Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Mühendislik Fakültesi > Orman Fakültesi > Orman Kadastrosunun Özel Mülkiyete Etkileri

Orman Fakültesi hakkinda Orman Kadastrosunun Özel Mülkiyete Etkileri ile ilgili bilgiler


Orman Kadastrosunun Özel Mülkiyete Etkileri Yıllardan beri yapılmakta olan orman kadastro çalışmalarındaki ana amaç mülkiyet sorunlarını çözmeye yönelik olmuştur. Bu gün gelinen noktada ise Orman Kadastro Çalışmaları mülkiyet sorunlarını çözemediği

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 23.12.10, 09:48
forest engineers - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Acemi
 
Üyelik tarihi: Oct 2010
İletiler: 13
forest engineers doğru yolda ilerliyor.
Standart Orman Kadastrosunun Özel Mülkiyete Etkileri

Orman Kadastrosunun Özel Mülkiyete Etkileri
Yıllardan beri yapılmakta olan orman kadastro çalışmalarındaki ana amaç mülkiyet sorunlarını çözmeye yönelik olmuştur. Bu gün gelinen noktada ise Orman Kadastro Çalışmaları mülkiyet sorunlarını çözemediği gibi, bu çalışmaların kendisi mülkiyet sorunlarının yaşanmasına dayanak oluşturmuştur. Geçmişten günümüze kadar gerçekleştirilen Orman Kadastro çalışmalarının tamamı Ormancılıkta özel mülkiyet hakkını nerede ise hiç tanımayan Orman Yasaları ile yapılmıştır. Ülkemizde orman ile insan yaşamı birçok yerde et tırnak gibi iç içe girmiştir. Orman Kadastro çalışmaları, et tırnak gibi iç içe girmiş bu yaşamları kesin sınırlarlarla biri birinden ayırma çalışmalarına dönüşmüştür. Yaşamın gerçekleri ile uyumluluk göstermeyen Orman Kadastro çalışmaları sorunu çözecek yerde yaşanan sorunların kaynağını oluşturmuştur.
Geçmişten günümüze kadar süregelen Orman Kadastro çalışmaları ile sorunların bir türlü çözülmemesi nedeni ile birçok kez yasal değişikliklere gidilmiştir. Yapılan yasal değişikliklerin hiç birisi de sorunu çözmede maalesef yeterli olamamıştır. Yasal değişikliklerin gerekçesini her defasında bir önceki çalışmalardan ortaya çıkan sorunların giderilmesi oluşturmuştur. Bu gerekçeyle yapılan yasal değişiklikler ise sorunu çözmeye hiçbir zaman katkı sağlayamamıştır. Yasaların defalarca değiştirilmiş olmasına rağmen yasaların özel mülkiyet hakkını tanımayan özellikleri hiç değiştirilmeden aynen muhafaza edilmiştir. Özel mülkiyet hakkını tanımayan yasalarla yapılan Orman Kadastro Çalışmaları mülkiyet sorunlarını çözememiş, sorunların kronikleşerek daha da artmasına sebebiyet vermiştir.
Kadastro sorunlarını yaşayanlarla bu sorunları çözümünde etkili ve yetkili olanlar her zaman sorunları farklı algılamışlardır. Sorunların farklı algılanmış olması sorunun çözümünü olumsuz etkilemiştir. Kamu Yönetimi, her defasında Kadastro Çalışmalarındaki başarıyı yıllık hedeflenen rakamsal verilerde aramıştır. Bu arayışı resmileştirerek yıllık faaliyet raporlarında da vurgulamış, rakamsal hedeflere ulaşmayı da başarıymış gibi kamuoyuna lanse etmiştir. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de bu farklı algılama ormanla-insanı daima karşı karşıya getirmiştir. Mülkiyet sorunlarını çözme ve ormanları koruma adına yapılan Orman Kadastro Çalışmaları maalesef mülkiyet sorunlarının artmasına ve birçok yerde de ormanların tahrip edilmesine neden olmuştur.
1.JPG
GİRİŞ
Orman Kadastro çalışmaları, yıllardan beri ormancılığımızın daima en önemli faaliyetlerinden olmuştur. Bu faaliyetlerin yerine getirilmesinde her zaman çok ciddi sorunlar yaşanmıştır. Yaşanan sorunların çözümü için birçok yasal değişikliklere ve uygulamalara gidilmiştir. Yapılan birçok yasal değişikliklere ve değişik uygulamalara rağmen, ne yazıktır ki sorunlar hala çözülememiş, aksine kronikleşerek adeta çözümsüzlüğe dönüşmüştür. Kadastro çalışmalarıyla mülkiyet sorunlarının kökten ve kalıcı çözümü için özel mülkiyet hakkını tanımaya yönelik yasal ve anayasal değişikliklere gidilmemiştir. Yasal değişikliklerde daima günlük ve geçici değişikliklerle yetinilmiştir. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de kadastro çalışmalarındaki başarının ölçüsünü sadece yıllık gerçekleştirilebilen program rakamları oluşturmuştur. Sorunun çözümünde etkili olamayan yasalarla yapılan kadastro çalışmaları, yüzdesel oranlarla kamuoyuna lanse edilerek başarının derecesi rakamların büyüklüğü ile ifade edilmeye çalışılmıştır. Hiçbir zaman yaşanan sorunların özüne inilerek gerekli ve kalıcı çözümler bir türlü üretilememiştir. Her defasında yıllara göre rakamsal hedefler verilerek orman kadastrosunun büyük ölçüde tamamlanacağı söylenmesine ve rakamsal hedeflerin çoğu zaman da kayıtlar üzerinde tutturulmasına rağmen bu sorun, güncelliğini ve önemi hiçbir zaman kaybetmemiştir. Bu anlayışın aynen devamı halinde de asla kaybetmeyecektir. Başarının, gerçekleşebilen program rakamlarında aranmasındaki ölçü de çoğu zaman abartılmış, rakamların yüksek gösterilmesi adına aplikasyon faaliyetlerinin de yeni kadastro çalışmaları gibi gösterilmesinden maalesef kaçınılmamıştır. Bu anlayışla illere göre hazırlanan ve bir anlamda da Kadastro Daire Başkanlığının yol haritasını oluşturan gerçekleştirme cetvelinde belirtilen rakamlara göre birçok ilimizde kadastrosu yapılmış ormanlık alan miktarı, o ilin toplam genel alanından bile daha fazla gösterilebilmiştir. Bu cetveldeki yıllara göre kümülatif ve mükerrer toplamalarla otaya çıkan rakamlar hiçbir zaman gerçeği yansıtmamıştır. Gerçeği yansıtmayan bu rakamlar baz alınarak yıllardır kadastro politikaları belirlenmiş ve bu rakamlar üzerinde de gerekli değerlendirmeler yapılmıştır. Bu rakamların bu gün bile gerçeğe uygun olarak düzeltmesinin yapılmamış olmasını da anlayabilmek mümkün değildir. Kadastro çalışmalarındaki başarıyı sadece yıllık program rakamlarında arayan bir anlayışla yapılan çalışmalarla ormancılıktaki mülkiyet sorunları kesinlikle çözülemeyecektir. Bu anlayışın devamı halinde de yeni sorunlarla birlikte birçok haksızlık ve adaletsizliklerin oluşmasının önüne geçilemeyecektir.
Kadastro çalışmalarının çok eski yıllardan başlayıp günümüze kadar devam etmiş olmasından dolayı 50-60 yıl öncesinin teknolojisi ile yapılan çalışmaların bu gün ki çalışmalarla entegrasyonunda ciddi uyumsuzluklar ortaya çıkmıştır. Teknoloji farklılıklarından kaynaklanan sınır uyuşmazlıkları, önemli sorunların oluşmasına neden olmuştur. İdare tarafından bir önceki çalışmalarda tespit edilen sınır ile bir sonraki çalışmalardaki sınır arasında çoğu yerde büyük farklılıklar yaşanmıştır Bu farklılıktan dolayı özellikle büyük şehirlerde fiili mahalle olmuş ormanlık sahalara rastlanılması mümkün olmuştur. Kadastro çalışmalarına başlanmadan önce söz konusu saha hakkında detaylı envanterin yapılamamış olmasından dolayı da ciddi sorunlar oluşmuştur. Asırlar boyu tapulu olan sahalar tapusuz ve sahipsiz kabul edilerek önce orman sınırına dahil edilmiş, daha sonra bu sahaların 2b yasaları ile orman sınırı dışına çıkarılmasıyla birlikte birçok sorunların oluşması kaçınılmaz olmuştur. Bu gün itibari ile İstanbul gibi büyük metropollerdeki 2b' ye konu olmuş sahaların önemli bir kısmı eskiden beri sahipli olan orman dışı tapulu arazilerdendir(Sultanbeyli İlçesi).
Yaşanan sorunlar ile oluşan haksızlıklar dile getirilerek devam eden kadastro çalışmalarının durdurulması ve bu haksızlıkların biran önce giderilmesi talepleri de her defasında görmezlikten gelinerek hiçbir zaman dikkate alınmamıştır. Ne pahasına olursa olsun rakamlar düzeyinde programların gerçekleştirilmesinde daima ısrar edilerek yaşanan sorunların daha da kronikleşerek artmasına olanak sağlanmıştır. Bu ısrar, yaşanan sorunların çözülmesi amacı ile yapılan kadastro çalışmalarını yeni sorunlar üreten çalışmalara dönüştürmüştür. Kadastro çalışmaları sonucunda oluşan yeni sorunların giderilmesine yönelik her defasında yapılan yasal değişiklikler bu sorunları giderememiş, aksine yaşanan sorunların hukuken çözülemez bir hal almasını sağlamıştır. Vatandaş ile devlet arasındaki mülkiyet anlaşmazlıklarının çözümü yerine, vatandaşın mülkiyet hakkının tek taraflı olarak yok kabul edilmesiyle devlet adına mülkiyet tespitine gidilmiştir. Başka bir deyişle, özel mülkiyet hakkını tanımayan bir yasayla ve özel mülkiyete saygısı olmayan bir zihniyetle yapılan kadastro çalışmalarıyla açıktan mülkiyet hakları gasp edilmiştir. Bu durum, devlet ile milleti yıllardan beri mahkemelerde karşı karşıya getirmiştir. Devletin milleti karşısındaki mülkiyet haklarının geçerli kılınması adına her türlü savunma mekanizmalarının kullanılmasından da asla taviz verilmemiştir. Devletin milleti karşısında verdiği bu amansız mücadele hiç şüphesiz ormanları koruma ve kontrol altında tutmak amacıyla yapılmıştır. Ancak, Ormanları koruma ve kontrol altına alma amacıyla yapılan bu mücadele amacına ulaşamamış, aksine ormanların daha çok tahrip edilmesine katkı sağlamıştır.

Faruk ÇEBİ1
1Çevre ve Orman Bakanlığı-Bakanlık Müşaviri
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf (183-188).pdf (74,0 KB (Kilobyte), 5x kez indirilmiştir)
__________________
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
etkileri, kadastrosunun, mülkiyete, orman, özel

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 09:49 .