iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 06:53 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Toplum ve Yaşam » Garip inanışlar...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 03.08.08, 00:48
Cool Garip inanışlar...

tropikal - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bilimsel
Üyelik tarihi: May 2007
İletiler: 2.559
Send PM

03.08.08, 00:48



Melanezya’da teyze çocukları arasındaki ilişki ensest kabul edilirken, halayla ilişki doğal görülürdü.

Kamchdal’da evlendiği kız bakire çıkan erkek, “kızının yetişmesinde ihmalkar davrandığı” için kayınvalidesine sitem ederdi.

Tibet’te evden ayrılan misafir, dil çıkarılarak uğurlanırdı.

Zulular düşmanın alnının ortasını ve kaşını, Çinliler ise idam edilen ünlü haydutların safrasını yerlerdi.

Japonya’da İmparator Buşido devrinde Samuray denilen savaşçı kastın üyeleri arasında eşcinsellik bir kuraldı.

Eski Roma’da 24 Nisan kadın fahişelerin, 25 Nisan da erkek fahişelerin günü olarak kutlanıyordu.

Avustralyalı Kamilaroiler cesur bir insanın kalbini ve ciğerlerini, Filipinlerde yaşayan Efugaolar ise öldürdükleri düşmanın beynini emerlerdi.

Yeni Gine yerlileri, misafirlerini uğurlarken inlemelerle birlikte bütün bedenlerini çamura buluyorlardı.

Tibet’te ise misafir evden ayrılırken ona dil çıkararak uğurlamak adetti.

Eskimolar ve Hintlilerde misafirin yediği yemek dolayısıyla ev sahibine teşekkür etmesi, geğirmesiyle anlaşılıyordu.

KİRLİLİK ADETİ VE LAZIMLIK KULLANAN AVRUPA

Kirliliğin temel kural olduğu Ortaçağ döneminde de ilginç uygulamalar yaşandı. Bunlardan bazıları şöyle:

Ortaçağda Avrupa’daki rahibelerin yüz ve ellerinden başka yerlerini yıkamaları kesin olarak yasaklanmıştı.
Kastilya Kraliçesi İsabella bile 50 yıldan fazla süren hayatı boyunca iki kez banyo yapmıştı.

Kirlilik adeti Amerika’ya da bulaşmış Pennsylvania ve Virginia eyaletlerinde “banyo yapmayı yasaklayan” ya da belirli kısıtlamalar getiren kanunlar çıkarılmıştı.
Philadelphia’da ise kanunla bir ay içinde birden fazla banyo yapan insanlar cezaevine gönderiliyordu.
T
uvaletle henüz tanışmayan Avrupa’da lazımlıkları sokaklara boşaltma adeti 17. yüzyıla kadar sürdü.
Fransa krallarından 14. Louis, gününün belli bir zamanını lazımlığında oturarak geçirir, devlet işlerini de buradan yürütürdü.

1600’lerde İstanbul’a gelen İngiliz büyükelçiler, lazımlık kullanma ve bunu da pencereden boşaltma adetleri yüzünden şehirden uzak olan Tarabya’yaki bir konağa gönderilmişti. 19. yüzyıla gelindiğinde, kesin olarak tuvalet kullanma sözü vermeleri üzerine Taksim’e taşınmalarına izin verilmişti.

GÖMÜLMEK İSTEMEYEN YAŞLILAR

Bazı toplumlarda günümüzün aksine “yaşlılık” iyi karşılanmıyor ve yaşlıların kendilerini öldürmeleri bekleniyordu.

Eskimoların yaşlıları, iyice güçten düşünce intihar yoluna başvururken, Fijili yaşlı erkekler, ölme isteğini yakınlarına söylerlerdi. Kararlaştırılan gün geldiğinde de yaşlı erkek, canlı olarak toprağa gömülürdü.

Yeni Hebridlerde de yaşlılar diri diri toprağa gömülürken, gömülmeyi istemeyen yaşlılara ise “ailenin yüz karası” olarak bakılırdı.

İsveç’de akrabaları yaşlılığın acılarından kurtarmaya yarayan “aile topuzları” adlı dikenli topuzlar, son zamanlara kadar bulunuyordu.

ÇOCUK KURBAN ETME ADETLERİ

Çocuk kurban etmek de bir çok toplumda görülen “tüyler ürpertici” adetlerden biriydi.

Kartacalılar, site devletlerinin koruyucusu Tanrı Moloch’a kendi öz çocuklarını yakarak kurban ederlerken

Fenikeliler, salgın hastalıklar, kuraklık, savaş kaybetme gibi büyük felaketlerin yaşandığı günlerde “en sevdikleri çocuklarından birini” tanrıları Baal’e kurban verirlerdi.

New South Wales’da bazı kabilelerde, her kadının ilk doğan çocuğu, bir dinsel törenin parçası olarak kabile tarafından yenirdi.

Eski Isparta’da da çocuklar doğduklarında topluluğun yaşlılarına götürülür, yaşayıp yaşamayacaklarına onlar karar verirdi. Sağlıklı olanlar ana babalarına verilirken, sakat ve hastalıklı olanlar öldürülürdü.

İstenmeyen çocukların öldürülüp derelere atıldığı Ortaçağ’da her adımda bir çocuk ölüsüyle karşılaşmak olağandı.

» Nüve Forum » kütüphane » Toplum ve Yaşam »
__________________

yüreğe yasak koyanlar,vefalara bezenmiş aşklarında ölümsüzlüğün kapılarını aralar.Gecenin mavi karanlığında yıldızlardan taç yapan aşıklar,leyla durağında sevda yağmurlarıyla ıslanırlar....



Sevgi inançlar uğruna savaşmaktır,sevgi sevdiğin için herşeyi geleceğe taşımaktır.Sevgi ne yerde ne gökte ,sevgi küçük bir kapte senin için atmaktır....

Konu RepStaR tarafından (03.08.08 saat 13:23 ) değiştirilmiştir.. Sebep: link eklendi.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
4 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için tropikal kullancısına teşekkür ediyor :
Ayşe Dürdane Erduran (12.08.08), catlakkiremit (12.08.08), RepStaR (03.08.08), zamane3436 (03.08.08)
Sponsorlar
  #2  
Alt 12.08.08, 13:51
yasmin - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Meraklı
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 206
Ettiği Teşekkür: 1
18 tane iletisine 21 kere teşekkür edilmiş
yasmin doğru yolda ilerliyor.
  Send PM
Standart Cevap: Garip inanışlar...

bunlar ne yaw..enterasan..
__________________
Sizin al'ınız al mor'unuz mor inandım.Ben tam kendime göreyim,ben tam dünyaya göreyim;ama sizin adınız ne...benim dengemi bozmayınız...!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar