|
#21
| |||
| |||
| Ve başladılar... Ortada yılan gibi kıvrılıp renkten renge giren çizgilerle gerginlik dolu saatler boyu sürdü oyun. Bittiğinde her ikisi de yoğun konsantrasyonun verdiği yorgunluktan koltuklarına yığılmışlardı... "Güzel oyundu Nüve" dedi. "Viski?" diye karşılık verdi Nüve ve oturdukları yerden kalkıp bara doğru yürümeye başladılar... |
| Sponsorlar |
| |
|
#22
| ||||
| ||||
| "Çok iyi hazırlanmışsın" dedi Nüve!... Her zaman kendisi ile özdeşleşmiş bir deyim kullanırdı.."Bükemediğin eli sıkacaksın"...Ve Nüve ezeli rakibine elini uzatırken .... |
|
#23
| |||
| |||
| "Uzun zaman sonra ilk kez galip gelemedim" dedi. "Yenilmedinde ama" diye cevap verdi öteki... Ve barın loş ışıklarında viskilerini yudumlamaya başladılar. O da ne, viski mi çarpmıştı? Bu kadar çabuk mu? "Bu nasıl bir güzellik..." diye geçirdi içinden ve Nüve anlatırken, onun bakışları barın öteki ucuna asıl kalmıştı... |
|
#24
| ||||
| ||||
| Birden irkildi.O anı aklına bile getirmek istemiyodu.Binlerce kere lanet etti.Bu belki de hayatında yapmış olduğu en büyük hataydı.Kendini avutmak için nerden bilebilirdim ki diye içinden geçirdi.Ve birden sahilde bir yaşlı adamın yanında olduğunu hatırladı.Tamam dedi.Anlatacağım.Ama bana bir çıkış yolu göstereceksin dedi.Başldı anlatmaya.İhtiyar üzülmüştü onun bu durumuna ve yardım edeceğini söyledi.
__________________ Vidayla tutturuldukça onca nükleer bomba... Silahlanmaya karşı tek umuttur halkın elindeki tornavida... Nüve Forum Fenerbahçe'liler Birliği. İnsanHayalEttiğiMüddetçeYaşa |
|
#25
| ||||
| ||||
| ihtiyar söylemişti ama aslında yardımın kendi içinde olduğunun bilincindeydi ve sadece kendi kendine yardım edebilirdi... daldı gitti düşüncelerine ve çaresizliğine, geçmişden gelen bir sesle irkildi döndü baktı ses çok uzaklardan geliyordu onun hayallerindendi sanki irkildi ses gerçekdi "hadi nuve" dedi ses topla kendini sana böyle suskunluk ve dalgınlık yakışmıyor kendine gel ve yoluna devam et....
__________________ ![]() Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur.. BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez... Corel Draw-Flash-Photoshop Photoshop Dersleri Linki Corel Draw Dersleri Linki |
|
#26
| |||
| |||
| Nüveyi hatırladı... İhtiyar adama baktı... İkisinin de bir ortak noktası çok etkileyici olmalarıydı. Güneş iyice yükselmeye başlamıştı tepelerinde. Sabahın ürperten rüzgarı, güneşin yakıcı ışınlarına bırakmıştı yavaş yavaş yerini. İhtiyar söze girdi "Buraların güneşi çok kavurucu olur. Gel inime gidelim..." bu sözleri söyledikten sonra hafiften gülümsedi ve "hem serin olur, hem de manzarası pek bir güzeldir". Sonra yürümeye başladılar, sahili boylu boyunca geçtikten sonra kayalıklara tırmanmaya başladılar. İhtiyar, yaşından beklenmeyecek bir çeviklikle, elindeki sopayı da dengelemek amacıyla kullanarak bir o kayadan bir ötekine sıçraya sıçraya ilerliyordu ve arayı açıp sonra bekliyordu. Bir yol gösterme, bekleme ve izleme... Sonunda mağaraya vardılar. Denizden hemen birkaç metre yüksekte, dümdüz kocaman bir kayanın bitiminde büyükçe girişli, girişi bir battaniye ile kapatılmış mağaraya vardılar. İçeriye bir göz attı hızlıca, elle yapılmış bir masa mağaranın girişindeki büyük kayanın üzerinde duruyor, yarım bir hindistan cevizi kabuğu, belliki tabak niyetine kullanıyordu yaşlı adam, masanın üzerinde, ve yanında kaşık olarak kullanıldığı aşikar bir sopanın ucuna bağlanmış istiridye kabuğu... İçeride bir köşede yığılı hindistan cevizleri, mağaranın arka taraflarına doğru altından samanların fışkırdığı bir battaniye, duvarın kenarına istiflenmiş mumlar, bir gemici feneri, kalınca ve kırmızı renkli bir kitap ve bir defter göze çarpıyordu. Dışarıda bir dal parçasına ağızlarından tutturularak kurutulmaya bırakılmış balıklar ve bir köşede ateş yakıldığını belli eden is... "Hindistan cevizi ikram edeyim sana. Sabah yapabileceğin en iyi kahvaltıdır. Çok güzel enerji verir...". |
|
#27
| |||
| |||
![]()
__________________ reyhan |
|
#28
| |||
| |||
| Dedi. Çok büyük bir zevkle içtikten sonra hindistan cevizini samanlardan yapılmış battaniyeye uzandı.İhtiyar hemen mumları yaktı.Gerçi hava daha çok erkendi ama karanlık olan mağaranın içine doğan mumlar çok hoş bir görüntü sergiliyordu.akşamda balıkları yeriz balık severmisin dedi ,çok sevdiğini söyleyerek ihtiyardan defteri istedi.bu güzel günün anısına bişeyler karalamalıydı.Tam defteri eline aldığında... |
|
#29
| ||||
| ||||
| İşte yine o çok sevdiği enstantane canlandı karşısında ve...düşselliğe bıraktı duygularını.. "Bu nasıl bir güzellik" diye geçirmişti içinden barda içkisini yudumlarken..Fakat kısa bir lahza sonra duygusal etkileşimde tek taraflı olmadığını fark etti..Çekim alanına çoktan girmişti alev saçlı afetin..Afet sözü az kalırdı aslında, acaba dünyaya onun gibi insana huzur veren, onunla birlikteyken vücut kimyanın kontrolden çıktığı ve beyninin tüm uyarı mekanizmalarının devre dışı olduğu bir muhteşem gelmişmiydi!!!! "Allahım hem bu düşsellikten kurtar beni diye yalvarıyorum sana hemde lütfen beni bu duygulardan yoksun bırakma diyorum" diye geçirdi içinden.. Bu devinimi aslında seviyordu..evet bu gel-gitler olmasa ne manası kalırdı acının..ne heyecanı kalırdı çektiği hiç bitmeyecek özlemin....ve, |
|
#30
| |||
| |||
| o anda göğsünde hissettiği sızıyla daldığı geçmişinden hayata döndü... İhtiyar adam sopası ile dürtüvermişti göğsünden. "Hadi..." dedi "gidiyoruz... Güneş batmak üzere ve saatlerdir o kırmızı defterin ilk sayfasını açmış bakıyorsun!". "Gidiyor muyuz? Nereye?" diye sordu. "Nüve'yi bulmaya" cevabını duyduğunda gözleri faltaşı, ağzı bir karış açık, suratı tam bir soru işaretine dönmüş halde ihtiyar adama bakakaldı. Nüve'yi nereden tanıyordu bu adam? "Nüve?" dedi, devamını getiremeden yanıtladı ihtiyar "O senin içinde... Özü bulmaya gidiyoruz". Bir anda şaşkınlığı geçiverdi. İhtiyar adam mırıl mırıl birşeyler söyleniyordu ormanın içinde giderek kararan havayla birlikte yürürlerken. Biraz yaklaştı... Arayış odunla başlar, ateş mutluluktur, köz huzur, kül düş kırıklığı... İçindeki ormanı bulan, Salıncak kurar bir ileri, bir ileri Bakar yoldan geçer ormanlara bi geri bi geri Salayan ormandır, sallanan ağaç, Ne ileri ne geri... Hiç bir şey anlamamıştı bundan... "Nereye gidiyoruz?" sesi daha bir yüksek çıkmıştı bu kez ve... |
| Sponsorlar |
| |