Kızımın edebiyat kitabının ilk sayfasında 'İstiklal Marşımız', ikinci sayfasında da 'Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi' var.
Bir Pazar sabahı, kızımın kitabını elime aldım. Balkona çıktım. İlk iki sayfayı okudum.
Benim gençliğimde okulda okuduğum kitaplarımda da vardı....
Bize bu satırların derinliklerini göstermemişler, anlatmamışlar.
Elimizden tutup gitmemiz gereken doğru yolu göstermemişler...
Ben kendi çocuklarıma doğru yolu gösterebiliyormuyum diye düşündüm.
Onlarla, bir kere olsun, bu iki değerli hazineyi, satır satır konuyup değerlendirdim mi?
Onların ellerinden tutup, satırların derinliklerine onları indirip, yüzeyden göremediklerini gösterdim mi?
Bir edebiyat kitabı, bir Pazar günü, balkonda beni ve sorumluluklarımı sorguladı. Yapmam gereken daha çok şeyin olduğunu bana hatırlattı...
Bu değerli tarih belgeleri, bu vatan üzerinde yaşayanları, bu toprakları vatan kabul edenleri birleştirebilecek ve yüceltebilecek güçtedir.
Gençlerimizi bu satırların ifade etmeğe çalıştığı değerlere göre yetiştirebilirsek, bu vatan, üstünde yaşayan ve ona bağlı olan tüm evlatlarını refah ve medeniyet içinde yaşatabilecek güçtedir.
Sizden bir ricam var!
Her yıl, 20 Ekim günü, çocuklarınızın Atatürk'ün Gençliğe Hitabesini okumalarını sağlayın. Her satırının anlamını sizin gözünüzle onlarla paylaşın.
Unutmayın, gençler bizim herşeyimiz en değerli hazinemiz.
Gençlerimize sahip çıkalım....
.
.
Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi
20 Ekim 1927
.
.
Ey Türk gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur.
Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.
İstikbalde dahi, seni, bu hazineden, mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır.
Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin!
Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir.
İstiklal ve cumhuriyetine kasdedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.
Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.
Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve delalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.
Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilierin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.
Millet, fakr u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı!
İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!
Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927
.
.
.
.
.
.
.
.
.
GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİNE UYARLANMIŞ HALİ
Atatürk'ün gençliğe hitabesi'nin Ord.Prof.Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu tarafından günümüz Türkçe'sine uyarlanmış hali:
.
.
Ey Türk gençliği!
Birinci ödevin Türk bağımsızlığını, Türk cumhuriyetini, sonsuza dek korumak ve savunmaktır.
Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur.
Bu temel, senin en değerli [güven] kaynağındır.
Gelecekte de, yurt içinde ve dışında, seni bu kaynaktan yoksun etmek isteyecek kötüler bulunacaktır.
Bir gün, bağımsızlığını ve cumhuriyetini savunmak zorunda kalırsan, göreve atılmak için içinde bulunacağın ortamın olanak ve koşullarını düşünmeyeceksin!
Bu olanak ve koşullar çok elverişsiz olabilir.
Bağımsızlığına ve cumhuriyetine kıymak isteyecek düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmedik bir yenginin temsilcisi olabilirler.
Zorla ya da aldatıcı düzenlerle, sevgili yurdunun bütün kaleleri alınmış, bütün gemi yapım yerleri ele geçirilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve yurdun her köşesine eylemli olarak girilmiş olabilir.
Bütün bu durumlardan daha acı ve daha korkunç olmak üzere, yurdun içinde yönetim başında bulunanlar, aymazlık ve sapkınlık ve üstelik hayinlik içinde bulunabilirler.
Dahası, yönetim başında bulunan böyleleri, kişisel çıkarlarını, yurduna girip yayılmış olan [dış] düşmanların siyasal amaçlarıyla birleştirebilirler.
Ulus, yoksulluk ve darlık içinde ezgin ve bitkin düşmüş olabilir.
Ey Türk geleceğinin genç kuşakları!
İşte bu ortam ve koşullarda bile ödevin, Türk bağımsızlığını ve cumhuriyetini kurtarmaktır.
Gereksindiğin güç, damarlarındaki soylu kanda vardır.


bülen şenver









Normal
