Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Toplum ve Yaşam > Arkeoloji > Amanos Dağlarında Milli Park Oluşumuna Doğru

Arkeoloji hakkinda Amanos Dağlarında Milli Park Oluşumuna Doğru ile ilgili bilgiler


Tarihte koruma faaliyetleri Tarihte bilinen ilk koruma önlemi M.Ö. 252 yılında Hint Kralı Asox'un balıkların, hayvanların ve ormanların korunması için çıkardığı fermandır. [coverattach=1]Avrupa'da 1858 'de Bohemia prensi, ormanlarından 2000 ha.

Like Tree2Likes
  • 2 Post By shaashaxehas

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 03.10.09, 04:04
Acemi
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
İletiler: 1
shaashaxehas doğru yolda ilerliyor.
Standart Amanos Dağlarında Milli Park Oluşumuna Doğru

Tarihte koruma faaliyetleri
Tarihte bilinen ilk koruma önlemi M.Ö. 252 yılında Hint Kralı Asox'un balıkların, hayvanların ve ormanların korunması için çıkardığı fermandır.

[coverattach=1]Avrupa'da 1858 'de Bohemia prensi, ormanlarından 2000 ha. bakir orman alanını park ilan etmiştir. ABD'de 1864 yılında Yosemite Ormanları, sekoya ağaçlarını korumak amacıyla Kaliforniya Hükümeti tarafından devlet parkı olarak ayrılarak dünyada ilk örnek olmuştur ( Bayer, 1967 ).

Dünyada alansal korumanın temeli, milli parklar sayılabilir. Doğal güzelliğin korunması için halkın teklifiyle ilk olarak Amerika'da 1872 yılında Yellowstone Milli Parkı ilan edilmiştir. Milli park fikri buradan dünyaya yayılmaya başlamış, 1879'da Avusturalya'da Royal, 1885'de Kanada'da Banff, 1897'de Yeni Zelanda'da Tongariro ve 1898'de Meksika'da El Chico Milli Parkları kurulmuştur. Avrupa'da ilk milli parka bilimsel amaçla 1909 yılında İsveç sahip olmuştur. Yellowstone Milli Parkını gezen Belçika Kralı Alberts 1925 yılında Belçika Kongosu'nda (Zaire, Virunga Milli Parkı) Afrika'nın ilk milli parkı olan Kral Alberts Milli Parkı'nı ilan etmiştir ( Yücel, 1995 ).

Milli park düşüncesi 1933 yılında Londra'da Afrika'nın flora ve faunasının korunması kongresinde alınan kararla kabul görmüş ve milli park; "Flora ve fauna koruması yanında, kamunun yararlanması, dinlenmesi, eğlenmesi yönünden estetik, jeolojik, prehistorik, arkeolojik ve bilimsel değer taşıyan doğal varlıkların korunması için ayrılan alandır" şeklinde tanımlanmıştır. 1958'de Atina'da Dünya Koruma Birliği'nin ilk toplantısında, Uluslar arası Milli Parklar komitesi kurulması kararı alınmış ve bu komite çalışması sonucu 1962' de ABD / Seattle' da "I. Milli Parklar Kongresi" yapılmıştır ( Ekim, 1996 ).

19. yüzyıl başlarında çeşitli ülkelerde halkın doğa varlıklarını koruma ve halkın
yararına sunma istekleri doğayı koruma ve milli park olgusunu ortaya çıkarmıştır. Doğa koruma ve milli park kavramı ülkelere göre farklı yorumlar bulmuştur. Milli park, Norveç'e göre; içinde insan ve yerleşim alanı bulunmayan, günlerce gezilebilen, sessiz bir doğa arazisidir. İsveç'e göre; yalnızlık içinde, dinlenme olanağı veren, sınırsız ormanlardır.
Almanya'ya göre; milyonlarca insanın ziyaret ettiği, dinlenme ve eğlenme olanağı bol doğa ve kültür arazileridir. Eski Sovyetler Birliği'ne göre; bilimsel çalışma amacıyla kurulmuş kültür arazisidir ve turizme kapalıdır. Tanımlardan anlaşıldığı gibi her ulusun kendi doğal ve sosyal yapısını uygun olarak belirledikleri milli park kavramı ve kamuya yarama nitelikleri farklıdır.
Fakat ana düşünce doğal varlıkların korunması ve kamu yararına geliştirilmesi ilkelerine dayanmaktadır ( Tanrıverdi, 1987 ).

Yeryüzü kara parçalarının %5 'i ve Avrupa'nın %7 'si koruma alanlarına ayrılmıştır. Yeryüzünde korunan alanların yaklaşık %2,6 'sı milli park alanıdır.
Korunan Alanlar Kavramı:

Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından tanımlanan "korunan alanlar" teriminin, büyük ölçüde biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik alanlarla sınırlı olduğu ve bu yüzden deniz ve kara peyzajının yalnızca küçük bir kısmını kapsamaktadır. IUCN tarafından korunan alanların sınıflandırılması:
1-Bilimsel amaçlı olarak yönetilen korunan alanlar.
2-Yaban hayatının korunması amacına yönelik olarak yönetilen korunan alanlar. 3-Ekosistem koruma ve rekreasyon amaçlı olarak korunan alanlar. 4-Belirli tabiat özelliklerini koruma amacına yönelik olarak korunan alanlar. 5-Yönetim müdahalesi yoluyla doğa koruma amacına yönelik olarak yönetilen korunan alanlar.
6-Kara/Deniz peyzajlarında doğa koruma ve rekreasyon amacına yönelik olarak yönetilen korunan alanlar.
7-Doğal ekosistemlerin sürdürülebilir kullanımı amacına yönelik olarak yönetilen korunan alanlar.

ÜLKEMİZDE KORUNAN ALANLAR
Türkiye'de farklı mevzuatlara tabi olan ve kendilerine göre sınıflandırmaları bulunan pek çok yönetim kurumunun bulunması nedeniyle korunan alanlarda pek çok atamanın yaşanması, korunan alanların geçmişte karşılaştırmalı analizinin gerçekleştirilmesinde güçlüklere neden olmuştur. Bu konuda karşılaşılan engeller arasında, evrensel olarak kabul görmüş bir terminolojinin bulunmayışı, mevcut terminolojinin farklı biçimlerde uygulanması ve birbirinden farklı kanunların bulunması sayılabilir.
Güncelleştirilmiş bir yönetim planının bulunmaması, korunan alanın hatalı yönetimine ve doğal kaynakların yanlış kullanımına yol açmaktadır. Bu tür hatalı yönetim ve kullanımlar arasında yol ve tesislerin yanlış yerleştirilmesi ve doğal kaynakların ve alanların yerel topluluklar tarafından yanlış kullanımına sebep olmaktadır. Birbiriyle çelişen mevzuat nedeniyle bakanlıklar arasında yetki alanlarının çakışması, yönetim amaçlarının birbiriyle çelişmesine ve kullanıcıların ve yerel halkın kafalarının karışmasına yol açarak çok önemli sorunlar oluşturmaktadır. Milli parkların amaçlarına uygunluk gösteren sistematik bir yönetim planlama süreci mevcut değildir.
Ülkemiz jeopolitik açıdan olduğu kadar biyocoğrafik açıdan da dünya üzerinde önemli bir konumda bulunmaktadır. Dünya üzerindeki önemli üçgen merkezinin temsil edildiği Türkiye 9600'den fazla bitki, 152 memeli, 459 kuş, 354 balık ve 106 sürüngen türünden oluşan çok zengin bir fauna ve floraya sahiptir. 3000 den fazla bitki türü sadece Türkiye'ye özgüdür. Avrupa, Asya ve Afrika arasında milyonlarca göçmen kuşun kullandığı üç ana göç yolundan ikisi, Türkiye'den geçmektedir. Türkiye'deki sulak alanlar, bu göçmen kuşların pek çoğu için hayati öneme sahiptir. Türkiye'nin temsil ettiği biyolojik çeşitlilik bölgedeki doğal ve hassas dengenin bir göstergesidir.
Küresel biyolojik çeşitliliğin korunması için yapılan çalışmalar, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda büyük hız kazanmıştır. Korunan alan yönetimi konusundaki yaklaşımlarda önemli değişiklikler olmakta, katılımcılığın özendirildiği, sürdürülebilirliğin öne çıkarıldığı, kısa, orta ve uzun vadeli hedef ve öngörülerin bir arada ele alındığı bir yönetim yapısı giderek daha fazla benimsenmektedir. Bu yaklaşımın etkin bir biçimde hayata geçirilmesi korunan alanlarda var olan durumun doğru olarak saptanmasına bağlıdır. Bir korunan alanın durumunun belirlenmesi, alandaki biyolojik çeşitliliğin, sosy0-ekonomik ve kültürel yapının, idari ve finansal yapılanmanın, tehdit ve fırsatların bir arada ele alınması ile mümkündür. Bu unsurların ayrıntılı olarak incelenmesi, her birisi için uzun ve kapsamlı çalışmaların yapılmasını gerektirir. Bu unsurların ayrıntılı olarak incelenmesi, her birisi için uzun ve kapsamlı çalışmaların yapılmasını gerektirir.
Ülkemizin ulusal ve uluslar arası düzeyde öneme sahip müstesna köşelerinin korunarak sürdürülebilirliğinin sağlanması ve bu sahalarımıza olan farklı kullanım taleplerinin kontrollü ve planlı bir şekilde karşılanabilmesi ile buraların koruma-kullanma dengesi gözetilerek gelecek nesillere milli bir miras olarak bırakılması, Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün görevleri arasındadır.

2873 Sayılı Milli Parklar Kanununda; MİLLİ PARK
Bilimsel ve estetik bakımından, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarıdır. ( 35 adet Milli Park tescil edilmiş olup toplam 686.631 Ha.'dır)

TABİAT PARKI
Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip, manzara bütünlüğü içinde halkın
dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçalarıdır.
( 17 adet Tabiat Parkı tescil edilmiş olup toplam 69.370 Ha.'dır)

TABİATI KORUMA ALANI
Bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir, tehlikeye maruz ve kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemler, türler ve tabii olayların meydana getirdiği seçkin örnekleri ihtiva eden ve mutlak korunması gerekli olup sadece bilim ve eğitim amaçlarıyla kullanılmak üzere ayrılmış tabiat parçalarıdır.
( 35 adet Tabiatı Koruma Alanı tescil edilmiş olup toplam 84.230 Ha.'dır) Hatay ilimizde Tekkoz-Kengerlidüz ve Habibineccar Dağı tabiatı koruma alanı bulunmaktadır.
Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) Türkiyede Artvin-Karçal Dağları, Rize Fırtına Vadisi, Karabük-Yenice Ormanları, Antalya-Akseki İbradı Ormanları, Muğla (Fethiye)-Babadağ ve Hatay-Amanos Dağları'nı koruma önceliği açısından "Avrupa Ormanlarının Sıcak Noktaları" arasında göstermektedir.

AMANOS DAĞLARI
Konumu: Doğu Akdeniz, Osmaniye, Hatay, Gaziantep
Mülkiyet: Milli Park Olarak önerilen sahanın büyük kısmı devlet ormanı ve hazine arazisi ve yer yer tarım arazileri bulunmaktadır.
Ekosistem Tipi: Önerilen alan esas olarak Orman ekosistemidir. Amanos dağlarının bu bölümdeki yüksek basamaklarındaki güneşli bakılarda saf meşe ormanlarının oluşturduğu ekosistem yine üst rakımlardaki gölgeli bakılarda her türlü ana kaya üzerinde kayın ekosistemi ve diğer yapraklılar ve ibrelilerle de karışım yapmış karışık ve değişik yaşlı orman formu gösteren ekosistemlerde bulunmaktadır. Milli Park olarak önerilen alan yapraklı ağaç türlerinin yayılışına ve zengin bitki ve hayvan topluluğuna sahip bulunuşu ile nadir ve eşsiz bir orman ekosistemi özelliği göstermektedir.
Doğal Kaynak Değeri: Akdeniz fitocoğrafya bölgesinde yer alan Amanos Dağlarındaki ormanlar, ağaç türü karışıklığı ve zenginliğiyle öksin (nemli) iklimine benzer vejetasyonların biyolojik ve genetik bulunduğu en güney uçta yer almaktadır. Bu ormanlar çeşitlilik bakımından çok zengin ormanlardır. Geçmiş zaman dilimlerinde iklimin soğumasıyla buzulların kuzeyi kaplaması sonucu kuzeydeki orman vejetasyonlarının güneye inmesi ile oluşmuşlardır. Ancak bu ormanlar daha sonraki evrelerde iklimin tekrar ısınmasıyla oksin ağaç türlerinin kuzeye çekilmesi esnasında belirli yerlerdeki lokal alanlarda yaşama şartlarının halen devam etmesi dolayısıyla kalmış relikt orman parçalarıdır. Bu ormanlar taşıdıkları ağaç türü ve flora zenginliğiyle güney bölgemizin en zengin ve en en değerli ormanlarıdır. Bu iklim kuşağında buranın güney veya doğusunda bu yapıda başka bir orman parçası yoktur. Ve etrafı step olan bir bölgedir. Bir başka ifade ile bu ormanlar bu bölgede bir sahadır. Ve bu saha korunmalıdır. Doğal bir arboretum olan bu bölgede zengin endemik bitki türleri de bulunmaktadır. Ancak türlerin detaylandırılabilmesi ve yeni türlerin tesbiti için kapsamlı bir araştırmaya ihtiyaç vardır. Amanos Dağlarındaki zengin flora örtüsü nedeniyle birçok yaban hayvanını barındırmaktadır. Halen sahada varlığı bilinen yaban hayvanları Karaca(Capreolus capreolus), Yaban Domuzu (Sus Scrofa), Çakal (Canis auresus), Tilki (Valpes vulges), Tavşan (Lepus Eur opeaus), Porsuk (Meles meles), Gelincik (Mustela nivalis), Yaban Kedisi, Kuyruksüren, Kurt, Sincap, Oklu kirpi, Ağaç kakan, Üveyik, Ala karga, Yılan ve Kertenkele.
Peyzaj Özellikleri: Milli Park olarak önerilen alanın genelinde peyzaj değerleri yüksektir. Özellikle Deliçay ve Özerli Çayının orman içerisinden geçerken oluşturduğu manzaranın ayrı bir güzelliği bulunmaktadır. Ormanın bizatihi kendisi çok değişik zengin bitki örtüsü ile son derece göz alıcıdır. Orman içi açıklıklar kırık arazi yapısı ve yapraklı ağaç türlerinin ilkbahar ve sonbahar aylarında oluşturduğu renk cünbüşü muhteşem güzellikler içerisindedir. Estetik açıdan çok değerli bulunmaktadır.
Rekreasyonel Potansiyel: Amanos Dağlarının Milli Park olarak önerilen alanlarının rekreasyonel potansiyeli oldukça yüksektir. Ormanlık alanın dere yataklarının bir çok noktasında rekreatif alanlar oluşturmak mümkündür. Akdenizin en sıcak bölgesi olan bu havzada köy ve şehir halkı yazın aşırı sıcaklığından kaçarak daha yükseklerde ve özelliklede orman içleri ve kenarlarındaki serin bölgelerde yazı geçirdikleri görülmektedir. Bu ülkenin diğer bölgelerinden çok farklı bir yaylacılık anlayışıdır. Bu bölgede halkı hayvancılık için değil yazlık olarak ormandan faydalanmaktadır. Etrafı step olan Amanos Dağlarının bu bölümü bu maksada hizmet edebilecek relikt orman parçalarıdır.


Ahmet Akkiprik
Orman Mühendisi
Hatay Çevre-Orman İl Müdürlüğü Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Koruma Şube
Müdürü
Eklenmiş Resimin Önizlemesi
Amanos Daðlarýnda Milli Park Oluþumuna Doðru-yosemite-ormanlari.jpg  
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf amanos dağlarında milli park oluşumu.pdf (46,7 KB (Kilobyte), 554x kez indirilmiştir)

Konu mylove tarafından (03.10.09 saat 06:45 ) değiştirilmiştir.. Sebep: İçerik düzenleme
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 04.09.14, 15:06
Acemi
 
Üyelik tarihi: Sep 2014
İletiler: 5
nil14 doğru yolda ilerliyor.
Standart Cevap: Amanos Dağlarında Milli Park Oluşumuna Doğru

dağ yürüşlerini hep sevmişimdir ..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
amanos, dağlarında, doğru, milli, oluşumuna, park

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 03:19 .