor bir göreve gönüllü talip oldum ve hala aynı fikirdeyim....Yine de Rabbim o acıları tekrar yaşatmasın..........
__________________ Hangi Çılgın Bana Zincir Vuracakmış,Şaşarım!!! |
|
#9
| |||
| |||
| Yavuz Donat'tan bir alinti eklemek istedim arkadaslar Deprem dersleri Çocukların "Deprem Dedesi" Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, Van'da bir okula gitmiş... "Deprem üzerine" konuşmuş... Öğrencilerin sorularını yanıtlamış. Toplantıdan sonra bir öğretmen, Prof. Işıkara'nın yanına yaklaşmış: -Deprem oldu... Çünkü Cebrail geldi, yeraltındaki fay hatlarını kesti. Bunlar Allah'ın gazabı. 17 Ağustos 1999. 17 Ağustos 2006. Tam 7 yıl geçti aradan. Marmara depreminden "ne ders aldık?" Neleri öğrendik, nelerde sınıfta kaldık. Prof. Işıkara dedi ki: -İnsanı enkaz altından nasıl çıkarırız, bunu gerçekten çok iyi öğrendik... Ama insanların enkaz altında kalmaması için ne yapmak lazım, bunu öğrenmemiz lazım. Işıkara Hoca ile "7'nci yıl sohbeti" yaptık. Milli Eğitim'i övdü: *Deprem bilincini yaymada en etkili kurum. *Konu ders kitaplarına girdi. *Okulların sağlamlaştırılmasında önemli adımlar atıldı. Sağlıkla ilgili olarak ise dert yandı: *Hastaneler konusunda dertliyim. *Kaynak yok deniyor, kabullenemiyorum. *Hala bazı hastanelerde sağlamlaştırmaya gidilmiyor. Bir "deprem sonrası anısı." Prof. Işıkara "hastaneler konusunda demeç verince..." Bakan kızmış: -Hastanelerin güçlendirilmesinden Işıkara Hoca ne anlar. Ve "talimatı" vermiş: -Hoca'nın hastanelere girmesini yasaklıyorum. Ancak pek çok başhekim Prof. Işıkara'yı aramış: -Hocam hiç çekinmeden bizim hastanemize gelebilirsiniz. Hatırlayacaksınız, depremden sonra her TV kanalının neredeyse kadrolu bir iki "deprem uzmanı" olmuştu. Kimi işin "bilimsel" yanıyla meşguldü. Kimi "şov peşindeydi." Kimi de "deprem ticareti." O dönemde, Prof. Işıkara'yı üzen bir olay: -Bir öğretim üyemiz, gazetelere "7'nin üzerindeki depremde ben orgazm oluyorum" diye demeç vermez mi... Deprem olunca en çok "eleştirilen" konulardan biri şuydu: "Çokbaşlılık." Aradan geçen 7 koca yıldan sonra Prof. Işıkara'nın eleştirisi: -Afet yönetimi hala çokbaşlı. Depremden sonra yapılan "önemli işlerden biri deprem sigortası." Bunun için "Kanun Hükmünde Kararname" çıkarıldı. Kararnameye göre "deprem sigortası zorunlu." Ama yine de "isteyen yaptırır, isteyen yaptırmaz." Öyleyse bu nasıl "zorunluluk?" Zorunluluk "müeyyide" gerektirir. Müeyyide için "Kanun Hükmünde Kararname" yetmez. "Kanun" gerekir. Kanun olmadığına göre ise... "Yaptırımsız kararnameye" uyan uyar, uymayan uymaz. Deprem bize çok şey öğretti. Ama "acı" öğretti. Depremden sonra "çok şey" değişti. Fakat hala "çıkarılacak dersler, alınacak önlemler, yapılacak yasal düzenlemeler" var. Bunlar için "yeni acılar" beklenmemeli. Kızılay için de "bir çift söz" etmeden geçemeyeceğiz. Kızılay, depremde "sınıfta kalmıştı." Bugün ise "milletçe gurur duyacağımız noktada." |
|
#10
| ||||
| ||||
| ne diyeyim. teşekkürler selvicik ![]()
__________________ http://onursalozgol.googlepages.com |
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| 1999acı, agustos, yas |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|