Nüve Forum


Aile hakkinda Gelinlik ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]GELİNLİK a. 1. Gelinin düğün töreninde giymesi İçin hazırlanan özel giysi. (Bk. ansikl. böl.) ***8212;2. Gelin olma durumu. ***8212;Folk. Gelinlik etmek, gelenekselliğini koruyan yörelerde yeni evlenen kızın oğlan evinde törelerin

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 10.06.10, 22:23
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Gelinlik

[coverattach=1]GELİNLİK a. 1. Gelinin düğün töreninde giymesi İçin hazırlanan özel giysi. (Bk. ansikl. böl.) ***8212;2. Gelin olma durumu. ***8212;Folk. Gelinlik etmek, gelenekselliğini koruyan yörelerde yeni evlenen kızın oğlan evinde törelerin belirlediği kimi yasak ve sakınmalara uyması. (Örneğin yeni gelin evde yüksek sesle konuşamaz, erkek çocuk doğurduktan ve kayınpederinden izin aldıktan sonra konuşmalara katılabilir, kendisine söylenen işi yapmamazlık edemez, evin her türlü gereksinimini görüp karşılamak zorundadır, evdeki erkeklerin adını söyleyemez, çocuklarını başkalarının yanında sevemez.)
sıf. 1. Gelinlik yapmaya elverişli kumaş için kullanılır: Gelinlik dantel.
***8212;2. Gelinlik kız, evlenme çağına gelmiş kız.
***8212;ANSİKL. Folk. Eski istanbul düğünlerinde gelinlik üzeri küçük pullar ve incilerle süslü beyaz tül gömlek, bilekten büzgülü, bol, kadife ya da atlastan yapılmış işlemeli şalvar ve üzerine giyilen değerli kumaşlardan, işlemeli ve kenarları sırma harçlarla süslü uzun kollu, yenleri dizka-pağının altına değin inen entari ya da üç etekten oluşurdu. Bele altın, gümüş ya da değerli taşlarla süslü kemer takılır, ayaklara beyaz güdenden, inci ve sırmayla işlenmiş çedik giyilirdi. Gelinin yüzü yazılır, kulaklarına, boynuna, bileğine ve başına değerli takılar takılırdı. Saçlar arkada sekiz on belik halinde sırma tellerle örülür, belikler birbirine elmas vb. değerli taşlarla süslenmiş saç bağlarıyla bağlanırdı. Önde, kulak hizasında kıvrık perçem bırakılır, başa entarinin art eteğine değin inen al renkte bürümcük, krep vb. ince kumaşlardan yapılmış duvak takılır, duvağın şakak hizasında iki yanına gelin teli tut-turulurdu. Duvağın altına ya da üstüne gümüş tepelik, başa parlak ve renkli sorguçlar takıldığı da olurdu.
Günümüzde batı etkisiyle, hemen hemen her kesimde modanın biçimlendirdiği çeşitli modellerde beyaz gelinlik ve duvağın kullanılmasına karşın, Anadolu'nun gelenekselliğini koruyan yörelerinde geleneksel gelin giyiminin sürdürüldüğü görülmektedir.
Geleneksel gelin giyimi yörelere göre biçim, renk, baş süslemeleri yönünden farklılıklar göstermekle birlikte genellikle, içe giyilen ince kumaştan gömlek, göğüslük, fermene, şalvar ve üç etekten oluşur. Bazı yörelerde gömlek, göğüslük, fermene ve şalvardan oluşan giysiyi, işlemeli bir önlük tamamlar. Ayaklara el örgüsü beyaz çorap ve çedik pabuç giyilir, bele kuşak bağlanır. Gelinliğin en gösterişli öğesini yörelere göre değişik biçimlerde krep, oyalı yemeni, altın, pul, boncuk, tepelik vb. çeşitli gereçlerle düzenlenen baş süslemeleri Oluşturur. (- Gelinlik türk folklorunda temizliği, el değmemişliği simgeler. Bu nedenle özellikle gelenekselliğini koruyan yörelerde ölene değin saklanır, başkasına verilmez. Nişanlıyken ya da yeni gelinken ölen kadınların tabutu üzerine gelinliği ya da duvağı örtülür, ikinci evliliğini yapan ya da bakire olmayan kadınların gelinlik giymesi hoş karşılanmaz.
GELİR a. ikt. Bir kişi ya da bir topluluk tarafından, yatırılmış bir sermayenin verimi (ödünç verilen bir sermaye üzerinden faiz, konulan bir sermaye üzerinden kazanç ya da bir etkinliğin karşılığı (kâr) ya da işin bedeli (ücret) olarak aynen ya da nakden alınan şey. (Bk. ansikl. böl.)|| Gelir düzeyi, veri bir dönem içerisinde üretilen ürünlerden ortaya çıkan gelirlerin toplamı. (Gerek harcamalar, gerek faktör ödemeleri yöntemiyle saptanabilen gelir düzeyinden, milli gelir düzeyi kavramına geçebilmek için dolaylı vergiler ve sermaye stokunun amortismanını eklemek gerekmektedir.)! Gelir enflasyonu, ekonominin reel kesiminde karşılığı olmaksızın, gelir kategorilerinde ortaya çıkan parasal genişleme. || Gelir politikası, resmi makamların, ulusun iktisadi etkinliğinden kaynaklanan gelirleri toplum kategorileri arasında adil bir biçimde bölüştürme eylemi. (Bk. ansikl. bö\.)\\ Fiyatların gelir etkisi, nispi fiyatlardaki bir değişikliğin sonucunda bireyin kullanılabilir gelirinde oluşan değişiklik. || Geçici gelir, sürekliliği olmayan gelir akımına verilen ad. (Geçici gelir kavramı, gerek tüketim kalıplarının saptanmasında, gerek bireysel gelirin vergilendirilmesinde, sürekli gelir kavramına oranla bazı farklılıklar gösterdiğinden önem kazanmaktadır.) || İkame geliri, sosyal koruma düzenlerinin, geçici olarak ya da kesinlikle iş piyasası dışına atılmış kişilere sağladığı gelir. || Kişisel gelir, milli gelirden amortisman, sosyal sigorta ödemeleri, dolaylı vergiler, dağıtılmayan şirket kârları çıkarıldıktan ve transfer ödemeleri eklendikten sonra elde edilen gelir düzeyi. || Marjinal gelir, toplam gelirde değişiklik yapan son gelir birimi. |j Marjinal ürün geliri, üretilen son birim ürünün toplam gelirde yaptığı değişiklik. || Ortalama gelir, toplam gelirin, üretilen toplam ürün tutarına bölünmesiyle elde edilen kavram. ***8212;Belli bir dönemde üretilen parasal gelirin, aynı dönemin fiyatlar genel seviyesine bölünmesiyle ulaşılan kavram. || Takdire bağlı gelir, kişinin, geliri yüksek bir düzeye ulaştığında, bu gelirin büyük bir kolaylıkla harcayabildiği bölümü. (Bu durumda, tüketici, hiçbiri kesin bir zorunluluk belirtmeyen, ama tümü bir araya gelince onun özgün bir görüntü kazanmasına yarayan bazı mal ya da hizmetler edinmeye ya da tüketmeye çalışır.) |[ Transfer geliri, üretim aşamasında ortaya çıkan gelir bölüşümü-nü daha adli bir biçime dönüştürmek amacıyla, düşük gelirlilere yapılan, genellikle kamusal kaynaklı ödemeler. || Ulusal gelir, ulusça oluşturulan İktisadi servetlerin safi değeri. (Bk. ansikl. böl.) || Vergiden bağışıkiı gelir, yasa koyucu tarafından çeşitli nedenlerle vergi dışı tutulması kararlaştırılan gelir. || Vergilendirilebilir gelir, yasa koyucu tarafından vergilendirilmesi istenen gelir. || Vergilerin gelir etkisi, vergi oranlarında yapılan bir değişikliğin, bireyin kullanılabilir gelirini azaltması sonucunda, bu azalışı gidermek isteyen bireyin emek arzını artırması, ***8212;ikt. düş. tar. Sürekli gelir kuramı, en başta Milton Friedman tarafından savunulan ve gelirin, bireylerin tüketim akışkanlıklarına göre belirlendiğini ileri süren kuram. (Yaşayış düzeyini korumaya çalışan bir akışkanlık etkisi, tüketimin gelirdeki ani değişikliklere hemen uydurulmasını engeller. Bu yüzden, aileler, gelirleri azaldığı zaman, borçlanmak pahasına da olsa, giderlerini, olanaklar ölçüsünde uzun süre eski düzeyinde tutarlar. Aynı eylemsizlik davranışı yüksek gelirlere uyumda da gözlenir.)
***8212;Kamu mal. Gelir fazlası, vergi gelirlerinin, bütçe yasasında öngörülen miktarlara oranla gösterebileceği fazlalık. (Vergi fazlası, bütçe düzeltme yasalarında, çoğu kez, mali yıl içinde verilmiş ek kredilerin finansmanı için kullanılır.) || Belirli ve sürekli gelir, kamu hizmetlerinin, bir önceki yıl, parlamento tarafından onaylanmış koşullar içinde yerine getirilebilmesi için hükümetçe zorunlu sayılan asgari gelir. (Bu gelir bütçe yasasının hazırlanmasına esas olan sabit mali tutarla buna eklenen eski ve yeni önlemleri içerir; devlet bütçesinin sağlamlığını sağlayan başlıca öğeyi oluşturur.) || Devletin gelir kaynakları, bütçe yasasında belirtilen mali ve mali nitelikte olmayan gelirlerin eksiksiz dökümü. ***8212;Verg. huk. Beyan edilen gelir, gelirin elde edilmesi için yapılan harcamalar çıkartılarak hesaplanmış tekil gelirlerin bütününden oluşan toplam gelir. ***8212;ANSİKL. ikt. Geniş anlamıyla sermayenin karşıtı olan gelir, bir "akım"dır, belli bir dönem boyunca bir mallar topluluğu tarafından sağlanan bir hizmetler topluluğudur (i. Fisher). Ama, bu hizmetler topluluğu, ancak ona yoksullaşmaksızın sahip olunduğu takdirde gerçek bir "gelir" oluşturur. Böyle olması, gayri safi gelirle safi gelir arasındaki ayrımı doğrular: safi geliri bulmak için, gelirin elde edilmesi bakımından zorunlu olan giderlerin (ücretler için mesleki giderler, sermaye için bakım giderleri) gayri safi gelirden çıkarılması gerekir. Ayrıca, gerçek anlamıyla gelirden ancak sürekli olma ve dönem dönem yinelenme koşuluyla söz edilebilir.
iktisadi çözümleme, uzun süre, gelirleri üçe ayırdı. Bu üç çeşit gelir, üç üretim faktörüne tekabül ediyordu: emek geliri, yani ücret; toprak geliri, yani rant ve sermaye geliri, yani kâr. Bu üçlü sınıflandırmanın yerine, özel mülkiyet ve işletmeler temeline dayanan bir ekonomide kişilerce yerine getirilen üç işlevi esas alan bir başka sınıflandırma konuldu: bazı kişiler ücretlidirler, emek sunarlar; ötekiler kapitalisttirler, para ya da mal (taşınır ya da taşınmaz) sunarlar; nihayet, başka bazı kişiler de girişimcidirler, üretim faktörleri satın alıp, bunları üretim işi içinde birleştirirler. Bu üç hizmet arzı kategorisiyle bunlara tekabül eden gelirlere bir de rantı, her üç kategoriyi de etkileyebilen fazlalığı ya da kazancı da eklemek gerekir
***8226; Gelir politikası. Bu deyim, 60'lı yıllardan başlayarak, parasal gelirlerdeki artış oranını ulusal üretimin uzun dönemli artış oranı sınırları içinde tutmaya ve böylece enflasyonu denetim altına almaya çalışan bazı sanayileşmiş ülkelerin (özellikle Büyük Britanya ve Hollanda'nın) çabalarıyla kullanım değeri kazandı. Demek ki, gelir politikası, İleri sanayi toplumlarında iktisadi ve toplumsal büyümenin doğurduğu sorunları çözümlemeye çalışan özgün bir teknik olarak ortaya çıktı. Fransa'da, gelir politikasıyla ilgili tartışmalar 1963'ten itibaren başladı.
iktisadi büyümenin meyvelerini adil bir biçimde bölüştürebilmek için, "gelir poli-tikasf'nın, gelirlerin oluşması aşamasında, yani ilk bölüşüm düzeyinde eyleme geçmesi gerekir; parasal kazançların, iktisadi büyüme oranından daha yüksek bir hızla artması ancak bu yolla önlenebilir. Gerçekten de, ücret artışlarının fiyat artışlarına yol açması olanaklıdır. Böylece, öteki gelirler, özellikle kârlar da aynı yolu izler. Enflasyon, gelirlerdeki artıştan doğan fiyat yükselişleri biçimini almaya doğru gider Bu tür enflasyona karşı mücadele etmek için, resmi makamlar geleneksel politikaların (özellikle parasal, bütçesel ve mali türden politikaların) etkili olmadığını fark edebildiler: gerçekten de, kısıtlayıcı bir politika (işletmelere verilen kredilerin azaltılması ya da vergilerin artırılması) genişlemenin yavaşlamasına ve hatta gerilemesine yol açar ve böylece iktisadi etkinlik düzeyi düştüğü halde, fiyatlar aynı ölçüde düşmez. Bir süre sonra, genişlemeyi yeniden başlatmak gerekir, ama bu da enfiasyonist eğilimlerin yeniden ortaya çıkmasına neden olur: böylece, iktisadi büyüme süreci ani durup kalkmalarla işler; orta dönemde sonuç, gerçek büyümenin yavaşlamasıyla birlikte para değerinde düşme tehlikesidir. Bu durumda, yeni teknikler kullanılması ve özellikle, gelirlerin oluşumuna özgül bir düzenleme getirilmesi zorunludur Bu amaçla, ekonominin büyüme oranıyla yatırımların ve tüketimin gelişme oranını belirledikten sonra, ücretlerin ve ücret dışı gelirlerin düzeyini buna göre sabit tutmak gerekir. Bu, hiç kuşkusuz ücretliler, girişimciler ve tasarruf sahipleri arasında, planlamada aranana benzer bir anlaşmanın varlığını gerektirir. Gelir politikası, planlamanın mantığı içinde yer alır ve iktisadi etkinliğin düzenlenmesinde başvurulan yöntemlerdeki yetkinleşmeyi dile getirir. Bu açıdan bakıldığında, gelir politikasının çok geniş bir açılımı olduğu söylenebilir. Gelir politikası, bir yandan, örneğin, ücretliler gelirlerinin dondurulmasını kabul ettikleri takdirde, yatırım için gerekli otofinansman marjlarını saptamak olanağını işletmelere sağlayarak, büyümenin örgütlenmesinde bir araç işlevi görebilir. Öte yandan, bu politika, toplumun en iyi örgütlenmiş gruplarını az ya da sabit gelirliler için çok zararlı olan enflasyonun önlenmesi zorunluluğu konusunda bilinçlendirerek, elverişsiz durumda olan toplumsal grupların çıkarlarının hesaba katılmasını olanaklı kılar.
***8226; Ulusal gelir. Ulusal gelir, büyüklüklerin, yani ulusal muhasebenin özel olarak seçilmiş kalemlerini bir araya getirmek yoluyla elde edilen özel niceliklerin bir bölümünü oluşturur. Ulusal gelir üç bakımdan ele alınabilir: üretim bakımından ele alındığında, toplam üretimle bunun bileşimini verir; gelir bakımından ele alındığında, üretim sonucunda dağılan gelirlerin kitlesini ve türünü belirlemeyi sağlar; harcamalar ya da istihdam bakımından ele alındığındaysa, gelirlerin tüketim, yatırım, vb. arasında nasıl bir dağılıma uğradığını göstermeyi olanaklı kılar.
Ulusal gelirin üretim bakımından ele alınması, sonuç olarak safi ulusal hâsıla' nın hesaplanmasına varır. Bunu elde etmek için, safi global üretim toplamını almak gerekir. Safi milli hâsıla, sektör dışı alımlar ve amortismanlar çıktıktan sonra kalan gayri safi ulusal hâsılaya eşittir.
Ulusal gelirin, gelir bakımından ele alınması, sonuç olarak safi ulusal gelirin hesaplanmasına, yani yıl içinde dağıtılmış ya da dağıtılmamış bütün gelirlerin (ücret, faiz, kâr) toplamına varır Safi ulusal gelir, zorunlu olarak safi ulusal hâsılaya eşittir, çünkü gelirler, üretimi temsil eden tutarların bu üretimi yapan faktörler arasında bölüşümünden başka bir şey değildir.
Ulusal gelirin harcamalar bakımından ele alınması, safi ulusal gelirin, tüketim harcamalarıyla yatırım harcamaları arasında bölüşüm biçiminin anlaşılmasını olanaklı kılar. Safi ulusal gelir, tüketim harcamalarıyla yatırım harcamalarının toplamına eşittir. Bu bakımdan ele alındığında, burada da, zorunlu olarak safi ulusal hâsılaya eşittir. (Ulusal muhasebe gerçeğinde, bu toplamlar arasında bazı farklar görülebilir, çünkü ulusal gelirin sözkonusu görüşlerin her birine göre ele alınmasında kullanılan yöntemler farklıdır.)
Ulusal gelirin global değeri, iktisadi yaşamın şu ya da bu yanını kavramak istememize göre, ya faktörlerin maliyeti üzerinden, ya da piyasa fiyatları üzerinden belirtilir. Faktörlerin maliyeti üzerinden (üretim hizmet edenlerin fiyatı üzerinden) safi ulusal gelir, ulusal hâsılayı oluşturan ürünlerin fiyatlarının vergiler alınmadan önceki toplamına eşittir. Ya da başka bir deyişle, safi ulusal gelir, özel kesimin vergi tarhından önceki gelirleriyle kamu kesimi gelirlerinin, "transfer gelirleri", yani sırf başka bir gelirden alınmak yoluyla oluşan gelirler çıkarıldıktan sonra kalan toplamına eşittir Böylece, faktörlerin maliyeti üzerinden safi ulusal gelir, üretim faktörleri tarafından elde edilen kazançlar hakkında bilgi edinilmesini olanaklı kılar.
Piyasa fiyatları üzerinden safi ulusal gelir, yukarıdaki kavrama dolaysız vergileri ekleyip bundan sübvansiyonları çıkarır Piyasa fiyatları üzerinden safi ulusal gelir hesabı, ulusal hâsılanın satın alıcıları tarafından ödenen global tutarı verir. Nihayet, piyasa fiyatları üzerinden safi ulusal gelire amortisman için ayrılan tutarlar eklenecek olursa, piyasa fiyatları üzerinden gayri safi ulusal gelir elde edilir ki, bu da o yıl içinde üretilmiş olan mal ve hizmetlerin toplam değerini gösterir.
Böylece, yukarıda gösterilen farklı biçimlerde ele alınan ulusal gelir, ulusun üretim gücü, nüfusun refah düzeyi, ülkenin iktisadi potansiyeli, uygulanabilecek vergi politikası ve bunun sonuçları, vb. hakkında bilgiler sağlar. Bu bakımdan, ulusal ekonomilerin yapısını ve evrimini, bir bireşim biçiminde ortaya koyan, son derece değerli bir göstergedir.

kaynak:2-cilt:8
Eklenmiş Resimin Önizlemesi
Gelinlik-wedding-dress.jpg  
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
gelinlik

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 09:19 .