iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 22:21 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Din ve Felsefe » Felsefe » Filozoflar » Kristeva, Julia

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 01.08.07, 00:37
Standart Kristeva, Julia

Şebnem - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Uzman
Üyelik tarihi: Sep 2006
İletiler: 2.209
Send PM

Bunlara Baktınız mı?

01.08.07, 00:37



Andy julia |

Kristeva, Julia: 1941 Bulgaristan doğumlu çağdaş feminist düşünür. Roland Barthes ve Jacques Lacan’ın yanında çalışmış ve bu düşünürler dışında Bakhtin’den de etkilenmiş olan Kristeva’nın temel eserleri La Revolution du langage poetique [Şiir Dilin-de Devrim], Le Iangage, cet inconnu [Dil Denen Muamma], Atrangers a nous-memes [Kendimize Yabancıyız]’dir.
Başlangıçta dilbilim alanında çalışmış olan Kristeva, daha sonra semiyotik, psikanaliz ve feminizm alanında önemli bir teorisyen olup çıkmıştır. Başka bir deyişle, o öznellikle ilgili sorunlarda eklektik ve disiplinlerarası bir yaklaşım sergilemiş ve bu çerçeve içinde Marksist teori ve Rus formalizmini yapısalcılık ve psikanalizle bir araya getirmiştir. Metinlerarasılık kavramını önemli ölçüde kendisine borçlu olduğumuz filozof, tıpkı Levi-Strauss ve Lacan gibi, toplumun bir sembol sistemi olduğunu, sembolik yapıların bütün hayat alanlarını doldurup yapılandırdığını savunur. Dil en önemli gösterge sistemi, sembolik dizge olup, bütün diğer sistemlere yapı kazandırır. Ve bu dünyanın fenomenleri ancak dil tarafından sembolleştirilebildiği ölçüde anlaşılacak, kendileri nüfuz edilebilecek olan fenomenlerdir.
O, dile, dilsel unsurlara anlam verme sürecinde semiyotik ve sembolik işlemleri ve dolayısıyla, semiyotik olanla sembolik olanı birbirinden ayırır. Kristeva’ya göre, sembolik olan ataerkil düzeni, babanın yasasını temsil eder ve dili öğrenmeyle başlar. Çocukluk gelişmesinde sembolik aşamaya, Odipal aşamanın sona ermesinden ulaşılır. O işte bu aşamayı öznenin ayırım yapabilme ve özdeşleştirme ve bunun sonucunda da yargılama gibi önemli yeteneklerin kazanıldığı önemli bir aşama olarak tanımlar.
Onda semiyotik olan ise, ötekinin alanını temsil eder ve bilinçdışının izlerini taşır. Bu anlamda semiyotik ifade, gerçekleşmemiş erotik hayaller ve istekleri gösterir. Bu hayal ve istekler, Kristeva’ya göre, sanat ve dinde kendilerini açık ve seçik olarak gösterirler. Nitekim, Musevi tektanrıcılığı ve Batı sembol sistemleriyle kadınların dışlanması veya marjinalleştirilmesi arasındaki ilişkiyi analiz eden filozof un tanımına göre, Musevi monoteizmi “sembolik ve babacı bir benliküstü toplum” ilkesine göre kurulmuştur. O bundan dolayı, kadınları, anneleri bastırır. Kadının bu şekilde dışlanması veya marjinalleştirilmesi, ataerkil toplumun temel karakteristiğidir. Cinsel farklılığı, başka hiçbir uygarlık, Kristeva’ya göre, bu kadar aşikar bir ilke haline getirmemiştir. Tektanrıcı birliğin iki cinsin kökten bir biçimde birbirinden ayrılmasına neden olduğunu savunan filozof dili felsefi bakımdan sorgulayan feminist dilbilimi şiddetle eleş­tirmiştir. Ona göre, bunun arkasında doğruluğu araştırılmamış bir transandental özne veya Kartezyen cogito vardır. İrigaray ve Cixous gibi diğer feminist düşünürlerle birlikte, bir farklılık feminizmine yazılıp, özü itibariyle dişil olan bir söylem arayışı içine giren Kristeva, Simone de Beauvoir gibi düşünürlerin yer aldığı birinci kuşak feministlerle ikinci kuşak feministleri uzlaştırmaya çalışmıştır. O ikinci kuşak feministlerin sekter tavırlarına karşı, kadın-erkek ayırımının biyolojik bir ayrımdan ziyade, metafiziğe ait bir ayırım olduğunu öne sürmüştür. Bir yandan da bir yeni özne teorisi üzerinde çalışan Kristeva, öznenin süreç-içinde-özne olduğu görüşünü benimsemiştir. Ona göre, özne her konuşma ediminde yeni baştan kurulur. Kristeva işte bu bağlamda dilsel düzeni yıkmak ve, bütün kadınların ve erkeklerin farklı deneyimlerine olduğu kadar, cinslerin farklılığına açık olan bir özne kavramı yaratmak istemiştir.

Konu Şebnem tarafından (01.08.07 saat 00:42 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için Şebnem kullancısına teşekkür ediyor :
efnan (01.08.07), lolipop (01.08.07)
Sponsorlar
  #2  
Alt 01.08.07, 11:51
Acemi
Üyelik tarihi: Mar 2007
İletiler: 13
Ettiği Teşekkür: 17
3 tane iletisine 4 kere teşekkür edilmiş
mustafabilici doğru yolda ilerliyor.
  Send PM
Standart Cevap: Kristeva, Julia

bir erkek olarak feministleri her zaman destekliyorum ama aşırı feminist olmamak gerekiyor...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
mustafabilici kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
efnan (01.08.07)
Sponsorlar
Cevapla

Tags
denen, devrim, dil, dilinde, muamma, siir

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz