Nüve Forum


Fiziksel antropoloji hakkinda İnsan ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]insan a. (ar. insan). 1. Konuşabilen, dik duruşlu, büyük beyinli, kavrayıcı elli primat. (Bk. ansikl. böl. Zool.) ***8212;2. Günümüz insan türünden önce gelen primatlardan biri: Tarihöncesi insanı. Cro-Magnon insanı. ***8212;3.

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 13.09.10, 20:56
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart İnsan

[coverattach=1]insan a. (ar. insan). 1. Konuşabilen, dik duruşlu, büyük beyinli, kavrayıcı elli primat. (Bk. ansikl. böl. Zool.) ***8212;2. Günümüz insan türünden önce gelen primatlardan biri: Tarihöncesi insanı. Cro-Magnon insanı. ***8212;3. Genel olarak insan türü: insanın kökeni, insanın evrimi, insan vücudu, insanın zihin yetileri, insan ve hayvan. (Bk. ansikl. böl. Antropol.) ***8212;4. Kendi türünün temsilcisi olarak ele alınan, türünün belirgin özelliklerini kendinde toplayan insan: İnsan denilen varlık, insan türü. insan toplulukları. insanların yeryüzüne dağılmala-rındaki eşitsizlik, insanın toplumsal yaşamı. insanı çevresinde incelemek. ***8212;5. Tamlayan olarak, insana, insanlığa, insanoğluna özgü, ona ait olan şeyi belirtir: insan sesi. insanın yetileri, insanın tutkuları. insan gücünü aşan bir çaba. ***8212;6. insanlığa ilişkin olan, bireyselliğinin ya da etkinliğinin bir tek yönüne ait olan şeyi belirtir: insan bilimleri, insan anatomisi. ***8212;7. Bir insana özgü üstün nitelikler ya da zayıflıklar açısından (cinsel fark gözetmeden) ele alınan insan: Ona insan denebilir mi? insan olmaya çalışmak. Kahraman olmak istediler, oysa yalnızca insandılar, insan olmak aynı zamanda kaçınılmaz olanı kabullenmeyi bilmektir. ***8212;8. Belgisiz adıl gibi kullanılır: Zamanla insan her şeye alışıyor. Bu trafik insanı çileden çıkarıyor. insan arkadaşını arayıp sormaz mı? ***8212;9. insan ayağı değmemiş, basmamış, içinde insan bulunmayan, insan olmayan yer için kullanılır: insan ayağı değmemiş uzak yerler. || insan eti yemek, bir kimseyi çekiştirmek, dedikodusunu yapmak. j| insan evladı, iyilik yapmasını seven, iyi insan, soylu kimse. || insan gibi, insanlara yaraşır biçimde, insanca: Önce insan gibi davranmasını bil. j| insan hali, kimi durumların doğal karşılanması gerektiğini, bunların her insanda görülebileceğini belirtir. |j insan içine çıkmak, bir topluluğa karışmak, başkalarıyla ilişki ve yakınlık kurmak: iyi giyin, insan içine çıkacaksın, insan, adam kurusu, aşırı ölçüde zayıf kimse. || insan müsveddesi, "bir insanda bulunması gerekli niteliklerden yoksun olan" anlamında kullanılır. || insan sarrafı ***8212; ADAM* SARRAFI.
***8212;Esk. tıp. insan-ül-ayn, gözbebeği. ***8212;Tasav. insan-ı kâmil, sufilerden Tanrı da yok olarak O'nun bütün niteliklerini kazanmış olan. (Bk. ansikl. böl.) ***8212;Uluslarar. huk. insan hakları, insan doğasının özünde bulunduğu kabul edilen ve bundan dolayı bütün siyasal iktidarların işlerlik kazandırması ve uyması gereken hak ve özgürlükler bütünü. (Bk. ansikl. böl.)
sıf. Birey olarak insana özgü üstün nitelikleri taşıyan kimse için kullanılır: Çok insan adamdır, ona güvenebilirsin.
***8212;ANSİKL. Antropol. ***8226; insan soyunun evrimi. insanın ayırtedici özellikleri, türünün tanımlanmasına yarayan anatomik kriterleri büyük ölçüde aşar. insan soyunun evriminin temel özelliklerinden biri de kültürün gelişmesidir. Bir dış mekanizma aracılığıyla tüm bilgilerin kuşaktan kuşağa aktarılması demek olan kültürel gelişme, genetik özelliklerin DNA molekülleri aracılığıyla aktarılmasından tümüyle farklı bir şeydir. Jestlerin ve davranışların taklit edilmesinin, başlangıçta kültür aktarımının en önemli aracı olduğu düşünülebilir. Taştan alet ve silah yapma tekniklerinin yayılmasında taklit, hiç kuşkusuz önemli bir rol oynamıştır. Bununla birlikte, daha insan soyunun çok erken bir evrim aşamasında simgesel dil, ilerde büyük önem kazanacak bir rol oynamıştır. Tarihöncesi bilginleri, bir kavramsal düşüncenin yüz binlerce yıl öncesine, Homo erectus dönemine kadar uzanan maddi izlerini -ölü gömme töreleri, estetik kaygılar- ortaya çıkarmışlardır.
insan soyunun evrimi boyunca beynin gösterdiği büyük gelişme (hem nicelik, hem nitelik bakımından) ve aktarılacak kültürel bilgilerin giderek daha karmaşıklaşması, ayıklama mekanizmasıyla yönlendirilen bir evrim süreci içinde, birbirini destekledi. Böylelikle, öyle bir evrim aşamasına varıldı ki, bu aşamada artık insan soyunun başarısını ve hatta varlığını sürdürmesini, çevrenin değişikliklerine ve saldırılarına verilen kültürel karşılığın etkinliği belirledi; bir insansal çevrenin kendisini de büyük ölçüde kültürel evrim biçimlendirdi.
insan soyuna özgü bir evrim biçimi aşırı bir toplumsallaşmayı gerekli kılıyordu. Kültür aktarımı, yayılma ve kültürel ayıklama süreçleri aracılığıyla bir yandan çağdaş insanları etkilerken, öte yandan eğitim yoluyla gelecek kuşaklar üzerinde etkili oldu. Eğitimin zorunluluğu da ayıklama mekanizmasının yönlendirdiği geriye dönük bir karşılıklı etkileşim içinde ortaya çıkan biyolojik bir olayla (olgunlaşma sürecinin uzaması) birlikte gelişti.
Buradan da anlaşılacağı gibi, insanlığın evrim biçimleri, genlerin belirlediği davranış payının en aza indirilmesi yönünde bir eğilimi içerir. Evrimin insan davranışına kazandırdığı esneklik, bu sürecin süreklilik göstermesinin temelini oluşturur, insan davranışlarını tümüyle belirleyen şey, kalıtım yoluyla edinilen genomla eğitimin koşullandırması arasındaki karşılıklı etkileşim değildir, insan davranışlarının esnekliği bir özgürlük payı içerir. Kültür düzeyinde olduğu gibi, genetik düzeyde de çeşitlilik insanın evrim sürecinin bir koşuludur. insanlaşma deyiminin anlamı, yalnızca insanın ortaya çıkmasıyla sınırlı tutulmayarak onun geçmiş ve gelecek bütün evrimini kapsayacak biçimde genişletilecek olursa, bireysel özgürlüğün, bunun zorunlu sonucu olarak da bireyin toplum karşısındaki sorumluluğunun artması, bundan böyle insanlaşma sürecinin başlıca devindirici gücünü oluşturmuş gibi görünmektedir.
***8226; insanın çeşitliliği, insanların biyolojik bakımdan çeşitliliği, onların genetik çeşitliliği İle genomlarının dışa vuruşu üzerinde çevre koşullarının eşit olmayan etkisinin bir bileşkesldir. Genetik çeşitlilik, tümüyle genom tarafından belirlenen ve kalıtım yoluyla aktarılma mekanizması açıklığa kavuşturulmuş olan niteliklerle kolayca açıklanabilir. Çeşitli kan grubu sistemlerinin, kanın ve öteki dokuların protein ve enzim sistemlerinin çokbiçlmllllği, hemoglobin ve daltonizm anomalileri için durum böyledir (genetik çokblçimlllik bir insan topluluğunda, bir gene ait birçok alel ya da değişkenin bir arada bulunmasıdır). Her toplulukta bireyler genetik bakımdan çok büyük bir çeşitlilik gösterirler, insanlığı klasik ırklara ayıran sınıflandırma, onun toplam genetik çeşitliliğinin ancak °/o 7'sini açıklar. Hiçbir sistemde farklı alelleri bulunan öbür topluluklardan, tekbiçlmllliğiy-le (birtek alel) ayrılan bir topluluğa rastlanmaz: ya hepsinde aynı aleller bulunur, ya da bazılarında şu ya da bu alelin bulunmasıyla birbirlerinden ayrılırlar; her iki durumda da ortak alellerin görülme sıklığı topluluktan topluluğa değişir. Genetik sistemler, topluluktan topluluğa değişmelerinde büyük bir bağımsızlık gösterirler. Bunun sonucu olarak, her insan topluluğunda bulunan alelleri ve bunların sıklığını gösteren tek bir tablo bulunur. Kimi atollere bütün topluluklarda, kimilerineyse yalnız bazı topluluklarda rastlanır. Bu durumlar, toplulukları genetik bakımdan açıklayıcı bazı varsayımların İleri sürülmesine yol açmıştır. Örneğin, bazı alellerin yalnız bazı topluluklarda bulunması, rastlantısal mekanizmalar sonucunda (genetik sapma gibi) ya doğal ayıklanma ya da değişinim yoluyla bazı yeni alellerin ortaya çıkması ve bunu izleyen yayılma ile açıklanmıştır (yayılma bireylerin bir yerden başka yere göçmesini gerektirir, ama bunun coğrafi yerleşimi ve yayılan alellerin sıklığı büyük ölçüde doğal ayıklanmaya bağlı olabilir). Böylece, sürekli olarak yeniden gözden geçirilen varsayımlar aracılığıyla, genetik çokblçimlillğln incelenmesi, İnsan soyunun çeşitliliğinin, hiç olmazsa yakın tarihteki biçimiyle, nasıl meydana gelmiş olduğunu anlamamıza yardım etmektedir.
Sayısı bilinmeyen genlerle değişik çevre etkenlerinin etkileşimi sonucu belirlenen çeşitli özelliklerin -antropometrlde ölçülen beden boyutları gibi- insan topluluklarının genetik özelliklerine göre açıklanması daha hassas bir konudur. Bununla birlikte, bu tür özelliklerin çeşitliliğinde ayıklama mekanizmasının rolü ortaya ko-nulabllmiştir: örneğin, iklimin boy ve burun ölçüleri üzerindeki ayıklayıcı etkisi gibi. Artık bir basamaklandırmayla ölçülen bir özellik olan deri rengi için de (güneş ışınlarının fazla vurması, deri üzerinde ayıklayıcı bir etki yapmaktadır) aynı şey söylenebilir. ( -> YANSITIM.)
Bu gibi özelliklerin esnekliği, yani feno-tlplerinin çevre farklarına ve değişikliklerine karşılık verme biçimleri ve derecesi, günümüzde antropobiyolojlnin belli başlı konularından birini oluşturmaktadır. Bu esneklik, bir özellikten ötekine yalnızca derecesi bakımından değil, etkili olduğu süre bakımından da değişir. Örneğin, beyin nöronlarının hücrelere ayrılması, yaşamın ikinci yılından önce kesin olarak durur. Dölütün ve yeni doğmuş bebeğin beslenmesi, beynin o anda içerdiği nöronların sayısı bakımından önemli bir etkendir; bu etkenin etkisi daha sonra ortadan kaldırılamaz. Erginlik çağında, boy esnekliği son derece azdır, buna karşılık, vücuttaki yağ ve kas kütlelerinin esnekliği hâlâ fazladır Çevrenin, büyüme ve yaşlanma dönemleri boyunca antropometrik ölçülerin evrimi üzerindeki etkisinin incelenmesinin, pratik yararı açıktır. Bu etki, özellikle erginin boyu ile ergenlik yaşının yüzyıllık evriminde kendini gösterir. Son yüz yıl içinde, sanayi toplumlarında, boy büyümesinin yılljk oranlarında büyük bir artış görüldü. Bunun sonucunda üç ve daha yukarı yaşlara kadar olan büyüme süresinde şaşırtıcı bir kısalma görülmesine karşın, erginlerin boyunda bir artış meydana geldi. Bu biyolojik olayın, hukuk, eğitim, mobilya, konfeksiyon, İnşaat, eşya ve aletlerin biçimi, İş postalarının planı üzerinde olduğu gibi kuşaklar arasındaki psikolojik İlişkiler üzerinde de etkileri oldu. Bu olay, henüz tümüyle açıklanabilmiş değildir; birçok çevre değişikliğinin (özellikle beslenme ve sağlık alanlarında) ve kan bağlılığı ortalamasında bir azalışın sonucu olduğu sanılmaktadır.
Çok hızlı dalgalanmalar gösterebilen fizyolojik değişkenler (kalbin atış temposu, kan basıncı) ile biyokimyasal değişkenler de (çeşitli maddelerin kan, dokular ve idrardaki miktarı) bir bireyde, bir toplumun üyeleri ya da toplumlar arasındaki değişikliklerinde, genomla çevre arasındaki etkileşim biçimlerini ortaya koyarlar. Bu etkileşim biçimlerinin açıklanması, birçok hastalığın yalnızca anlaşılması bakımından değil, önlenmesi bakımından da büyük önem taşır.
***8212;Tasav. Terime ilk kez Muhittin Arabi'nin Füsûs ül-hikem adlı yapıtında rastlanır. Konu, daha sonra Abdülkerlm el-CİII'nin Ki-tâbu insan il-kâmil fî ma'rifet il-evâhir ve't -evâ'il adlı kitabında da ele alındı. Muhittin Arabi'ye göre, Tanrı bütün ad, nitelik ye zatı ile Insan-ı kâmilde tecelli eder. insan-ı kâmil, kendi varlığında Tanrı İle İnsanı bir araya getirdiğinden yaratan ile yaratılan arasında bağ kurmuş olur. Sufinin böyle bir aşamaya ulaşabilmesi için Tan-rı'nın birbiri ardından gelen tecellilerine uğraması gerekir.
insan-ı kâmil kavramının yeniplatoncu-luktan gelen Irfani düşüncenin ürünü olduğunu öne sürenlerin yanı sıra, iran yaradılış efsanesinde sözü edilen Gayumerd (ilk insan) ile ilgili olduğunu öne sürenler de vardır. Ancak, Kuran'ın çok sayıdaki ayetinde insana verilen önem, insanın yeryüzünde Tanrı'nın halifesi olarak gösterilmesi (11,30) insan-ı kâmil kavramının doğmasına neden olmuştur şeklindeki görüş, daha çok yandaş bulmuş ve akla yakın kabul edilmiştir.
***8212;Uluslarar. huk. insan hakları, genellikle "bildirge" olarak adlandırılan çeşitli resmi metinlerle ilan edilirler: 1948'de BM genel kurulu tarafından kabul edilen insan hakları evrensel bildirgesi, Avrupa insan hakları sözleşmesi (1950), Amerikalılara-rası San José sözleşmesi (1969). Bazı sınırlı alanlarda, BM'nin girişimiyle sözleşmeler de yapılmıştır: ırk ayrımcılığının ortadan kaldırılması (1965), savaş suçları ve insanlığa karşı suçların zamanaşımına uğramaması (1968), vb. Bu metinlerin karşılaştığı başlıca sorun, çeşitli olgular (ırkçılık, İşkence, terörizm vb.) nedeniyle işlerliklerinin ve dolayısıyla korunmalarının sekteye uğramasıdır.
Avrupa Güvenlik ve işbirliği konferansı (Helsinki 1975, Belgrad 1977, Madrid 1980, Viyana 1986) ve bunun yanı sıra çeşitli kurumlar (BM insan hakları komisyonu, Avrupa insan hakları divanı ve komisyonu), dernekler (Uluslararası af örgütü) ve kiliseler bu yönde çalışmaktadır. ***8212;Zool. Dar anlamda "İnsan" sözcüğü, bugünkü insanları ve bütün dünyadaki yeni insan fosillerini kapsayan Homo sapiens türünü belirtir. Bugünkü insanı, şempanze gibi ona en yakın türlerden ayıran anatomik özellikler şunlardır: büyük kafatası, dik alın, kaş çıkıntısı silik ya da yok, çıkıntılı burun, parabolik diş kemerleri, so-mak oluşturmayan kısa çeneler, öne eğik olmayan ve tam kapanabilen alt ve üst ke-slcidişler, erkekte bile öteki dişlerden pek uzun olmayan köpekdlşleri, belirgin çift tümsekll küçük azılar, geç çıkan ya da hiç çıkmayan üçüncü büyük azı, artkafa deliğinin çok önde olması; omurgada biri boyun, öteki bel bölgesinde olmak üzere öne doğru dışbükey iki eğrilik, on iki çift kaburga, kısa ve geniş leğen -özellikle dişide-; "hazırol duruşta" sadece uyluğun ortasına ulaşabilen kısa kollar, başparmağı öteki parmaklarla karşılaştırma yetisi (başparmak, el bükülmeden ortaparma-ğın ilk boğumuna kadar ulaşır); çukur tabanlı ayak, kısa ayak parmakları, ayak insanlık ailesinin tüm üyelerinin ayrılmaz bir parçası olan onura ve bu üyelerin eşit ve devredilemez haklarına gösterilecek saygı, özgürlük, adalet ve dünya barışının temeli olduğuna göre; insan haklarının tanınmaması ve çiğnenmesi insanlık vicdanını isyan ettirecek vahşiliklere yol açtığına; söz ve inanç özgürlüğüne dayanan, yılgınlık ve yoksunluktan kurtulmuş bir dünyanın kurulması insanların en yüce özlemi olduğuna göre; insanın baskıya ve baskı yönetimine son çare olarak ayaklanma zorunda kalmaması için insan haklarının bir hukuk rejimi ile korunması temel bir zorunluluk olduğuna göre;
Birleşmiş milletler halkları, Antlaşma içinde, insanın temel haklarına, erkek ve kadınların onur ve değerine olan İnançlarını bir kez daha belirttiklerine, toplumsal gelişmeyi özendirmeye ve daha geniş bir özgürlük İçinde daha İyi yaşam koşulları kurmaya karar verdiklerine göre; üye devletler, BM örgütü'yle işbirliği yaparak insan haklarına ve temel özgürlüklerine tüm dünyaca gerçekten saygı gösterilmesinin sağlanmasını üstlendiklerine göre; bu hakların ve özgürlüklerin herkesçe aynı biçimde anlaşılması yukarıdaki üstlenmenin eksiksiz bir biçimde yerine getirilmesi için son derece önemli olduğuna göre; uluslararasında dostça ilişkilerin gelişmesini sağlamanın şart olduğuna inandığına göre; Genel kurul İşbu insan haklan bildirgesi'***8482;, bütün halkların ve bütün ulusların, gerçekleştirmek için çaba göstermeleri gereken bir ideal olarak ilan eder; ta kl bütün bireyler ve bütün sosyal gruplar bu Bildirge'yi hiç bir zaman akıllarından çıkarmasınlar, öğretim ve eğitim yoluyla bu haklara ve özgürlüklere saygıyı aşılamayı bilsinler ve hem ulusal hem de uluslararası düzeyde bu hak ve özgürlüklerin, gerek üye devlet halkları arasında gerekse bu devletlerin yönetimi altındaki topraklarda, evrensel ve etkin bir biçimde tanınmasını ve uygulanmasını sağlasınlar.

kaynak:2-cilt:9
Eklenmiş Resimin Önizlemesi
Ýnsan-adsiz.jpg  
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 13.09.10, 20:59
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart İnsan

madde I. Tüm insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdan sahibidirler ve birbirlerine karşı kardeşlik duygusuyla hareket etmelidirler.
madde II. Herkes ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka herhangi bir görüş, ulusal ya da toplumsal köken, zenginlik, doğum ya da başka herhangi bir ayrım gözetilmeksizin bu Bildirgede İlan edilen tüm haklardan ve özgürlüklerden yararlanabilir. Ayrıca ister bağımsız ülke uyruğu olsun, ister vesayet altında ya da özerklikten yoksun ya da egemenliği herhangi bir şekilde kısıtlanmış ülke yurttaşı olsun, bir kişi hakkında, uyruğu bulunduğu ülkenin siyasal, yönetimsel ya da uluslararası statüsünden kaynaklanan herhangi bir ayrım yapılamaz.
madde III. Herkesin yaşama, özgürlük ve kişisel güvenlik hakkı vardır,
madde IV. Hiç kimse köle ya da tutsak edilemez; kölelik ve köle ticareti her biçimiyle yasaktır.
madde V. Hiç kimseye işkence yapılamaz; zalimce, insanlık dışı, aşağıla-tıcı ceza ya da işlem uygulanamaz.
madde VI. Herkes, bulunduğu her yerde, hukuksal kişiliğinin tanınması hakkına sahiptir.
madde VII. Yasa önünde herkes eşittir ve ayrım gözetilmeden yasanın korumasından herkesin eşitçe yararlanma hakkı vardır. Herkesin, bu Bil-dirge'ye aykırı her türlü ayrımcı işleme ve bu tür bir ayrımcılık İçin yapılacak her türlü kışkırtmaya karşı eşit bir korunma hakkı vardır,
madde VIII. Herkesin Anayasa ya da yasanın kendisine tanıdığı temel haklara aykırı İşlemlere karşı, doğrudan doğruya yetkili ulusal yargı organlarına başvurma hakkı vardır.
madde IX. Hiç kimse keyfi olarak tutuklanamaz, alıkonamaz ya da sürgün edilemez.
madde X. Herkes hakları, yükümlülükleri ya da cezai nitelikteki her türlü suçlamalar konusunda davasının tam bir eşitlikle, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından hakkaniyetle ve açık olarak görülmesi hakkına sahiptir.
madde XI. 1. Yasalara karşı bir eylemde bulunmakla suçlanan her kişi, savunması için gerekli tüm güvencelerin kendisine sağlandığı açık bir yargılama sonunda yasal olarak suçluluğu saptanana kadar suçsuz sayılır; ***8212;2. Hiç kimse işlendikleri sırada ulusal ya da uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan eylemleri ya da ihmallerinden dolayı mahkûm edilemez. Aynı şekilde, suçun işlendiği sırada uygulanan cezadan daha ağır bir cezaya çarptırılamaz.
madde XII. Hiç kimse özel yaşamı, ailesi, konutu ya da yazışmaları konusunda keyfi müdahalelere, onur ve şöhretine karşı saldırıya uğrayamaz. Herkes bu tür müdahale ve saldırılara karşı yasaca korunma hakkına sahiptir.
madde XIII. 1. Bir devlet içinde özgür olarak dolaşmak ve yerleşeceği yeri seçmek herkesin hakkıdır;
***8212;2. Herkesin, kendi ülkesi de dahil, herhangi bir ülkeyi terk etmek ve ülkesine dönmek hakkı vardır.
madde XIV. 1. Herkesin bir zulüm ve baskı karşısında başka ülkelere sığınma hakkından yararlanmaya hakkı vardır;
***8212;2. Adi bir suçla ya da Birleşmiş milletler ilke ve amaçlarına aykırı davranışlarla gerçekten ilgili koğuşturmalarda bu haktan yararlanılamaz.
madde XV. 1. Her bireyin bir yurttaşlığa hakkı vardır;
***8212;2. Hiç kimse, keyfi olarak, yurttaşlığından ya da yurttaşlığını değiştirmek hakkından yoksun edilemez.
madde XVI. 1. Evlenme çağına gelen her erkek ve kadın ırk, yurttaşlık
ya da din bakımından hiçbir kısıtlama olmaksızın evlenme ve aile kurma
hakkına sahiptir. Kadın ve erkek evlenmekte, evlilik sırasında ve evliliğin
sona erdirilmesinde eşit haklardan yararlanırlar.
***8212;2. Evlenme sözleşmesi ancak evlenecek kişilerin özgür onayı ile yapılır.
***8212;3. Aile toplumun doğal ve temel öğesidir; toplum ve devlet tarafında
korunur.
madde XVII. 1. Herkes, tek başına ya da toplu olarak mülkiyet hakkına sahiptir.
***8212;2. Hiç kimse, keyfi olarak, mal varlığından yoksun edilemez,
madde XVIII. Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir; bu hak herkes için yalnız ya da topluca, gerek kamu önünde gerekse özel olarak öğretimle, uygulamalarla, tapınmayla ya da dinsel yükümlülükleri yerine getirerek dinini ya da inancını ortaya koymak özgürlüğünü de İçerir. \
madde XIX. Herkes görüşlerinde ve görüşlerini açıklamada özgürdür. Bu özgürlük görüşlerinden dolayı tedirgin edilmeme, ülke sınırları gözetilmeksizin bilgi ve düşünceleri herhangi bir anlatım yoluyla arama, elde etme ve yayma hakkını da içerir.
madde XX. 1. Herkesin toplanma ve barışçı birlik kurma hakkı vardır; ***8212;2. Hiç kimse bir birliğe girmeye zorlanamaz, madde XXI. 1. Herkesin, doğrudan doğruya ya da özgürce seçilen temsilciler aracılığıyla, ülkesinin kamu işlerinin yönetimine katılma hakkı vardır.
***8212;2. Herkes ülkesindeki kamu hizmetlerinde eşit koşullar içinde görev alma hakkına sahiptir.

***8212;3. Kamu iktidarının otoritesi, halkın iradesine dayanır. Bu irade, dürüst seçimlerle belirmell ve bu seçimler eşitliğe dayanan genel seçimle ve gizli oyla ya da oylama özgürlüğünü sağlayacak herhangi bir başka yöntemle, dönemsel olarak yapılmalıdır.
madde XXII. Her insan, toplumun bir üyesi olarak, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Bu hak her insanın, ulusal çaba ve uluslararası işbirliği sayesinde ve her ülkenin örgütlenmesi ve kaynaklan göz önünde tutularak, kişiliğinin gelişmesi ve İnsanlık onurunun korunması İçin vazgeçilmez sayılan iktisadi, sosyal ve kültürel haklarını elde etmesine olanak vermelidir, madde XXIII. 1. Herkesin çalışmaya, işini özgürce seçmeye, adil ve elverişli çalışma koşullarına, İşsizliğe karşı korunmaya hakkı vardır; ***8212;2. Herkesin, hiçbir ayırım gözetilmeden, eşit işe eşit ücret hakkı vardır: ***8212;3. Her çalışanın kendisinin ve ailesinin, insanlık onuruna uygun bir yaşam sağlayacak ve gerekirse her tür sosyal güvenlik olanaklarıyla tamamlanan adil ve yeterli bir ücrete hakkı vardır;
***8212;4. Her insanın, çıkarlarını korumak için başkalarıyla birlikte sendika kurmaya ve kurulmuş olan sendikalara girmeye hakkı vardır,
madde XXIV. Herkesin dinlenme ve dinlence, özellikle de çalışma süresini uygun ölçüde sınırlamaya ve dönemsel ücretli tatile hakkı vardır,
madde XXV. 1. Her İnsanın gerek kendisinin gerekse ailesinin sağlık ve huzurunu güvenceye alacak bir yaşam düzeyine, özellikle yiyecek, giyecek, konut, tıbbi bakım ve benzeri sosyal hizmetlere; işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ya da kendi iradesi dışında geçim olanaklarından yoksun kaldığı öteki durumlarda güvenliğe hakkı vardır; ***8212;2. Analık ve çocukluğun özel bir bakım ve yardım görme hakkı vardır. Tüm çocuklar, İster evlilik İçinde isterse evlilik dışında doğsunlar, aynı sosyal güvenlikten yararlanırlar.
madde XXVI. 1. Her insanın öğrenim hakkı vardır. Eğitim, en azından İlk ve temel eğitim düzeyinde, parasız olmalıdır. Teknik ve mesleki eğitim ge-nelleştlrilmelidir; yükseköğrenim, yeteneklerine göre, tam bir eşitlikle herkese açık olmalıdır;
***8212;2. Eğitim insanın kişiliğinin tam olarak gelişmesini sağlamalı ve insan haklarıyla temel özgürlüklere saygıyı pekiştirmelidir. Eğitim, anlayış, hoşgörü ve tüm ulusal, dinsel ve ırksal gruplar arasında dostluğun ve ayrıca barışın korunması için Birleşmiş milletlerin sürdürdüğü etkinliklerin geliştirilmesine yönelik olmalıdır.
***8212;3. Ana babalar çocuklarına verilecek eğitimin seçiminde öncelikle hak sahibidirler.
madde XXVII. 1. Her insan, toplumun kültürel yaşamına özgürce katkıda bulunmak, güzel sanatlardan yararlanmak, bilimsel gelişmelere katılmak ve bunların sonuçlarından yararlanmak hakkına sahiptir. ***8212;2. Herkesin kendisine ait bilim, edebiyat ve sanat yapıtlarından doğan maddi ve manevi çıkarlarının korunmasına hakkı vardır,
madde XXVIII. Herkesin bu Bildirgede açıklanan hak ve özgürlüklerin, sosyal ve uluslararası düzeyde tam bir işlerlik kazanabileceği bir düzene hakkı vardır.
madde XXIX. 1. Her insanın kişiliğinin özgürce ve tam olarak gelişmesine olanak verecek bir topluluğa karşı yükümlülükleri vardır; ***8212;2. Herkes, haklarının kullanımında ve özgürlüklerinden yararlanmada,demokratik toplumlarda ahlâk, kamu düzeni ve genel refahın sağlanması için konan ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin tanınmasını ve bunlara saygı gösterilmesini sağlamaya yönelik olan yasal kısıtlamalara uymak zorundadır.
***8212;3. Bu hak ve özgürlükler hiçbir durumda Birleşmiş milletlerin amaç ve ilkelerine aykırı olarak kullanılamaz.
madde XXX. Bu Bildirge'nin hiçbir hükmü bir devlete, gruba ya da bireye Bildirgede yer alan hak ve özgürlüklerin yok edilmesine yönelik bir eyleme ya da etkinliğe girişme hakkını veremez.başparmağının az ayrık durması ve öteki parmaklarla karşılaşmaması; uyluktaki kas kütlelerinin uyluk kemiğinin ön ve arkasında aşağı yukarı eşit olması, yağlı ve kubbeli butlar. Bütün bu özellikler, az ya da çok doğrudan doğruya dik duruşla ve iki ayaklılıkla ilgilidir; bu nedenle dörtayaklı-lığı zorlaştırır (insan dörtayak yürümede dizlerine dayanan tek hayvandır). Bunlara, post tüylerinin hemen hemen tümüyle yitirilmesini ve gelişme evrelerinin uzunluğunu (dölüt yaşamı, çocukluk, erişkinlik) ve insan türüne özgü birçok asalakların (sıtma plazmodyumu, bağırsak solucanı) varlığını da eklemek gerekir, insan grupları arasındaki bedensel farklılıklar NÜFUS' başlığı altında verilmiştir, ikincil eşeysel karakterler, boyla (erişkin erkek ortalama olarak dişiden biraz uzundur), kemik-kas gelişmesiyle, kılların dağılımıyla (ırklara göre değişir) ve derialtı yağ dokusunun dağılımıyla, leğenin biçimiyle vb. ilgilidir.

kaynak:2-cilt:9
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
ınsan

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 09:18 .