Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Toplum ve Yaşam > Aile > Uyuşturucuların İnsan ve Çevreye Etkisi

Aile hakkinda Uyuşturucuların İnsan ve Çevreye Etkisi ile ilgili bilgiler


[coverattach=1] Dünya bir yere doğru gidiyor, fakat nereye gittiğinin kimse farkında değil. İnsanların gözlerine sanki perdeler çekilmiş ve üzerlerine ölü toprağı serpilmiş, gören yok. Etrafı bir koku sarmış, fakat insanlık

Like Tree11Likes
  • 2 Post By Ayşe Dürdane Erduran
  • 2 Post By Ayşe Dürdane Erduran
  • 2 Post By Ayşe Dürdane Erduran
  • 2 Post By Ayşe Dürdane Erduran
  • 2 Post By Ayşe Dürdane Erduran
  • 1 Post By Ayşe Dürdane Erduran

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 20.03.09, 17:20
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.765
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Uyuşturucuların İnsan ve Çevreye Etkisi

[coverattach=1] Dünya bir yere doğru gidiyor, fakat nereye gittiğinin kimse farkında değil. İnsanların gözlerine sanki perdeler çekilmiş ve üzerlerine ölü toprağı serpilmiş, gören yok. Etrafı bir koku sarmış, fakat insanlık bunun farkında da değil. Bugün çevre yanmakta, çevre çürümektc, çevre zor soluk almaktadır. İnsanlığın gözü önünde olan bu hadiseler 2000'li yıllarda "sosyal refah anlayışını" ön plana alan tercihe "dür"'diyerek önceliği çevre ve çevre politikalarına yer vermek zorunda kalacaktır. Buna sebep olarakta bu politikaların başında köyden kente göç, nüfus patlaması, işsizlik, kara, deniz, ve havada yaşayan canlıların ve su kaynaklarının aşırı kirlenmesi, enerji teminin ortaya çıkardığı problemler, ekolojik politikanın ön plana çıkmasına gerekçe oluşturmuştur. Çünkü; bütün bunların muhatabı insan ve insan sağlığıdır. Çevrenin yok olması demek insan neslinin yok olması demektir.
Sanmıyoruz ki, dünyada hiçbir kimse kendi neslinin yok olacağını bile bile kendini ve çevreyi kirletsin.
Çevre üzerine maddi olarak en çok katkıyı yapan ülkelerden biri olan Amerika'da bu yıl yapılan "çevre kirliliğinin insan sağlığına etkileri" konulu araştırmada kirlenen çevrenin etkisinin besinlerin üzerine etkili olduğu ve bunun da insana zarar vererek, kansorejen etkisi oluşturduğu tespit edilmiştir. [coverattach=2] Araştırma neticesinde çevre kirlenmesine sebep olan çoğu kimyasal 140 madde tespit edilmiştir. Bunlardan çevrenin dengesini bozarak insana zararlı olan en tehlikeli 10'unu sıraladığımızda hepside kansorojen madde ihtiva eden, 1) Asbest (Amyant) 2) Benzen (Benzot)3) Benzidin 4) Petrol ve kömür 5 i Arsenik ve bileşikleri, 6) Klorür bileşikleri, 7) Nikel bileşikleri, 8) Güneş ışığı ve radyasyon, 9) Benz. (a) pren, 10) Tütün ve tütün mamulleri gelmektedir.
Netice itibariyle giderek artan dünya nüfusunun ve endüstrileşme sonucu doğaya atılan atıkların olumsuz etkileri çeşitli ülkelerin bilim adamlarının yaptığı araştırmalarla ortaya çıkarılmıştır.
[coverattach=3] Yukarıda sayılanlar, insanın beslenmesini olumsuz şekilde etkilediği gibi beden sağlığı ve ruh yapısı üzerinde de büyük etkiler oluşturmaktadır. Biz burada çevreye ve insan sağlığına etkide, ilk 10'a giren tütün ve tütün mamullerinden oluşan zararlıların zararlarını "uyuşturucuların insana ve çevreye etkisi" başlığı adı altında dile getirmeye çalışacağız.



Kaynak
Dr. Ahmet MARANKI
Tekel Genel Müdürlüğü Sigara Fabrikası Cibali/istanbul

Eklenmiş Resimin Önizlemesi
Uyuþturucularýn Ýnsan ve Çevreye Etkisi-uyusturucu_2.jpg   Uyuþturucularýn Ýnsan ve Çevreye Etkisi-uyusturucu_esrar.jpg   Uyuþturucularýn Ýnsan ve Çevreye Etkisi-uyusturucu_hap_esrar.jpg  
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 20.03.09, 17:24
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.765
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Uyuşturucuların İnsan ve Çevreye Etkisi

Uyuşturucu; "tıbbi amaçlar" dışmdakullanıldığı takdirde; insanların sağlığı üzerinde maddî ve manevî olarak menfî etki yapan; toplum içinde iktisadi ve sosyal bir tehlike teşkil eden; alışkanlık yapan; sağlığa zararlı veya bulundurulması suç sayılan, kanunların satışını yasakladığı maddeler olarak açıkla¬yabiliriz. Sağlığa zararlı ve çevreyi etkileyen bu maddeleri 3 grupta incelemek doğru olur:
1-Doğal (bitkisel) maddeler: Esrar, afyon, kokain, tütün.
2- Sentetik maddeler: Morfin, eroin, LSD P.S.
3- İlaç ve alkol türevleri.
Bu maddelerden çevreye ve insan sağlığına zararlı olanları;
1) Esrar: Doğal bir uyuşturucu olup kenevir bitkisinden elde edilir. Küçük dozlarda alındığında insana keyif verir. Fazla dozda alındığı durumlarda ise, insanı ölüme kadar götürür. Amerika'daki adı MARİHUANA'dır. Esrar genellikle sigara, pipo, nargile ve diğer tütün mamullerine karıştırılarak içildiği gibi, sıvı olarakta kullanılır.
2) Afyon: Haşhaş bitkisinin kapsüllerinden elde edilen doğal bir uyuşturucudur. Sigarayla kullanılabildiği gibi sıvıyla karıştırılmak suretiyle enjeksiyonla deri altına zerkedilerek, yenilerek, suda eritilerek de kullanılabilir.
3) Morfin: Afyondan elde edilen, afyona göre on kat daha kuvvetli bir uyuşturucu olup, beyaza yakın bir toz halinde ve sıvı şeklinde kullanılır.
4) Eroin: Baz morfine kimyevi işlem uygulanarak damıtılmayla elde edilir. Morfine göre çok kuvvetli olup, fildişi renginde ve sirke kokusundadır. Enfiye gibi buruna çekilerek veya enjekte edilerek kullanılır.
5) Kokain: Koku bitkisinin yapraklarından elde edilen beyaz pudra halinde olup, burundan çekilerek veya enjekte edilerek kullanılır.
6) LSD: Çavdar bitkisi üzerinde parazit olarak bulunan mantarlardan elde edilir. Kokusuz, tadsız, parlak ve mavi renkte olup suda erir; ağızdan veya enjekteyle kullanılır.
7) Uyuşturucu Nitelikli İlaçlar: Bunlar genellikle merkezi sinir sistemini etkileyen uyku hapı şeklinde ve ruhsal depresyonları önleme tedavisinde kullanılan kapsül ve tablet şeklinde imal edilen, aşırı doz halinde ölümcül bir etkiye sahip bileşiklerdir.
Yukarda saydığımız bu gruba giren uyuşturucular yanında alkol ve tütün mamullerini daha geniş ele alacağımızdan burada sadece sayılanların insana ve çevreye etkisini anlatacağız.

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 20.03.09, 17:29
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.765
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Uyuşturucuların İnsan ve Çevreye Etkisi

ALKOLÜN ÇEVREYE ETKİSİ
Alkolün yol açtığı felaketlerin başında sosyal felaketler gelmektedir. Bunun sebebi ise, alkol alan şahısta kontrol kaybolduğundan kişi uygunsuz davranışlarda bulunur; bunalıma girer ve ailede çekişmelere,anlaşmazlıklara, tartışmalara yol açar. Bu durumda etkileşim çocuklara olur. Çocuk aile dışına itilir. İstenilmeyen duruma düşer. Ailede dengesizlik başlar. Netice olarak ailede boşanmaya kadar giden durumlar mtaya çıkar.
Alkol, insanda ahlâk, iffet, sadakat duygularını uyuşturur ve aileye ağır darbe vurur. İlmî literatürlere göre ırza tecavüzlerin, çevreye saldıran insanların sebebi, alkollü olmalarıdır. ABD'de yılda 250 bin kadına zorla tecavüz edilmektedir. Refah ülkesi diye adlandırılan batı ülkelerinde fahişeler ve fuhuşa sürüklenenler üstünde yapılan araştırmalarda bu gibi kişilerin ebeveynlerinin de alkol bağımlısı olduğu tespit edilmiştir.
Alkol iş hayatında da olumsuz etkilere sahiptir. İnsan gücü kaybı, iş verimi düşüklüğü sıralanabilir. ABD'de endüstriyel hayatta alkol alanların iki kat daha fazla hata yaptıkları, Fransa sanayiinde ise oluşan kazaların 1/5'inin alkollü iken meydana geldiği belirtilmiştir. Dolayısıyla ekonomik verimin düşüklüğü ve
maliyeti arttırıcı olarak mütalaa edilen alkol kullanımı neticesinde ekonomik çevrenin de zarar gördüğü ispatlanmıştır. Alkolik suçluların işlediği cezalar sebebiyle hastanelerin meşgul edilmesi düşünüldüğünde üretim olmadığı gibi tüketici bir toplum oluşarak ekonomiye zarar verdiği belirlenmiştir.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) World Health Organization 30 ülkeyi kapsayan araştırmasında 1991 yılı içinde cinayetlerin % 85'i, ırza tecavüzlerin % 50'si şiddet olaylarının % 50'si, trafik kazalarının % 50'si, eşlerini dövenlerin % 85'i, işe gitmeyenlerin % 60'ının bütün bu suçları alkolün etkisi ile işlediklerini
ortaya koymuştur. Aynı araştırmada dünyada alkol almak için eşyalarını satanların % 9 olduğu, alkol harcamalarının her yıl % 60 arttığı, alkol bağımlılarının son 10 yılda % 4'ten % 10"a çıktığı ifade edilmiştir.
Türkiye'mizdeki durumsa, yine WHO'nun tespiti ile pek içaçıcı gözükmeyip 1991 yılı içinde "bira dahil her türlü alkollü içki içmeyi miktarı ne olursa olsun alışkanlık haline getiren kimselerin tümü birden alkolik kabul edilir" (WHO Rapor 1991) izahından sonra Türkiye'deki bu rakamın 4 milyon kişi olduğu, dünya içki tüketiminde son yılda % 10,5 artışla 3. olduğumuzu, 13 milyon kişininde alkol dostu olduğu raporda belirtilmiştir. Buradan çıkan sonuç; ülkemizdeki 15 kişiden birinin alkolik, 4 kişiden birininde alkol kullanabilme alışkanlığına sahip olduğu ve bu kişilerin heran çevreye zarar verebileceği gözardı edil¬memelidir.
Türkiye'de yapılan araştırmada;1991 yılı içerisinde; trafik kazalarının % 61'i, ırza tecavüzlerin % 50'si, cinayetlerin %85'i, şiddet olaylarının % 50'si, eşlerinin dövenlerin% 70'i, akıl hastalarının % 51'i, boşanmaların % 80, genel suçların (adi) % 66'sının, alkol kullanmanın etkisi ile oluştuğu devletin resmî organlarınca açıklanmıştır. (Yeşilay-1992)
Ülkemizdeki 5 milyonu aşan sakatlar ve özürlülerin oluşumundaki en büyük etkenin alkol kullanılması olduğuda açıklanmıştır.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen Türkiye'de alınması gereken tedbirlerin yanında karşımıza çıkan tablo dahada korkutucudur. Ülkemizde ağır alkollü
içkilerin imalatı son yıllarda % 50 artmış, bu oran bira tüketiminde % 400'e ulaşarak tehlike sınırını aşmış ve içkiye 1991 yılı içinde 5,5 trilyon para harcanmıştır (Rapor-1992).

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 20.03.09, 17:32
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.765
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Uyuşturucuların İnsan ve Çevreye Etkisi

TEMEL İLKELER
Gençlerin uyuşturuculara alışkanlığı gelişmiş toplumlarda ve özellikle batı'da 18-30 yaş grubu arasında rastlanır ve özellikle daha çok erkekler tarafından kullanılan bir alışkanlık olarak ortaya çıkmaktadır.
Manevî duygulardan uzak insanların, normal yaşam koşulları kendilerine yetmeyerek aile geçimsizlikleri, ezilmişlik, kendini kabul ettirme, güvensizlik ve buna benzer gerekçeler ışığında kişinin kendini kabul ettirebilmesi için evin dışında bir çevre arayarak kötü ortama girmeleri ve nihayet uyuşturucu maddelere ilgi duymasıyla iyice yalnızlığa itilmesine sebep olmaktadır.
1991 yılında Türkiye'de 980 uyuşturucu ile ilgili hadise meydana gelmiş, 6772 kg. esrar, 1580 kg. eroin, 148,5 kg. baz morfin, l kg. kokain, 68 kg. afyon, 27,5 kg. baz morfin elde edilerek 794 kişinin bu işlerden suçlu görülerek tutuklamldığı belirtilmiştir (Sezgin 1992).
Maalesef Türkiye'mizde beyaz ölüm adı verilen bu uyuşturucuları kullananların ve ölüm olaylarının giderek arttığı tespit edilmiştir. Dünya piyasalarında uyuşturucudan elde edilen kâr diğer sektörlere göre en önde gelmekte olup; ülkemizde de gençlerden oluşan l milyon tüketici beyaz zehirle her an ölüme yaklaşmaktadır. Bu rakamın dışında olan hapkoliklerin sayısı ise, dünyada olduğu gibi ülkemizde de artmaktadır. Bunun çözümü yani uyuşturucu ve beyaz zehiri önlemenin ilk şartı, hergün karşımıza çıkarılan yazılı, sesli, görüntülü yayınlardaki kaynaklardan alınan "uyuşturucu" kültürünün mutlaka önlenmesidir.

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 20.03.09, 17:35
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.765
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Uyuşturucuların İnsan ve Çevreye Etkisi

TÜTÜN VE SİGARANIN İNSANA VE ÇEVREYE ETKİSİ
"Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yasama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek, devletin ve vatandaşların ödevidir." (Anayasa Madde: 56). "Devlet gençlerimizi alkol, uyuşturucu, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan korumasını ve bu yolda gerekli tedbirleri almasına amirdir." (Anayasa Madde 158).
"Çevreyi kirleten maddelerin başında sigara gelmektedir." (WHO Dünya Sağlık Teşkilatı 1991).
Herhangi bir maddenin, merkezi sinir sistemi başta olmak üzere, insan organizmasında ortaya çıkardığı psikolojik ve fiziksel etkilerin sebebi olan "/7ağ(mW;r,hiçbiramaç olmaksızın o maddenin devamlı kullanılması olarak tarif edilebilir.
Tütün içmeye başlayan kişi de, tütün içmeyi bir-gün bırakacağını düşünerek başlar ve istediği zamanda bırakabileceğine inanır. Bunun böyle olduğu tiryakilerce de teyid edilmektedir. Fakat yapılan ilmî araştırmalar ve istatistikler bu yolla sigara bağımlılığından kurtulmanın mümkün olmayacağını ispatlamıştır.
İnsan ve çevre sağlığına bu kadar zararh olan ve vazgeçilemeyen tütün nedir, nasıl zararh oluyor? Bundan kurtulmanın veya en azından zararlarını asgariye indirmenin çareleri nelerdir? Burada konunun içinde yetişmiş, tütün mamullerinin hiçbirini mesleki gerekler dışında kullanmamaya çalışan biri (uzman) olarak bunlarla ilgili bilgiler vereceğiz.
Tütün meta'sının değişik oranlarda ve katkı maddelerinde (yabancı soslu mamuller için ) katılarak harmanlanması ile mamul hale getirilen başta sigara olmak üzere puro-pipo-nargile gibi mamuller insanlara tütünün yanması sonucu oluşan dumanın organizmaya girmesi ile zararlı olmaktadır. Neticede hayatın akışını zorlaştırmakta, sebepsiz gibi gözüken hastalıklara ve hatta ani ölümlere sebep olabilmektedir.
Tütünün diğer bir kullanma alanı ise ülkemizde pek kullanılmayan enfiye ve çiğneme yolu ile olmaktadır.
Sizlere, hergün durup dinlenmeden içtiğiniz si¬garanın sadece bir özelliğini "dumanını "inceleyerek
sigara içme ile vücudumuza ne gibi maddeler şırınga edildiğini gözler önüne serelim. Çünkü çevreden etkilenme "pasif içici" yani "'dumanaltı"Tıkla olmaktadır.
Günümüz tıp ilmince tespit edilebilen "sigara dumanındaki" madde sayısı 4000'e yakındır. Nedir bu maddeler? Yukarıda da kısaca belirtilen arazlara sebep olan ve tıp ilmince de çoğu kez gerekçesiz ölümlere sebep veren ve kanserojen maddeler ihtiva eden; çevrede ve dolayısıyla insanda etkili olan bu
maddeleri başlıklar halinde verelim:
- Hidrokarbon grubu maddeler; (1000'den fazla madde) Aksu (1981), Alkoller, Asitler, Esterler. Aldehit grubu elementler; Ketonlar. Fenol grubu maddeler; Alkoloidler (Nikotin başta olmak üzere 20'ye yakın). Diğer azotlu bileşikler (sayıları çok olmakla beraber bunlardan nitrosaminler'in kanser yapıcı etkisi son yıllarda giderek önem kazanmıştır.), Anorganik bileşikler, Metalik elementler (Nikel, kurşun, arenik vs.). Bunun dışında teknolojininde getirdiği yenilikler ile beraber son tespitlerde tütün dumanında, bitki ve hayvan koruma ilaçlannında mevcudiyeti vakidir. İster içerek "kullanarak" ister dolaylı 'dumanaltı olarak etkisi altında kaldığımız bu 4000 maddenin insandaki olumsuz etkilerini kısaca misallerle açıklayarak fikir sahibi olalım ve sigara içerken bunları düşünelim.
Tütün kullanımı ve bugünkü deyimiyle sigara içme alışkanlığı dünyanın ve Türkiye'nin en önemli halk ve çevre sağlığını etkileyici faktörlerinden birini teşkil etmektedir.
Dünyada tütün ve sigara ile ilgili istatistiklerde ciddi sonuçların ortaya çıktığı akciğer kanserinden ölümlerin yüzde 90'ı, solunum yolu hastalıkların yüzde 75'i, kalp hastalıklarının yüzde 25'inin sigara sebebiyle olduğu gerçeği ortaya çıkmıştır. Burada sadece kanser ve sigara ilişkisini ortaya koyarsak işin ciddiyeti gözler önüne serilecektir (Kayaalp, 1983).
Ağır içici olarak tabir edilen günde 25 adet üzeri sigara içenlerde hiç içmeyenlere göre kanser riski 20 defa daha fazla olmaktadır.
Hommond ve arkadaşlarının yaptığı istatistikte 200 bin sigara içen ve içmeyen erkeğin takip edilerek incelenmesi neticesi üç yıl içinde bunlardan ölen 12 bin 870 kişiden 448'inde akciğer kanseri teşhis edilmiş ve bunların da 433 'ünün sigara içtiği belirlenmiştir (Benoitz, 1982).
45 yaşını geçen 6 bin kişinin 10 yıl izlenmesi neticesi kanser teşhisi, bu kişilerde içmeyenlere göre iki kat fazla olduğu tesbit edilmiştir (Donoıx, 1958).
Kısaca istatistiklerin neticesi genç yaşta sigaraya başlayan ki bunu 20 yaş olarak alırsak günde bir paket sigara içen 100 kişiden 5'inin, 60 yaşlarında % 100 kansere yakalanmış olduğunu ortaya koymaktadır.
Bugün bu rakamlar kadınlar arasındaki yapılan istatistiklerde daha vahim neticeler ortaya koymuştur.

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 20.03.09, 17:43
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.765
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Uyuşturucuların İnsan ve Çevreye Etkisi

Bu riskler çalışma ortamı ve çevre şartlarına gö¬re daha fazla artışlar kaydetmektedir. (Uranyum, asbest işlerinde çalışan işçiler, kirli hava vesaire gibi şartlar).
İşin en acı yönü ise 1950'lerde Türkiye'de sigara tüketim alışkanlığının başladığı ve kansere yakalanma süresinin ortalama 30 yıl olması sebebiyle son yıllarda kanserden ölüm sebebinin SÖTi yıllara göre kat kat artmış olması yukarıda yazılanların teyit edil¬mesinden başka bir şey değildir (Larson, 1982).
Kanserin tedavisi için yıllık harcamanın 7,5 milyar doları aştığı ve bunun da bütün hastalıklara ayrı¬lan paranın yüzde 10'unun üstünde olduğu düşünülürse neticenin vahimliği bir kere daha ortaya çıkmaktadır. (The Lancet, 1991).
Söz gelimi anne, hamileliği sırasında günde 10, baba 20 sigara içiyorsa bebekleri büyük bir ihtimalle hiç sigara içmeyen bir anne, babanın bebeğinden 225 gr daha küçük doğmaktadır. (The lancet ,1986).
Annenin sigara içmesi bebeğin doğum ağırlığını azaltması yanında, babanında içtiği sigara ile doğacak çocuğun kilosunun düşük olmasına sebep olduğu tespit edilmiştir.
Bebeğin doğum ağırlığını azaltması yanında çocukluk çağında çok sık görülen astım, solunum hasta¬lıklarmı arttırdığı ve akciğer fonksiyonlarını azalttığı, hayatın birinci ve ikinci yıllarındaki diğer solunum hastalıklarına da sebep teşkil ettiğini yapılan istatistiklerle doğrulanmıştır.
Dünyanın en yetkili kurumlarınca "Her türlü uyuşturucular arasında en fazla ölüme ve hastalıkla ra sebep olan madde" olarak nitelenen sigara, her yıl ABD'de 440 bin, Batı Almanya'da 140 bin, İngiltere'de 120 bin, ülkemizde 160 bin kişinin ölümüne ve çok daha fazla insanın da hasta ve ömür boyu sakat kalmasına sebep olmaktadır. Bilindiği gibi sigara kurbanları 2 kategoride ele alınmaktadır:
1) Tiryakiler (Aktif içiciler),
2) Duman altı olanlar (Pasif içiciler) Tiryakiler bizzat içerek kendilerini zehirlerken, kapalı yerlerde içmekle de oradaki içmeyenlere daha büyük boyutlu zararlar vermektedirler. Bu ikinci gruba "Dumanaltı olanlar" veya "Pasif içiciler" ismi verilmektedir. İşte bu gerçekten hareket eden Dünya Sağlık Teşkilâtı (WHO), "31 Mayıs Dünya Sigarasız. Günü nü özellikle, kendileri sigara içmedikleri halde, kapalı yerde ve toplu taşıma araçlarında tiryakilerin dumanına maruz kalarak, sağlıkları en az tiryakiler kadar tehlike altında olan "pasif içiciler" m uyarılması çalışmalarına önem verilmesini kararlaştırmıştır. Çünkü pasif içiciler çevrenin kirletilmesi sebebiyle zarara uğramaktadırlar. Bu sebepledir ki bizler bu bilgiler ışığında kapalı yerlerde içilen sigara dumanından kendini ve etrafındakileri korumanın ne derece önemli bir sağlık görevi olduğunu hatırlatmakla yetiniyoruz. Sigara dumanı kapalı bir çevre içinde olduğu zaman o ortamdaki canlı, cansız herşeyi olumsuz olarak etkilemektedir.
Pasif sigarada lösemi tehlikesi riski ise sigara kullananlarla birlikte yaşayanlarda 6.8, göğüs kanseri riski 3.3, gırtlak kanseri riski 3.4 kez artmaktadır. Pasif içicilerin içlerine çektikleri dumanın, toksik kimyasal madde bakımından daha yoğun olduğunu son araştırmalar ortaya koymuştur.
Pasif içicinin aldığı dumandaki Benzo-apiren,aktif içicinin aldığından 3 kez daha fazla, Toluen, 6 Bu riskler çalışma ortamı ve çevre şartlarına gö¬re daha fazla artışlar kaydetmektedir. (Uranyum, asbest işlerinde çalışan işçiler, kirli hava vesaire gibi şartlar).
İşin en acı yönü ise 1950'lerde Türkiye'de sigara tüketim alışkanlığının başladığı ve kansere yakalanma süresinin ortalama 30 yıl olması sebebiyle son yıllarda kanserden ölüm sebebinin 50'li yıllara göre kat kat artmış olması yukarıda yazılanların teyit edilmeşinden başka bir şey değildir (Larson, 1982).
Kanserin tedavisi için yıllık harcamanın 7,5 milyar doları aştığı ve bunun da bütün hastalıklara ayrılan paranın yüzde 10'unun üstünde olduğu düşünülürse neticenin vahimliği bir kere daha ortaya çıkmaktadır. (The Lancet, 1991).
Söz gelimi anne, hamileliği sırasında günde 10, baba 20 sigara içiyorsa bebekleri büyük bir ihtimalle hiç sigara içmeyen bir anne, babanın bebeğinden 225 gr daha küçük doğmaktadır. (The lancet ,1986).
Annenin sigara içmesi bebeğin doğum ağırlığını azaltması yanında, babanında içtiği sigara ile doğacak çocuğun kilosunun düşük olmasına sebep olduğu tespit edilmiştir.
Bebeğin doğum ağırlığını azaltması yanında çocukluk çağında çok sık görülen astım, solunum hastalıklannı arttırdığı ve akciğer fonksiyonlarını azalttığı, hayatın birinci ve ikinci yıllarındaki diğer solunum hastalıklarına da sebep teşkil ettiğini yapılan istatistiklerle doğrulanmıştır.
Dünyanın en yetkili kurumlarınca "Her türlü uyuşturucular arasında en fazla ölüme ve hastalıkla ra sebep olan madde" olarak nitelenen sigara, her yıl ABD'de 440 bin, Batı Almanya'da 140 bin, İngiltere'de 120 bin, ülkemizde 160 bin kişinin ölümüne ve çok daha fazla insanın da hasta ve ömür boyu sakat kalmasına sebep olmaktadır. Bilindiği gibi sigara kurbanları 2 kategoride ele alınmaktadır:
1) Tiryakiler (Aktif içiciler),
2) Duman altı olanlar (Pasif içiciler) Tiryakiler bizzat içerek kendilerini zehirlerken, kapalı yerlerde içmekle de oradaki içmeyenlere daha büyük boyutlu zararlar vermektedirler. Bu ikinci gruba "Dumanaltı olanlar" veya "Pasif içiciler" ismi verilmektedir. İşte bu gerçekten hareket eden Dünya Sağlık Teşkilâtı (WHO), "31 Mayıs Dünya Sigarasız Günü'nü özellikle, kendileri sigara içmedikleri halde, kapalı yerde ve toplu taşıma araçlarında tiryakilerin dumanına maruz kalarak, sağlıkları en az tiryakiler kadar tehlike altında olan "pasif içiciler" m uyarılması çalışmalarına önem verilmesini kararlaştırmıştır. Çünkü pasif içiciler çevrenin kirletilmesi sebebiyle zarara uğramaktadırlar. Bu sebepledir ki bizler bu bilgiler ışığında kapalı yerlerde içilen sigara dumanından kendini ve etrafmdakileri korumanın ne derece önemli bir sağlık görevi olduğunu hatırlatmakla yetiniyoruz. Sigara dumanı kapalı bir çevre içinde olduğu zaman o ortamdaki canlı, cansız herşeyi olumsuz olarak etkilemektedir.
Pasif sigarada lösemi tehlikesi riski ise sigara kullananlarla birlikte yaşayanlarda 6.8, göğüs kanseri riski 3.3, gırtlak kanseri riski 3.4 kez artmaktadır. Pasif içicilerin içlerine çektikleri dumanın, toksik kimyasal madde bakımından daha yoğun olduğunu son araştırmalar ortaya koymuştur.
Pasif içicinin aldığı dumandaki Benzoapüren,
aktif içicinin aldığından 3 kez daha fazla, Toluen, 6 kez daha fazla, Dimetinitrosamin 50 kezden daha fazladır.
Son ilmi çalışmalar, pasif içici durumundaki yetişkinlerin, çocukların ve 8 haftalıktan fazla embriyonların kanında, idrar ve tükürüklerinde, sigara dumanının yan ürünü olan kotinin. tiorinat ve benzeri zararlıların bulunduğunu ortaya çıkarmıştır. İngiliz Tıp dergisi (The Lancet) tarafından yapılan araştırmaya göre; bir ailede sigara içenler, içmeyenlere de aynı tehlikeyi yansıtarak, ciddi boyutlu bir tehlike oluşturmaktadır.
Sigara dumanı, sigara içmeyenlerde de çeşitli kanserlere sebep olmakta ve bu arada bilhassa löseminin dumana maruz kalanlarda 7 kat daha fazla görüldüğü, ABD'li uzman kuruluşlarca açıklanmıştır.
Kirli havada yaşayanların kanında % 2-3 karbon monoksit mevcuttur. Sigara içilen kapalı yerlerde bu oran% 15'e çıkar.
Sigara içenler ile bunların dumanına maruz kalanlarda kırmızı küreciklerin oksijen taşıma kapasitesi 1/6 ila 1/3 oranında azalır.
1989 yılında ABD'de 53 bin kişi başkalarının içtiği sigara dumanı sebebiyle akciğer kanserinden ölmüştür. Buda çevre kirlenmesine sigara dumanının katkısı hakkında bize bir fikir vermektedir. Mesela; sigaradan bir nefes çekip üfleyen kimse, dumanla birlikte çevreye 70 mgr. yanmış madde, 26 mgr. karbon monoksit vermekte ve etrafındaki canlıları zehirlemektedir. Kapalı çevrede kalmamızla sigara içenlerin yanında yaşayanlar, içene oranla % 40'tan başlayarak, % 100, hatta daha fazla zarar görmektedirler.
Günde bir paket sigara içilen evde, çocuklar da 5 ila 10 adet sigara içmektedir. Sigara içmediği halde kanser olan 3 kişiden birisi pasif içicidir (ABD Sağlık Bakanlığı Raporu).
İnsan beynine en çok zarar veren 3 olumsuz etkenden birincisi sigara dumanıdır. Solunum yollarını tıkayıcı hastalıklarda, hava kirliliği, sigara dumanının yanında hiç kalır (Çavdar, 1991).
Anayasamızın 56. maddesi "Herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip" olduğunu, "Çevre sağlığını koruma ve çevre kirlenmesini önlemenin devletin ve vatandaşların vazifesi" bulunduğunu açıkça beyan ederek "Devletin bu görevleri yerine getirirken kamu ve özel kesimlerde ki kurum lardan da yararlanacağını, bu konuda onları denetle meye tabi tutacağını" da belirtmektedir.
Ayrıca anayasamızın 58. maddesi, devletin; gençlerimizi alkol, uyuşturucu kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan korumasını ve bu yolda gerekli tedbirleri almasını amirdir.
Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO)'nun sigarayı uyuşturucular arasında zikretmesi, yetkili uzman ve kuruluşların sigarayı "Önlenmesi mümkün olan ölümlerin baş sebebi" olarak kabul ve ifade etmesi, keza sigaranın uyuşturucu niteliği taşıması, kötü ve zararlı alışkanlıkların da başında bulunması hasebiyle yine devletin anayasal görevi ve önemli bir mücadele konusudur.
Bu duruma göre sigara içenler kadar, dumanından zarar gören milyonlarca insanımızın korunması gereklidir.
Bilhassa sigara içmedikleri halde içenlerden daha fazla zarar gören milyonlarca insanın mağduriyetini önlemek için, resmi ve özel kapalı çalışma yerlerinde, nakil araçlarında ve bekleme salonlarında sigara içmenin bir kanunla düzenlenmesinin gereğine inanıyoruz.
Evet, A.B.D Sağlık Hizmetleri Servisince. "Her türlü uyuşturucular arasında en fazla ölüme ve hastalıklara sebep olan madde" olarak nitelenen dünyamızda her yıl milyonlarca insanın ölümüne ve çok daha fazla insanın da hasta ve sakat kalmasına sebep
olan ve toplumumuzda da bilhassa gençlerimiz arasında son yıllarda korkunç boyutlarda artış kaydeden sigara için bir tedbir alınmalıdır.
Her sigaranın ömrü 15 dakika kısalttığını, bunun yılda 90 gün, 50 senede ise 13 yıllık bir önemli miktara ulaştığını, (160 yıllık bir ömrün yaklaşık dörtte biri) biliyor musunuz? (Özyazıcı, 1990).
Her yıl İsveç'te binlerce kişi sigaranın yol açtığı hastalıklar yüzünden ölmektedir. Ölüm nedeninin çoğunu kalp krizleri oluşturmaktadır. Sigara dumanındaki zehirli maddeler damarlarda kireçlenmeye yol açmakta ve sonunda artık kanın akamayacağı tıkanıklıklar meydana gelmekte ve bu da enfarktüslere sebep olmaktadır.
Amerika'da Woldwatch Enstitüsü tarafından yayınlanan bir raporda Amerika'da her yıl 5 bin kişinin başkalarının içtikleri sigara dumanı sebebiyle kansere yakalanarak hayatını yitirdikleri belirlendi (Prof.Dr. Fred Plum, 1991), (Yeşilay:639).
Sigaranın sebep olduğu ölüm miktarı genel bir ifade ile trafik kazalarında meydana gelen rakamın 7 katıdır (The Lancet, 1980).
1978 yılında A.B.D.'de 100 binden fazla yangının sigara sebebiyle çıktığı tespit edilmiştir.
Dünya Sağlık Teşkilatı'nca (WHO); en çok ölüme sebep olan ve en yaygın uyuşturucu olarak tanıtılan sigara, dünya genelinde l milyar 360 milyon insan tarafından kullanılmakta ve milyonlarca insanın ölümüne sebep olmaktadır.
Ülkemizde aktif olarak 20 milyon, pasif olarak 20 milyon, ve toplam olarak 40 milyon insan, sigaranın ölümcül tesiriyle karşı karşıyadır.
On yıldır çıkarılması için Yeşilay'ın ter döktüğü sigaranın kamuya ait kapalı yerlerde, yakın ve uzak bütün nakil araçlarında içimini yasaklayacak kanun'un çıkması halinde 20 milyonluk kitlenin bu zarardan büyük ölçüde korunmuş olacağına inanmaktayız.

Kaynak
Dr. Ahmet MARANKI
Tekel Genel Müdürlüğü Sigara Fabrikası Cibali/istanbul

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 09.08.16, 09:38
Acemi
 
Üyelik tarihi: Aug 2016
İletiler: 9
julideakca doğru yolda ilerliyor.
Standart Cevap: Uyuşturucuların İnsan ve Çevreye Etkisi

Bağımlılık tedavisinde dışarıdan destek almak çok önemli çünkü işin uzmanları iç yüzünü biliyorlar. henüz alışkanlıklarımızı değiştirmekte zorlanırken bir bağımlıdan yardım almadan kurlulmasını beklemek çok fazla. destek ve ayrınlılı bilgi için moodist hastanesini arayın
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
çevreye, etkisi, uyuşturucuların, ınsan

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 14:08 .