iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 10:23 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Kültür » Turizm » Süleymaniye camii

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 01.06.07, 19:17
Standart Süleymaniye camii

01.06.07, 19:17



*Süleymaniye camii...*

Mimar Sinan, 'tek kütleli mabet' sırrını nasıl yeniden çözdü? Süleymaniye
Cami'nin akustik sorunu nasıl halledildi? Neden Süleymaniye'nin dört
minaresi var? Neden bunlardan biri 'Cevahir Minaresi' adını taşır?..

Popüler Tarih dergisi Temmuz 2005 sayısında, işte bu ve benzeri soruların
yanıtlarını "Sinan'ın Süleymaniye sırları" başlığı altında, kapak konusu
yaptı...

Kanunî'nin mimarbaşı 'Sinan Ağa' bir gün, dostlarından ve devrinin şair ve
ediplerinden Mustafa Saî Çelebi'ye gelerek, "Çok kocadım. İsterim ki,
öldükten sonra adım unutulmasın. Hizmetlerim anılıp hayırla anılayım.
Anlatacağım hatıralarımı nazım ve nesir diliyle yazar mısın?" der.

Bunun üzerine Çelebi, Mimar Sinan'ın anlattıklarını yazmaya başlar ve küçük
bir kitap ortaya çıkar. Saî Mustafa Çelebi'nin Mimar Sinan'ın ağzından
kaleme aldığı, "Tezkiretü'l Bünyan" ve "Tezkiretü'l Ebniye" adını verdiği ve
günümüzde 'Yapılar Kitabı' adı altında toplanarak yayımlanan bu eseri, büyük
ustanın yaşam öyküsünü, eserlerinin envanterini ve kendi dönemine ait
gözlemlerini içermektedir.

Mimar Sinan'ın yaşantısına dair birçok ayrıntıyı, eserlerini, döneminin
insanları hakkındaki düşüncelerini bu kitap ile, Sinan'ın kendi ağzından
öğrendiğimiz gibi, Süleymaniye Cami'nin sırlarını da belli ölçülerde, bu
kitapta bulabiliyoruz.

Mustafa Saî Çelebi'nin 'Yapılar Kitabı'ndaki anlatım tarzına u..... ama
konuya da Süleymaniye'den başla..... girelim dedik...

Mimar Sinan, Süleymaniye Cami'nde, bir çok sorunu olduğu gibi, akustik
sorununu da mükemmel bir biçimde halletmiştir. Bu konuda yine rivayete
dayanan hoş bir hikâye vardır: Cami inşa edilirken, Sinan'ın mihrapta
nargile içtiği söylentisi yayılır. Söylenti padişaha kadar varır. Kanunî, bu
söylenenlere inanmak istemese de bir gün ansızın inşaata baskın yapar. Bakar
ki, Sinan gerçekten mihrapta nargile tokurdatıyor.

"Mimarbaşı, camide nargile içilir mi, sen bu işi yapmazdın, nedir bunun
hikmeti" diye sorar.

Sinan şöyle cevap verir: "Sultanım, dikkat edin nargilemde tömbeki, tütün
yoktur. Sadece suyun fokurdamasından meydana gelen sesin cami içerisinde
dağılımını kontrol ediyorum. Buradaki suyun sesi caminin her tarafına eşit
yayılırsa, yarın burada Kuran okuyacak olan hocanın sesi de 60-70 metreye
kadar toplanan cemaat tarafından duyulacaktır. İşte bu yüzden, akustiği
kontrol ediyorum."

Mimar Sinan'ın 'çıraklık eseri' İstanbul Şehzade Camii (1548) ile 'ustalık
eseri' Edirne Selimiye Camii (1566-1574) arasındaki bir dönemde inşa edilmiş
olan Süleymaniye (1550-1557), yapıların yerleştirilmesindeki ustalığın
yanında, gerek ekonomik ve kültürel işlevleriyle, gerekse sanatla politik
gücün birleşimini temsil edişiyle, Türkiye için büyük ve önemli bir geçmişi
hatırlatmaktadır.

Bunun yanı sıra, Süleymaniye'nin kendine has sırları da vardır. Stefanos
Yerasimos'un, 'Süleymaniye' adlı eserinde (Yapı Kredi Yayınları, Mart 2002,
İstanbul) vurguladığı gibi, İustinianos İmparatorluğu'nun takipçisi bir
imparatorluğun hayal gücünün ürünü olmasıyla birlikte, Süleymaniye Camii,
aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun bir asırdır yeniden keşfetmeye
uğraştığı 'tek kütleli mabet' örneği ile, büyük bir kubbenin sırlarına
yolculuk etme sürecinin son aşamalarından biri olmuştur.

Gerçekten de, Ulya Vogt-Göknil'in 'Mimar Sinan' adlı kitabında da değindiği
üzere, Osmanlı İmparatorluğu, 'Muhteşem Süleyman' çağında, İustinianos devri
Roma İmparatorluğu ile karşılaştırılabilecek bir büyüklük ve güce erişmiş;
özellikle -Mimar Sinan'ın deyimiyle kendisinin ve Osmanlı mimarlığının
'kalfalık eseri' olan- Süleymaniye Camii ile, elindeki insan gücü ve
ekonomik kudret sayesinde açıkça, ama basit bir taklitle yetinmeyerek onu
aşmak amacında bir 'meydan okuma' işine kalkışır.

İşte belki de, Süleymaniye'nin en büyük sırrı budur!

Ama, caminin, ayrıntıya inildikçe insanı etkileyen başka özellikleri de
vardır...

Caminin temelleri atıldıktan sonra, temelin iyice oturması ve sonradan bir
çöküntü olmaması için, inşaata bir yıl ara verilir. Ağır masraflar yüzünden
caminin yapımına ara verildiğini zanneden İran Şahı Tahmasp Han, inşaatın
devamı için, kıymetli mal yüklü bir kervanı ve içi değerli taşlarla,
mücevherlerle dolu bir kutuyla, bu hediyeleri göndermesinin sebebini
açıklayan bir mektubu Kanunî'ye yollar.

Bu mektuba ve üsluba sinirlenen padişah, malları elçinin gözleri önünde
bahşiş olarak dağıtır ve kutuyu Sinan'a vererek içindeki mücevherleri
yapının taşlarına karıştırmasını buyurur.

Mimar Sinan, değerli mücevherleri minarelerden birinin taşları arasına
maharetle yerleştirir. Güneş ışığında pırıl pırıl parladığı için bu minareye
'Cevahir Minaresi' adı verilir. Evliya Çelebi zamanla sıcaktan bozulduğunu
ve taşların pırıltısının kaybolduğunu belirtir...

Süleymaniye'nin dört minaresi İstanbul'da yaşamış dört büyük hükümdarı;
Fatih Sultan Mehmet, II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim ve Kanunî Sultan
Süleyman'ı ya da camiyi yaptıranın İstanbul'un fethinden sonraki dördüncü
padişah olduğunu temsil eder... İki uzun minaredeki üçer, iki kısa
minaredeki ikişer şerefeleriyle toplam on şerefe de, o devre kadar hüküm
sürmüş on padişahı ya da camiyi yaptıran Kanunî'nin onuncu padişah olduğunu
temsil eder... Minarelerin uzun ve kısa düzenlenişi, ana kütleyle beraber
yapıya modüler sistemde piramidal bir görünüm kazandırır. Uzaktan
bakıldığında, birbiri üzerinde göklere yükselen bir merdiven gibi duran bu
orantı ustalığı, Hıristiyan öğretide, "Yakub'un Merdiveni" ile anlam
bulur...

Caminin içinde yanan yaklaşık 250-300 kadar kandilin isi, yukarıdaki bir
akımla kapı üstündeki dört pencereden is odasına çekilirdi. Kitap yazımında
ve hattatlıkta kullanılan mürekkebin en güzeli bu isten elde edilirdi. Halen
Süleymaniye Kütüphanesi'nde mevcut olan bazı kitaplar bu isle yapılan
mürekkeple yazılmıştır...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar