|
#1
|
|
04.08.06, 22:13
Aşiret reisleriyle görüşmek!.. | Hangi aşiret eroin ticareti yapıyor? | Yabancı Kökenli Sözcüklerin Yazımı | Tebeşir-biyolojik kökenli kireçtaşlı kayaç-birhücreli kamçılılar | Carl Friedrich Gauss, Alman kökenli matematikçi ve bilim adamı | *MKVB CALISMA GRUBU* ASiRET KOKENLi 22. DONEM MiLLETVEKiLLERi LiSTESi Ø AKP Ardahan milletvekili Kenan ALTUN: Memithan Aşiret Reisi İmam ALTUN’un oğlu. Ø AKP Batman milletvekili Ahmet İNAL: Badıka Aşireti Ø AKP Batman milletvekili Mehmet Ali SUÇİN: Alikan Aşireti Ø AKP Batman milletvekili Mehmet Nezir NASIROĞLU: Sinika Aşireti Ø ANAVATAN Bitlis milletvekili Edip Safder GAYDALI: İnan Aşireti Ø AKP Diyarbakır milletvekili Ali İhsan MERDANOĞLU: Ağa Ø AKP Hakkari milletvekili Mustafa ZEYDAN: Zeydan (Pinyaniş) Aşiret Reisi Ø CHP Hakkari milletvekili Esat CANAN: Doski Aşireti Ø CHP Hakkari milletvekili adayı Abdulhalik ÖZDİNÇ: Gravi Aşireti Ø AKP Mardin milletvekili Merdan DAĞ: Dağ Aşireti Ø CHP Mardin milletvekili Mahmut DUYAN: Şakir Bey Aşireti Ø AKP Mardin milletvekili Mehmet Beşir HAMİDİ: Şeyh Ø AKP Şanlıurfa milletvekili Sabahattin CEVHERİ: Şeyhanlı Aşireti Ø AKP Şanlıurfa milletvekili Zülfikar İZOL: İzol Aşireti Ø AKP Şanlıurfa milletvekili Mahmut KAPLAN: Şeyhanlı Aşireti Ø ANAVATAN Şanlıurfa milletvekili Turan TÜYSÜZ: Kalender Aşireti Ø DYP Şırnak milletvekili Mehmet TATAR: Tatar Aşireti Ø AKP Van milletvekili Maliki Ejder ARVAS: İskani (İskanlı) Aşireti Ø CHP Van milletvekili Mehmet KARTAL: Burukan Aşireti Bu liste icerisinde isimlerini atladigimiz, asiretlerine yer vermedigimiz milletvekillerine ozuru bir borc biliriz (!). Iste ulkemizin kara tablosu. Bu milletvekilleri ya da onlarin asiretleri cok vatansever ya da cok iyi olabilir ancak bu, asiret yapisinin ulkemiz acisindan yarattigi olumsuzluklarin ve bu feodal yapinin kaldirilmasi gerekliliginin olmadigi anlamina gelmez. Asiretler, bunlarin mensuplari, destekcileri, desteklenenleri artik meclise, parti teskilatlarina girememelidir, ve geneli itibariyle kacakcilik ile zenginlesen(zenginlesmis) ve yasamlarini illegal faaliyetlerle surduren asiretler nedeniyle; bu olusuma mahal veren asiret yapisi dagitilmalidir. *MKVB CALISMA GRUBU* TEVFiK BiR MKVB Baskani Milli Kuvvetler ve Vatanseverler Birligi mail grubu: milli_kuvvetler_ve_vatanseverler_birligi : Milli Kuvvetler ve Vatanseverler Birligi kütüphane » Toplum ve Yaşam » Siyaset » Siyasetçiler --------------------------------------------------------------------------------
__________________ Hangi Çılgın Bana Zincir Vuracakmış,Şaşarım!!! |
| umit.emel kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
CiwCiw (30.04.08) | ||
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| |||
| |||
| ben tam olarak neden sakıncası var anlayamddım... :05 açıklarsanız sevinirim :05 ![]()
__________________ Hiçbir zaman hayat bayram olmadı ya da,her nefes alışımız bayramdı!!!... BENİM İÇİN ÖTEKİ,ZALİM OLANDIR!!! |
|
#3
| |||
| |||
| Asiretler, bunlarin mensuplari, destekcileri, desteklenenleri artik meclise, parti teskilatlarina girememelidir, ve geneli itibariyle kacakcilik ile zenginlesen(zenginlesmis) ve yasamlarini illegal faaliyetlerle surduren asiretler nedeniyle; bu olusuma mahal veren asiret yapisi dagitilmalidir. ay ay ay, dikkat lutfen, bu ön yargidir, herkesi böyle damgalamak olmaz. |
|
#4
| ||||
| ||||
| Çok güzel bir konuya parmak basılmış..Maalesef,Türkiye Millet Meclisi Millet Vekillerinin çoğu aşiret kökenliler ve onların temsilcileri olarak Meclise katılmaktalar..Aşiret olmayan Millet Vekillerinin bir kısmıda Köy Kökenli olup o çevrede söz sahibi olan varlıklı ve toprak sahibi kimseler ki onlarda kendi çevresinin hakkını savunmak için mecliste bulunuyorlar..Bu grup Millet Vekilleri her dönem seçilme ve yeterli oy potansiyeline sahip oldukları için belli bir misyonu temsil eden partiden çok kendi önceliklerine yer verebilecek güçlü bir parti ile anlaşma yoluna gidiyorlar.. Bu durumun tabii ki eksileri olduğu kadar artıları da var. Bu Millet Vekilleri kendi temsil ettiği grupların sorunlarını çok iyi bildikleri için onları Meclise doğru olarak taşımakta..Böyle oluncada Hükümetin o yörelerdeki halkın sorunlarını birinci elden takip ve çözüm şansı artmakta..Kendi seçim bölgesi içinde ve o yörede yetişmemiş, o halkın içinden çıkmamış bir kimse ne kadar bölgenin sorunlarına hakim olabilir ki... Olaya birazda bu yönden bakmakta yarar var sanırım... paylaşım için teşekkürler |
|
#5
| |||
| |||
| Alıntı:
remsit beye tamamiyle katiliyorum :O0 :O0 |
|
#6
| |||
| |||
| daha düne kadar önündeki yazılı kağıttan meclis andını okuyamayan milletvekilleri vardı bunların gelmesi tabiki normal para, para, para, en büyük güç bu ve kitle başa gelebilmek için herşey mübah mantığı ile yapılanların neticesinde olanlar.Fadıl'ı bile meclise sokmadılarmı daha neler göreceğiz dur bakalım sadece çeşitlemelerimizden biri bu. |
|
#7
| ||||
| ||||
| inspire arkadaşımızın dediğine katılıyorum.Herşey para bu ülkede.Cem Uzan 30 trilyon gibi bir rakamdan bahsetmişti döner ayran sanatçı üçlemeleri için harcadığı parayı.Bu ülkede ya topçu yada popçu olacan kardeşim.
__________________ Vidayla tutturuldukça onca nükleer bomba... Silahlanmaya karşı tek umuttur halkın elindeki tornavida... Nüve Forum Fenerbahçe'liler Birliği. İnsanHayalEttiğiMüddetçeYaşa |
|
#8
| ||||
| ||||
| Alıntı:
Bu dönem milletvekili adayları arasında da her zaman olduğu gibi öncelik aşiret mensuplarının..Ancak artık onlarda daha sevimli ve çağdaş görünme adına içlerinden hanım ağaları Meclise yollamaya başladılar..Çağı yakalama çabalarını takdir ediyorum bu anlamda.. |
|
#9
| ||||
| ||||
| Alıntı:
Türkiyede feodal mülkiyetin,ilk yolu,toprak beylerinin ,feodal haklarının modern özel mülkiyete dönüşmesi, öteki serf (köle) durumundaki köylünün feodal hakkının küçük özel mülkiyete (aşiret aĝalıĝına) dönüşümünün kısaca tarifidir. Bu ayrıca mülksüzleştirilmenin zora dayalı olanıdır. Ikinci yolu,doğrudan üreticinin mülksüzleştirlmesidir.Yani emek üretkenliğinin toplumsal ortalama üretkenliğin gerisine düştüğü zaman ki durumudur ki bu da kapitalist üretim tarzının egemenligi ve sermayenin tarımı ele geçirmesi ile tamamlanacak olan bri süreçtir. Kısaca var olan aşiret kurumu -sizin fazlaca hoşgörü ile yaklaştığınız- hiçte masum,şefkatli ve koruyucu değildir.Emeği ile geçinen köylü,geçici mevsimlik işçi,gündelikçi… adı ne olursa olsun o toprağı işlediği,emek verdiği için en az mèlk sahibi kadar toprak üzerinde hak sahibidir.Bu hak sahibliği aidiyat olarak değil emeği karşılığı kabul edilebilir ekonomik kazançlılığı olarak görülmeilidir. Feodal aşiret ağalığına HAYļR NE ülkede ne mecliste.
__________________ ellerinle bana baharlar getir cıvıl cıvıl bir görüş gününde olsun bir mektup gönder bana bahar tadında baygın baygın ülkem koksun Selda Bağcan |
| SAUVAGE kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
gunergunbay (03.06.07) | ||
|
#10
| |||
| |||
| Doğunun sorunu ıdeolojı değıl, ekonomı Sayı: 139 - 02.08.1997 | Birol Uzunay - b.uzunay@aksiyon.com.tr Artık herkes biliyor: Türkiye’nin doğusunda terör bitmedi ve uzun yıllar da biteceğe benzemiyor. Son 15 yıldır tüm şiddetiyle süren terör olaylarının birkaç yıldır azalmasıyla nihayet acı gerçek anlaşıldı. Terör örgütü PKK’nın Türkiye’de yeni bir devlet kuramayacağı; buna rağmen bölgede huzursuzluk çıkartarak Türkiye’nin kalkınmasını engellemek istediği artık herkesçe kabul edilen bir gerçek... Türkiye’nin doğusu olarak adlandırılan Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi 1980’lere kadar, yörenin tabii şartları bahane edilerek ihmal ediliyordu. 12 Eylül darbesinden sonra belirginleşen terör olayları Doğunun fakirliği için en büyük bahane oldu. Bölgede iktisadi açıdan verimli yatırımlar yapamayan devletin yanısıra yöredeki girişimciler de yönlerini İstanbul’a ve Ege illerine çevirdiler. En büyük gelir kaynağı hayvancılığın alınan politik kararlar ve terörün etkisiyle büyük yara alması sonucu Türkiye’nin doğusu bugün açlık tehlikesi yaşıyor. İşsizlik Türkiye ortalamasının 2.5—3 katına çıkmış. Bölgede yaşayan milyonlarca insanın en büyük derdi karın doyurmak ve bu dert bölücü terör örgütü PKK tarafından Türkiye’nin bütünlüğü aleyhinde etkili biçimde kullanılıyor. Doğu ve Güneydoğu illerine kameraların eşliğinde sadece bir gün için giderek “terörü bitirdik ve ekonomik kalkınmayı başlatıyoruz” demek son yıllarda iktidara gelen partilerin ortak bir ifade tarzı oldu. Son olarak Anasol—D hükümeti adına Bülent Ecevit’in seslendirdiği bu ifadeden sonra da yöre insanı “çıkmayan candan umut kesilmezmiş” anlayışı ile “yeni hükümet yeni bir şans” dediler ama yeni hükümetin de bölgeye şov için mi yoksa somut projelerle mi geldiği kısa sürede ortaya çıkacak. Uygulanma fırsatı bulamayan Refahyol’un Doğu projeleri ve Olağanüstü Hal Bölge Valisi Necati Bilican’ın şahsi gayretleriyle nihayet fakirlik için terör bahane edilmekten çırkarılmaya çalışılıyordu. Bölgede terörden daha etkili bir düşman olan fakirlik için savaş başlamış durumda. OHAL derman olmadı Eko Hal verelim 1983’te başlayan terör olaylarının önüne geçip, bölgeyi kontrol altında tutmak amacıyla 1987’de alınan Olağanüstü Hal Kararı’ndan sonra 4 bin 96 güvenlik görevlisi, 4 bin 250 sivil vatandaş şehit olurken, 18 bin 50 terörist öldürüldü. Bölgeye yılda yaklaşık 10 milyar dolarlık askeri harcama yapılırken; 1996’dan beri Hazine'den yardım bekleyen ve 2 bin kişiye istihdam sağlayacak 71 fabrikanın toplam 1 trilyon liralık teşviği hâlâ verilmeyi bekliyor. OHAL kapsamındaki illerden 3 bin köy boşaltılarak şehirlere göç başladı ve Doğunun can damarı olan hayvancılık ile tarım ihmal edilmeye başlandı. Boşaltılan her bir köyden yıllık 17 bin 500 dolar, bütün yöre itibarıyla da 52 milyon dolarlık tarım geliri Türkiye’nin kayıp hanesine yazılmış oldu. KİT’ler de yavaş yavaş kapatılmaya başlandı. Bölgede bugün 50 büyük KİT atıl bir biçimde duruyor. 1985—89 yılları arasında teröre ayrılan parayla bölgede yatırım yapılsaydı bugün Doğu illerinde bin 650 fabrikada 500 bin işçi çalışıyor olacaktı. Bunun batıya yansıması da daha az göç daha az problem olacaktı tabii ki. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaşanan 15 yıllık terör mücadelesinden çıkan sonuç şu: Silahların patladığı yörelerde fabrika bacaları tütmediği sürece, PKK’nın lojistik desteği sürecek.. Geçtiğimiz hafta görevini devreden OHAL Valisi Necati Bilican da bu gerçeği görenlerden. Bilican bölgenin bir anda topyekün kalkınamayacağına, bu yüzden de belirli yörelerde yapılacak yatırımlarla ekonominin belirgin bir şekilde düzeleceğine inanıyor. OHAL bölgesinin ekonomik yatırımlar da düşünülerek değerlendirilmesini isteyen Necati Bilican “Geç kalınmış ekonomik atılım ancak olağanüstü ekonomik tedbirlerle gerçekleşebilir; bu yüzden de yörenin adını Eko OHAL koyalım. Terör yöntemiyle hiç kimse bu toprakları alamaz. Bu yöreler Türkiye’ninse bu toprakları işleyip değerlendirmek hepimizin görevidir” diyor. OHAL Bölge Valiliği ekonomik atılımlar için 52 projeyle 40 bin ve daha çok gençlere ve ev hanımlarına yönelik hazırlanan küçük projelerde 15 bin kişiye iş istihdamı sağlanmaya çalışılıyor. Her ilde 5 cazibe merkezi tesbit edilerek; bu merkezlere okul, banka, sağlık ocakları, atölyeler kurulacak. Küçük yerleşim merkezlerinde yaşayanlar da bu cazibe merkezlerine çekilmeye çalışılacak. Kurulmaları yılan hikayesine dönen organize sanayi bölgeleri ise Anasol—D hükümetinin desteğini bekliyor. OHAL eski Valisi Necati Bilican’ın bölgenin gelişmesi için en büyük faktör dediği tersine göç olgusu ise Doğu illerinde şimdilik yavaş ilerliyor. OHAL kapsamındaki illerde şimdilik 67 köy, 27 mezra sakinleri evlerine geri dönmüşler. İl valileri geriye dönülecek köylerde gereken onarımları ve okul, su gibi yatırımları yapacaklarını müjdeliyorlar. Bölgedeki illere yapılacak girişimlerde hükümetlerin vaat ettikleri, vergi indirimi ve ucuz arsa ise hâlâ Ankara’da atılan birer slogan. OHAL kapsamındaki illerde eğitim ise neredeyse yok gibi; bölgede 120 bin öğrenci eğitim—öğretim imkanından mahrum. Necati Bilican “Şu an OHAL kapsamındaki illerde bırakın 8 yıllık eğitimi 1 yıllık eğitim bile yapılamıyor. İnsanların öncelikli sorunu karın doyurmak” diyor. Doğu yöresinin kalkınamamasının en büyük sebeplerinden birisi de bölgenin fedoal yapısı.. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde halen toprakların yüzde 70’i işlenemiyor. Yine bölgede Selçuklulardan beri herhangi bir toprak reformu yapılamamış. Uçsuz bucaksız topraklarını işlemeyen, satmayan aşiret reislerinin bölgeye iktisadi açıdan pek katkısı yok. Meclis'teki Doğu kökenli milletvekillerinin büyük kısmı aşiret kökenli oldukları için seçilmeme kaygıları yok ve bölgede başarısızlıklarını kendilerine hissettirebilecek demokratik yapı henüz oluşmamış. Bir zamanlar GAP için bölgeden alınan 1.6 milyon dekarlık toprağın ailelere eşit olarak dağıtılması kararlaştırılmıştı ancak Demirel dönemlerinde çıkan kanunlarla toprakların üçte ikisi yine aşiret reislerine dağıtıldı. Böylece aşiret sistemi devlet eliyle yeniden güçlendirilmiş oldu. Bölgenin hemen içinde yer alan GAP’a rağmen enerji sorunu hâlâ sürüyor. Bölge illerinden elektrik faturalarının çok az bir kısmı tahsil edilebiliyor ve bu yüzden de Tedaş bölgeye yeteri kadar elektrik vermiyor. Bu yüzden fabrikalar, günün belirli saatlerinde şalter indiriyor, yeni yatırımlar enerji ihtiyacının yetersizliğinden dolayı gerçekleştirilemiyor. Işık herşeye rağmen yine Doğuda Terör, yanlış politik kararlar, bölgenin tabii yapısının zorlukları, fedoal yapının ve yöre halkının yaptığı yanlışların sonucunda bugün Türkiye’nin doğusunda yıllık gelir 400—600 dolar arasında. Birleşmiş Milletler’in raporuna göre bu kadar az gelir seviyesi, insanları isyana ve ölüme teşvik edebiliyor. Doğudaki sorunu çözmek için batıdan kaynak aktarılıyor; sonuçta insanlar terör yüzünden ölüyor, yaşayabilenler de ekonomik yetersizliklerinden dolayı ‘aç’ kalıyor. Bölgede siyasetin ekonomiyi değil de ekonominin siyaseti belirlediği zaman herşeye rağmen kalkınma sağlanabilecek. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri her türlü tabiat zorluklarına rağmen, Türkiye’nin Ortadoğu’ya açılan kapısı durumunda. Türkiye’nin en büyük projesi olan GAP’ın bölgeye kazandıracağı aktiviteyle ve ülke petrollerinin ve madenlerinin büyük çoğunluğunun bölgeden çıkartılabileceği göz önüne alınırsa gelecekte Doğuyu ekonomik açıdan yine güzel günler bekliyor denilebilir. GAP bölgesinde bugün 7 organize sanayi bölgesi proje ve yapım sürecinde. 18 tane küçük sanayi sitesinin de inşaatı sürüyor. 2000 yılında 3.1 milyar dolarlık, 2010’da 6.6 milyar dolarlık tarımsal ürün geliri bekleniyor. Türkmenistan, Rusya, İran doğalgaz boru hattının bölgeden geçmesi, pamuk üretiminin her yıl katlanarak büyümesi bölge insanı için yeni bir umut oldu. Doğulu işadamları, bölgede ulaşım ve taşımacılık sorunu olduğunu kabul etmiyorlar ve ekliyorlar; “Karayolu, demiryolu ve bir çok yerde havayolu tam olarak işliyor. Ulaşım ticarette birinci derecede sorun olsaydı herhalde Uzakdoğu ülkeleri ticarette bu kadar gelişemezdi.” Doğunun son yıllardaki bir başka umudu ise Türkiye’nin batı yöresindeki yatırımcılarının bölgeye yatırım planları yapmaları ve yurtdışından gelen yatırımların her geçen gün biraz daha artması. Örneğin Urfa, 1996’da yabancı sermayenin yoğunlaşma oranında büyük illerden sonra 6. sırada yer aldı. Refahyol döneminde hazırlanan Doğu projelerine göre 2005 yılına kadar 32 milyar dolarlık yatırım, kişi başına 3500 dolar gelir hedefleniyordu. 50 projeye ilk etapta 13 trilyon lira ayrılmıştı. Doğunun makus talihini değiştirebilir denilen bu projelerin uygulama alanı bulamamasından sonra, Anasol—D hükümeti 8 yıllık eğitim vs. çalışmalardan fırsat bulursa bölge ile de ilgilenebilecek. Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Güneş Taner’in geliştirmek istediği hayvancılık projesine göre ise, 5 Amerikan şirketinden alınacak 100 bin büyük baş hayvan 5 yıl sonra geri alınmak şartıyla dağıtılacak. Amerikan şirketlerine de dolar üzerinden yüzde 20 faiz ödenecek. Bu hükümetin de Doğuya gereken önemi vermemesi halinde Doğu insanı için değişen hiçbir şey olmayacak. Çünkü onlar uzun yıllar önce zaten bu değişmeyen fakirlik şartlarına kendilerini alıştırmışlar. AKSİYON - HAFTALIK HABER DERGİSİ - AKSİYON DERGİSİ | www.aksiyon.com.tr | HAFTALIK HABER DERGİSİ Konu nuvekolik tarafından (12.11.07 saat 20:44 ) değiştirilmiştir.. |
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| listesi, k246kenli, d246nem, asiret kokenli, a351iret, 22donem milletvekilleri, millet, vekilleri |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|