Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Bilim ve Teknoloji > Nükleer Teknoloji > dünyada nükleer enerji üretimi

Nükleer Teknoloji hakkinda dünyada nükleer enerji üretimi ile ilgili bilgiler


DÜNYADA NÜKLEER ENERJİ ÜRETİMİ Nükleer santrallardan ticari olarak elektrik üretimi 1950’li yıllarda başladı. Halen (Ocak 2005 itibarıyla) dünyada 31 ülkede ticari olarak işletilmekte olan 439 nükleer reaktörün toplam kapasitesi 364

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 01.12.07, 23:03
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart dünyada nükleer enerji üretimi

DÜNYADA NÜKLEER ENERJİ ÜRETİMİ
Nükleer santrallardan ticari olarak elektrik üretimi 1950’li yıllarda başladı. Halen (Ocak 2005 itibarıyla) dünyada 31 ülkede ticari olarak işletilmekte olan 439 nükleer reaktörün toplam kapasitesi 364 GWe olup 2003 yılında üretilen elektrik 2525 milyar kWs dir. Nükleer güç dünya elektrik talebinin %16’sını karşılamaktadır.Dünyada 56 ülkede de toplam 284 araştırma reaktörü çalışmaktadır.
NÜKLEER ENERJİ
Nükleer enerji, atomun çekirdeğinden elde edilen bir enerji türüdür. Kütlenin enerjiye dönüşümünü ifade eden, Albert Einstein' a ait olan E = mc2 ( E:Enerji, m:kütle , c: ışığın hız sabiti) formülü ile ilişkilidir. (Atom kütlesinin enerjiye dönüşümü)
Bununla beraber, kütle - enerji denklemi, reaksiyonun nasıl meydana geldiğini açıklamaz, bunu daha doğru olarak nükleer kuvvetler yapar. Nükleer enerjiyi zorlanmış olarak ortaya çıkarmak ve diğer enerji tiplerine dönüştürmek için nükleer reaktörler kullanılır.
Nükleer enerji, üç nükleer reaksiyondan biri ile oluşur:
1. Füzyon: Atomik parçacıkların birleşme reaksiyonu.
2. Fisyon: Atom çekirdeğinin zorlanmış olarak parçalanması.
3. Yarılanma: Çekirdeğin parçalanarak daha kararlı hale geçmesi. Doğal (yavaş) fisyon (çekirdek parçalanması) olarak da tanımlanabilir.
Nükleer enerji, 1896 yılında Fransız fizikçi Henri Becquerel tarafından kazara (uranyum maddesinin fotoğraf plakaları ile yanyana durması ve karanlıkta yayılan X-Ray ışınlarının farkedilmesi ile) keşfedilmiştir.
Uluslararası çevre örgütü Greenpeace'in kurucularından Patrick Moore'a göre, nükleer enerji carbon dioksit üretmediği için kömür yakan termik enerjiye göre daha çevreci bir alternatif.
NÜKLEER ENERJİ NEDİR?
Ağır radyoaktif (Uranyum gibi) atomların bir nötronun çarpması ile daha küçük atomlara bölünmesi (fisyon - parçalanma - bölünme - bozunma) veya hafif radyoaktif atomların birleşerek daha ağır atomları oluşturması (füzyon - birleşme - biraraya gelme) sonucu çok büyük bir miktarda eneji açığa çıkar. Bu enerjiye nükleer enerji denir. Nükleer reaktörlerde fisyon reaksiyonu ile edilen enerji elektriğe çevrilir. Güneşteki reaksiyonlar ise füzyon reaksiyonudur. Bu reaksiyonun yarattığı sıcaklık fisyon reaksiyonundakinden çok daha fazladır (birkaç milyon derece santigrad). Bu yüzden bu sıcaklığı kontrol edebilecek bir füzyon reaktörü henüz kurulamamıştır.
NÜKLEER ENERJİNİN DÜNYADAKİ DURUMU NEDİR?
İşletmede olan santralların sayısı: 442 adet
İşletmede olan santralların net gücü: 356.746 MW(e)
Üretilen enerji: 2544 TWsaat
Nükleer enerjinin toplam enerjiye oranı: %16
İnşa halindeki santralların sayısı: 35 adet
İnşa halindeki santralların net gücü: 27.743 MW(e),
İşletme deneyimi:10586 reaktör-yıl
(Kaynak: Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, Eylül 2002)
Bazı Ülkelerin Elektrik Üretiminde Nükleer Enerjinin Payı:
Fransa: %77, Belçika: %58, Slovak Cumhuriyeti: %53, Ukrayna: %46, İsveç: %44, Macaristan: %39, G. Kore: %39, İsviçre: %36, Japonya: %34, Almanya: %31, Finlandiya: %31, İspanya: %27, İngiltere: %23, ABD: %20, Çek Cumhuriyeti: %20, Rusya Federasyonu: %15, Kanada: %13, Arjantin: %8, Güney Afrika Cumhuriyeti: %7, Hindistan: %4.
Dünya geneline bakıldığında yeni kurulacak nükleer santralların sayısının çok sınırlı kaldığı doğrudur, ancak her ülkenin enerji planları, kendisine özgü özellikler taşımaktadır. Bu bağlamda herhangi bir teknolojinin kullanım artış hızı, dünya ve bölgesel koşulların paralelinde, dönem dönem değişiklikler arzedebilir. Bu gün Avrupa'da bir çok ülkede yeni nükleer santral yapımından vaz geçildiği kesinlikle doğru değildir. Bu ülkelerin enerji stratejilerine bakıldığında enerji açıklarını ağırlıklı olarak Fransa’dan karşıladıkları görülür. Fransa, toplam enerji üretiminin %75'ini nükleerden sağlamakla birlikte, aynı zamanda nükleer enerjiye dayalı bir enerji ihracatçısı konumuna gelmiştir. 2000 yılındaki toplam ihracatını yaklaşık olarak 70 TWh olacak şekilde planlanlamaktadır. Günümüzde Fransa'nın diğer Avrupa ülkelerine yaptığı ihracat: 17000 GWh (İngiltere), 15000 GWh (Almanya), 18000 GWh (İtalya), 7500 GWh (İsviçre).
Bazı Avrupa ülkelerinin yeni nükleer santral kurmama kararının altında, o ülkelerin bu teknolojiden vaz geçtikleri anlamı çıkarılmamalıdır. Sadece öznel koşulların getirdiği stratejiler çerçevesinde başka ülkelerden özellikle Fransa'dan enerji ithal etme yönünde tercihleri, pratikte, nükleer kaynaklı enerji kullanımında artış yaptıklarını göstermektedir. Bugün Alman Siemens firması, Almanya'da yeni bir nükleer santral kurulmasa bile, Framatom (Fransa) ile birlikte nükleer teknoloji alanında yatırım yapmakta ve yeni bir nükleer reaktör tipi (EPR) üzerinde çalışmaktadır. EPR reaktörlerinin ilk olarak Fransa’da kurulması planlanmaktadır. Ayrıca, Almanya'da ileriye yönelik toryum yakıtlı çevrimler üzerinde çalışılmaktadır. (Ref: Nuclear Engineering International, February 1996)
Türkiye'ye teklif edilen nükleer santrallar için, kurucu firmanın kendi ülkesinde kurduğu santralların en yenisi örnek alınacaktır. Bu durum, TEAŞ'nin şartnamesinde güvence altına alınmştır. Bu bağlamda, kurucu firma, mutlaka bir referans santral göstermek zorunluluğundadır.
DÜNYA NÜKLEER ENERJİDEN VAZGEÇİYOR MU?
Ülkeler, enerji politikalarını belirlerken enerji kaynakları, dışa bağımlılıkları, coğrafi durumları, nüfus artış hızı, finansman durumu, enerji kaynaklarında çeşitlilik gibi değişkenleri dikkate almaktadırlar. Bu nedenle her ülkenin kendine özgü bir enerji politikası olmalıdır. Konuya bu çerçeveden bakıldığında, dünyada nükleer enerjiden vazgeçildiğini söylemek son derece yanıltıcı olur.
Aralık 2000 - Eylül 2002 tarihleri arasında dünyada kurulu bulunan nükleer santral sayısı 438'den 442'ye çıkmıştır. Kurulu kapasite ise 351.000 MW'dan 357.000 MW'a çıkmıştır.
Bu dönemde işletmeye giren santrallar:
• Çin'de 2 ünite
• Japonya'da 1 ünite
• G. Kore Cumhuriyeti 2 ünite
• Rusya Federasyonu 1 ünite
• Aynı dönemde İngiltere'de 2 ünite devre dışı bırakılmıştır.
Dünyadaki bazı gelişmeler aşağıda verilmiştir:
Halen 28.000 MW kurulu kapasiteye karşılık gelen 35 santral inşa halindedir. Bu santrallar: Arjantin (1), Çin (6), Çek Cumhuriyeti (1), Hindistan (8), İran (2), Japonya (3), K. Kore (1), G. Kore (2), Romanya (1), Rusya Federasyonu (2), Slovak Cumhuriyeti (2), Ukrayna (4), Tayvan (2). Ayrıca, Finlandiya da yeni bir nükleer santralı kurma kararı almıştır.
• Mayıs 2001'de yayınlanan ABD Ulusal Enerji Politikası, özellikle kaynak çeşitliliğine değinmekte ve bu ilkenin uygulanması amacıyla yerli kaynaklara (gaz, kömür ve petrol) yönelmenin yanında nükleer ve hidroelektrik potansiyelden de faydalanmanın gerekliliğine işaret etmektedir. Bu politikanın paralelinde, ABD 2010 yılında yeni nükleer santralları devreye almayı planlamaktadır.
• G. Afrika Cumhuriyeti'nde 10 adet herbiri 120 MWe gücünde çakıl yataklı modüler reaktörden oluşan proje devam etmektedir
• Çin'de 2010 yılına kadar 10.000 MW'lik bir nükleer program planlanmaktadır.

Nüve Forum

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 01.12.07, 23:03
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: dünyada nükleer enerji üretimi

1-) Dünya’da 31 Aralık 2005 tarihi itibariyle 443 adet nükleer reaktör işletme halinde bulunmaktadır. Bunların toplam elektrik kurulu gücü 365,575 MW’dır. Yine aynı tarih itibariyle 12 ülkede 27 adet yeni nükleer reaktör inşaat halindedir. Dünyada nükleer enerji programına sahip ülkeleri Kuzey Amerika, Güney Amerika , Batı Avrupa , Doğu Avrupa, Asya(Uzak Doğu dışında), Uzak Doğu ve Afrika olmak üzere 7 farklı bölge halinde incelemek mümkündür.Başlıca ülkeler şunlardır;

• Kuzey Amerika:

ABD: ABD’de nükleer enerji, 104 adet işler haldeki nükleer reaktör ve 99,210 MWe’lik kurulu güçle elektrik enerji ihtiyacının 5’de 1’ini karşılamaktadır. ABD dünyada ilk ticari nükleer santral programı geliştirmiş ülkelerden birisidir. ABD’nin elektrik enerjisinin %19 u karşılanmaktadır

Kanada : Kanada bol hidrolik potansiyeline ve petrol, doğal gaz, kömür kaynaklarına sahip bulunmaktadır. Buna rağmen, uranyum kaynaklarını değerlendirmek için nükleer enerji programı başlatmıştır. Bugün 18 nükleer santral ünitesi ve 12,599 MWe’lik bir nükleer kurulu güce sahiptir.Ülkenin elektrik enerjisinin %14.6 sı karşılanmaktadır.


• Batı Avrupa

Fransa : Fransa Avrupa’nın en büyük ticari nükleer enerji programına sahiptir. Bugün işletme halindeki 59 adet nükleer reaktör yardımıyla Fransa’nın elektrik enerjisinin %78,5’i karşılanmaktadır ve nükleer kaynaklı kurulu elektrik gücü 63,363 MW’dır.

İngiltere: İngiltere’de 23 adet nükleer reaktör bulunmaktadır ve bunların toplam kurulu elektrik gücü 11,852 MW’dır. İngiltere daha çok gaz soğutmalı reaktörler geliştirmiş ve elektrik üretimi amacıyla kurmuştur.
İngiltere’nin elektrik ihtiyacının %20 sini karşılamaktadır

Almanya : Almanya büyük ölçekli nükleer enerji programına sahiptir ve 17 adet nükleer reaktörü bulunmaktadır. Elektrik ihtiyacının yaklaşık %31’ini nükleer enerjiden karşılayan Almanya, ileri tasarım ticari reaktörlerin geliştirilmesi çalışmalarına da katılmaktadır.

Rusya : Rusya’daki 31 nükleer reaktör ünitesinin kurulu gücü 21,743 MWe’dir. Toplam 3,775 MWe’lik 4 ünite de inşa halindedir.

• Uzak Doğu :

Japonya : Japonya dünyanın en büyük enerji programlarından birine sahiptir. 56 nükleer reaktör ünitesinin kurulu gücü 47,839 MWe’dir. Kurulu gücü 866 MWe olacak 1 ünite de inşa halindedir.Ülkenin elektrik ihtiyacının %30’unu karşılamaktadır.

Güney Kore : En yenisi 2004 yılında hizmete alınan 20 adet nükleer reaktör bulunmaktadır ve bunların toplam kurulu gücü 16,810 MWe’dir. G.Kore ileri tasarım nükleer reaktörler üzerinde çalışma yapmaktadır.Elektrik ihtiyacının %44’ünü karşılamaktadır.


2-) Parakete (Aygıt ) ;

Parakete, gemi hızını ve aldığı yolun miktarını gösteren cihaz. Gemi teknesinden elle veya sabit bir delikten sarkıtılan parakete, tekne altındaki akan suyun hızına bağlı olarak çalışır.
Prensip olarak üç tür parakete vardır. Elle denize atılarak hız ölçmeye yarayan el paraketesi, suyun bir pervaneyi çevirmesiyle; ikinci tür parakete suyun hidrodinamik etkisi esasına göre çalışır. Bu paraketeler biri geminin başına, diğeriyse suyun kolayca girebileceği fakat akıntı olmayan alt kısmına uzanan iki borudan meydana gelir. Gemi hareket edince baş tarafta meydana gelen hıza bağlı basınç ile akıntı olmadığı için sabit basınç arasındaki fark bir göstergede hız olarak görülür. Diğer bir parakete türü de elektromanyetik esasa göre çalışan modern gemilerde bulunan hız ölçme sistemidir. Bu paraketenin çalışma prensibi Lenz kanununa dayanır. Bu prensibe göre bir manyetik alan içerisinde hareket eden iletkenin uçlarında potansiyel (gerilim) meydana gelir. Parakete kılıcında meydana getirilen manyetik saha, deniz suyu içinde gemi hızında hareket eder. Deniz suyu iletken olduğu için çubuk görevi yaparak, parakete kılıcına rastlayan kısımlarda gerilim meydana gelir. Bu gerilim hıza bağlı olarak artar. Yükselticilerde kuvvetlendiriciler, sinyal gemisinin hızını gösterir.
Takometre :

Endüstriyel alanda da devir ölçümleri için kullanılan aletlere takometre denilmektedir. Optik lazerli tip gibi değmeden ölçüm yapanları olduğu gibi direk temas ile ölçüm yapan tipleri de vardır. Elektrik motorlarının devirlerini kontrol etmekte kullanılırlar Sıkça devir saymanın güç olduğu yüksek devirli sistemlerde çok faydalı oldukları gibi basit bir redaktörün devrini öğrenmek için de kullanılabilirler pekala. İstenilen anda dönen cismin devrini devir/dakika yada daha farklı birimlerde verebilirler.

3-) Devir sayısını ölçen aletler takometrelerdir. Çeşitleri şunlardır

• Takojeneratörler (AC yada DC )
• Darbeli turmetreler
• Stroboskoplar
• Kademeli (mekanik) takometreler



Tako-jeneratörler :
En çok kullanılan ve en basit yapıdaki takometrelerdir. Devri ölçülecek olan makinenin döndürme etkisi ile tako-jeneratör döndürülerek bir gerilim elde edilmesi sağlanır. Bu elde edilen gerilimin türüne göre iki çeşit tako-jeneratör vardır. Doğru akım üretene DC, alternatif akım üretene ise AC tako jeneratör denir.
Tako- jeneratörde üretilen gerilim bir ölçü aletinin ibresine yansıtılarak göstergede bir değer okunması sağlanarak ölçüm yapılır.


Darbeli turmetre:
Makinenin dönen kısmının sinyal üretmesi prensibine göre çalışır. Bu dönen kısımdan sinyal üretilmesi optik ya da mekanik yöntemle yapılır. Ölçüm, dönen makinenin dönüşü başına kaç darbe ürettiğini saymasına dayanır. Bu darbeleri sayan ise aletin içinde bulunan dijital sayıcı devresidir.
Optik yöntemli sinyal üretilen takometre ile şu şekilde ölçüm yapılır
Dönen makinenin miline yansıtıcı bir şerit yapıştırılır. Takometre dönen kısma
tutularak mile ışık gönderilir. Takometrenin gönderdiği ışığı milde bulunan şeridin geri yansıtması takometre içindeki dijital devreye bir darbe (pals) uygular. Bu devre, darbe sayısını ölçüm süresine göre dakika cinsine çevirerek takometre ekranına dakikadaki devir sayısı olarak yansıtır. Bu şekilde üç, beş saniye gibi kısa bir sürede devir ölçülebilir. Bu optik yöntemli takometreler yaygın olarak kullanılır.
Mekanik sistemli darbe üretilerek devir ölçümünde ise makinenin diline bir dişli rotor (delikli saç paketi) konur. Darbeleri algılamak için de dişli rotor önüne sargılı bir daimi mıknatıs konulur. Dişli rotor döndükçe mıknatıs hava boşluğu değiştiği için bobinde darbe şeklinde bir gerilim üretilir. Bu gerilim takometre devresinde sayılarak devir ölçülür.

Stroboskoplar
Önce bu kelimeyi açıklayalım. Bazen hızla giden bir arabanın tekerleğine baktığımızda tekerleğin dönmediği ya da geriye doğru döndüğünü hissederiz. İşte dönen parçaların duruyormuş ya da geri dönüyormuş gibi hissedilmesine stroskobik olay denir.
Bazı makinelerin devir sayıları yukarıda anlatılan turmetrelerle ölçülemez. Çünkü bu tür makinelerin yanına yaklaşılamaz ya da yaklaşılsa tehlike oluşur. Bundan dolayı stroskobik olaya dayanarak ölçüm yapılır. Bu etkiden yararlanılarak biz makinenin devrini ölçebiliriz.Şöyle:
Alet darbe şeklinde bir gerilim üretir. Üretilen bu gerilim alttaki neon lambayı çalıştırarak makine miline ışık yollar. Mile yapıştırdığımız beyaz banttan yansıyan ışık alete döner. Eğer bu yansıyan ışığın frekansı (saniyedeki sayısı) ile üretilen gerilimin frekansı eşit olursa alet, içindeki devre sayesinde üretilen sinyalin sayısını sayıya dönüştürerek ekrana yansıtır.



4-)
Mil :
Bir uzunluk birimidir , kısaltılmışı mi’dir.
"Kara mili" ve "deniz mili" olmak üzere iki standart bulunmaktadır.
1 kara mili= 1609 metre
1 deniz mili= 1852 metre
Knotts : Denizde hız birimi nat (knotts)’dur. Bu saatte 1 deniz mili yol demektir
Feet: 1 foot* = 12 inches = 30.48 santimetre
Foot ölçü biriminin çoğulu feet’tir.

5-)Havası alınmış saydam bir kabın içinde 2 adet elektrot (katot ve anot) bulunsun. Yüzeyi metalle kaplanan (örneğin Sezyum) katot üzerine ışık düşünce, devreden geçen bir akım ampermetre ile ölçülür.
Bu akım nasıl oluşur?
Elektronlar katottan, düşen ışık yardımıyla sökülürler. Daha sonra pozitif yüklenmiş anot tarafından çekilirler. Katotta elektron salınması nedeniyle oluşan elektron eksikliği, ampermetre üzerinden elektronların akmasına neden olur. Bunun sonucunda devreden geçen bir akım If (fotoakım) ölçülür.
Metal yüzeyinden bu şekilde elektron sökülmesine fotoelektrik olay veya ışık elektrik etkisi, sökülen elektronlara da foto elektronlar denir.
Elektronlar, metal yüzeyinden ancak gerekli enerjiye ulaştıklarında kurtulabilirler. Bu enerjiye bağlanma enerjisi Eb veya eşik enerjisi denir. Bu, metaller için ayırıcı (karakteristik) bir özelliktir.Genellikle atom ve molekül fiziğinde, bu enerji elektron volt (eV) birimiyle ifade edilir.
Buradan çıkaracağımız sonuç; akım şiddetinin yani birim zamanda salınan elektron sayısının, düşen ışığın aydınlatma şiddetiyle artmasıdır.

6-) Aydınlık şiddetini ölçmek için lüksmetreler kullanılır. Lüksmetrenin yapısında fotoelektrik pil ve galvanometre bulunur. Foto elektrik pil,ışığa duyarlı kimyasal metallerden yararlanılarak yapılmıştır. Bu metaller üzerine ışık düştüğü zaman elektriksel olaylar başlar ve bir e.m.k. oluşur.
Foto elektrik pil üzerine ışık düştüğü zaman, küçük bir doğru gerilim oluşur. Bu gerilim galvanometreyi çalıştırır. Lüks cinsinden taksimatlandırılmış galvanometre skalası sapar ve bir değer gösterir. Aletin göstergesi, foto eleman üzerine gelen ışık ile orantılıdır.
Lüksmetreyi kullanırken göz önünde bulundurulması gereken hususlar:
• Lüksmetre, ışığın geliş açısına göre dik tutulmalıdır.
• Ölçme kademesi en küçük ölçme kademesinden başlanarak büyütülmelidir.
• Ölçme sırasında lüksmetre üzerine herhangi bir gölge düşmemelidir.
• Işığı yansıtan maddelerde ölçüm yapılırken uzak mesafeden yapılmalıdır.
• Ölçüm bittikten sonra lüksmetre mutlaka aydınlık olmayan bir yerde korunmalıdır.
• Lüksmetre ile ölçüm yapılırken ölçüm yapılan yerin değişik noktalardan ölçümleri yapılmalıdır.
• Geniş bir yüzeyin aydınlanma şiddeti ölçülecekse değişik noktalardan ölçmeler yapıp ortalaması alınmalıdır.

Nüve Forum
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
dünyada, enerji, nükleer, üretimi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 20:14 .