|
#1
|
Bunlara Baktınız mı?
03.08.07, 19:34
Romanya tarihi | Romanya ve Bulgarsitan da AB'li | Romanya moda haftası | BÜKREŞ 500 yıllık tarihiyle 2.100.000’lik nufusuyla Bükreş eskiden “Küçük Paris” olarak lanse ediliyordu. Şimdi diğer tüm başkentler gibi canlı ve hayat dolu modern bir metropoldür. Zengin tarihiyle Bükreş eğlenecek ve keşfedilecek ilginç fırsatlar sunmaktadır. Bükreş’in geçmişinin çoğu Calea Victoriei, Piata Victoriei caddelerinde ve buralardan devam eden yollarda görülebilir. Calea Victoriei caddesinin kaçırılmaması gereken durakları; Ulusal Tarih Müzesi, Roma Kitaplığı, Ulusal Sanat Müzesi olarak bilinen Kraliyet Sarayı, George Enescu Sarayı ve Sanat Koleksiyonları Müzesi. Gines rekorlar kitabına “Yönetim Binaları” adı altında Pentagon’dan sonra Dünya’da ikinci büyük bina olarak giren Parlemento Sarayı da diğer ilgi çekici binalar arasındadır. Hacim olarak düşünülürse Roma Parlemento Sarayı ise üçüncü sırayı alır. Bu anlamda birinci Cape Canaveral roket meclis binasıdır ve ikinci sırada ise Mexico’da Cholula şehrindeki Quetzacoatl’un piramidi vardır. 1967-1989 yılları arasında Romanya’nın diktatörü ve devlet başkanı olan Çavuşesku’nun isteğiyle Parlemento Sarayı, 25 Haziran 1984 yılında şehrin eski ve güzel bir bölgesindeki bir yere başlayan yapım çalışmalarıyla ismi Halkın Evi olarak değiştirildi. Tüm yapı Romanyalı uzmanların tasarımı ve çok büyük gayretlerinin sonucudur. 1989 Aralık ayından sonra Saray, Romanya Parlementosunun çeşitli çalışma kurullarının merkezi haline geldi. Romanya’nın etnoğrafik hayatı ile ilgilenenler Köy Müzesine gitmelidirler. Bükreş’te Herastrau gölü kıyısına konuşlandırılmış müze, Profesör Dimitrie Gusti’nin kırsal bölge üzerine olan aratırmalarının bir sonucudur. Köy Müzesi, Stockholm’deki Skansen’de açılan müze gibi 1936’da açıldı ve ikiside Dünya’daki ilk açık hava etnoğrafya müzeleridir. Kiliselerinin renkleri ve basit formlarıyla oldukça etkileyici olması Romanya mimari tarzının gerçek ifadesidir. En eski ve değerli kiliseler arasında Magheru’daki St.Gheorghe kilisesi, Calea Victoriei’deki Cretulescu kilisesi, Zafer Kemeri’ne yakın olan Antim Manastırı (1715), Unirii meydanında Mitropoliei tepesindeki Patriachat kilisesi (1665) vardır. Kont aka Vald Tepes Dracula tarafından 1500’lerde yaptırılan sarayın kalıntıları üzerine inşa edilen Eski Prens Sarayı ise bir diğer muhteşem yapıdır. Yanındaki defalarca yeniden yapılan Aziz Anton kilisesi eski güzelliğini pek koruyamamaktadır. Eğer merkezin gürültülü ve kalabalık caddelerinden aşağıya inerseniz eski ve tarihi bir park olan Cismigiu Bahçeleri (1860)’ni gezmelisiniz ya da merkezden bir kaç metro durağı uzaklıktaki Herastrau parkına uğramayı ihmal etmeyin. Bükreş’te düşük ücretli çeşitli kültürel faaliyetler yer alır. \"Sapte Seri\" ücretsiz bir dergidir ve broşür satan standlardan edinebilirsiniz; Bükreş’in restoranları, eğlence yerleri ve kültürek etkinliklerinden bilgiler sunar. |
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| |||
| |||
![]() Drakula'nın doğduğu ülke ![]() Murat Karpuz 06.08.2007 ![]() ![]() Bulutlu havası ve filmlere ilham kaynağı olan Drakula'sıyla ünlü Romanya, her köşesi gizem ve tarih kokan bir ülke. Festivallerinin ve gece hayatının yanı sıra spa ve kayak merkezleriyle de binlerce turistin uğrak noktası.. Türkiye'de yayınlanan hava durumu bültenlerinin vazgeçilmez klişelerinden biri, Balkanlar'dan gelen alçak hava basıncının yurdumuzu birkaç gün içinde etkisi altına alacağıdır... Peki bu alçak hava basıncının geldiği yer neresidir? Alçak hava basınç kütlesini ülkemize sadece bir günde gönderebilecek kadar yakın bir ülke olan Romanya, sinemada adeta bir kült haline gelen Drakula'nın doğduğu yer olarak da tüm dünyada tanınıyor. İrlandalı yazar Bram Stoker'ın zalim Eflak Prensi Vlad Tepeş'den esinlenerek yarattığı Drakula karakteri, adeta Romanya'nın gizemli yönünü temsil ediyor. ZAMAN MAKİNESİNE BİR BİLET! Avrupa Birliği üyeliğiyle komünist rejimin izlerini üzerinden tamamen atmış olan Romanya'nın başkenti Bükreş'e 45 dakikalık kısa bir uçak yolculuğuyla varılıyor. Oradan şehre gidebilmek için kullanabileceğiniz kentin tarihi tren istasyonu Gara De Nord, zamanı ortaçağa döndüren sihirli bir kapı adeta. Buradan rotanız, Transilvanya'nın kalbinde o meşhur prens Vlad Dracula'nın doğduğu Avrupa'nın en iyi korunmuş ortaçağ kenti Sighisoara olabilir. Yaklaşık 25 euro karşılığında bineceğiniz trendeki altı saatlik yolculuğun sonunda kente varıyorsunuz. UNESCO'nun dünya tarih mirası listesinde yer alan Sighisoara, eski ve yeni kasaba olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Drakula'nın doğduğu ve babasıyla bir dönem yaşadığı rivayet edilen ev, bugün restoran olarak kullanılıyor. 15'inci yüzyılda zanaatkârların üretimi sayesinde önemli bir merkez haline gelen Sighisoara'yı artan Osmanlı işgali tehditlerine karşı korumak için yapılan 14 kule ve kuleleri bağlayan surlar, oldukça büyüleyici. Özellikle ortaçağda şehrin adli kararlarının verildiği konseyin toplandığı saat kulesinin üst kısmındaki renkli işlemeler ve şık mimari, insanın başını döndürüyor. Kulenin her yarım saatte bir trampet çalan melek figürlü saati ortaçağdan bu yana hiç arıza yapmamış. Sighisoara'nın merkezindeki meydanda, yüzyıllar önce suçluların infazı halkın önünde gerçekleştirilirmiş. Türkler'in Kazıklı Voyvoda olarak bildiği Vlad Tepeş'in mahkûmları acımasızca kazığa oturttuğu rivayet ediliyor. Burada "Geceleri geç saatte kadar dolaşırsan Drakula'nın ruhunu görürsün," uyarılarına aldanıp da sakın ola kendinizi odaya tıkamayın. Tarihi lambaları, arnavut kaldırımlı, ışıklandırmalı daracık yolları ve kiliseleriyle, bu kent geceleri yürüyüş yapan romantik çiftlerin "Hiç sabah olmasa," diyeceği cinsten. ADETA KÜÇÜK PARİS... İsmini kurucusu olduğu rivayet edilen Romen çoban Bucur'dan alan Bükreş, mimari yapıları, geniş meydanları, hareketli yapısı ve gece hayatıyla lakabı Küçük Paris'i fazlasıyla hak ediyor. Komünizmin halk devrimiyle yıktığı son lideri Nikolay Çavuşesku'nun 700 mimara ve binlerce işçiye ülkenin her köşesinden taşınan malzemelerle yaptırdığı görkemli sarayı, ilk dikkati çeken yapı. Bu saray, ABD Savunma Bakanlığı'ndan sonra dünyanın en geniş binası olarak kabul ediliyor. Medya devi Murdoch'ın yıllar önce 1 milyar dolara satın alıp binayı kumarhaneye çevirme girişimi "Halkın malıdır, paha biçilemez," denilerek reddedilmiş. Türkler'in Manuk Bey olarak bildiği Ermeni tüccar Emanuel Marzaian'ın 1800'lerin başında göçerler için yaptırdığı ve bugün restoran-otel olarak kullanılan tarihi hana uğramadan geçmeyin. Bükreş'in adım başı karşınıza çıkan muhteşem kiliseleri, müzeleri, Ulusal Tiyatro binası, opera salonları ve parklarını da şehir turunuza mutlaka ekleyin. Bükreş'in hareketli gece yaşamını ise "Anlatılmaz yaşanır," sözüyle özetlemek yeterli... ![]() ![]() ![]() Çavuşesku'nun yaptırdığı saray. ![]() Efsane prens Vlad Dracula'nın doğduğu ev bugünlerde restoran olarak hizmet veriyor. ![]() Sighisora'daki saat kulesinin balkonunda İstanbul'a olan uzaklığın 660 km. olduğu yazılı. |
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| romanya |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|