iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 01:00 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Toplum ve Yaşam » Antropoloji » Fiziksel antropoloji » Uygarlığın Çıkış Noktası

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 15.08.07, 22:04
Standart Uygarlığın Çıkış Noktası

15.08.07, 22:04




Uygarlığın Çıkış Noktası; Yakın Doğu
İlk İnsandan bugüne
Çağımızın bir gereği olarak insanoğlunun dünya üzerinde yaşamaya başlaması ile ilgili olarak elimizde birçok bilgi var. Artık bilim adamlarının elinde insana benzeyen maymunların 25 milyon yıl önce yaşadığına ilişkin kanıtlar da bulunuyor. Son günlerde basına yansıyan bu yeni bulgu araştırmaların hayli ilerlediğini gösteriyor.
İnsan ve şempanzenin genetiği yüzde 98.5 özdeş
Bilim adamlarının elinde artık hem insanın hem de şempanzenin kalıtımı var. Şimdi ikisinin arasındaki en önemli farkın, yani bizlerin neden ve nasıl "insanlaştığımızın" nedeninin bulunduğunu düşünebilirsiniz. Ama ne var ki yeni bulgular eskilerinden daha akıl karıştırıcı! Doğu Afrika'daki keşifler insanımsı maymunlara (hominid)geçişin 14 milyon yıl önce olduğunu gösteriyor. Homosınıflandırmasına girecek ilk maymun adam da yaklaşık 11 milyon yıl sonra ortaya çıkıyor. İnsana en çok benzediği düşünülen ilk varlık (gelişmişAustralopithecus), Afrika'da 2 milyon yıl önce yaşadı. Homoerectus'uüretmek ise bir milyon yıl daha aldı. 900 bin yıl daha geçtikten sonra, ilk ilkel insan ortaya çıktı ve kalıntılarının ilk bulunduğu sit alanın adı olan Neanderthalile adlandırıldı.
Gelişmiş
AustralopithecusveNeanderthalarasında 2 milyon yıldan fazla bir zaman geçmiş olmasına karşın, bu iki grubun araç gereçleri olan keskin taşlar neredeyse aynıydı. Derken aniden ve açıklanamaz bir biçimde, 35 bin yıl kadar önce, yeni bir insan ırkı, yani Homo sapiens (düşünen insan), sanki yoktan var oldu ve Neanderthalinsanı dünya yüzünden siliniverdi.Cro-Magnonolarak adlandırılan bu moderninsanlar bize o kadar çok benziyorlardı ki, bizim gibi modern kıyafetler giyseler herhangi bir Avrupa veya Amerika şehrinde kalabalığa karışabilirlerdi.
Milyonlarca yıl boyunca, insanın araç gereçleri hep yararlı biçimlerdeki basit taşlar olmuştu. Ancak Cro-Magnon insanı, tahtadan ve kemiklerden, özel amaçlar için kullanmak üzere araç, gereç ve silahlar yaptı. Artık "çıplak maymun’’ değildi, çünkü derilerden kendine giysiler yapıyordu. Toplumu örgütlüydü, ataerkil bir hegemonya ile klanlar halinde yaşıyordu. Mağara duvarlarındaki resimleri sanatçılık ve duygusal derinlik içeriyordu. Ölülerini gömüyordu. Cro-Magnon insanının ortaya çıkışı gizemli veaçıklanamaz olmasına rağmen, Afrika'da bazı kazılar ilerledikçe daha ilginç bilgilere ulaşılıyordu.
Sonuçta Cro-Magnon insanının, 250 bin yıl kadar önce Batı Afrika ve Kuzey Afrika'da yaşamış olan daha erken bir Homo sapiens' den türediği ortaya çıktı.
Modern insanın, Homo erectus'tan sadece 700 bin yıl sonra ve Neanderthal insanından 200 bin yıl kadar önce ortaya çıkmış olması biraz zor görünmektedir. Ayrıca Homo sapiensyavaş bir evrimsel süreçten o kadar aşırı uçta bir ayrılışı temsil etmektedir ki, konuşma yeteneğimiz gibi özelliklerimizin çoğunun ilk primatlarda bulunması hemen hemen imkansızdır. Bu konudaki en önemli otoritelerden biri olan Prof. Theodosius Dobzhansky bu gelişmenin evrimsel bir ilerleme için en uygunsuz zaman olan, Dünya'nın buzul çağından geçtiği bir dönem sırasında meydana gelmesi karşısında çok şaşkındır. Homo sapiens 'tendaha önce bilinen bazı tiplerin özelliklerinden tamamen yoksun ve daha önce hiç ortaya çıkmamış özelliklere sahip olmasına dikkat çekerek, şu sonuca varır.
" Modern insan fosil bakımından soydaşı birçok akrabaya sahiptir ama atası yoktur; dolayısıyla Homo sapiens 'intüremesi bir bulmacaya dönüşmektedir."

Bu durumda insanın geçmişi ile ilgili birçok soru karşımıza çıkmaktadır. İnsanın taşları yontup şekillendirmesi ve işine yarayacak tarzda kullanması 2 milyon yıl almıştı. Ama şimdi Neanderthal insanından yaklaşık 50 bin yıl sonra, Ay'a astronotlar, güneş sistemindeki diğer gezegenlere de uzay araçları indiriyoruz. Peki! Bu kadar eski bir geçmişe sahip olan insanlığın uygarlık izlerinin ilk olarak Yakın Doğu’daki kazılarda bulunduğunu biliyor muydunuz?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 15.08.07, 22:05
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Uygarlığın Çıkış Noktası

SÜMER TANRILARI
Biraz daha doğuya gidildiğinde ise Mezopotamya' da bambaşka bir uygarlık karşımıza çıkıyordu;“Sümerler”Çok iyi tasarlanmış şehirler, mimari harikası olan tapınaklar ve birçok uygarlık belirtisi... Bunların hepsi MÖ. üçüncü bin yılda karşımızda dimdik ayaktadır. Yunan uygarlığının doruğuna ulaşmadan tam iki bin yıl önce!... Sümerler birçok şey icat ettiler. Dokumada çok ustaydılar. Daha o zamanlarda petrol ve türevlerine ilişkin zengin bir bilgiye ve kelime hazinesine sahiptiler. Kullandıkları sayı sistemi ise 6'lı sistemdi. 360 derecelik daire, 12 aylık takvim ve bir sürü matematik bilgi Sümerlerden gelmektedir. Sümer uygarlığında 12'nin çok büyük önemi vardır. Göklerin ve Yerin Tanrıları 12 lerle ifade edilirdi.
İnsanın yüz binlerce, hatta milyonlarca yıllık, acı verecek derecede yavaş seyreden gelişiminden sonra her şeyi böylesine birdenbire ve tamamen değiştiren ve bir-iki dokunuşta, yani MÖ. 11000, MÖ. 7400 ve MÖ.3800'ler civarında, ilkel göçebe avcıları ve yiyecek toplayıcılarını, çiftçilere ve çömlekçilere, derken şehir kuruculara, mühendislere, doktorlara, yargıçlara, rahiplere dönüştüren şey neydi? Tüm bunlar niçin oldu?
Sümerlerin bu yüksek uygarlığının birdenbire nasıl
ortaya çıktığına dair halkın hazır bir cevabı var. Bu yanıt, ortaya çıkarılan on binlerce kadim Mezopotamya yazıtından birinde şöyle özetleniyor:

"Güzel görünen her neyse, tanrıların lütfuyla yaptık."
Sümer'in tanrıları
Sümer'in tanrıları Yunan tanrıları gibi miydi? Bu tanrılar insanlar gibi yaşar sevinir, üzülür, kızar ama gerektiğinde göklere çıkar, yerin altına inerlerdi. Bütün bu tanrılar sistemine ilişkin bilgilerin Yunanlılara Yakın Doğu'dan geçtiğine şüphe yoktur. Çünkü benzeri şekilde fakat farklı isimlerle aynı bilgileri çok önceleri Sümer'de ve sonraki dönemlerde, yakın uygarlıklarda bulmak mümkündü.
Eski Ahit incelendiğinde dekarşımıza çıkan birçok hikayenin kökenini, Yakın Doğu halklarının geleneklerinde bulunan söylencelerden aldığı ortaya çıkmaktadır. Anlatılan birçok olay kulağımıza tanıdık gelmektedir. İnsanın yaratılışı ile ilgili değişik versiyonlar olmakla birlikte esası, hep buralarda anlatılan hikayelerin bir benzeridir. Tekvin kitabının 6. Babının başında Adem'i izleyen nesiller boyunca insanoğlunun yayılışının gözden geçirilmesi ve Tufan'dan önce insanoğlunun ilahi büyüden kurtulup gözünün açılması hikayesi anlatılır. Şöyle der;
"Tanrı oğulları; İnsan kızlarının güzel olduklarını gördüler, Ve bütün seçtiklerinden, Kendilerine karılar aldılar."

Bu dizelerin ima ettikleri ve Sümer'in tanrıları, onların oğulları ve torunları, tanrılar ve ölümlüler arasında bir arada yaşamaktan kaynaklanan yarı ilahi evlatlarla ilgili hikayeler arasındaki paralellikler, İncil deki dizeleriokudukça daha daartar:" Rab oğulları insan kızlarına vardıkları, Ve bu kızlar onlara çocuk doğurdukları zaman, O günlerde, hem de ondan sonra, Yeryüzünde Nefilimler vardı,Bunlar ebediyetin kudretli olanlarıydı, Şem halkıydı. "
Burada
"Nefilimler vardı" ifadesine dikkat etmek gerek. Bu konuda birçok yorum olmasına karşın 19. yy. İncil yorumcularından Malbirn bunu "Aşağı Düşmüş Olanlar" olarak çevirmiştir.

12. Gezegen adlı kitabıyla ünlü dünya tarihçisi Zecharia Sitchin acaba bir gün haklı mı çıkacaktır? Elimizdeki bilgileri iyi değerlendirirsek bize verilmiş birçok ip ucu bulabiliriz.Ya da binlerce, on binlerce yıl önceden sanki bizim için bırakılmış yazıtlar, belgeler…
Neden olmasın madem ki, büyük bir değişim çağındayız. Tüm bu alternatif düşüncelere yatkın bir zihin yapısı yaratmanın bize zararı değil aksine çok yararı olabilir. Bu ipuçları bize insanlığın büyük macerası hakkında bazı imalarda bulunabilir…
Geçmişini anlayan ise geleceğine daha sıkı sarılabilir. Çünkü resmin bütününü kavramaya başlar ve hedefini bilir!...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
SELVILV (20.08.07)
Sponsorlar
Cevapla

Tags
uygarligin cikis noktasi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz