Nüve Forum


Hristiyanlık hakkinda İncil Ve Kuran Arasindaki Fark ile ilgili bilgiler


tebrik ederim nasıl bu kadar aslı olmayan nerden geldiği acıklanmayan kur'anı tam kavrayamamış ve bazı ayetlerin anlamlarını cımbızla çekip alınıp sonrada dogrusu bu denilebiliyor anlamıyorum... bana kalırsa hristiyanlar anlamak istemiyorlar

Like Tree34Likes

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #21  
Alt 13.09.09, 07:25
Acemi
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
İletiler: 3
umtltnk doğru yolda ilerliyor.
Standart Cevap: İncil Ve Kuran Arasindaki Fark

tebrik ederim nasıl bu kadar aslı olmayan nerden geldiği acıklanmayan kur'anı tam kavrayamamış ve bazı ayetlerin anlamlarını cımbızla çekip alınıp sonrada dogrusu bu denilebiliyor anlamıyorum...

bana kalırsa hristiyanlar anlamak istemiyorlar durumu ve semavi din olarak görmüyorlar islamı.. hz. muhammet'i(sav) de tanımıyorlar.ama biz müslümanlar tüm peygamberleri tanıyoruz peygamber olarak görüyoruz hepsini.sadece tek iddamız şu kur'an haricindeki dinler geçersizdir.bu yüzden kur'an bir topluma değil tüm dünyaya gelmiştir...
konuya gelince;



Bu konuya, uzun anlatımlarınız içerisinde kısa bir cümleye kısa bir ön açıklama ile giriş yapmayı uygun görüyorum.
Konunun gelişimine göre dilersek devam ederiz.

Açıklama:
Allah tarafından indirildi tabiki hepside...

Ama biliyoruz ki kitaplar, vahiy yolu ile peygamberlere geliyor.
Geldikten sonra doğru bir şeklide kayıt altına alınıp korunabilmesi en önemli konudur.
Oysa net olarak biliniyorki Hz. İsa'ın peygamberlik süresi sadece bir kaç yıldır.
İncili havarilerine öğretmişti ama yazılı bir İncil bırakmamıştı.


İncillerin yazılış tarihleri hakkında:

Yeni antlaşmanın ilk 4 bölümüne İncil deniliyor.

Hıristiyan kaynaklarına göre, bu kitapları yazanlar ve yazılış tarihleri.

1. Matta, MS. 50.(Bu kitap dört İncil***8217;den biri olarak kabul edilir, yazarı kendisini tanıtmamıştır, Levi diye bilinen vergi memuru (Havari)Matta olduğu kabul edilir.)
2. Markos, MS. 55***8211;60.(Bu kitap dört İncil***8217;den biri olarak kabul edilir, yazarı kendisini tanıtmamıştır, Barnaba***8217;nın yeğeni Petrus***8217;un çevirmeni Markos olduğu tahmin ediliyor.)
3. Luka, MS. 80. (Esasen Teofilos adında birisine yazılan bir mektuptur. Bu kitap dört İncil***8217;den biri olarak kabul edilir, yazarı kendisini tanıtmamıştır, Luka olduğu tahmin ediliyor.)
4. Yuhanna, MS. 96. (Bu kitap dört İncil***8217;den biri olarak kabul edilir, yazarı kendisini tanıtmamıştır,(Havari)Yuhanna olduğu tahmin ediliyor.)


İnciller için verilen yazılış tarihleri 1.yüzyılı gösteriyor.
Ancak bu tarihler eldeki kanonik(1)Yunanca İnciller için değildir.
Yeni antlaşmanın en eski el yazmalarının (bazı küçük parçalar hariç) 4. yüzyıldan kaldığı net olarak biliniyor.
4. yüzyıldan kalma bu el yazmalarının 1. yüzyılda yazıldığı tahmin edilen metinlerin birer tercüme ve kopyası olduğu söylenmektedir.
Ancak bunlar kopyalama yöntemi ile mi yazıldı yoksa rivayetlere dayanarak mı yazıldı ayırt edilmesi çok zor olduğu da ifade edilmektedir.
Kopyalamanın yapıldığı tahmin edilen İncilerin orijinalleri kayıptır.

Mauruce Bucaelli 30***8211;40 yıl boyunca yazılı bir İncil bulunmadığını mevcut İncil bilgilerinin sözlü rivayetlere dayandığından bahsederken cümleleri şöyle bağlar<<Sinoptik (2) İnciller çerçevesi sırf edebidir, yani tarihi temelden noksandır.>>

Kenyon gibi bazı araştırmacılar orijinal nüshalarla Yunanca yazmalar arasındaki yaklaşık 3 asırlık zaman diliminin aslında başka yazmalar karşısında çok az bir süre olduğundan ve kopyalanan orijinal yazmalardan önemli sayılmayacak bazı farklılıklar olduğundan bahsederler.
Müslümanlar dışında da bazı araştırmacılar ise bu zaman farkının İncillerin güvenilirliğini etkilediğini ifade ederler.


Tespitler:
1.30 ***8211; 40 yıl hiç İncil yazılamamış.
2.Bu arada İnciller ezberde biliniyordu.
3.Bu tarihlerden sonra yazılan İnciller kayıptır.
4.Mevcut İnciller 4. asır***8217;a aittir.
5.Hz İsa***8217;nın Arami***8217;ce konuştuğu net olarak biliniyor,oysa 4. asır***8217;dan kalma İnciller, onun dilinde ya da Yahudilerin ibadet dili olan İbranice olması gerekirken,Yunancadır.
6.Mevcut İnciller Romalılar tarafından yazılmıştır.
7.Zamanın Roma İmparatoru, İncilleri toplatmış ve içlerinden kendine göre uygun olanları seçip geri kalanı imha etmiştir.
8.mevcut 4 İncilin birbirlerine göre ciddi farkları vardır.

Bu açıklamalar ışığında İnciller için ***8220;bu Allah tarafından gönderilen İncillerdir***8221; denilebilir mi?

alıntıdır

Konu umtltnk tarafından (13.09.09 saat 08:10 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 13.09.09, 07:29
Acemi
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
İletiler: 3
umtltnk doğru yolda ilerliyor.
Standart Cevap: İncil Ve Kuran Arasindaki Fark

hıristiyanlar (özelikle misyonerler)

öyle karma bir kitap oluşturmuşlar ki buna tek kitap demek imkansızdır.

1. 4 İncil var.Bunu tek bir incil gibi lanse ediyorlar.
2.bir çok dini metinler ki, bu metinler genelde birilerine yazılmış mektuplardır,kutsal kabul etmişlerdir.
bunlar 27 kitaptır.
Yazarları ve yazılış tarihleri farklıdır.
Mevcut 4. İncil ise bu kitaplar cümlesinin ilk dördünü oluşturuyor.
Hepsine birden yeni ahit deniliyor.
Ahit Aslında Allah(c.c) ın peygamber vasıtası ile kulları arasındaki sözleşme demek olurken,alakasız kişilerin yazdığı dini metinler ahit olarak tanıtılıyor.
3.hıristiyanlık öncesinde bir çok dini metinler var,Hıristiyanlar bu dini netinleri alıp adına eski ahit demişler ve eski ahiti tek bir kitap olarak göstermeye çalışıyorlar.

İbranice Eski Antlaşma 39 kitaptan oluşmaktadır. Bunlar üç bölümdür:
1.) Tora (Tevrat): şeriat, Yasa.
Tevrat adı, İbranice Torah sözcüğünün Arapça biçiminin Türkçe'ye uyarlanışıdır. İbranice "öğretme, gösterme, yönlendirme, öğreti, yasa" anlamına gelir.Eski Ahitin ilk beş kitabından oluşur.İbranice yazılmıştır.
2.) Nebi***8217;im: Peygamberler / Tarihsel Kitaplar.
3.) Ketubim (içinde Zebur'da var): Yazılar (Bilgesel ve şiirsel Kitaplar).

Bu kitapların ilki olan tevratın tekvin bölümü ilk kitap olarak geçiyor
Hıristiyan kaynaklara göre tahminen yazılış tarihi ve konusu:Tekvin (Yaratılış): M.Ö 1446-1406 Bu kitapta yaratılış anlatılır.
sonuncusu ise Malaki'dir.Tahmini yazılış tarihi:39. kitap, Malaki: M.Ö 397.

Yazılış tarihlerine göre aradaki fark: 1446-397= 1049 yıl.
aradan geçen 10 asırlık zamana ve yazarların farklılığına rağmen tüm bu kitaplar tek bir kitap olarak tanıtılıyor.

bu kadar kitap derleniyor toplanıyor,eski ahit tek kitap. yeni ahit tek kitaptır deniliyor.
sonrada eski ve yeni ahit toplanıyor kutsal kitap adında tek kitap olarak dayatılıyor.
ne demeli helal olsun bunu kabul ettirebilenlere.

alıntıdır

Konu umtltnk tarafından (13.09.09 saat 07:42 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 13.09.09, 07:41
Acemi
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
İletiler: 3
umtltnk doğru yolda ilerliyor.
Standart Cevap: İncil Ve Kuran Arasindaki Fark

İslâm`ın Dışındaki Dinlerin Geçerliliği Neden Kalkmıştır?

Tarihin çeşitli devirlerinde insanlara ayrı ayrı peygamberler ve dinler yollayan Allah Teâlâ, son din olarak onlara İslâmı ve son Peygamber olarak da Hz. Muhammed`i (asm) göndermiştir. İslâm`ın gelmesiyle Yahudîlik ve Hıristiyanlık gibi eski dinlerin hükmü sona ermiştir. Bu, tıpkı, yeni bir kanun çıkınca, eski kanunun hükmünün yürürlükten kalkması gibidir. Allah`ın son dîni ve İlâhî Kanunu İslâm gelince, eski dinlerin ve ilâhî kanunların geçerliliği son bulmuştur. İslâm dışında kalan dinlerin yürürlükten kalkmasını gerektiren başlıca sebebler şunlardır:

1 - Her şeyden evvel, eski dinler, yalnızca belli bir zamana ve belli bir muhîtin insanlarına hitab ediyorlardı. İslâm ise, topyekû* bütün insanlığa seslenmektedir. Dâveti umumî ve mesajı cihanşümuldür. [

2 - Eski dinler, sadece kendi zamanlarının insanlarını muhâtab almışlardı. O zamanın insanlarının seciyeleri kaba ve mizaçları vahşete yakındı. İlimde, medeniyette, fikir ve anlayışta geri idiler. Ulaşım ve haberleşme imkânları, ibtidai bir haldeydi. Her bölgenin kültürü, inancı, örf ve âdetleri farklı farklıydı. Karşılıklı fikir ve kültür alışverişi de oldukça zayıftı. Bu yüzden, her muhîte ayrı ayrı peygamberler gelmesi, başka başka dinler gönderilmesi zarureti vardı. Zaman geçip insanlık ilim, fikir, kültür ve medeniyet yönünden büyük gelişmeler kaydedince, eski mahallî dinler artık insanların ihtiyaçlarına cevap veremez hale geldiler. Bunun üzerine Cenâb-ı Hak da insanlara en son din olan İslâmiyeti gönderdi. İslâm dîni, 1400 yıl evvelki dünyanın insanından, bugünün ve yarının modern insanına kadar gelip geçen bütün insanlığa hitab edebilme özelliğinde olan bir dindir. Bu bakımdan, kıyamete kadar hükmü bâki ve geçerlidir.
3 - Eski dinlerin, zamanla, içlerine hurâfeler, bâtıl inançlar karışmıştır. Allah`ın birliğine îman esası, yani tevhid inancı kaybolmuştur. İslâm ise, hâlâ ilk günkü tazelik ve saflığı ile, bozulmadan durmaktadır. Netice olarak diyebiliriz ki: İslâm`ın dışında kalan dinler, geceleyin bir sokağı aydınlatan bir fener ve sokak lâmbası gibidir. İslâm ise, bütün dünyayı aydınlatan güneş hükmündedir. Güneş doğduktan sonra, artık sokak fenerine hiç ihtiyaç kalır mı? Güneşin yanında sokak lâmbasının aydınlığının sözü olur mu?

Kuran degişip degişmedigi
İslam hakikat ve hikmet dinidir. Her bir davası delil ve ispat üzeredir. Kur***8217;an***8217;ın değişmediği ve günümüze kadar sıhhatli bir şekilde geldiği o kadar aşikar ki bunu az bir dikkat ile görmek mümkündür. Mesela, Hz. Osman (r.a) zamanında mevcut hafız topluluğunun birleşimi ve yardımıyla hiçbir vesveseye imkan bırakmayacak şekilde yazılan Kur***8217;an, şu an elimizde bulunan Kur***8217;an***8217;ın ta kendisidir. Yani ilk inen Kur***8217;an ile şimdi piyasada var olan veya her an yazılan kur***8217;anların hiçbiri arasında ihtilaf yoktur. Herhangi bir dünya ülkesinden bir Kur***8217;an alın bunu 300 veya bulabilsek 1000 yıl önce yazılan bir Kur***8217;an ile karşılaştırsak, arada bir farka rastlamayacağız. Harfi harfine aynı olduğunu göreceğzi.

Allah'ın son mukaddes kitabı, bütün insanlığa İlâhi fermanı olan Kur'an, 23 senede âyet âyet, sûre sûre nazil olmuştur. Peygamber Efendimiz kendisine nazil olan âyet ve sûreleri yanında bulunan sahabelerine okur, sahabeler de onu ezber ederler, bir kısmı da yazardı. Bundan ayrı olarak, Peygamber Efendimizin vahiy kâtipleri vardı. Bunlar nazil olan âyetleri ve sûreleri özel olarak yazmakla vazifeli idiler. Gelen âyet ve sûrenin nerede yer alacağı, Kur'an'ın neresine gireceği de bizzat Peygamberimize Cebrail (A.S.) vasıtasıyla bildiriliyor, o da vahiy kâtiplerine tarif ederek, gerekeni yaptırıyordu. Böylece Hz. Peygamberin sağlığında Kur'an'ın tamamı yazılmış, nereye neyin gireceği belli olmuştur. Aynca Cebrail (A.S.) her Ramazanda gelir, o güne kadar nazil olmuş âyet ve sûreleri Peygamberimize yeni baştan okurdu.

Efendimizin vefatından evvelki son Ramazanda Hz. Cibril yine gelmiş, ancak bu sefer Kur'an'ı Peygamberimizle iki sefer okumuşlardı. Birinci sefer Hz. Cibril okumuş, Peygamberimiz dinlemiş; ikinci seferde ise Peygamberimiz okumuş, Hz. Cibril dinlemişti. Böylece Kur'an son şeklini almıştı.

Bununla beraber, Hz. Peygamber'in sağlığında Kur'an, henüz müstakil bir cilt hâlinde bir araya toplanmış da değildi. Sayfalar halinde Sahabeler arasında dağınık olarak bulunuyor, hafızalarda ezberlenmiş halde duruyordu. Fakat neyin nereye gireceği gayet
kesin ve net şekilde bilinmekteydi.

Nihayet Hz. Ebû Bekir'in hilâfeti zamanında görülen lüzum üzerine Zeyd bin Sâbit'in başkanlığında vahiy kâtiplerinden ve kuvvetli hafızlardan müteşekkil bir komisyon kuruldu. Kur'an'ın bir cilt hâlinde bir araya toplanma işi, bu komisyona havale edildi. Ashabdan herkes, elinde yazılı bulunan Kur'an sayfalarını getirip bu komisyona teslim ettiler. Hafızların ve vahiy kâtiplerinin elbirliği ile çalışmaları sonunda sayfalar, sûre ve âyetler Peygamberimizin tarif ettiği şekilde yerli yerine kondu. Böylece Kur'an, Mushaf adıyla tek kitab hâline getirilmiş oldu.

Artık Kur'an için unutulma, kaybolma, tahrif ve tebdile uğrama diye bir şey söz konusu olamazdı. Zira aslı, Hz. Peygambere gelen şekliyle eksiksiz ve noksansız şekilde tesbit edilmişti.

Hz. Osman zamanında görülen lüzum üzerine, bu Mushaftan yeni nüshalar çoğaltılıp çeşitli memleketlere gönderildi.

Bugün elde mevcut olan Kur'anlar, işte bu Kur'an'dan çoğaltılmıştır.

Kur'an tesbit edilişindeki sağlamlık itibariyle, diğer ilâhi Kitablardan farklı olarak, hiçbir tahrifat ve değişikliğe uğramadan vahiy mahsulü olan şekliyle tesbit edilip ortaya konmuş; 1400 senedir de muhafaza edilerek gelmiştir. Bunda, Kur'an'ın edebî icaz ve i'câzının, yani, ezberleme kolaylığının hiçbir insan sözüne benzememesinin ve söz olarak hiçbir taklidinin yapılamamasının, edebiyatve belagatına erişılememesinin ve zaptında a'zamî titizlik gösterilmesinin büyük rolü olduğu kesindir. Fakat asıl sebeb, Kur'an'ı Cenâb-ı Hakk'ın hıfz ve himayesine alması, onu kıyamete kadar lâfızve mânâ bakımından bir mu'cize olarak devam ettirmeyi taahhüd etmesidir. Nitekim Kur'an'da şöyle buyurulur: «Muhakkak ki bu Kur'an'ı biz indirdik ve onu koruyacak, muhafaza edecek, devam ettirecek de biziz.:. Bugün yeryüzündeki bütün Kur' anlar aynıdır. Hiçbir farklılık ve değişiklik yoktur. Ayrıca milyonlarca hafızın ezberinde bulunmakta, her an milyonlarca dil ile kırâet edilip okunmaktadır. Bu özellik, Kur'an'dan başka herhangi bir beşeri kitaba nasib olmadığı gibi, semavi kitablardan hiçbirine dahi nasib olmamıştır. Allah'ın son kelâmı, hükmü kıyamete kadar baki ezelî fermanı olan Kur'an'ın, böyle eşsiz bir makam ve ulvi bir şerefe nail olması da, elbette zaruri ve lüzumludur.

alıntıdır




Konu Jeli tarafından (14.09.09 saat 06:49 ) değiştirilmiştir.. Sebep: verilen baska sitenin linki kaldirildi
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 01.12.09, 20:48
zamane3436 - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çekingen
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
İletiler: 51
zamane3436 olağanüstü bir gizeme sahip!zamane3436 olağanüstü bir gizeme sahip!zamane3436 olağanüstü bir gizeme sahip!
Standart Cevap: İncil Ve Kuran Arasindaki Fark

İnciller arasında belirgin farklar var.
Bu farklar yazarların araştırma, referans aldıkları rivayet ve yorum farklarından kaynaklanıyor.
Kuranda ise böyle bir durum sözkonusu değildir.
1300 yıllık Hz. Osman'nın tek lehçe üzerinden orjinal metinlerden kopyalayarak çoğalttığı mushafların kopyaları (örnek: Mısırda muhafaza edilen mushaf)ile birebir aynıdır.
Okunuş ve yazılış olarak en ufak bir fark yoktur.

Konu zamane3436 tarafından (01.12.09 saat 20:54 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 13.01.10, 22:06
yuha - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çekingen
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
İletiler: 34
Blog Başlıkları: 8
yuha olağanüstü bir gizeme sahip!yuha olağanüstü bir gizeme sahip!
Standart Cevap: İncil Ve Kuran Arasindaki Fark

"sayın oğuz gölcik.
Öncelikle şunu söylemeliyim bahsettiğiniz sitedeki yazı hakkında size açıklama yapamam.Üstelik yayınlanmayan bazı yazılar da var.Ancak yüzeysel gördüğünüz için anlayamadığınız tarafları var oradaki amaç sizin sandığınız gibi değil.
Ayrıca Tevhit ise o kadar uzmanlık gerektiren konu değil.
Yaratcının bir olduğunu anlamak, anlatmak o kadarda zor değil.
çok fazla kanıta da gerek yok kanaatimce."
------------------------------------------------maksudi-------------

Herkez dilediği pencereden bakıyor ...
maksudi kardeşim emeğine, yüreğine sağlık...
Saygı ve Dua ile...
__________________
Dur ALLAH deki O'nda fani olasın.

Konu oguzgolcik tarafından (14.01.10 saat 08:51 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 04.02.10, 05:16
Nüvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: İncil Ve Kuran Arasindaki Fark

De ki: ***8220;Ey Ehli Kitap! Siz, Tevrat***8217;ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni tam olarak uygulamadıkça... Kur'an 5:68] (Maide Suresi 68) (Bakin 68.ayet e gelene kadar
neler yaziyor kutsal kitabimiz.)

Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rableri tarafından kendilerine indirileni (Kur'an'ı) gereğince uygulasalardı elbette üstlerinden ve ayaklarının altından (bol bol rızık) yiyeceklerdi. Onlardan orta yolu tutan bir zümre vardır. Ama onların birçoğunun yaptığı ne kötüdür!

67. Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan onun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Şüphesiz Allah, kafirler topluluğunu hidayete erdirmeyecektir.

68. De ki: "Ey Kitap ehli! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni (Kur'an'ı) uygulamadıkça hiçbir şey üzere değilsiniz." Andolsun ki sana Rabbinden indirilen bu Kur'an onlardan çoğunun taşkınlık ve küfrünü artıracaktır. Öyle ise o kâfirler toplumu için üzülme.

69. Şüphesiz inananlar (müslümanlar) ile Yahudiler, Sabiîler ve Hıristiyanlardan (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır" (diye hükmedilmiştir.)


Şayet sen, sana indirdiğimizden kuşkulanmakta isen, önce Kitabı okuyanlara sor. Kur'an 10:94]

[İncil bağlıları, Allah'ın onda indirdiği ile hükmetsinler. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler fasıkların ta kendisidirler. Kur'an 5:47]

Alinti yaptiginiz yaziya (Orhan Gölcik" e cevaptir.

Bakin insan söylenen lafin isine gelen tarafini almamali.Tamamini ele almali
Hatta size bir fikra yazayim ne demek istedigimi daha iyi anlarsiniz.

Papa bir gün Ucak la Roma ya seyahat eder Ucak tan iniste bir Gazeteci sayin Papa Hz.
Roma da ki genelevler hakkinda ne düsünüyorsunuz der.Papa sasirir ve Gazeteciye
Roma da Genelev varmi der.Ertesi gün Gazete manseti nasildir tahmin edin

PAPA UCAKTAN INER INMEZ ILK SÖZÜ ROMA DA GENELEV VARMI OLDU"""""
dogru degilmi aynen öylemiydi öyleydi ama Papa öylemi söylemek istemisti.

Lütfen arkadaslar bize kendi dinimiz ve Kitabimiz üzerinden vaaz vermeyin
sizin dininiz size benim dinim bana dir.
saygilar.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
arasindaki, fark, kuran, ıncil

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 06:25 .