Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Mühendislik Fakültesi > Orman Fakültesi > Klorofilya'da Ormancılık (Bir Ütopya Denemesi)

Orman Fakültesi hakkinda Klorofilya'da Ormancılık (Bir Ütopya Denemesi) ile ilgili bilgiler


Klorofilya'da Ormancılık (Bir "Ütopya" Denemesi) Forestry Techniques In Klorofílya (An Exercise on "Utopia") "Bilim itaatsiz olana ihtiyaç duyar" (Theodor ADORNO) Klorofilya, yalnızca düşüncede olan bir ülkedir; bir "yok ülkedir". Klorofilya'da

Like Tree1Likes
  • 1 Post By forest engineers

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 16.10.10, 13:57
forest engineers - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Acemi
 
Üyelik tarihi: Oct 2010
İletiler: 13
forest engineers doğru yolda ilerliyor.
Standart Klorofilya'da Ormancılık (Bir Ütopya Denemesi)

Klorofilya'da Ormancılık (Bir "Ütopya" Denemesi)
Forestry Techniques In Klorofílya (An Exercise on "Utopia")
"Bilim itaatsiz olana ihtiyaç duyar" (Theodor ADORNO)
Klorofilya, yalnızca düşüncede olan bir ülkedir; bir "yok ülkedir". Klorofilya'da da ormanlar vardır, do¬layısıyla ormancılık yapılmaktadır. Klorofilya'daki ekolojik koşullar ile ormanların yapısal özellikleri Türki- ye'dekilere benzemektedir. Buna karşılık, Klorofilya'daki ormancıların ormanlara ve ormancılık çalışmalarına bakış açısı Türkiye'de egemen olandan çok farklıdır. Bu farklılık, ormancılık öğretiminden ormancılık yönetimine kadar pek çok alanda görülmektedir. Çünkü toplumun ormanlara yaklaşımı ve dolaysıyla ormancılık yönetimin¬den beklentileri Türkiye'dekine hiç benzememektedir. Beklentilerini karar ve uygulama süreçlerine gerektiğince yansıtabilecek düzenekleri kurup etkin biçimde işletebildikleri için Klorofilyalı ormancılar ile toplumun farklı sınıf ve katmanları arasındaki çatışmalar en aza indirilebilmiştir. Özenilecek ve esinlenecek pek çok yanları olan Klorofilya ormancılığının Türkiye'de de bilinmesinde yarar var.
forestry.jpg
Klorofilya is a country that only lives in a thought; it is a "not existing country". There are also forests in Klorofilya and therefore they also apply forestry techniques. Ecological conditions and the way they eva¬luate the forestry studies in Klorofilya are like the ones in Turkey. However, the way the foresters in Klorofilya look at the forests and forestry studies in Klorofilya are much more different the ones dominant in Turkey. This difference is observed in many different areas like education in forestry area and the forestry manage¬ment. Because, approach of the society to the forests and therefore their expectation from the forestry man¬agement is very different from the applications in Turkey. Different Klorofilyan forestmen and different classes and stratums in a convenient way, through decisions and applications whenever it is necessary, for that appli¬cations have minimized expectation and application processes. It is also useful to know in Turkey the Kloro¬filya forestry for it has too much alternatives that it has against in Turkey.
"GİRİŞ' YERİNE "ÜTOPYALAR ÜZERİNE ANIMSATMALAR...
Her ne kadar "bilimsel olmayan", "uygulanması olanaksız bulunan toplum düşleri', "evrende yeri bulunmayan' vb biçimlerde tanımlanıyorsa da ütopya tasarlamak hayal kur¬mak değildir. Herhangi bir ütopyayı benimsemek de, deyiş yerindeyse "olmayacak duaya amin demek" anlamına gelmez. Çünkü ütopyalar, düşünsel özgürlük alanlarıdır; ütopyalar¬da ufuk yoktur. Bu nedenlerle ütopyaları herhangi bir nedenle ve herhangi bir biçimde sınırlandırmak ve nitelendirip sınıflandırmak anlamsız bir uğraşıdır. Öte yandan, ütopyalar¬da kurgulananlara gerçek yaşamda karşılıklar bulmaya kalkışmak, deyim yerindeyse "abes¬le iştigal etmektir." Kurgulananları herhangi bir gerekçeyle doğru/yanlış, güzel/çirkin, an¬lamı/anlamsız vb biçimde nitelendirmek ise ütopyaları "ütopya" saymamaktır. Buna karşılık ütopyaların kurgulanması ve dile dökülmesi sırasında da olgusal, düşünsel ve dilsel tutarlı¬lığın sağlanmasına gerektiğince özen gösterilmesi beklenir. Böyle yaklaşıldığında ütopyala¬rın toplumsal, kültürel, siyasal yaşamın hiç sönmeyecek deniz fenerleri olarak görülmesi bir abartı sayılmamalıdır: Deniz fenerleri ise gemiler, dolayısıyla da gemiciler ve yolcular arasında ayrım yapmaz. Bu yakıştırmalar göz önünde bulundurulduğunda, "ütopya" olduğu başlangıçta söylenen bir düşünsel üretimin "bilimsel" olarak nitelenen bir etkinlikte görüşe açılması anlamlı bulunmayabilir. Gerçekten de anlamsız mıdır acaba? Ayrıca, bir "ütopya¬nın" dünya ve ülke genelindeki egemen üretim ilişkilerinden soyutlanarak bir sektör öze¬linde kurgulanması ne denli anlamlıdır? Tartışılması gerekiyor.
Öte yandan, tüm kesimleriyle yurttaşlarımız, özellikle de çeşitli düzeylerdeki ülke yöneticileri, akademisyen ve araştırmacılar, uygulamacılar, demokratik kitle örgütleri son zamanlarda çok alınganlaştı. Kimileri, dışarıdan gelen her değerlendirmeye öylesine bir tepki veriyor ki, değerlendirmeyi yapan bin pişman oluyor; kimileri ise, "Hadi canım sen de !" dercesine hiç tepki vermiyor. Üstelik yalnız alınganlaşmadılar, pek de sinirli oldular; en küçük bir eleştiri bile, deyim yerindeyse, "kan çıkmasına" yol açabiliyor. Sonra, kimse kim¬seyi dinlemiyor; dinliyormuş gibi yapıyor, ama, çoğunlukla dinlemiyor; dinlemediği için de kimse kimseyle tartışmıyor; kavga yapıyor ama tartışmıyor. Güzel ya da çirkin, yanlış ya da doğru, eksik ya da tam ama farklı şeyler düşünen, yapanlar çıkıyor az da olsa; ne gam, ya görmezden geliniyor ya da "vurun abalıya" deyimini çağrıştıran tutumlara girilip kolayca dışlanabiliyor. Yanıtlanması gerekmektedir: Acaba kaç kişi, kurum, olay ya da herhangi bir düşünsel, sanatsal ürün toplumun çoğunluğu tarafından baş tacı edilebiliyor son yıllarda? Her yapılan edilen o denli kötü, yanlış, çirkin mi ya da tümüyle yanlış, yetersiz midir ? Peki; "dünün" anımsanmasına katkıda bulunabilecek ilişkiler, etkinlikler, ortamlar yeterince var mı; yeterince yoksa acaba böyle bir gereksinme duyuluyor mu; duyuluyorsa eğer olması için gerektiğince çaba gösteriliyor mu?
Oysa, Türkiye, ekolojik koşulları, binlerce yıllık tarihsel geçmişi, varlığını ve yönlen¬diriciliğini günümüzde de sürdüren toplumsal ve kültürel gelenek ve görenekleri öylesine çeşitli, öylesine değişken, öylesine güdeleyici, yaratıcı ve üretken bir ülke ki... Bu ortak varsıllık görülmüyor ya da görülemiyor; görülebilenler gerektiğince anlaşılabiliyor, anlaşıla¬bilenler de yeterince içselleştirilebiliyor mu acaba? Bence bu soruya olumlu bir yanıt veri¬lebilmesi, en azından pek çok alan için olanaksızdır.
Tez elden kurtulmak gerekiyor bu karabasandan. Bu, çok açık; daha da önemlisi, olanaklı dır da. Ama, nasıl ? Düşlerimizi daha çok paylaşmak bu doğrultuda yürüyecekler için yol açıcı bir başlangıç olabilir belki. "Klorofilya'da Ormancılık" da bu umudun ürünü; bir düş işte.

Yücel ÇAĞLAR1
1Orman Yüksek Mühendisi,
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf (1-11).pdf (135,7 KB (Kilobyte), 4x kez indirilmiştir)
__________________
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
(bir, denemesi), klorofilya'da, ormancılık, ütopya

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 05:15 .