Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Mühendislik Fakültesi > Orman Fakültesi > Orman Mühendisliği Mesleğinin Dünü, Bugünü Ve Geleceği

Orman Fakültesi hakkinda Orman Mühendisliği Mesleğinin Dünü, Bugünü Ve Geleceği ile ilgili bilgiler


Orman Mühendisliği mesleği 150 yıldan fazla bir tarihe sahiptir. İlk ormancılık okulu 1857 yılında Fransız ormancılar yardımıyla kurulmuştur. Bu okullarda Fransızca eğitim yapıldığından fazla mezun vermemiştir. Tanzimat döneminde Halkalı Ziraat

Like Tree1Likes
  • 1 Post By forest engineers

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 14.12.10, 07:00
forest engineers - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Acemi
 
Üyelik tarihi: Oct 2010
İletiler: 13
forest engineers doğru yolda ilerliyor.
Standart Orman Mühendisliği Mesleğinin Dünü, Bugünü Ve Geleceği

Orman Mühendisliği mesleği 150 yıldan fazla bir tarihe sahiptir. İlk ormancılık okulu 1857 yılında Fransız ormancılar yardımıyla kurulmuştur. Bu okullarda Fransızca eğitim yapıldığından fazla mezun vermemiştir. Tanzimat döneminde Halkalı Ziraat Mektebi ile Orman Mektebi meslek mensubu yetiştirmeye başlamıştır. Bu iki yüksekokul bir dönem için birleştirilmiş, 1911 yılında Orman Mektebi Âlisi'ne dönüşen Orman Mektebi 1933 yılında kurulan Yüksek Ziraat Enstitüsü'ne bağlanmış ve 1948 yılında Enstitü'den ayrılarak İstanbul Üniversitesi içinde Orman Fakültesi kurulmuştur. Daha sonra Karadeniz Teknik Üniversitesi bünyesinde ikinci bir fakülte açılmış, 1992 yılından itibaren bu iki fakülteyi diğerleri izlemiştir. Günümüzde dokuz Orman Fakültesi mevcuttur ve bunlar her yıl ortalama 375 orman mühendisi mezun vermektedir. İlk yıllarda diplomasını alan bir orman mühendisi ertesi gün ormancılık örgütünde işe başlayabilmekteydi. Bu durum 1980'li yılların başına kadar devam ettiyse de bu yıllardan itibaren orman mühendisi işlendirmesi konusunda arz talep dengesizliği ortaya çıkmaya başlamıştır. 1980'li yıllarla birlikte "yevmiyeli mühendis", "işçi mühendis" kavramlarıyla tanışılmış, 1990'lı yıllardan itibaren de "müteahhit mühendis" ya da "özel orman mühendisi" kavramları meslek literatürümüze girmiştir. Bu yıllara kadar devletten başka iş olanağı olmayan orman mühendisleri özel amenajman şirketlerinde mühendis olarak çalışmaya başlamışlar. Meslek Yasası olarak bilinen 5531 sayılı yasanın çıkması ile birlikte özel ormancılık şirket ve büroları kurulmaya başlanmıştır. Ancak özel ormancılık işletmelerinin hala çözülmeyi bekleyen birçok problemi vardır. Bu bildiride özellikle sözü edilen özel ormancılık şirketlerinde çalışan orman mühendislerinin sorunları ele alınmıştır. Bu amaçla bu işletmelerde çalışan 30 orman mühendisi ile anket çalışması yapılmıştır. Anketlerin en önemli çıktısı 5531 sayılı yasa uygulamaya gireli henüz birkaç yıl olmasına rağmen özel ormancılıkla ilgili yapılması gereken daha çok iş olduğudur. Ayrıca çoğunlukla özel işletmelerde çalışan mühendislerin iş tatmini açısından beklediklerini bulamadıkları ve fırsat bulduklarında Bakanlık bünyesine geçmek istedikleri sonucu çıkmıştır.
GİRİŞ
Ülkemizde ilk ormancılık yüksek öğretimi 1857 yılında başlamış olmasına rağmen ormancılık örgütünün kuruluş tarihi 1839 yılı olarak kabul edilir. Tanzimat Fermanı ile kaynak arayışına giren Osmanlı İmparatorluğu, 1839 yılında Ticaret Nezaretine bağlı bir "Orman Müdürlüğü " kurmuştur. Ancak kurulan bu müdürlüğün teknik anlamda ormancılık yapmaktan çok orman ürünleri ticaretinden vergi almak üzerine yoğunlaştığı görülmektedir. Ormancılık işlerinin ciddi olarak araştırılmasına 1856 yılından sonra "Umuru Nafia Nezaretine-Bayındırlık Bakanlığı" bağlı olarak kurulan "Meclisi Meabir" ile başlandığı görülmektedir. Yerli ve yabancı uzmanlardan oluşan bu meclise yol, kanal, demiryolu, endüstri, tarım ve orman işlerinde yapılacak ıslahat esaslarının incelenmesi görevi verilmiştir. Aynı dönemde Fransa'dan getirilen ormancılık uzmanları olan Louis Tassy, İstanbul'da bir Orman Okulu kurmak ve meydana getirilecek orman teşkilatının gereksinim duyacağı teknik elemanları yetiştirmekle, M. Stheme ise İmparatorluk ormanlarında incelemeler yapmak ve bir teşkilat kurmakla görevlendirilmiştir. Bu çalışmaların ürünü olarak 17 Kasım 1857 tarihinde İstanbul'da ilk Orman Okulu kurulmuş ve böylece Türkiye'de ormancılık eğitimi başlamıştır. Bu okulun 1880 yılında Orman ve Maadin Mektebine dönüştüğü görülmektedir. Orman ve Maden Okulunun Orman Bölümü öğrencileri 1893'de Halkalı Ziraat Yüksek Okulu'na devredilmiştir. 1910 yılında bağımsız bir Orman Yüksek Okulu açılmıştır. Orman, Maden ve Ziraat Bakanlığı'nın gözetimi ve Orman Genel Müdürlüğü'nün denetimi altında bulunan okulda öğretim süresi 2 yıl olarak benimsenmiştir. Bu okuldan mezun olanlara Orman Fen Memuru unvanı verilmiştir. 1929 yılında yürürlüğe giren bir kanun ile yüksek öğrenim görüp teknik işlerde çalışanlara Mühendis unvanı verilmesi üzerine okuldan mezun olanlar da ilk olarak Orman Mühendisi unvanı almaya başlamışlardır. 1933 yılında Ankara'da kurulan Yüksek Ziraat Enstitüsüne Tabii Bilimler, Ziraat, Veteriner, Ziraat Sanatları adlarında dört fakülte bağlı bulunmaktaydı. Bu fakültelere 1934 tarihinde İstanbul'daki "Yüksek Orman Okulu" da beşinci fakülte olarak bağlanmıştır. Öğrenim süresi dört yıla çıkarılan fakültede ilk iki sınıf Ankara'da, son iki sınıf da ormanlara yakın olduğu gerekçesiyle İstanbul'da öğretim görmekteydi. Bu uygulamaya 1943 yılında son verilmiş ve ikinci sınıf öğrencileri de İstanbul'a alınmış ve temel bilimler öğrenimi görmeleri için sadece birinci sınıf öğrencileri Ankara'da bırakılmıştır. Okuldan mezun olanlara önceleri "Diplomalı Orman Mühendisi" unvanı verilirken bu unvan 1939 yılında "Yüksek Orman Mühendisi" olarak değiştirilmiştir. Ankara'daki Yüksek Ziraat Enstitüsü'nün 1948 yılında kapatılmış Orman Fakültesi İstanbul Üniversitesi'ne altıncı fakülte olarak bağlanmıştır. 1973 yılında lisans, yüksek lisans ve doktora ve uzmanlık diye üç ayrı öğretim düzeyinin benimsenmesi üzerine dört yıllık fakülte mezunlarına "mühendis" unvanı verilmeye başlanmıştır. Kazanılmış haklar nedeniyle fakülteyi bitirenlere Orman Yüksek Mühendisi diploması verme işlemi 1980 yılına kadar sürmüştür (Özdönmez et al, 1996, Eryılmaz 1993, Eryılmaz 2008, Gümüş 2004).
Ülkemizde ormancılık örgütünün tarihinin 1839 yılına dayandığı yukarıda açıklanmıştı. 1870 yılında yürürlüğe giren Orman Nizamnamesinin uygulanmasını sağlamak üzere süvari ve piyade orman bekçileri görevlendirilmiştir. 1908 yılından itibaren Hoca Ali Rıza'nın girişimleriyle yeni bir örgütlenmeye gidilmiş ancak bu örgüt de çok etkin olamamıştır. Yine başarısızlıkla sonuçlanan "Orman Jandarma Mektebi" deneyiminden sonra 1937 yılında yürürlüğe giren 3116 sayılı yasanın uygulanmasını sağlamak üzere 3157 sayılı yasayla "Askeri Orman Koruma Örgütü" kurulmuştur. Aynı dönemde Orman Genel Müdürlüğü de taşrada da örgütlenmesini sürdürerek önceleri Çevirge Müdürlükleri kurmuş, bu kuruluşlar Döner Sermayeli Revir Amirliklerine dönüşmüş ve bu amirlikler de 1945 yılından itibaren Devlet Orman İşletmeleri adını almıştır. Ancak iki başlı bu örgüt yapısının doğurduğu sakıncalar nedeniyle 1945 yılında çıkarılan 4767 sayılı yasayla Askeri Orman Koruma Örgütü lağvedilerek görevleri devlet orman işletmelerine verilmiştir (Özdönmez et al, 1996). Devlet orman işletmelerinin sayısının artması sonucu 1951 yılından itibaren orman başmüdürlükleri kurulmaya başlanmış ve devlet orman işletmeleri bu başmüdürlüklere bağlanmıştır. Orman Bakanlığı ilk olarak 1969 yılında kurulmuş olup, Orman Genel Müdürlüğü bağlı kuruluş olarak Orman Bakanlığının bünyesinde yer almıştır. 1981 yılında Orman Genel Müdürlüğü Tarım ve Orman Bakanlığına bağlanmıştır. Ancak Orman Bakanlığının kapatılması sonrasında her geçen gün önemi artan ormancılık faaliyet ve hizmetlerinin gerçekleştirilmesinde karşılaşılan sorunlar, Bakanlığın 1991 yılında yeniden kurulmasına yol açmıştır. Nihayet 2003 yılında Çevre ve Orman Bakanlıkları birleşerek Çevre ve Orman Bakanlığı kurulmuş, Orman Genel Müdürlüğü de kamu tüzel kişiliğine haiz özel bütçeli bir kuruluş olarak bu bakanlığın bağlı kuruluşu olmuştur.
Türk hukuk sisteminde mühendislerin istihdam esasları ile ilgili olarak ilk kapsamlı düzenleme, 17 Haziran 1938 tarih ve 3458 sayılı "Mühendislik ve Mimarlık Hakkında
Kanun" ile yapılmıştır. Bu kanun, Türk yüksek okullarından mezun olan mühendisler ile yabancı ülkelerden mezun olan mühendislerin Türkiye dahilinde çalışma yapabilmelerini sağlayacak ruhsatname verilmesi esaslarını düzenlemiştir. Bu kanuna dayanılarak 1939 tarihinde yayımlanan Mühendislik Mimarlık Hakkında Tüzüğün 2. ve 3. maddesinde yer alan mühendislik türleri içinde Orman Mühendisliği de sayılmaktadır. Ancak orman mühendisliği mesleğinin bu tarihten önce de var olduğu bilinmektedir. Mesleğimiz aynı zamanda 1954 yılında kurulan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)'un kurucu mesleklerinde birisidir. Bu tarihlerde birçok mesleğin "Meslek Kanunu" çıkarılmış olmasına rağmen orman mühendisliği mesleğinin kanununun çıkması ancak Avrupa Birliği uyum çalışmaları nedeniyle gündeme gelmiş ve Orman Mühendisleri Odası öncülüğünde diğer ormancı sivil toplum örgütleri ve eğitim kurumlarının da desteğiyle 8 Temmuz 2006 tarihinde 5531 Kanun numarası ile kanunlaşmıştır (Girgin, 2007).
1.JPG

Sezgin ÖZDEN1, Furkan EKİCİ2
1 Doç. Dr. Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi, 18200 Çankırı
2 Araştırma Görevlisi, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Orman Fakültesi
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf (17-23).pdf (132,4 KB (Kilobyte), 3x kez indirilmiştir)
__________________
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
bugünü, dünü, geleceği, mesleğinin, mühendisliği, orman

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 03:21 .