Nüve Forum


Tasavvuf Terimleri Sözlüğü-Z hakkinda Zevk ile ilgili bilgiler


Arapça, lezzet ve tad anlamına gelen bir kelime. Manevî haz ve lezzet. Mânâdan duyulan lezzet. Vehbî olan zevke dayalı ilimler çeşitlidir: İçmek, kanmak, müşahede etmek, mükâşefe ve muhadara. Bunların hepsi,

 

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 20.01.10, 10:06
angelx - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Ordinaryüs
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Mersin
İletiler: 10.139
angelx öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!angelx öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!angelx öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!angelx öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!angelx öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!angelx öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!angelx öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!angelx öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!angelx öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!angelx öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!angelx öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Zevk

Arapça, lezzet ve tad anlamına gelen bir kelime. Manevî haz ve lezzet. Mânâdan duyulan lezzet. Vehbî olan zevke dayalı ilimler çeşitlidir: İçmek, kanmak, müşahede etmek, mükâşefe ve muhadara. Bunların hepsi, genel manada bilinen ilmin dilince ifade edilemeyen bir takım sırlar ve marifetlerdir. Zira, zevki bilgiler (aklın değil) kalbin etrafında oluşur. Bayezid Bistamî bu bilgi için, "siz bilgiyi ölüden, alırken, biz, onu, ölmeyen diriden aldık" der. Yine Cüneyd'e, bu mertebeye nasıl ulaştın? diye sorulunca "otuz yıl şu durumumu korumakla: Nefis ile mücadele eden, gayret ve himmete yapışan, nefsin nevasına itaat etmeyen bir hal ile.
Bu ilim mücahede, sıkıntılara katlanmak, riyazet ve Allah için ihlaslı olmak, O'na itaat etmekle elde edilir." diye karşılık verir. Cürcanî bunu tarif ederken şöyle der: Marifetullah konusundaki zevk, Hakk'ın tecellî yolu ile, veli kullarının kalbine yerleştirdiği irfan? bir nurdur. Allah dostu, bu nur ile Hakk'ı bâtıldan ayırır. Bunu bir kitaba dayanmadan yapar. Bu nur bir tür firaset, sezgi gücü anlamında düşünülebilir. Kaşanî'nin konu ile ilgili yaklaşımı şu şekildedir: Tecellî nurlarının ar-darda geldiği, ancak azaldığında, Hakk'ı Hak ile müşahede etmenin ilk derecesine zevk denir. Bu durum biraz ilerlerse, buna şürb (içme), son sınıra ulaşırsa buna da reyy (kanma) denir. Bu, sırrın Allah'tan gayri şeylerden sıyrılmış olabilme derecesine göre, farklı farklı ortaya çıkar. Şürb sahibine sekrân (sarhoş), reyy sahibine de hoşyâr (ayık) denir. Sûfî İlâhî gerçekleri bizzat tadarak ve yaşayarak öğrendiği için, ehl-i zevktir. O, eşyayı ve onun hakikat-larını zevkle kavrar.
 

Tags
zevk

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 21:04 .