Nüve Forum


Hristiyanlık hakkinda İsa ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]İSA, miladi çağın başında yaşamış, hı-rlstiyanlığın kurucusu filistinli yahudi. Hıristiyanlar tarafından Mesih, Tanrinın Oğlu ve insanlığın kurtarıcısı olarak kabul edilir. Hıristiyanlık, isa'dan, onun görevi ve vaazlarından kaynaklanır. Ne var ki,

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 03.01.11, 20:35
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart İsa

[coverattach=1]İSA, miladi çağın başında yaşamış, hı-rlstiyanlığın kurucusu filistinli yahudi. Hıristiyanlar tarafından Mesih, Tanrinın Oğlu ve insanlığın kurtarıcısı olarak kabul edilir.

Hıristiyanlık, isa'dan, onun görevi ve vaazlarından kaynaklanır. Ne var ki, eldeki belgeler, isa'nın kesin bir yaşamöyküsü-nü belirleyecek nitelikte değildir. Nasıralı isa hakkındaki hıristiyanlık dışı belgeler pek azdır. Romalı yazarlardan Genç Pll-nius 110'da, Tacitus 116'da, Suetonius 120'de, isa'nın varlığından dolaylı biçimde söz ederler, ama imparator Tiberius zamanında çarmıha gerilmesinden başka bir bilgi vermezler. Ancak, yahudi tarihçi Flavius Josephus, 93'te "Mesih adı verilen isa'nın kardeşi Yakup'tan söz eder (iudhaike arkhaiologia XX, 200); aynı yazarın bir başka metni (ay. ypt., XVIII, 63 -64) çok daha kesin olmakla birlikte tartışmalara yol açmaktadır. Bunun nedeni, metne daha sonra hıristiyanlığı yüceltici ekler yapılması ve özgün metni bulmanın neredeyse olanaksız hale gelmesidir. Bu konuda, incil dışı belgeler'den de (Resullerin işleri, Mektuplar) fazla yararlanılamaz: isa'nın kendisinden, öğretisinden ve çarmıha gerilişinden söz etseler bile, Mesih'in dünyasal yaşamına değinmezler; üstelik bunlar her şeyden önce tanrıbilim-cilerin yapıtlarıdır. Bu konuda en verimli kaynak indiler'dir. Ancak yine de tarihçilerin, bu yapıtlardaki, imana dayalı her tür yorumdan önce gelen, bozulmamış, özgün noktaları ortaya çıkarabilmesi için, titiz bir eleştirel yöntem kullanması gereklidir; çünkü, inciller "yaşamöyküleri" değildir; tarihsel olaylardan yola çıkılarak yazılmalarına rağmen, insanların dirilen isa' ya İnanmalarını sağlamak ve bu inancı sürdürebilmek amacıyla kaleme alınmış metinlerdir. Tarihçilerin büyük bir çoğunluğu "isa'nın yaşamı"nın yazlamayacağı konusunda birleşseler de, Nasıralı isa' nın yaşantısının ana çizgileriyle belirlenebileceğini düşünmektedirler.

isa'nın anayurdu Cellle'ydi, ailesi ise na-sıralıydı. isa, "kral Herodes zamanında" Beytüllahlm'de dünyaya geldi (Matta II, 1 ve Luka II, 1-7); Herodes İ.Ö. 4'te öldüğünden, buna göre isa'nın da bu tarihten önce doğmuş olması gerekir; simgesel anlamına (Mika, V, 1) rağmen bu bilgi göz ardı edilmemelidir, isa'nın Nasıra' da geçen çocukluğunun ve gençliğinin ana çizgilerini belirlemek oldukça zordur. Babası Yusuf marangozdu, büyük bir olasılıkla kendisi de aynı mesleği benimsedi.

isa'nın resul olarak giriştiği ilk etkinlikler Vaftizci Yahya'nınkilerle birleşir ve Luka II, l'e göre İ.S. 27-28'e doğru başlar, isa'nın Yahya tarafından vaftizi en kesin biçimde doğrulanmış ve daha sonraki etkinliğini yönlendirmiş başlıca olaylardan biridir, isa ilk vaazlarını Celile çevresinde, özellikle de Taberiye gölü kıyısında verdi. Markos incili'nde (I, 15), Mesih'in çağrısı şu biçimde özetlenmiştir: "Vakit tamam oldu ve Tanrı'nın egemenliği yakındır; tövbe edin ve incil'e iman edin." Yani, Tanrı er geç müdahale edecektir, gelecek olan Rabbi karşılamak için hazır bulunmak, tövbe etmek, bir başka deyişle yaşam ve düşünce biçimini değiştirmek gereklidir. Hıristiyanlara göre Tanrı, insanlarda, gerek tarihteki eylemi, gerekse de insanların her biriyle giriştiği bireysel ilişkiyle mevcuttur. israil geleneğini yeniden ele alan isa, Tanrı'yı hem efendi hem de baba olarak gösterir. Hıristiyanlığa göre evrensel kardeşliğin temelinde de bu kavram yer alır: Tanrı tüm insanların babasıdır Ancak, Mesih'in çağrısındaki asıl yenilik, insanlar konusunda getirdiği kavramdır, isa, insanların arasında aşılmaz engeller oluşturan ayrım ve sınırları kaldırır. Tanrısal Yasa'nın uygulanması Tanrı'yı ve insanları sevmeye dayanır (Matta XXII, 35-40). Her İnsanın bir Tanrı evladı olarak Tanrı'yla kurduğu kişisel ilişkiyi vurgulayan isa, Tanrı'nın halkı kavramını derinleştirir. Ancak, bunu yaparken Eski Yasa'yı (Tevrat) ortadan kaldırmadığını, tam tersine kusursuz hale getirdiğini ileri sürer: "Ben yıkmaya değil, tamamlamaya geldim" (Matta V, 17). isa seçilmiş halkın (Yahudiler) bir üyesi olduğunu reddetmez, aksine, bu halktan geldiğini özellikle vurgular.

isa'nın çağrısı, öğretisini yaymaktaki ustalığı (incil'deki meseller*) ve şifacı olarak kazandığı ün, en azından etkinliğinin ilk döneminde, halkın alt kesimlerinden gelen bir kitlenin coşkulu bir biçimde kendisine katılmasını sağladı; ancak, daha sonra bu coşku fazla sürmedi. Bu arada, isa' nın ne ölçüde Mesih olarak tanındığı ya da kendisini Mesih sayıp saymadığı bilinmemektedir. Tarihçilere göre, isa'nın incil-ler'de birçok kez "Khristos" (Mesih' in yunancadaki karşılığı) adıyla anılması, onun tilmizleri ve halk tarafından Mesih olarak kabul edildiğini yeterince kanıtlar. Ancak, Markos incili'nde (inciller'in en eskisi) isa bu sözü hiç kullanmaz; ona başkaları Mesih der (Markos VIII, 21 ve XIV, 61). iki durumda da isa bu sıfatı reddetmez. Her ne kadar metinlerin kaleme alınışında kaçınılmaz olarak abartmalar söz-konusuysada, isa'nın Mesih unvanını, bu sözcüğün çoğu zaman içerdiği siyasal anlamlardan ve mesihçiliğin ulusçu biçiminden sıyrılmak için kullanmadığı söylenebilir.

isa'nın resul olarak etkinliğinin ne kadar sürdüğü tartışma konusudur. Yuhanna in-cili'ne bakarak bu sürenin bir ile üç yıl arasında değiştiği düşünülür. Bu belirsizliği göz önüne alarak, birçok yorumcu, bu sürenin en fazla iki yıl ve birkaç ay olabileceği konusunda birleşirler. Resul olarak sürdürdüğü etkinlik bittiğinde isa çağdaşlarıyla çatışmak zorunda kaldı: Vaftizci Yahya'nın başını kestirmiş olan ve isa'nın, kendisiyle işgalci roma güçleri arasında sorunlara yol açmasından korkan Herodes Antipas; katı tutumları ve Musa Yasa-sı'na aşırı bağlılıkları isa tarafından eleştirilen ferisiler; dinsel ve siyasal tutuculuklarıma dikkati çeken sadukiler. Bütün bu taraflar İşgalci roma kuvvetleriyle uzlaş-mışlardı ve "Tanrı'nın egemenliğinin kurulması" düşüncesinin siyasal karışıklıklara yol açacağına inanıyorlardı. Bu yüzden dinsel önderler farklı nedenlerle ondan kurtulmaya çalıştılar. Paskalyaya doğru isa'nın Kudüs'e gelmesiyle hava gerginleşti. Ulusçu hareketler konusunda duyarlı davranan romalı yetkililerle yahu-di yöneticiler aralarında anlaştılar, isa tutuklandı, ölüme mahkûm edildi ve romalı procurator Pontus Pilatus'un buyruğuyla çarmıha gerildi, isa'nın ölüm tarihinin genellikle 7 nisan 30 cuma olduğu kabul edilir.

***8212;Ed. isa'nın beşikteyken konuşması, hastaları iyileştirmesi, divan şiirinde konu edinilmiştir. Soluğu ölüleri diriltir: "Ruh-bahş oldu Mesiha-sıfat enfas-ı bahar/Açtılar didelerin hâb-ı ademden ezhar" (Bahar yeli isa'nın soluğu gibi varlıklara can verdi; çiçekler yokluk uykusundan gözlerini açtılar) [Baki], Göğe çekilmesi sırasında üzerinde dünya malı olarak bir iğne bulunduğu için dördüncü kat gökten yukarı çı kamadığı anlatılır: "Şol bir yarımca iğne isa'yı yoldan kodu" (Yunus Emre). Müslüman yazarlar ondan büyük saygıyla söz ederler, sonunda islam dinine gireceğini belirtirler: "Ölmeyip isa göğe bulduğu yol/ Ümmetinden olmağ içün idi ol" (isa'nın ölmeyip göğe çıkmak için yol buluşu, Muhammet'in ümmetinden olması isa. "Caspicara" adı verilen, Manuel Chili'nin çokrenkli tahta heykeli ispanyol-amerikan sanatı, XVIII. yy.

Ouiio Sömürge sanatları müzesi M. Vautier-de Narıxe V. içindi) [Süleyman Çelebi], XX. yy.'da islam dünyasının uyanışına karşı Avrupalılar'ın olumsuz tutumunu eleştiren Süleyman Nazif, isa'ya yazılmış bir mektup ve onun yanıtı biçiminde kaleme aldığı yazılarını Hz. isa'ya açık mektup (1924) yapıtında derlemiştir.

***8212;ikonogr. isa'nın yaşamını konu alan ikonografi çevrimleri sayılmayacak kadar çoktur: freskler (Roma'da Pietro ve Mar-cellino katakompları, V. yy.; Domitilla katakompları, IV. yy.; Giotto, Padova'daki Arena capellası; Fra Angélico, Floransa' daki San Marco müzesi; Sistina capellası), tablolar; tahta, taş, fildişi (sunakarkalı-ğı) ya da bronz (Ghiberti, Floransa vaftiz-hanesi'nin kapıları) alçakkabartmalar; kuyumculuk yapıtları, minyatürler (resimli dua kitapları), estamp dizileri (Dürer, Rembrandt, G. Doré). Çocuk isa teması hıristiyan sanatında sıkça işlendi (- nativitas, tapınma, sünnet, tanıtılma, [Mısır'a] kaçış, [Kutsal] AİLE), bu yapıtlarda isa çoğunlukla anasının kucağında, süt emer, oynar ya da dua ederken görülür (- Meryem Ana). Bizans sanatında Khristos immanuel temasına da yer verilir, bu durumda isa ya annesinin kucağında, ya da kudas tepsisine yatırılmış çıplak bir çocuk olarak betimlenir (Venedik' te San Marco'daki mozaikler). Batı sanatında, "isa'nın çocukluğu" önemli bir yer tutar: bu yapıtlarda Çocuk, yürümeyi (oyma tahta, XV. yy., Münih; Meryem sunak-arkalığı, Wrocfaw), okumayı (taş heykel grubu, XVI. yy., Louvre) ya da aziz Yusuf la birlikte tahtayı işlemeyi (Saint -Sulpioe-de-Favières; Georges de La Tour'un tablosu, Louvre) öğrenirken görülür. Ayrıca, çocuk isa'yı daha simgesel uğraşlar içinde gösteren yapıtlar da vardır: meleklerle oynar (Sansovino'nun al-çakkabartması, Venedik), Haç üzerinde uyur (Gentileschi, Madrid; Franceschini, Bologna) ya da Haç'ı taşır (Charles d'An-goulême'in dua kitabı, Bibliothèque nationale, Paris).
isa'yı din bilginleri arasında gösteren sahne birçok yapıtta betimlenmiştir: IV. yy.'dan kalma bir lahit (Perugia), Monrea-le katedrali mozaikleri, Giotto'nun Padova'daki freskleri, Duccio'nun (Maestà, Siena katedrali), Luini'nin (Londra), Bonifacio De'Pitati'nin (Floransa), Veronese'nin (Madrid), J. Bosch'un (kopya, Louvre), Q. Metsys'in (Lizbon), Frans I Franken'in (Anvers), Ribera'nın (Viyana), Jordaens'in (Mainz), Vignon'un (Grenoble), Rubens' in (Anvers), Stella'nın (Provins), Ph. de Champaigne'in (Anvers), ingres'in (Mon-tauban) vb.'nin tabloları. Bu konuda ayrıca, Rembrandt'ın bir deseni ve bir yedirme baskıresmi olduğu bilinmektedir. Aynı tema, Riemenschneider'in bir heykelinde kullanılmıştır (Creglingen sunakarkalı-ğı), isa'nın yaşamından çeşitli sahneler betimleyen yapıtlar arasında şunlar da sayılabilir: Dünyayı kutsayan isa (G. Bellini, Berlin; Cima de Conegliano, Dresden) ve Tapınak'taki satıcıları kovalayan isa (Giotto'nun Padova'daki freski; Bassano'nun Madrid, Dresden ve Londra; G. B. Cas-tiglione'nin Louvre; Jouvenet'nin Lyon; Natoire'ın Paris'teki tabloları; Rembrandt' in yedirme baskıresmi). Bu son sahneyi en iyi betimleyen hiç kuşkusuz el Greco' dur (Londra, Washington ve Minneapolis), ***8212;işi. Kuran'da isa adı 25 kez geçer. Ayrıca isa için 11 kez Mesih, 2 kez Kelime, 2 kez de Ruh sözcükleri kullanılır. Birçok kez de 'Meryem'in oğlu" diye geçer. Bu ayetlerde verilen bilgilere göre, yaratılış bakımından isa'nın durumu Âdem'in durumuna benzer (III, 59). Meryem, bakire olduğu halde tanrısal bir mucize sonucu isá' ya babasız gebe kalır. Durumu öğrenenler, "Ey Harun'un kız kardeşi, senin baban kötü bir insan değildi, annen de fahişe değildi. (Sen ne yaptın böyle!)" diyerek Meryem'i suçlayınca, Allah vergisi olarak çocuk dile gelir ve "Ben Allah'ın kuluyum. O, bana Kitap verdi ve beni peygamber yaptı" der. Bu ayetlerin devamında "Çocuk yapmak Allah'a yakışmaz" denilerek hıristıyanların Baba-Oğul inancı reddedilir. Maide suresinde (72-76) isa Mesih'in tanrılığını savunanlar ve Tan-rı'nın "üç'ün üçüncüsü" olduğunu ileri sürenlerin kâfir oldukları, bir tek Allah'tan başka tanrı bulunmadığı, Meryem oğlu isa'nın yalnızca bir peygamber olduğu belirtilir. Allah isa'ya "Allah'ın dışında, beni ve annemi de iki tanrı yapın diye.insanla-ra sen mi söyledin?" diye sorar; isa "Haşa! Sen yücesin. Hakkımda doğru olmayan şeyi söylemek bana yakışmaz. Ben onlara yalnızca benim ve sizin tanrınız olan Allah'a kulluk edin diyerek Senin bana buyurduğun şeyi söyledim" der (V, 116-117). Kuran'da israiloğullarinın isa' yı çarmıha gererek öldürdükleri yolundaki inanç da benimsenmez (IV, 157). Ancak, bu konudaki ayetin anlamının pek açık olmaması, az da olsa bazı müslüman bilginleri, isa'nın çarmıha gerilerek öldürülmüş olabileceği kanısına götürür.

Hz. Muhammet, bir hadisinde miraç* yolculuğu sırasında göğün ikinci katında Isa ile buluştuğunu belirtir (Sahih-i Buha-ri'ye göre), isa'nın kıyametin kopmasından önce dünyaya ineceğini, insanları doğru yoldan uzaklaştıran Deccal"i öldüreceğini, 40 yıl dünyada kalarak insanları doğru yola çekeceğini, bolluk ve esenlik sağlayacağını anlatan hadisler vardır. Ancak bazı müslüman bilginler, bu hadislerin Hz. Muhammet'in olduğunu kuşku İle karşılarlar.

kaynak:2-cilt:10
Eklenmiş Resimin Önizlemesi
Ýsa-isa.jpg  
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
ısa

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 05:47 .