iconBütün zaman ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 23:14 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Toplum ve Yaşam » Kişiler » Evliya Çelebi Türk yazarı ve gezgini,Seyahatname,Islamic travel writers

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 17.05.08, 13:54
Standart Evliya Çelebi Türk yazarı ve gezgini,Seyahatname,Islamic travel writers

17.05.08, 13:54


Türk yazarı ve gezgini (Unkapanı, İstanbul, 1611 -? 1682). Saray kuyumcubaşısı Derviş Mehmet ZılK Efendi'nin oğlu olan Evliya Çelebi, ilk öğrenimini tamamladıktan sonra yedi yıl medresede okudu; Kur'an'ıezberleyip hafız oldu. Medrese öğreniminden sonra Enderun'a alınarak yüksek öğrenim gördü (sesi çok güzel olduğu için Enderun mektebinde müzik eğitimi de gören Evliya Çelebi, aynı zamanda şiir de yazardı). Dayısı Melek Ahmet Paşa aracılığıyla Murat IV'ün özel hizmetine girdi (1635); dört yıl sonra, 40 akçe gündeükle saray hizmetinden ayrıldı.



Evliya Çelebi, anlattığına göre, 1630 yılında gördüğü bir düşte Hz. Mu-hammedle karşılaşınca "Şefaat ya Resulullah" diye yalvaracağına, şaşkınlıkla "Seyahat ya Resulullah" diye niyaz etmiş, Peygamber bu niyaza gülmüş ve Evliya Çelebi 'nin dileği kabul edilmiş, düşte Peygamberin yanında bulunan Sa'd bin Ebi Vakkas adındaki sahabe, Evliya Çelebi'ye, gittiği yerlerde gördüklerini yazmasını öğütlemiştir. Sabah erkenden, Kasımpaşa Mevlevi dergâhı şeyhi Abdullah Dede'ye gidip, gördüğü düşü anlatarak ondan yorum ve açıklama isteyen Evliya Çelebi, Abdullah Dede'nin, İstanbul' dan başlayarak gezebildiği her yeri gezmesini ve gördüklerini, gezi izlenimlerini eksiksiz biçimde yazmasını öğütlemesi üstüne, İstanbul' dan işe başlayarak, tuttuğu notlarla, topladığı bilgilerle (tam bir İstanbul ansiklopedisi oluştururlar) ünlü Seyahatname adlı yapıtının birinci cildini hazırlamıştır. Daha sonra, arkadaşı Okçuzade Ahmet Çelebi'yle Bursa'ya (1640), Ketenci Ömer Paşa'yla (Ömer Paşa, babasının manevi oğluydu) Trabzon'a giden (1641), Karadeniz'in bütün doğu kıyılarını dolaştıktan sonra Kırım'a geçerek uzun süre Bahadır Giray Han'ın konuğu olan Evliya Çelebi, sonra İstanbul'a dönerek, Girit seferine katılmış (1645), Hanya'nın fethinde bulunmuş, Defterdarzade Mehmet Paşa Erzurum beylerbeyi olunca onunla Doğu Anadolu'ya giderek Gürcistan'ı, bütün Azerbeycan'ı, Tebriz'i, Bakü'yu dolaştıktan sonra 1648'de gene İstanbul'a dönmüş, aynı yıl, Şam'a beylerbeyi atanan Murtaza Paşa'yla Suriye'ye giderek, Lübnan ve Füistin'i gezmiştir. Murtaza Paşa Sivas beylerbeyi olunca, onunla Anadolu'ya geçen, Bulgaristan ve Dobruca'ya giderek ük Avrupa gezisini yapan, 1653'te İstanbul'a döndüğünde Konya'da bulunan dayısı Melek Ahmet Paşa Van beylerbeyi olunca onunla Van'a giden Evliya Çelebi, daha sonra diplomatik bir görevle İran'a gönderilmiş, oradan Irak'a geçerek Bağdat'ta bir süre kalmış, Melek Ahmet Paşa Özi'ye atanınca Erdel'e (Tran-silvanya) giderek Besarabya ve Ukrayna'ya gezüer yapmış, hem Melek Ahmet Paşa'nın, hem Kırım hanı Mehmet Giray IV'ün yanında çalışmıştır.
1657 yılı sonunda İstanbul'a dönen Evliya Çelebi, Melek Ahmet Paşa' nın sarayında yengesi Kaya Sultan' la (Mehmet IV'ün kızı) bir süre dinlendikten sonra, Romanya ve Macaristan gezilerini yapmış (o sırada resmen görevliydi), Bosna beylerbeyi olan Melek Ahmet Paşayla buluşarak Bosna, Dalmaçya, Hırvatistan'ı dolaşmış, dayısı Rumeli beylerbeyliğine yükselince, bu kez, Erdel'e giderek bşı Belgrad'da geçirdikten sonra, Arnavutluk'u dolaşmış ve Köprülü Fazıl Ahmet Paşa'nın Almanya seferine katılmış. Uyvar fethinde bulunmuş, olağanüstü büyükelçi Kara Mehmet Paşa'nın maiyetinde Viyana'ya gitmiştir. Romanya ve Kırım'da süren uzunca gezilerden sonra, Kuzey Kafkasya, Hazar Denizi kıyıları, Dağıstan, Volga kıyıları, Kırım, Balkanlar ve istanbul seferlerini yaparak 1668'de döndüğü İstanbul'dan 7 ay sonra yeniden ayrılmış, sekiz kölesini de yanına alarak Ege adalarını, Güney Anadolu'yu, Suriye'yi dolaşmış, Mekke ve Medine ziyaretini yapıp hacı olmuş, Mısır'a giderek Kahi-re'de dokuz yıl kalmış (Kahire en uzun süre oturduğu kenttir), Sudan ve Eritre'ye geçip, ticaretle de uğraşmış, bir kez daha Hicaz'a giderek ikinci kez hacı olmuştur. 1682'de öldüğü büinen Evliya Çele-bi'nin nerede öldüğü henüz saptanamamıştır.
Bütün bu gezilerin öyküsü Evliya Çelebi Seyahatnamesi adlı on ciltlik büyük bir yapıtta toplanmıştır. Kendi anlatımına göre, yapıtında yalnız izlenimlerini yazmakla kalmamış, kanunname, sayım defterleri, vüayetname gibi resmî yayınlardan, Kazvinî, Taberî, Celâlzade, Solakzade gibi yazarların araştırmalarından, menakıbname gibi söylence kitaplarından da yararlanmıştır. Seyahatname'nin ilk beş cildi1896' da (Necip Asım, Ahmet Cevdet tarafından), 6. cildi 1900'de (îmre Karacson tarafından), 7. ve 8. ciltleri 1928'de (Kilisli Rifat tarafından), 9. ve 10. ciltleri 1935-1938 yıllarında (Ahmet Refik tarafından) yayımlanmıştır.
Evliya Çelebi seyahatnameden başka Şakaname adlı bir yapıttan daha söz etmektedir ama, bu yapıt bulunamamıştır.
Çok yönlü bir kişiliği olan Evliya Çelebi, aynı zamanda iyi bir hattat, nakkaş, orta derecede bir ozan ve musikişinastı. Düzyazılarında çok usta, çok sürükleyici olduğu bir gerçektir. Yıllar yılı at üstünde dolaşmış, iyi silah kullanmış, cirit oynamıştır (yazdığına göre, 1647'de Erzurum'da cirit oynarken 4 dişi kırılmıştır). Usta bir taklitçi, olayların ve kişilerin gülünç yanlarını büyük bir incelikle açıklayan büyük bir mizah ustası olan, zekice saptamaları, ince nükteleri, az bilinir olayları çok tatlı bir anlatımla kaleme alan Evliya Çelebi'nin düş gücü de son derece engindi (anlattığı olaylarda, kişilerde, yapılarda, sayılarda bazen inanması güç abartmalara yönelmesinin nedeni de budur).


kaynak 3
4.cilt / sf 1300-1301
Eklenmiş Resimin Önizlemesi
__________________

#sadece remşit#

Konu remşit tarafından (17.05.08 saat 14:08 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
remşit kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
darkca (20.05.08)
Sponsorlar
  #2  
Alt 17.05.08, 14:07
remşit - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 1.432
Ettiği Teşekkür: 296
182 tane iletisine 263 kere teşekkür edilmiş
remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.
  Send PM
Standart Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinden

KARADENİZ'DE FIRTINA
'Ucali Sefer' Reis nam bir kimsenün şaykasına yüz elli nefer arkadaş ile girerek denizde nice muhataralar ve nice korkunç vak'alar görüp geçirdim. "Fi yevmi nahsin müstemir." (uğursuzluğu boyuna devam eden bir gün) denmeğe lâyık bir günde sandal ile limandan taşra çıkdık. Yıldız rüzgârına yelken açarak bir gün bir gecede pupa yelken gidüp Karadeniz'ini tahminen ortalarına vardık. Burada şimal canibinde Anapa dağları, Balıklava semtinde Suluyar dağları görünüp Sinop ve Amasra dağları da önümüzde idi. Derken hiç birinden nâm ü nişane kalmadı, bir girdâb-i elime düşdük. Gâh muvafık, gâh gayr-ı muvafık eyyam ile bir gün bir gece deryâ-yı bî-emân içre çalkanup durduk. Ne canibe gideceğimiz nâ-malûm; âhir-ül-emr "Ol engin-i nâ-mübârekde ne reh ne râh-ber peyda" mısraına mâsadak olduk. Güneş deryada doğar, deryada batar. Bu veçhile girdâb-ı gamda telâtum-ı derya ile serseri gezerken hikmet-i Huda gün doğusu tarafında kara bulutlar zahir oldu. Bundan başka ra'd U berkli sağanaklar, kırıntılı, üçerle-me kumlar peyda olunca gemicilerin reng-i ruları mütegayyir oldu. Bîçâreler ellerini uğmağa başladılar.

Geminin kıç tarafındaki pusula ve kıble -nümâlarına bakarak birbirlerine can pazarı muamelesiyle bakınmaya koyuldular. Hemen içlerinden Dede Dayı nâm umûr-dîde bir ihtiyar, gemicilere hitaben:

- Bre dayılar! Ne havfe düşersiniz, Huda kerîmdür, işte kırıntı ve sağanak gelmektedir. Mayna ala-borna dedikde cümlesi bir yere gelüp alaborna iplerini indürdiler, alaborna direği de aşağı indi. Temevvüc-i derya git gide müşted olmakta olduğundan, hemen gemi üzerindeki büyük yapağı çuvallarını, papir hasırlarını, balık turşusu fıçılarını, gemi kerestelerini denize atdılar. İki yüzü mütecaviz üserâyı da der-anbar idüp anbar kapusını seddeylediler. Gemi bir parça hiffeî buldu, lâkin yine temevvüc-i derya âsümân ile beraber olup cûş u hurûşa başladı. "Kalırsa hecr ile girdâb-ı gamda keşti-i dil / Ne çare neyliyeyim rûzigâr eltimde değül." beytinin ifadesi mucibince üç gün gece kar, tipi, boran eksük olmadı. Gemicilerin gemi üstünde durmağa kuvvetleri kalmadı, her biri geminin bir küncünde genç bulmuş gibi nihân ve pinhân oldular. Yolculardan kimisi istifrağ ediyor, kimisi istiğfar ediyor, kimi kurbanlar, sadakalar, nezirler va'd ediyordu.
---------------------------------
Evliya Çelebi (اوليا چلبي), the son of the imperial goldsmith Derviş Mehmed Zılli (March 25(?), 1611 – 1682) was the most famous Ottoman traveler, having journeyed throughout the territories of the Ottoman Empire and the neighbouring lands over a period of forty years.

Born in 1611 in Istanbul as the son of a Turkish jeweller for the Ottoman court, he received an excellent education. It is quite possible that he also joined the Gülşenî sufi order based on his intimate knowledge of its lodge in Cairo and a graffito referring to himself as "Evliya-yı Gülşenî" (Evliya of the Gülşenî). After initially traveling in Istanbul and taking notes on buildings, markets, customs and culture, he started his first journey outside the city in 1640. His collection of notes of all of his travels formed a ten-volume work called the Seyahatname (Book of Travels). Although many of the descriptions in this book were written in a quite exaggerated manner, his notes are widely accepted as a useful guide to the cultural aspects and life style of Ottoman Empire in the 17th century.

The first volume deals exclusively with Istanbul and the final volume with Cairo. The work is immensely valuable as both a source of the Turkish culture that Evliya embodies and also as a source for the lands he reports on. He has often been seen as unreliable, but more scholars are beginning to understand his sense of humor and are learning how to read him properly.

Currently, there is no English translation of the entire work. The longest single English translation was published in 1834 by Ritter Joseph von Hammer, an Austrian Orientalist. Von Hammer's work covers the first two volumes: Istanbul and Anatolia. The translation is somewhat inaccurate and uses a bizarre transliteration system. It is out of print but can be found in some university libraries under the author name, "Evliya Efendi." A valuable introduction to the whole travelogue, The World of Evliya Celebi: An Ottoman Mentality, was published in 2003 and features dazzling, if brief, excerpts. The book, written by University of Chicago professor Robert Dankoff, can also be found at some university libraries. Translations of his stays in Albania, Bitlis and Diyarbakır also exist.

Evliya Çelebi is noted for having collected language specimens from each region he travelled in. There are some thirty Turkic dialects and thirty other languages catalogued in the Seyahatname. Evliya Çelebi noted the similarities between several words from German and Persian, though the reason he suggests for these was not based on any common Indo-European heritage. His notes on Kurdish in Eastern Anatolia are highly valued by linguists. The Seyahatname also contains the first transcriptions of many Caucasian languages and Tsakonian, and the only extant specimens of written Ubykh outside the linguistic literature.

Evliya Çelebi died sometime after 1682 though it is unclear whether he was in Istanbul or Cairo at the time.

wikipedia
__________________

#sadece remşit#

Konu remşit tarafından (17.05.08 saat 14:10 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
remşit kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
darkca (20.05.08)
Sponsorlar
Cevapla

Tags
seyahat yaresulallah, sefaat yaresulallah, evliya of thegulsen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz