iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 10:11 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Kültür » Turizm » urla-en eski zeytinyağı işliği

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 01.06.07, 17:40
Standart urla-en eski zeytinyağı işliği

01.06.07, 17:40



KLAZOMENIAKA
* *

YERYÜZÜNDE BİLİNEN EN ESKİ ZEYTİNYAĞi
FABRİKALARINDAN BİRİ KLAZOMENAİ'DE AÇiĞA ÇIKARILDI
VE TEKRAR ÜRETİME BAŞLIYOR

Resim 1 Urla İskelesi

Günümüzden 2600 yıl önce çalışmakta olan ve Anadolu'da açığa
çıkarılmış, bilinen en eski zeytinyağı işliği/fabrikası, İzmir'in Urla
İlçesi'nde, İskele Mahallesi'nde, Hamdi Balaban Tarlası'nda 1992-2004
yılları arasındaki kazı çalışmaları sonucunda, depoları ve yakınındaki iki
su kuyusu ile birlikte açığa çıkarıldı ve Temmuz 2004 - Aralık 2005
tarihleri arasında yapılan çalışmalarla ayağa kaldırıldı.

Antik zeytinyağı işliği, Klazomenai kentinde yaşayan İonlar
tarafından inşa edilmiş ve işletilmiştir. Klazomenai antik kenti ile ilgili
buluntular, Türkiye'nin batı kıyısında, günümüzde İzmir'e (eski çağda
Smyrna) bağlı Urla ilçesi'nin, Karantina Adası'nı da içine alan İskele
mahallesinde ve civarında açığa çıkarılmıştır. İskele Mahallesi, İzmir
Körfezi'nin güney kıyısının ortalarında yer almaktadır. M. ö. ikinci bin
yıllarının sonuna doğru, Dor'ların orta Avrupa içlerinden aşağıya,
Yunanistan Yarımadası'na inmeleri ile meydana gelen Ege göçleri sonucunda
İonlar, Yunanistan yarımadasından Anadolu'ya geçerek, İzmir Körfezi'nden
Mandalya Körfezi'ne kadar uzanan ve Khios (Sakız) ile Samos (Sisam)
adalarını da içine alan bölgeye yerleşmişlerdir. Onların Batı Anadolu'ya
geçmelerine neden olan Ege göçleri, o zamanki dünyada büyük kargaşalara yol
açmış, pek çok kavmi yerinden etmiş ve Troia gibi birçok kent devletinin,
hatta Hitit İmparatorluğu gibi büyük devletlerin bile sarsılmalarına,
yıkılmalarına neden olmuştur. İonlar, bu ortam içinde yeni yurtlarına
gelerek kentler kurmuşlar ve yerleştikleri bölgeye bundan böyle "İonia" adı
verilmiştir. İon kolonizasyonu olarak adlandırılan bu olay, zaman içerisinde
yayılmaya dönüşmüş, önceleri iki Aiol şehri olan ve İzmir körfezi kıyısında
bulunan Smyrna (Eski İzmir) ile Phokaia (Eski Foça) Aiol'lerin elinden
koparılıp alınmış ve birer İon kent devletine dönüştürülmüştür. Panionion'da
toplanan İon'ların, güneyden başlayarak ilk kentleri Miletos'tur; hemen
sonra Myus ve Priene gelir; bu kentler Karia bölgesinde kurulmuşlardır.
Lydia bölgesinde Ephesos, Kolophon, Lebedos, Teos, Klazomenai, Phokaia
vardır. Tarihçi Herodotos, (M.ö. 490-425) on iki İon kent devleti arasında
Klazomenai'nin de bulunduğunu bildirmektedir. Klazomenai Kenti'ne ait
kalıntılar M.ö. 5. yüzyıl dışında anakarada bulunmaktadır. Verilere göre,
M.ö. 5. yüzyıl yerleşmesi Karantina Adası'ndadır. Ele geçen buluntular,
kentin M.s. 7. yüzyıla dek varlığını sürdürdüğünü göstermektedir.

İonialı gözlemci doğa düşünürlerinin İonia toplumuna önemli
yararları olmuştur. Bu düşünürler arasında Thales, Anaksimenes,
Anaksimandros ve Klazomenai'li Anaksagoras sayılabilir. Bu filozofların
doğayı gözlemeleri sonucunda elde ettikleri bilgiler, İonia'da endüstriye
de yansımış gibi görünmektedir. Klazomenai antik kenti'nin zeytinyağı
fabrikasındaki, bileşik kaplar esasına göre çalışan yağ ayrıştırma sistemi
bunun göstergelerinden biri olmalıdır.
*

FABRİKA NEREDEDİR?
*

Klazomenai zeytinyağı fabrikası İzmir'in Urla İlçesi'nde, İskele
Mahallesi'ndeki Hamdi Balaban Tarlası'ndadır. Yolunuz bir gün Urla
İskele'sine düşerse Türk Telekom binasının karşı tarafındaki tarlada
Klazomenai Zeytinyağı Fabrikası, deposu ve kuyuları ile çevredeki diğer
yapılardan farklı mimarilerinden dolayı kendilerini hemen belli
edeceklerdir. Kıyı yoluna paralel uzanan ve İskele'nin hemen arkasından
geçen yoldan güneye doğru baktığınızda, arazi içinde yanyana yükselen düz
damlı, taş duvarlı depo binası ile saz çatılı, ker*** duvarlı heybetli
zeytinyağı fabrikası hemen dikkatinizi çekecektir.
*

KAZILAR SONUCUNDA ORTAYA ÇIKAN DURUMU NASILDI?
*

Klazomenai Zeytinyağı tesisinin işlik bölümü, anakaya yüzeyinin,
yatay bir düzlem elde etmek amacıyla oyulması ile oluşturulmuştur. İçeriye,
batı kenarından, kayaya oyulmuş bir basamakla inilerek girilir. İşliğin
tabanında, çeşitli derinlik ve şekillerde, farklı işlevlere sahip onaltı
çukur saptanmıştır. Bu çukurların yorumlanması sonucunda burada, bir zeytin
değirmeninin, üç kuyulu bir yağ ayrıştırma düzeneğinin (polima), bir
bocurgatın ve iki ayrı baskı tablasının varlığı belirlenmiştir. Bir
zeytinyağı işliğinde tek olması gereken baskı tablasından, Klazomenai
örneğinde iki tane olması, iki ayrı sistemin var olduğu izlenimini
uyandırmıştır. Bu izlenimden yola çıkılarak, çukurların doldurulmasında
kullanılan malzemenin niteliğiyle, içerdiği seramik gibi küçük buluntular
incelenmiş ve çukurların tümünün aynı anda doldurulmadığı ortaya çıkmıştır.
Böylece burada, iki kullanım evresinin varlığı saptanmış ve işlikte, iki
ayrı baskı tablası için hazırlanmış farklı alt yapının nedeni anlaşılmıştır.
Resim 2 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res02.htm>

Fabrikanın biri kuzeyde, diğeri de batı da olmak üzere iki deposu
açığa çıkarılmıştır. Birinci evrede kullanılmış olduğu anlaşılan ve işliğin
dış tarafında, kuzey kenarına bitişik olarak, ana kayanın oyulması ile
oluşturulan ilk deponun tabanında, kaya içine oyulmuş yuvaların birine
yerleştirilmiş yağ küpü (pithos) olduğu yerde günümüze kadar korunup
gelmiştir.

İkinci evrede, Fabrikanın batısına, fabrikadan bağımsız olarak ikinci
bir depo inşa edilmiştir. Dikdörtgen biçimindeki bu depo, anakayanın bir
bodrum katı derinliğinde (yaklaşık 2 metre) oyulması ile elde edilmiştir.
İçine, güneydoğu köşeden, kayadan yontulmuş bir merdivenle inilmektedir.
Deponun içinde, merdivenin hemen yan tarafında, içinde deponun kayıt
belgelerinin tutulduğu ve korunduğu sanılan, dar girişli küçük bir mekan yer
almaktadır. Deponun ortasındaki kuyu, depo ile çağdaş değildir. Çok daha
sonraki bir tarihte, Bizans döneminde yapılmış bir sarnıcın alt elemanıdır.
Deponun dışında, kuzeybatıda yer alan iki kuyu, ana kayanın düzgün bir
şekilde oyulması ile yapılmışlardır ve zeytinyağı işliği ile çağdaştırlar.
*

HANGİ DÖNEME AİTTİR?
*

İşliğin ilk kullanım evresi M.ö. 600/580-546, ikinci kullanım evresi
de M.ö. 530-500 yılları arasına tarihlenmektedir. Verilere göre, birinci
evre, Persler'in Lydia ile birlikte İon kentlerini ele geçirdikleri dönemde
son bulmuştur. İkinci evrede işlik, yeni düzenlemelerle yeniden
kullanılmıştır. Bu evre, tüm yerleşmede de izlenebildiği gibi, İonia
Ayaklanması sırasında sona ermiş ve işlik daha sonra kullanılmamıştır. M.ö.
4. yüzyılda işliğin bulunduğu alan üzerine inşa edilen büyük bir yapı için
gerekli düzeltme çalışmaları sırasında tesisin içi doldurulmuş, üzeri
örtülmüş ve kayaya oyulmuş alt yapısı bu şekilde günümüze kadar korunup
gelmiştir. Resim 3 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res03.htm>.

2005 yılı kazı sezonunda, İşlik düzleminin doğu tarafındaki Açma 1'de
yapılan kazı sonucu, kuzey-güney yönünde uzandığı görülen kent suru,
dışarıdan kente girişi sağlayan bir kapı, giriş koridoru ve kapının iki
yanında yer alan kulelere ait kalıntılar açığa çıkarılmıştır. Bu yeni
buluntu ile elde edilen topografik verilere göre, Klazomenai zeytinyağı
fabrikasının da içinde yer aldığı "işlikler bölgesi" günümüzün küçük sanayi
sitelerine benzer biçimde, kentin dışındaki bir alanda yer almaktadır.
*

BİRİNCİ VE İKİNCİ EVREDE KULLANILAN ELEMANLAR VE SİSTEMLER NELERDİ?
*

Tesisin sınırlı üretim kapasitesine sahip birinci evresinde, üretim
kentin ve yakın çevresinin gereksinimini karşılamaya yönelik iken, ikinci
evrede deniz aşırı ülkelere ihracat önem kazanmıştır:

- Birinci ve ikinci kullanım evresinde, olasılıkla aynı değirmen
kullanılmıştır.

- İlk evrede, işliğin güneydeki dar kenarının ortasına yerleştirilen
bocurgatsız, sınırlı üretim kapasiteli, küçük bir baskı düzeneği
kullanılırken; ikinci evrede, ilk evrede kullanılan baskı düzeneği
kaldırılmış, onun yerine, doğu kenara paralel yerleştirilen, ağır yapılı,
geniş tablalı, uzun kollu bir baskı düzeneği kullanılmıştır.

- Birinci evrede, içinde yağın ayrıştırıldığı polima, Filistin, Girit ve
Kıbrıs'daki çağdaş merkezlerin zeytinyağı işliklerinde görüldüğü gibi, baskı
tablası oluğunun altına yerleştirilmiş bir kazan olmalıdır. Bu kazan, kayaya
oyulmuş baskı tablası yuvalarının bitişiğine oyulmuş çukurun içinde duruyor
olmalıydı. İkinci evrede, işlik içinde, ilk evredeki basit yağ ayrıştırma
düzeneği yerine, batı duvarı boyunca, kuzey-güney doğrultusunda kayaya
oyulmuş, yanyana üç kuyudan oluşan yeni bir yağ ayrıştırma düzeneği (polima)
kullanılmıştır. Bu üç kuyudan, ortadaki ile kuzeydeki kuyu, dibe yakın bir
delikle birbirine bağlanmıştır. Güneydeki kuyunun diğerleriyle ya da başka
bir unsurla bağlantısı yoktur. Bu sistem, bileşik kaplar esasına dayanan
ileri ve yeni bir tekniktir. Buna göre; baskıdan gelen yağ ile karasu
karışımı sıvı, önceden deliğin üst seviyesini aşacak şekilde su ile
doldurulmuş kuyulardan ortadakine akıtılmaktadır. Sudan hafif olan
zeytinyağı, orta kuyuda suyun üstüne çıkmaktadır. Ağır olan kara su ve tortu
dibe çökmekte, kuyu doldukça da, dipteki delikten bitişikteki kuyuya
geçmektedir. Orta kuyudaki suyun yüzeyinde biriken zeytinyağı, yayvan bir
kepçe ile güneydeki bağlantısız üçüncü kuyuya aktarılmakta ve burada
dinlenmeye bırakılmaktadır. Bileşik kaplar esasına göre işleyen bu yeni yağ
ayrıştırma sistemi, yapılan işleme ara vermeden kesintisiz çalışma olanağı
yaratmıştır. Resim 4 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res04.htm>, Resim
5 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res05.htm>.

- İşliğin ikinci evresinde, arttırılan üretim kapasitesi karşısında yapının
dışında, kuzey kenara bitişik, ana kayaya oyulmuş ve içinde hala yerli
yerindebir küpün (pithos) durduğu depo yetersiz kalınca, işliğin batısında,
kayanın bir bodrum katı derinliğinde oyulması ile dikdörtgen şekilli ve
büyük bir depo daha yapılmıştır. İçine güneyden ana kayaya oyulmuş bir
merdivenle inilen bu depoda, merdivenin batı tarafına bitişik, dar girişi
olan bir mekanın subasman duvarları açığa çıkarılmıştır. Bu, deponun
yazıhanesidir. Deponun kaya içindeki derinliği göz önüne alındığında, bu
depo iki katlı olarak inşa edilmiştir. Kaya içine oyulmuş alt katın ısısı
değişmeyen, serin ve karanlık bir yer olduğu (kav) göz önünde tutulduğunda,
burada şarap; üst katta da zeytinyağı depolanmış olmalıdır.

- Klazomenai ve diğer İon kolonilerinde yürütülen kazılarda açığa çıkarılan
ve içleri şarap ya da zeytinyağı ile doldurulmuş Klazomenai amphoralarının
bazılarının bu depodan yola çıkmış olma olasılığı yüksektir.

İkinci evrede görülen yenilikler, üretim kapasitesinin önemli ölçüde
arttırılmış olduğunu ve bunun bileşik kaplar prensibine göre çalışan polima
ile "üretimde süreklilik" kazandığını gösterir. Gününün şartları içinde
düşünülürse, bu gelişmiş yağ üretim yöntemi ve sürekli üretim, işliğe
"fabrika" niteliği kazandırmıştır. Yeryüzünde bugüne dek açığa çıkarılmış
olan zeytinyağı tesisleri arasında, Klazomenai zeytinyağı fabrikası, üç
gözlü "kesintisiz yağ ayrıştırma" teknolojisini kullanan en eski fabrikadır.
Burada uygulanan teknoloji, İonia'da doğanın yoğun gözlemlenmesi sonucu elde
edilen bilgi birikimini ve hidrolik biliminin ulaştığı düzeyi de
yansıtmaktadır.

Teknolojik açıdan, getirdiği yeniliklerle, dünya zeytinyağı
tarihinde önemli ve daha sonraları ancak Roma döneminde tekrar görülen bir
yenilenme adımının temsil edildiği bu evrede, zeytinyağı şu şekilde elde
edilmiştir: [Resim 57 A <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res57-A.htm>,
Resim 57 B <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res57-B.htm>, Resim
57 C<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res57-C.htm>]


Zeytinler önce zeytin değirmeninde ezilip hamur haline
getirilmiştir. Daha sonra buradan alınıp keçi kılından örülmüş yuvarlak
torbalara doldurulmuştur. Torbalar, üst üste konularak baskı tablasına
yerleştirildikten sonra, ayar mekanizması ile bunların sayısına göre
yükseltilen baskı kolu, bağlanan bir ağırlık ve bocurgat mekanizması
yardımıyla aşağıya indirilmiştir. Torbaların içindeki zeytin hamurundan
dışarı süzülen zeytinyağı ve karasu karışımından oluşan sıvı, baskı tablası
çanağında toplanmış ve çoğaldıkça bir oluktan, bileşik kaplar esasına göre
çalışan üç gözlü yağ ayrıştırma düzeneğine (polima) akarak, burada
karasuyundan ayrılmış, dinlendirilmiş ve son olarak Klazomenai kentine özgü
amphoralara doldurularak depolara taşınmıştır . Resim
26<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res26.htm>,
Resim 27 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res27.htm>, Resim
28<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res28.htm>,
Resim 06 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res06.htm>, Resim
29<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res29.htm>,
Resim 05 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res05.htm>, Resim
30<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res30.htm>,
Resim 50 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res50.htm>, Resim
51<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res51.htm>
.
*

AYAĞA KALDIRMA FİKRİ VE PROJESİ NASIL DOĞDU?
*

Başlangıçta, Hamdi Balaban Tarlası'nda açığa çıkarılan buluntunun,
eski çağdan kalan bir zeytinyağı fabrikasına ait olduğunun henüz
anlaşılamadığı günlerde, Dalgıç lakaplı bir Urlalının kazı alanını ziyareti
sırasında, buluntu karşısındaki sözleri şu oldu: "Çocuklar! Siz bir
zeytinyağı işliği kazıyorsunuz!" Bir Egeli olarak zeytini, zeytinyağını,
zeytinyağı işliklerini iyi tanıyan Dalgıç'ın bu yorumu üzerine buluntu,
zeytinyağı işliklerinin nasıl işlediğini bilen başka insanlara da
gösterildi. Onlar da bu fikri onayladılar. Bunun üzerine, buradaki
çukurların işlevlerini kesinleştirmek için, zeytin, zeytinyağı, zeytinyağı
sıkımı ve bunların tarihi ile ilgili kitaplar, vazo resimleri, gravürler,
minyatürler, ilgili internet siteleri v.s. gibi bulunabilen bütün
kaynaklar, taranmaya başlandı. Zeytin havzası Akdeniz ve civarı bu konuyla
ilgili olarak araştırıldı. Bu bağlamda Filistin, Kıbrıs, Girit, İtalya,
İspanya ve Yunanistan'da bulunan Eski ve Orta Çağ zeytinyağı işlikleri de
incelendi.

Bu proje ile ilgili olarak en başından beri Prof. Dr. Güven Bakır ve
Grafiker Ertan İplikçi birlikte çalıştılar ve bu çukurların tesisin işleyişi
içindeki görevlerini ve burada ne tür makinaların yer almış olabileceğini
araştırdılar. Kazı sezonu dışında kalan zamanlarda, hafta sonları bir araya
gelip yöredeki zeytinyağı işliklerini ziyaret ettiler. Onları, makinalarını
ve işleyiş biçimlerini incelediler. Böylece bu tesislerin biçimlenmesinde
zeytinyağının ve zeytinin gösterdiği özelliklerin temel alındığını
anladılar. Bunun ardından, 2600 yıl öncesinin tesisini de canlandırabilmek
için zeytin ve zeytinyağının sahip olduğu özellikler doğrultusunda fikir
yürütmeye başladılar. Bunun için zeytin ve zeytin yağını da derinlemesine
araştırdılar. Sadece hafta sonları bir araya gelebildiler, çünkü bu
çalışmalar Ertan İplikçi'nin, Urla Lisesi'ndeki Resim Öğretmenliğiyle, Güven
Bakır'ın da Fakültedeki ve Sosyal Bilimler Enstitüsü'ndeki görevleriyle
birlikte yürütülüyordu. Bu gezilerde bir Urlalı olan Ertan İplikçi'nin yöre
ve insanı konusundaki bilgileri işlik ziyaretlerini ve tespitlerini
kolaylaştırdı. Bu ikili ekibin topladığı bilgiler ışığında yavaş yavaş
çukurların taşıdığı görevler kesinleşmeye başladı. Buralarda ne tür
makinaların kullanıldığı, bunların ve bunlarla birlikte tesisin nasıl
işlediği konularında, iki arkadaşın uzun sohbetlerinde enine boyuna
tartışıldı. Yaz aylarına denk gelen kazı sezonunda her ikisi de Urla'da
olduğundan daha yoğun çalışabildiler. Gerek arazide yapılan gözlemlerde,
gerekse Ertan İplikçi'nin burada yaptığı çizimler üzerinde, edinilen
bilgileri de göz önünde bulundurarak, tesisin ne tür makinalara sahip
olduğunu, hangisinin hangi çukurda durduğunu, buralara nasıl sabitlenmiş
olduklarını, ayrıntılarıyla belirlediler. Bu saptamalarını, zeytinyağının
karakterini ve zeytinyağı tesislerinin temel işleyiş mantığını ve
makinalarını göz önünde bulundurduklarında, tesisin çukurlarının konumları
ve içlerindeki izler de destekliyordu. Hatta buradan, baskı tablasının da
ahşap olduğu anlaşılıyordu. Bunları onlara, zeytin ve zeytinyağının
özellikleri ile birlikte değerlendirildiğinde, çukurlar zaten kendileri
söylüyordu. Bu doğrultuda, Ertan İplikçi, çukurlarının içine makinalarının
da yerleştirildiği 2600 yıllık tesisin bir canlandırma çizimini yaptı Resim
04 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res04.htm>. Bu canlandırmadaki
bazı unsurlar araştırma devam ettikçe, yeni bilgilere ulaşıldıkça
değiştirildi. Önceleri tek evreli kabul edilen tesisin iki ayrı evre içinde
yer alan, biri küçük, diğeri de büyük üretim kapasiteli ve eskisine göre
daha gelişmiş iki ayrı tesisi içerdiği ortaya çıktı. Daha sonra aynı
durumun, depolar için de geçerli olduğu görüldü. Uzun süre pres kolunu
aşağıya indirip yukarı kaldıran mekanizmanın nasıl bir sisteme sahip
olduğunu tartıştılar, bunun ayrı ayrı versiyonlarını tasarladılar, çizdiler,
canlandırma çizimine ekleyip çıkardılar. Bu canlandırma çizimini yapabilmek
için tesisi kuşatan yapıyı ve inşa edildiği malzemeyi de tartıştılar. Kapı,
pencere, çivi ayrıntısına dek dönemin mimarisini, kaynakları tarayarak
gözden geçirdiler. O dönemin vazoları üzerindeki çizimleri incelediler. Çatı
konstrüksiyonu olarak iki tip düşündüler ve onları da ayrı ayrı çizdiler.
Bunlardan biri, toprak örtülü düz dam, diğeri de saz örtülü kırma çatı
olarak tasarlandı. Sonunda bu canlandırma çizimini daha da canlandırmaya, üç
boyutlu hale getirmeye karar verdiler ve fabrikanın, batıdaki depo da dahil,
1/20 ölçekli maketinin yapımı başladı Resim
08<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res08.htm>
. Bu maketi Ertan İplikçi aşağı yukarı bir buçuk yıl içinde, öğretmenlikten
arta kalan zamanlarında, doğal malzemeler kullanarak yaptı. Ker***leri
üretmek için doğadan malzeme topladı. Bunları kardı, kalıplara döktü.
Kuruyup çektiklerini görünce, buna göre kil miktarını arttırdı. Fabrikanın
zeminini çukurlarıyla birlikte aslına uygun olarak oluşturdu. İçlerine ahşap
makinalarını yerleştirdi. Yapıların duvarlarını, hazırladığı ker***lerle ile
ördü. Duvarlarının yüzeyini Urla'nın beyaz renkli toprağını (marn)
kullanarak sıvadı. Fabrikanın çatı iskeletini yapıdan ayrı olarak imal etti,
üzerini saz görünümü veren çam yaprakları ile döşedi. Bunları
döşeyebilmenin, yaş haldeki yaprakların kaygan olmasından dolayı ve yaptığı
çeşitli denemelerin ardından, evindeki fırında fırınlayıp kuruttuktan sonra
mümkün olabileceğini gördü ve öyle de yaptı. Son olarak çatıyı yapının
üzerine oturttu. Bu kısmı istendiğinde makinaları rahatça sergileyebilmek
üzere takılıp çıkarılır biçimde imal etti. Fabrikanın saz çatısının biçimi
ve eğim derecesi için Klazomenai'de bulunmuş bir lahitin, saz çatıya öykünen
kapağı model olarak alındı Resim
09<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res09.htm>
. Bu kapağın üzerinde çatının mahya kısmındaki saz demetlerini birarada
tutan çırpaklar çizim ile detaylandırılmış durumdaydı ve mahyasına verilmiş
bombe de burada saz çatı betimlenmek istendiğini gösteriyordu. Kazıdaki
lahitlerin çizimlerini de yapmış olan Ertan İplikçi parmaklarının ucuyla bu
detayların bizzat üzerinde dolaşmış ve onları da kalemiyle, ölçekli olarak
çizerek tekrarlamıştı. Konuya bu bakımdan da uzak değildi. Maketin, fabrika
yapısının, toprak örtülü, düz damlı olarak değil de, Klazomenai'de bulunmuş
ve saz çatı model alınarak şekillendirilmiş bir seramik lahit kapağına göre
tasarlanan bir çatı ile örtülmeye karar verilmesinin dört nedeni vardı:

Birincisi; yapılan incelemelere göre değirmen insan gücü ile
dönüyordu. Bu insanların fabrika zemininde değirmeni döndürmeleri, fabrika
makinalarının mekan içindeki konumlarından ve kapladıkları yerden dolayı
mümkün değildi. O nedenle değirmen taşlarının mili bir batar kata çıkılarak
çevirilebilirdi. Düz dam yapılırsa, bu insanların rahatça çalışabilmeleri
için yapının tavanının, dolayısıyla duvarlarının biraz daha yükseltilmesi
gerekecekti. Bu da yapının oranlarını abartılı boyutlara ulaştıracaktı. Bu
nedenle duvarları batar kata çıkabilecek azami insan boyu seviyesinde
kesmeye izin veren ve insanların içinde rahatça çalışabileceği kırma çatı
modeli tercih edildi.

İkincisi; düz damda havalandırma deliği mevcut değildi. Kırma çatı
modelinde yapı, mahyanın bir ucuna açılmış ve saz çatı döşeyicilerince
"baykuş deliği" olarak adlandırılan üçgen şekilli pencerecikten
havalandırılıyordu. Buradan ayrıca ışık da girebiliyordu.

Üçüncüsü; yapıdan arta kalan tek bir çatı kiremiti örneğine
rastlanmadığından, saz örtülü olarak imal edilmiş bir çatıya sahip olması
olasılığının benimsenmesiydi.

Dördüncü neden de, saz çatının düz dama göre daha etkileyici,
heybetli ve dikkat çekici olacağına inanılmasıydı.

Yapılan makette, depo yapısı da, deponun sahip olduğu bodrum
derinliğinin izin vereceği de düşünülerek, toprak örtülü, bir düz dam ile
kapatıldı. Böylece, hem her iki çatı tipi de yanyana sergilenmiş oldu, hem
de birbirinden işlev yönünden farklı bu iki yapı dış görünüşleri açısından
birbirinden ayrılarak farklı hale geldiler.

Maket yapılarının duvarlarının üzerinde yükseldiği beyaz Urla
taşından yapılmış subasman, Klazomenai'deki kazılarda çıkan, işliğin
yapıldığı dönemle çağdaş ve Urla'nın beyaz renkli taşı kullanılarak örülmüş
taş duvarların malzemesi ve örgüsü model alınarak yapıldı. Maket subasmanını
oluşturan minyatür taş birimler tek tek yontulup traşlandı ve örüldü.
Ker***ler, buradaki kazılarda bulunan ker***lerin boyutları esas alınarak
üretildi. Tesisin kapı girişleri, ana kayaya oyulmuş giriş kapısı
basamaklarından dolayı yerlerini belli etmişlerdi. Maketin kapıları
buralara, antik dönem vazo çizimleri esas alınarak tasarlanıp yapıldı.
Pencere yerleri de mantığın söylediği yerlere, işlik içindeki çalışma
şartları ve makinaların yerlerine göre belirlendi. Bunlar da antik dönem
vazo çizimleri esas alınarak tasarlandı. Tüm bunların ardından zeytinyağı
fabrikasının saz çatılı maketi, yanındaki düz damlı depo binasının maketiyle
birlikte, yanyana ortaya çıktı. Bunun makinalar da dahil yirmi kat büyüğü
gerçek boyutlardaki yapı demekti.

Maketin yapımının ardından Güven Bakır ve arkadaşı Ertan İplikçi bu
maketin yirmi kat büyüğünü orijinal yerinde yapmayı düşünmeye başladılar.
Bunun iki nedeni vardı:

Birincisi; kazı alanına gelen ziyaretçilere tesise ait kayaya
oyulmuş yuvaların işlevleri, içinde yer alan makinalar ve tesisin nasıl
işlediği anlatıldığında, çoğu zaman bunu anlamaları ve yapısıyla birlikte
tesisin üç boyutlu halini canlandırmaları mümkün olmuyordu.

İkincisi; tasarladıkları bu tesisin ve makinalarının işleyip
işlemediğini, işlerse ne kadar işleyeceğini ve tasarımlarında yanılıp
yanılmadıklarını bu makinaları işleterek görmek istediler.

Düşüncede, deneysel arkeoloji boyutuna doğru yönelmiş durumdaydılar.
Bu düşünceden hareketle, makinaların gerçek boyutlardaki durumlarını, en
ince ayrıntılarını da gösterir biçimde ölçekli olarak tasarlamaya başladılar
Resim 07 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res07.htm>. Ertan İplikçi,
tüm ayrıtısıyla, çivisine varana dek, her bir makinayı parçalarına
ayrıştırılmış durumlarıyla, ayrı ayrı paftalar üzerinde göstererek, makina
parçaları katalogları tarzında bir çizim kitapçığı hazırladı. Bu
çizimlerdeki ayrıntılar, makinalar gerçek boyutlara uyarlandığı durumda,
kullanım sırasındaki dayanıklılıkları da göz önünde bulundurularak
tasarlandı. Örneğin baskı kolu; baskı koluna ne kadar basınç uygulanabilir?
baskı kolunun çapı ne olur? kolun parçaları nasıl birleştirilirse basınca
dayanıklı olur? gibi sorular cevaplandırılarak tasarlanıp ölçekli ve herbir
ayrıntısının ölçüsü verilerek çizildi.

Bu tasarım çalışmaları sırasında Ertan İplikçi tarafından yüzlerce
eskiz ve çizim yapıldı Resim
11<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res11.htm>
. Bu çalışmalar sürerken bir basın açıklamasında Prof.Dr. Güven Bakır
tesisin ayağa kaldırılmak istenmesi yönündeki dileklerini ifade etti. Bu
basın demecinin ardından, Komili Zeytinyağları projeyi benimsedi.
Klazomenai'de 25 yıldır sürdürülen, Kültür Bakanlığı, Ege Üniversitesi, Urla
Belediyesi ve InterGen-Enka tarafından desteklenen uzun soluklu kazı
çalışmaları içinde, bunlardan ayrı olarak, tüm kentin bir birimini kapsayan
bu müstakil projenin 1997 ve 2000 yılı arasındaki kazılarının
desteklenmesini ve ayağa kaldırması ile birlikte bakımının ve korunmasının
sponsorluğunu Komili Zeytinyağları üstlendi.
*

KLAZOMENAİ ZEYTİNYAĞI FABRİKASI'NIN TEKRAR AYAĞA KALDIRILMASI NASIL
GERÇEKLEŞTİ?
*

*Birinci etap çalışmaları (2004 yılı) *

Klazomenai Zeytinyağı Fabrikası, 1992-2004 yılları arasında, Ege
Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü'nden Prof.Dr. Güven
Bakır'ın başkanlığını yaptığı kazı ekibi tarafından yürütülen kazı
çalışmaları sonucunda deposu ve kuyuları ile birlikte tamamen ortaya
çıkarıldı. Böylece, bu birimlerin kazısı 2004 kazı sezonu içinde tamamlandı.
Aynı sezon, Hamdi Balaban Tarlası içinde yer alan diğer açmalarındaki kazı
çalışmaları sürerken Resim
53<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res53.htm>,
kazısı tamamlanan bu açmaların içinde yer alan tesisin ve deposunun ayağa
kaldırılması çalışmalarına, proje sorumlusu Prof Dr. Güven Bakır'ın
başkanlığında, Proje Danışmanı Grafiker Ertan İplikçi ve Komili
Zeytinyağlarının görevlendirdiği mimar tarafından başlandı.

Fabrika, batıdaki depo ve kuyular ile işlik içerisinde yer alan
makinaların inşasında tamamen doğal, mümkün olduğunca da yöreye ait
malzemeler kullanıldı.

Önce, fabrikanın ve depo binasının içinde yer aldığı kazı alanı ile
güneydeki üzüm bağı arazisi bir istinat duvarı inşa edilerek birbirinden
ayırıldı. Böylece, bağ arazisinin bulunduğu taraftan akan toprak ve su
engellenmiş oldu.

Ardından depo binasının inşaatına geçildi Resim
12<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res12.htm>.
Bunun için bir yandan Hasan Ünal Usta'nın, köyünde edinmiş olduğu
deneyiminden, bilgilerinden ve ustalığından faydalanılarak, fabrikanın ve
deponun ait olduğu döneme ait ker*** buluntuları esas alınarak ker***ler
üretilirken, diğer yandan da üzerinde ker*** duvarların yükseleceği taş
subasman ve çatıyı taşıyacak olan ahşap kısımlarının yapımına geçildi. İyice
kuruyan ker***lerle duvarlar örüldükten sonra, çatının taşıyıcı sütunları
ve ana kirişi üzerine yatay kirişler yerleştirildi ve onların üzerine de
ahşap tomruklar yatay olarak dizilerek çatı kapatıldı. Ahşap çatı örtüsünün
üzerine toprak, kil, çorak gibi doğal yalıtım malzemeleri serilerek loğ taşı
ile sıkıştırıldı.
Resim 13 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res13.htm>, Resim
14<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res14.htm>,
Resim 15 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res15.htm>

Depo kısmının duvarlarının inşası sürerken, Cevat Usta tarafından
zeytinyağı fabrikasının ahşap makinaları imal edilmeye başlandı. Önce baskı
kolu, sonra baskı kolunu çatal ucundan sabitleyecek olan dikey ahşap
dikmeler, bocurgat ve baskı tablası oluğu üretildi Resim
10<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res10.htm>
. Son olarak bocurgat makaraları Oğuz T. Öncü, baskı tablası da Ahmet Kuşcan
Usta tarafından Urla'daki tersanesinde yapıldı Resim
24<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res24.htm>
. Ahşap makinaları sağlamlaştıran demir parçalar ise Urla'nın tek sıcak
demircisi, yetmiş beş yaşındaki Ekrem Birgül Usta ve oğlu Adurrahman Usta
tarafından imal edildi Resim
17<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res17.htm>
.

Depo kısmının inşaatı ve fabrika makinalarının üretimi sürerken,
kırma bir çatı ile sonlanan ve kuyu kovasının bağlanacağı ahşap çıkrık
sistemini de içine alan kuyu bilezikleri örüldü.

Cevat Usta'nın ahşap makina parçalarını imal ettiği sırada,
zeytinyağı fabrikasının değirmen taşları, değirmen taşlarının üzerinde
döndüğü çok parçalı, yuvarlak değirmen tabanı ve onun merkezinde yer alan
mil yuvası, çalışan son değirmen taşı ustası, yetmiş altı yaşındaki Ömer
Engindeniz Usta ve onun yardımcısı ve oğlu Veysel Usta tarafından
yontuldu Resim
18 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res18.htm>, Resim
19<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res19.htm>,
Resim 20 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res20.htm>, Resim
21<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res21.htm>
. Urla'daki Akpınar yağhanesinin sahibi olan Zeki Akpınar'ın Klazomenai
Zeytinyağı Fabrikası'na hediye ettiği ve Ömer Usta tarafından buraya göre
yeniden yontulup biçimlendirilen değirmen ve değirmen tabanı taşları,
hazırlanan ahşap kızakların üzerinde kaydırılarak, her zaman özveri ile
çalışan arkadaşlarımız Ferdi Çetin ve Oktay Balım'ın da yardımıyla yerlerine
yerleştirildi. Tüm bunların ardından fabrika binasının inşasına başlandı.
Önce tesisin sınırları boyunca, birbirine yatay ahşap kuşaklarla bağlanan
taşıyıcı ahşap dikmeler yerleştirildi Resim
22<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res22.htm>
. Daha sonra, beyaz Urla taşı ile subasman örüldü Resim
23<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res23.htm>
. Subasman örülürken yapının ahşap karkası tamamlandı ve ker*** duvarlar
örüldü ve dışarıdan, ahşap karkas sistemi de gösterilerek sıvandı.
Resim 16<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res16.htm>.


Klazomenai Zeytinyağı Fabrikası'nın ayağa kaldırılması sırasında,
makinaların yerlerine yerleştirilmesinden hemen sonra, 2004 yılının Kasım
ayında yapılan ilk deneme sıkımı ve zeytin sıkma sezonu içinde yapılan
sonraki sıkımlar başarı ile sonuçlandı. 2600 yıl sonra burada tekrar
zeytinyağı elde edildi. Elde edilen ilk yağ ve diğer denemelerden elde
edilenler, şişelenerek örnek olarak saklandı. Resim
26<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res26.htm>,
Resim 27 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res27.htm>, Resim
28<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res28.htm>,
Resim 06 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res06.htm>, Resim
29<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res29.htm>,
Resim 30 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res30.htm>.

Bu sıkımların sonucunda, makinaları tasarlayan ve işleyişleri
konusunda fikir yürüten Güven Bakır ve Ertan İplikçi' nin:

- Fabrika alanındaki çukurların içinde ne tür makinaların yer aldığı,

- Bu makinaların konumları,

- Makinaların tasarımı ve nasıl işlediği,

- Makinalarla birlikte tesisin nasıl işlediği konularındaki saptamalarının
doğru oldukları anlaşıldı.

- Ayrıca, birinci ve ikinci evre işliklerinde su ısıtmaya yarayan ocak
benzeri bir tesis bulunamamış olmakla beraber, oldukça soğuk bir günde
yapılan bir deneme sıkımında da zeytinyağının donarak akmadığı, sadece kara
suyunun aktığı görüldü. Bunun sonucunda yağın çözülebilmesi için belli
derecede ısıtılmış su gerektiği anlaşıldı. Bu deneyimlere göre, su ısıtmak
için işlikte mangal benzeri, taşınabilir bir ısı kaynağı kullanılmış
olabileceği anlaşıldı.

Bir yandan deneme sıkımları yapılırken, diğer bir yandan da yapının
ahşap çatı iskeletinin inşa edilmesinin ardından, çatının saz ile
örtülmesine geçildi. Mersin'den balyalar halinde getirilen saz demetleri,
hayatında hiç saz çatı görmemiş Mevlüt Pirçek Usta ve ekibi tarafından ahşap
çatı karkasının üzerine kaplanmaya çalışıldı Resim
25<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res25.htm>
.

Fabrikanın ayağa kaldırılma çalışmasına, 2004 yılının Aralık
ayında, iklim koşulları elvermediği için ara verildi Resim
32<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res32.htm>
.

* İkinci etap çalışmaları (2005 yılı)*

2004 Aralık - 2005 Haziran ayları arasında verilen arada, Zeytinyağı
Fabrikası ve deposu, deneysel arkeoloji boyutunda, içlerinde yer aldıkları
arazi ile birlikte Güven Bakır ve Ertan İplikçi tarafından, her türlü hava
koşulu altında gözlemlenerek mevcut ve ortaya çıkan olumsuzluklar
belirlendi. Buna göre:

- Yapıların içinde yer aldığı ve batıdan doğuya doğru hafif bir eğimle
alçalan arazinin batı kenarından akan yağmur suyunun, kuzeyde ve doğuda bir
set gibi uzanan modern yol ve modern yapılar nedeniyle, denize doğru geçiş
yolu bulamadığı için, zeytinyağı işliğinin bulunduğu alanda toplanarak
göllendiği görüldü.

- Bir yandan arazide biriken suyun, diğer yandan da çatı izolasyonun düzgün
olmamasından dolayı yağmur sularının, bir bodrum katına sahip olan depo
binasının zemininde de biriktiği, bir metre yükseldiği ve burada oluşan
rutubetin duvarları oluşturan ker***leri gevşettiği görüldü.

- Ker*** duvarların içindeki taşıyıcı ahşap karkasın ve çatının ahşap
iskeletinin statik açıdan zayıf olduğu, rutubetle gevşeyen ker***lerin ve
çatının yükünü taşıyamamakta olduğu, bunun sonucunda da bu binanın can
güvenliği açısından tehlikeli olduğu anlaşıldı.

- Yağan şiddetli yağmurların zeytinyağı fabrikasının sadece güney cephesinde
etkili olduğu ve bu kısmı kaplayan toprak sıvayı incelttiği görüldü.

- Saz çatı, olması gereken kriterlere uygun yapılmamış olmasından ve saz
örtünün çok ince tutulmasından dolayı, çatıya düşen yağmur sularının
işliğin içine aktığı görüldü.

Tüm bu gözlemlere göre:

- İçinde su birikmesini ve bunun yapıları etkilemesini önlemek için,
arazinin batı kenarında önceden varolduğu temellerinden anlaşılan istinad
duvarının, mevcut temelleri üzerinde izolasyonlu olarak tekrar inşa
edilmesine ,

- Deponun ker*** duvarlarının, ahşap karkaslı taş duvarlarla
değiştirilmesine; düz toprak çatısının izolasyonuna önem verilmesinine,

- Zeytinyağı fabrikasının saçaklarının uzatılmasına, özellikle de fabrikanın
güney duvarının, katkısı arttırılmış toprak sıva ile tekrar sıvanmasına,

- Ülkemizde antik dönemde uygulanan, fakat zamanla ortadan kalkan, ancak
günümüzde özellikle orta ve batı Avrupa'da, ustalarınca lonca kurallarına
uygun olarak imal edilmeye devam edilen, kriterlere uygun yapıldığında su
geçirmediği bilinen saz çatının, bu geleneği hala sürdüren bir Avrupa
ülkesinden gelecek olan "Saz Çatı Ustaları"na yaptırılmasına, karar verildi.


Yukarıda belirtilen aksaklıkları gidermek üzere ikinci etap
çalışmalarına, 2005 yılının Haziran ayından itibaren devam edildi. Bu aydan
itibaren işin yürütülmesini Komili Zeytinyağları adına KARSAN firması
üstlendi. Çalışmalar, restorasyon alanında tecrübeli, Restoratör Mimar Tamer
Pakben'in denetiminde yapıldı. Resim
33<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res33.htm>,
Resim 34 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res34.htm>.

Yapılan gözlemler sonucu belirlenen aksaklıkların ve
yetersizliklerin giderilmesine yönelik çalışmalara, zeytinyağı fabrikasının
depo binasından başlandı.

Önce, taş duvarlarla değiştirilmek üzere, ker*** duvarları sökmek
için ahşap tomruklardan oluşan düz dam ve elemanları bütünüyle söküldü.
Daha sonra, yapının ker*** duvarları kaldırıldı. En son oluşturulacak taş
duvarların ahşap karkasını ana kayaya oturtabilmek için, taş subasman ve
yazıhane kısmının ker*** duvarları söküldü. Resim
37<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res37.htm>

Depo kısmından sonra zeytinyağı fabrikasını örten çatının önce
sazları, daha sonra da saz kaplamaya uygun olmayan ahşap iskeleti söküldü.
Çatının sökülmesi sırasında, Mersin'den gelen Alman "Hiss Reet (Hiss Kamış)"
firmasının Türkiye sorumlusu Ersin Dündar ile yapılacak yeni ve normlarına
uygun saz çatı için, yerinde bir inceleme yapıldı. Saz çatının yapımı ve
Almanya'dan gelecek saz çatı ekibi ile ilgili ayrıntılar üzerinde görüşüldü.


Zeytinyağı Fabrikası'nın çatı iskeleti sökülürken, depo duvarlarının
ahşap karkası çakıldı. Daha sonra, bodrum katı üstünde yer alan zemin katı
tabanının yalnız yarısı çakıldı. Bu uygulama ile, sergileme sırasında, gerek
mekan içinde zemin kat seviyesinden aşağıya doğru, gerekse pencerelerden
içeriye doğru bakan ziyaretçilerin deponun içini bütünüyle görebilmeleri
sağlandı. Bodrum kata inen, kayaya oyulmuş merdivenin daha fazla aşınmasını
önlemek için, bir önlem olarak, gelen ziyaretçilerin zemin kat seviyesindeki
diğer bir kapıdan girerek ahşap bir merdivenle alt kata inmeleri sağlandı.
Tüm bunlar, Cuma Doğan denetimindeki KARSAN ekibi tarafından yapıldı. Daha
sonra ahşap karkası içine alacak şekilde taş duvarlar Abdülkadir ve Hasan
Ustalar tarafından örülmeye başlandı. Duvar örülürken, batıdaki duvarın orta
kısmında yer alan pencere aralığının iki yanında, işlikte deneysel olarak
üretilecek ve sergilenmek istenen zeytinyağlarının şişeleri için iki niş
yeri bırakıldı Resim42
<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res42.htm>, Resim
43 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res43.htm>.

Deponun taş duvarları örülürken, Tamer Pakben'in denetiminde, Cuma
Usta yönetimindeki KARSAN firması ekibi tarafından, saz çatı normlarına
uygun yeni ahşap çatı iskeleti inşa edilmeye başlandı Resim
38<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res38.htm>,
Resim 40 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res40.htm>, Resim
41<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res41.htm>.


Zeytinyağı fabrikasının ahşap çatı iskeletinin tamamlanmasıyla
birlikte, Ersin Dündar ve ekibi çatıyı kaplamak üzere Türkiye'deki saz
bölgelerinden kesilerek, Alman Hiss Reet Firması'nın Mersin'deki merkezinde
toplanan sazlardan bir kısmını, her biri yüzer demetlik olan balyalar
halinde, kazı alanına getirdiler Resim
44<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res44.htm>,
Resim 45 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res45.htm>. Ardından,
Volker Barfuss ve oğlu Kornell Almanya'dan gelerek fabrikanın çatısını saz
kaplamaya başladılar Resim
46<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res46.htm>,
Resim 47 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res47.htm>, Resim
48<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res48.htm>,
Resim 49 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res49.htm>. Mersin'den
gelen üç kişilik ekip de bir yandan onlara yardım ederken, diğer yandan hem
gözlemleri sonucunda öğrendikleri ile hem de Almanya'dan gelen ustaların
verdikleri destekle eğitim için kurdukları çatılarını saz kaplamaya
başladılar. Almanya'dan gelen saz çatı ustaları fabrikanın çatısını ve
kuyulardan birinin gölgelik çatısını iki hafta içinde saz ile kapladıktan
sonra işlerini tamamladılar. Diğer kuyunun gölgelik çatısı da, Volker Usta
denetiminde, Mersin'den gelen üç kişilik malzeme ekibinden Niyazi Usta
tarafından saz ile kaplandı. Böylece alınan saz çatı kaplama eğitiminin
uygulaması da yapılmış oldu.

Fabrikanın saz çatısının tamamlanması ile aynı zamanda, deponun düz
ahşap damının da KARSAN ekibi tarafından yapılmasıyla yapıların ayağa
kaldırılması bitirilmiş oldu.

Daha sonra yapıların ahşap kapı ve pencere kepenkleri, Kani Kurt
Usta'nın yaptığı ve Anadolu'nun geleneksel normlarına daha uygun
bulunanlarıyla değiştirildi Resim
52<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res52.htm>
.

Fabrikanın yağışlarla aşınan güney duvarının dış cephe yüzeyi,
katkısı arttırılmış toprak sıva ile sıvandı. Duvarlarda, dışa yansıyan ahşap
duvar karkasının yüzeyi de temizlenerek belirginleştirildi. Resim
59<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res59.htm>.


Deponun içine, Menemen çömlekçileri tarafından üretilen Klazomenai
amphoralarının replikaları konuldu Resim
50<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res50.htm>,
Resim 51 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res51.htm>.

İkinci etap çalışmaları sırasında fabrikanın makinaları tekrar ele
alındı. Baskı tablası ve tablanın ağaç kütüğünden ayakları, bocurgatın
palanga makaraları, değirmen mili elden geçirildi ve sağlamlaştırıldı.
Fabrikanın ve deponun aydınlatma sistemi kuruldu. Ayrıca bütün tesis,
geceleri spotlarla dışarıdan aydınlatılmaya başlandı.

İkinci etap çalışmaları fabrikada 17 Ocak 2006 günü yapılan bir
zeytin sıkımı denemesi ile sona erdi. Bu sıkımda 375 kilo zeytinden 38
litre yağ elde edildi. Değirmenin, baskı tablasının ve çuvalların bu
sıkımdan önce kullanılmamış olmasından dolayı, yağın bir kısmı da buralarda
kalmış ve emilmiş olduğu kanısına varıldı. Bu sıkım sırasında 2004 yılı
deneme sıkımlarında edinilen deneyimler üzerine ısıtılmış su kullanıldı.

Arazinin batı kenarında önceden varolduğu temellerinden anlaşılan istinad
duvarının, mevcut temelleri üzerinde izolasyonlu olarak inşa edilmesi ve
Klazomenai Zeytinyağı Fabrikası'na yönelik giriş hizmet ünitelerinin KARSAN
ekibi tarafından tamamlanmasıyla ayağa kaldırma çalışmalar tamamlanmış oldu.


Yapının tümüyle tasarlanması sırasında günü gününe işin içinde
yaşayan, yapının ayağa kaldırılması süresince işin başından ayrılmayan ve
hatta bizzat çalışmalara katılan Grafiker Ertan İplikçi ile proje ve fikir
arkadaşı Güven Bakır'ın yeni projeler üzerinde fikir yürütme sohbetleri,
orijinal buluşlarıyla ve verdiği gönülden destekleriyle fabrikaya önemli
katkılarda bulunan KARSAN Firması'nın Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Mete
ve Restoratör Mimar Tamer Pakben ile birlikte biraraya geldikleri her
ortamda yapılmakta ve sürüp gitmektedir. Resim
31<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res31.htm>,
Resim 36 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res36.htm>, Resim
54<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res54.htm>,
Resim 55 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res55.htm>, Resim
56<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res56.htm>,
Resim 58 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res58.htm>, Resim
59<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res59.htm>,
Resim 60 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res60.htm>, Resim
61<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res61.htm>,
Resim 64 <http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res64.htm>.
*

ZEYTİNYAĞI KÜLTÜRÜNÜ TANITAN BİR ETNOLOJİ MÜZESİNE DOĞRU
*

Klazomenai Zeytinyağı fabrikası'nın inşa edildiği zamanlardan sonra
da, bir zeytin yöresi olan Urla ve civarında zeytinyağı sıkmaya yönelik
tesislerin yapımına ve buralarda zeytin sıkılmasına devam edilmiştir. O
günden günümüze, zeytinyağı üretim işliklerini ya da küçük ölçekli üretime
yönelik sıkım düzenekleri çok çeşitlidir. Bu çeşitlilik içinde yer alan bazı
örneklere, Urla'da ve köylerinde hala rastlanmaktadır. Yakın bir gelecekte
tamamen yok olup gidecek bu kalıntıların bir merkezde toplanıp korunması,
Anadolu'daki zeytinyağı kültürünün tanınması açısından büyük kazanç
olacaktır.

Terkedilmiş ve çökmekte olan zeytinyağı fabrikalarından biri
Urla'nın Zeytineli Köyü'nde yer almaktadır. Günümüzün motorlu yağ ayrıştırma
sistemlerinin öncesine ait olan bu tesis, insan ve hayvan gücü ile
çalışmaktaydı. Şimdilerde harabeye dönüşen bu tesisisin, yok olmasının
önüne geçmek, ona eğitsel bir işlev vermek üzere, tesisin bir bütün olarak
alınıp korunmaya ve sergilenmeye elverişli bir alana taşınması, işler hale
getirilerek, zeytin sıkım zamanlarında çalıştırılması planlanmaktadır.
Böylece zeytinyağı teknolojisi tarihinin Urla'daki halkalarından biri
korunabilmiş olacaktır. Resim
62<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res62.htm>

Komili Zeytinyağları sponsorluğunda ayağa kaldırılan Klazomenai
Zeytinyağı Fabrikası'nın ardından, yine bu yöreye ait bir tesisin, Urla
Zeytineli Köyü Zeytinyağı Fabrikası'nın sergilenmek üzere kurtarılmak
istenmesi, sevindirici ve yöre zeytinciliği ve zeytinyağcılığının atağa
geçmesi açısından ümit verici bir gelişme olacaktır.

Zeytineli Köyü zeytinyağı işliğinin yeniden işler hale getirilmesi
projesi ile yan yana yürütülmek istenen bir proje daha vardır. O da
çocukların boyutlarına göre tasarlanmış, küçük, ama gerçek, işleyen bir
zeytinyağı işliğidir. Çocukların işliği için, Üçüncü Murad dönemindeki düğün
şenliklerini gösteren Surname-i Muradiye'de yer alan bir minyatüre konu olan
altı tekerlekli bir araba üzerine yerleştirilmiş zeytin değirmeni model
alınacaktır. Yapılan tesise zeytin hasadı döneminde bahçelerinden topladığı
zeytinlerle gelen çocuklar, zeytinlerini bu değirmende hamur haline
getirecek ve preslerinde sıkıp yağ süzgülerinde dinlendirecek,
ayrıştırdıkları yağı şişeleyip, tasarımını kendilerinin yaptıkları
etiketleri üzerlerine yapıştıracaklardır. Böylece hem imece çalışmayı
öğrenecekler, hem de zeytinin yapısı, doğanın bu armağanından yağ elde etmek
için verilen emek, bu emek sayesinde yağ olarak ortaya çıkan sağlık verici
ürünün değeri konularında bilgi sahibi olacaklardır. Resim
63<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res63.htm>
*

KLAZOMENAİ ZEYTİNYAĞI FABRİKASINA NASIL GİDİLİR?
*

İzmir'den ve Çeşme'den yola çıkanlar, İzmir-Çeşme otoyolunu
kullanarak Urla İskele'sine ulaşabilirler. Otoyolun Urla çıkışından sonraki
kavşaktan güneye doğru dönüldükten sonra, ağaçlı yoldan kuzeye doğru, yani
deniz kıyısındaki İskele'ye doğru ilerlendiğinde, ağaçlı yolun sonlandığı
göbekli kavşaktan sola, batıya dönülür. Döner dönmez yolun solundaki
tarlanın içinde yükselen Klazomenai Zeytinyağı Fabrikası, depo ve kuyular
kendilerini gösterecektir. Buraya, sağdaki Türk Telekom binasının karşısında
bulunan ara yola girilerek ulaşılır. Resim
65<http://www.klazomeniaka.com/300-zeytin-res65.htm>

İzmir, Ocak 2006
Ayla Savaş Bakır


--
Yazılarımı dilediğiniz yerde yayımlayabilir veya iletebilirsiniz. Fakat
lütfen kaynak göstermenizi rica ediyorum

"Kuvvetli olmak demek, katı kalpli, kaba ve sert olmak demek değildir.
Kuvvetli olmak, sağlam irade, yüksek duygu, şefkatli kalp, ince ruh,
tahammüllü gönül, sebatlı akıl ve kararlı hareket sahibi olmak demektir."


Haldun Keskin
Keskinler Ltd.
Daha Sağlıklı Bir Dünya
0.236.414 44 36
Nereden Alırsanız Alın Mutlaka Zeytinyağı Kullanın
www.zeytin.cjb.net
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar