Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Kültür > Turizm > gaziantep'in gezilmesi gereken tarihi yerleri

Turizm hakkinda gaziantep'in gezilmesi gereken tarihi yerleri ile ilgili bilgiler


Gaziantep Kalesi Gaziantep şehir merkezinde, gerek ihtişamı ve heybetiyle, gerekse bir sır gibi gizlediği tarihiyle dikkati çeken Gaziantep Kalesi, Türkiye’deki kalelerin en güzel örneklerindendir. Kalenin ne zaman ve kimler tarafından

Like Tree4Likes
  • 2 Post By bulut
  • 2 Post By CiwCiw

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 06.05.08, 11:10
bulut - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
 
Üyelik tarihi: May 2006
Nereden: g.antep,istanbul
İletiler: 846
bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.
Standart gaziantep'in gezilmesi gereken tarihi yerleri

Gaziantep Kalesi
Gaziantep şehir merkezinde, gerek ihtişamı ve heybetiyle, gerekse bir sır gibi gizlediği tarihiyle dikkati çeken Gaziantep Kalesi, Türkiye’deki kalelerin en güzel örneklerindendir.
Kalenin ne zaman ve kimler tarafından inşa edildiği hususunda kesin bir bilgi olmamakla beraber, yapılan incelemeler sonunda kalkolitik dönemden itibaren iskan gördüğü bilinmektedir. Bugünkü biçimini ise Bizans İmparatoru Justinyanus döneminde M.S. 6. yüzyılda almıştır..
Kale, daire planlı olup, çevre uzunluğu 1200 metredir.Büyük taşlardan örülmüş duvarlar12 kule burçla desteklenmiştir.Kalenin üzerinde cami, sarnıç ve yapı kalıntıları bulunmaktadır.Alt bölümlerde üst yapıya destek sağlamak amacıyla büyük odalar, galeriler ve dehlizler inşaa edilmiştir.Ana kütle altında ise bir su kaynağı bulunmaktadır.



BELKIS (ZEUGMA)
Belkıs / Zeugma , Gaziantep’in Nizip ilçesinin 10 km. doğusunda , Fırat Nehri kenarında aynı adı taşıyan köyde yaklaşık 20 bin dönümlük bir arazi üzerinde yer almaktadır.

Büyük İskender’in genarellerinden Selevkos Nikator | M.Ö. 300’de Belkıs / Zeugma’nın ilk yerleşimi olan Selevkeya Euphrates kentini kurar. Belkıs / Zeugma , M.Ö. 64 yılında Roma İmparatorluğu’nun topraklarına katılır, ismi ise geçit ve köprü anlamına gelen Zeugma olarak değiştirilir. M.S. 256 yılında Sasani kralı Sapur | Belkıs / Zeugma’yı ele geçirerek kenti yakıp yıkar. Bu tarihten itibaren Zeugma bir daha kendini toparlayamaz ve Roma dönemindeki ihtişamına ulaşamaz. Belkıs / Zeugma ; M.S. 4.yüzyılda Geç Roma, M.S. 5. ve 6. yüzyıllarda ise Erken Bizans hakimiyetine girmiştir. M.S. 7. yüzyılda Arap akınları neticesinde Belkıs / Zeugma terk edilir. Daha sonraları M.S.10. ve 12. yüzyıllar arasında küçük bir Abbasi yerleşimi bölgede yer alır ve M.S. 17. yüzyıl da ise Belkıs köyü kurulur.
Belkıs / Zeugma , Kommagene Krallığı’nın dört önemli kentinden birisidir. Helenistik dönemde “Fırat Seleukeia”sı adıyla anılmış olan kent, Fırat Nehri üzerinde bir iskelesi bulunan ve Antakya’dan Çin’e uzanan İpek Yolu’nun Zeugma’dan geçmesi dolayısıyla önemli bir ticaret potansiyeline sahip antik bir şehirdir. Roma döneminde buraya Anadolu’lu askerlerden oluşturulan “Sikitia (İskit) Lejyonu” adı verilen askeri birlik konuşlandırılmıştır. Bu birlik daha sonraları, daha bir Romalı karekter kazanarak “Dördüncü Lejyon” adıyla görev yapmış olup, Zeugma’da özellikle asker karekterinin ağır bastığı bir nekropol heykeltraşlığı akımının başlamasına neden olmuştur.Bu alanda steller, kaya kabartmaları,heykeller ve sunaklar gibi değişik formlarda ortaya koyduğu örneklerden yeni oluşmaya başlayan Zeugma karekterini hissettirmiştir.Zeugma, Roma döneminde biraz da Lejyon merkezi olmanın verdiği canlılıkla oldukça zenginleşmiştir. Belkıs / Zeugma ile Fırat’nın karşı kıyısındaki Apameia kentine bağlantı sağlayan, büyük olasılıkla ağaç kütüklerinden yapılmış sallara dayanan ahşap bir köprü bulunmaktaydı. Nitekim burada o dönemin büyük bir gümrük olduğu ve azımsanmayacak miktarda bir sınır ticaretinin yapıldığı belirlenmiştir.Çünkü günümüzde İskeleüstü olarak adlandırılan tepede yapılan kazılar sonucunda bir arşiv odasında Bulla adı verilen 65.000 adet mühür baskısı ele geçirilmiştir.
Papirus, parşomen, para torbaları ve gümrük balyalarını mühürlemede kullanılan bu mühür baskıları Zeugma’da güçlü bir haberleşme ağının yanında büyük bir ticaretin yapıldığını da göstermektedir.
Fırat’ın kıyısından başlayarak batıya doğru 300 metre yükselen engebeli yamaçlar, akropol eteklerine kadar yerleşim yeridir. Bu yamaçlarının güney ve batı kesimi nekropol, doğu ve kuzeydoğu tarafları mahalleler, kuzey kesimi ise kentin yönetimi ve toplumsal bölümleri ile lejyon bölgesi idi. Akropol’ün üzerinde ise, kentin adına bastırılan Zeugma sikkelerinde sıkça rastlanan Tykhe Tapınağı bulunmaktaydı.
Şimdiki haliyle şehir, yaklaşık 4-5 metre kalınlıkta toprak dolgu altındadır ve bütün alan Antep fıstığı ağaçlarıyla kaplıdır.Toprak üzerinde ise sadece birkaç yapı izi ile birkaç mimari parça izlenebilmektedir.Uzun yıllardan beri kaçak kazı ve tarihi eser kaçakçılığına maruz kalan bölge önemini 1992 yılında kaçakçılara karşı Gaziantep Müzesi’nce Arkeolog Dr. Rıfat ERGEÇ başkanlığında başlayan kazılarla göstermiştir.İlk kazılarda bir Roma villası ortaya çıkarılmıştır.Daha sonraları iki villanın teras mozaikleri çıkarılarak Gaziantep Müzesi’ne taşınmıştır. Belkıs / Zeugma da 1987, 1992-1997,1993-1994,1996-1998 ve 1998-1999 dönemlerinde zaman zaman yabancı Üniversitelerden Arkeolog ve ekiplerin katıldığı arkeolojik kazılar yapılarak çok kaliteli bronz eşyalar ve heykelcikler (bronzdan kanatlı ayaklar) , sikkeler, heykeller, mezar stelleri ve kabartmalar elde edilmiştir. Bu eserler Gaziantep Müzesi Belkıs / Zeugma Salonunda sergilenmektedir. Zeugma kentinin ileri gelenleri, zenginleri, yüksek rütbeli subayları gibi elit tabakanın oturduğu anlaşılan villalar bölgesi tamamen Fırat manzarasına hakim ve güney rüzgarlarına açıktır.
1992 yılında yapılan kazılarda ortaya çıkarılan M.S. 2. yüzyıla tarihlenen Roma villasında Atriumlu plana sahip olan evin baş odası (tablinium) ve önündeki galeride sanat değeri çok yüksek mozaikler bulunmuştur.7,5 x 3,75 metre boyutunda olan mozaik döşemede üzüm ve şarap tanrısı Dionysos ve karısı Ariadne’nin düğün merasimi tasvir edilmiştir.Fırat taşlarıyla işlenmiş olan mozaiklerde, tonlarıyla birlikte 13 renk kullanılmıştır.Bu sanat değeri çok yüksek olan mozaikler yerinde korunarak sergilenmek üzere önlemler alınarak ziyarete açılmıştır.Fakat ülkemizin bir çok bölgesinde olduğu gibi bu sanat şaheserinin de 2/3’ü, 1998 yılı Haziran ayı içerisinde bazı şahıslar tarafından yerinden sökülerek çalınmıştır.Dionysos’un düğün merasiminin işlendiği bu eşsiz mozaiğin çalınmasının ardından kalan diğer parçalar korunması için yerinden sökülerek Gaziantep Müze Müdürlüğü’ne taşınmıştır.
Baraj inşaatının başlayacağını göz önünde bulunduran Kültür Bakanlığı, 1995 yılında Gaziantep Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Nautes Üniversitesi’nden bir Fransız arkeleoji ekibinin katılımıyla yoğun kurtarma kazılarını başlatmıştır.
1999 yılı sonbaharında Mezar üstü mevkiinde ilk buluntuların ortaya çıkarıldığı alanla, Zeugma uluslararası bir üne kavuşmuştur. Bundan sonra Gaziantep Valisi başkanlığındaki İl Encümen üyelerinin destekleriyle Gaziantep Valiliği İl Özel İdaresinden sağlanan kaynaklarla Gaziantep Arkeoloji Müzesi’nce kurtarma kazılarına hız verilmiş olup, bu kazılarda iki Roma villası tamamıyla gün ışığına çıkartılmıştır.M.S.256 yılında Sasani saldırısıyla yakılıp yıkılan ve yangın katının altında kalan bu villalar; birinci katın eriyen ker*** duvarları, daha sonra da yukarı teraslardan akıp gelen 3 metre kalınlığında erozyon toprağı ile örtülerek günümüze kadar korunmuştur.Bu sebeple oda içlerinde çok sayıda sikke, bronz şamdan, pişmiş topraktan kandil ve çömlekler, mozaikler ve freskler ele geçirilmiştir. Ayrıca sırt üstü yatar şekilde duran bir MARS heykeli de bulunmuştur. Kurtarma kazılarına devam edilmekte olup,kazı alanlarından çıkartılan mozaikler ve diğer tarihi eserler su altında kalmaktan kurtarılarak Gaziantep Arkeoloji Müzesi’ne taşınmıştır.Bu kurtarma kazılarına merkezi Gaziantep’te bulunan Sanko Holding’in ve Birecik Barajı Konsorsiyumu’nun katkıları olmuştur.
Bir anlamda Anadolu’nun kapısı sayılan iki önemli geçide Fırat Nehri sadece iki yerden izin vermiştir.Bunlardan birincisi Samsat (Samosata), diğeri de Belkıs / Zeugma’dır.
Samsat, Atatürk Barajı’nın suları altında kalmıştır.Birecik Baraj gölünde su tutulma işleminin tamamlanmasıyla birlikte Belkıs / Zeugma’nın yaklaşık 1/5’lik bölümü sular altında kalacaktır. Merkezi ABD’de bulunan PACKART Humanity Institute’ün maddi destekleri ve GAP İdaresi Başkanlığı’nın aracılığıyla;bu bölgede su tutulma işlemleri sona erene kadar Gaziantep Müze Müdürlüğü başkanlığında çok uluslu bir ekip kazı, belgeleme ve kurtarma çalışmalarına devam edilmektedir.


TİLMEN HÖYÜK
Tilmen Höyük, İslahiye ilçesinin 10 km. uzaklıktadır. Bölgenin en büyük höyüklerinden olup 24 metre yüksekliktedir.Yapılan kazılardan buranın M.Ö. 3 bin yılının son döneminde büyük bir şehir olduğu ortaya çıkmıştır.Şehir iç ve dış kaleden oluşmaktadır.Kalenin surları büyük ve düzgün kesme taşlardan yapılmıştır.




YESEMEK
Gaziantep Müze Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyet gösteren Yesemek Açık Hava Müzesi, İslahiye ilçesinin güneydoğusundaki yamacın üzerinde yer alır. Bu yamaç “Karatepe Sırtı” adı ile tanınmakta olup, Kurt Dağı’nın güney uzantısını teşkil etmektedir. Müze’nin İslahiye ilçesine uzaklığı 23 km. Gaziantep’e uzaklığı ise 113 km. olup yolu asfalttır. Ulaşım İslahiye ilçesinden olduğu gibi Hatay’a bağlı Akbez yolu ayrımından Kilis iline giden yolla da sağlanmaktadır.
Müze; yayınlara “Yesemek Taş Ocağı ve Heykel Atölyesi” olarak geçmiştir. Arazi menekşemsi gri renkte, dolarit diye de tanımlanan bazalt taşlardan oluşmaktadır. Bazalt taşlar gayet sert ve çok ince gözenekli olup son derece kalitelidir.

Yesemek ilk defa 1890 yılında Zincirli’de (Sam’al) kazı yapan Felix Von LUSCHAN tarafından keşfedilmiştir. Buradaki sistemli araştırma ve kazı çalışmaları 1958 – 1961 yılları arasında Prof. Dr. Bahadır ALKIM başkanlığındaki bir ekip tarafından yürütülmüş ve 200’e yakın heykel taslağı çıkarılmıştır. Geçtiğimiz yıllarda ise Arkeolog İlhan TEMİZSOY tarafından yapılan arkeolojik kazılarda toprak altında kalan heykellerin gün ışığına çıkarılması ile 300 adet yontu ve heykel taslağına ulaşılmış; sözkonusu alan Gaziantep Müzesi Müdürlüğü tarafından çevre düzenlemesi yapılarak Açık Hava Müzesi haline getirilmiştir.
Yapılan araştırmalar atölyenin, bölgenin Hitit hakimiyetine girdiği, İmparator Suppilluma I zamanında yani M.Ö. 1375 – 1335 tarihleri arasında işletmeye açıldığını ve burada yörenin yerli halkı Hurlar’ın çalıştırıldığını göstermektedir. Hitit İmparatorluğu, şehirlerinin deniz kavimlerince tek tek ele geçirilmesiyle yıkılmaya yüz tutmuş ve Güneydoğu Anadolu’ya çekilerek feodal krallıklar haline gelmiştir. Hititlerin bu döneminde Genç Hitit Dönemi adı verilmektedir. Kurulan bu krallıklardan biri olan Sam’al(Zincirli) krallığı krallığı M.Ö. IX. Yüzyılda Yesemek’inde içinde bulunduğu bu bölgeye hakim bir krallıktır. Bu yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren atölye tekrar faaliyete geçmiştir. Bu devrede yapılan heykellerde bölgenin siyasi durumu nedeni ile Asur, Hitit ve Suriye unsurları görülmektedir.Daha sonra bu bölgeye gelen Aramiler de heykellere kendi izlerini bırakmışlardır. Birçok devletin çeşitli izlerini taşıyan bu bölge, sanatsal açıdan daha önemli bir konuma gelmiştir. Sam’al krallığı M.Ö. VIII. Yüzyılın son çeyreğinde Asurlular tarafından yıkılmış ve bölge Asur egemenliğine girmiştir. Bu dönemden sonra taş ocağı heykel atölyesi işlerliğini kaybetmiş ve çalışan halk burayı terk etmiştir. İşte o zamandan 1890 yılına kadar yesemek susmuş ve beklemiştir.
Yaklaşık 100.000metrekare alanı kaplayan Yesemek Taş Ocağı ve Heykel Atölyesinin nasıl işletildiği, bu çalışmalarda hangi teknik ve malzemelerin kullanıldığı yerinde örnekleri ile adım adım izlenebilmektedir. Taş bloklar çıkartılmadan önce bazalt sivrilerinin yüzeyleri balyoz, çekiç ve taşçı kalemi ile düzeltilmekte olup bu aşamalardan sonra taşın kenarları, daha sonra da orta kısımları düzeltilmektedir. Kesilmek istenen blok kenarına oyuklar açılmakta ve bu oyuklara kuru ağaç sıkıştırılmakta, kuru ağaçlar ıslatılınca genişlemekte ve oluşan basınçla çatlaklar meydana gelmektedir. Bu çatlaklar balyoz kamalarla genişlemekte ve kaya ana kütleden ayrılmaktadır. Taş ocağında hazırlanmış bu bloklar dağın yanındaki heykel atölyesine getirilmekte ve burada şekiller, şanlonlar ile bloklar üzerine çizilmektedir. İlk aşamada bu şeklin konturları kabaca belirlenmekte, daha sonra bazı detaylar işlenerek yer yer perdahlanmaktadır. Üçüncü aşama olarak detayların daha özenli işlendiği ve daha ince perdahlanarak düzeltildiği görülmektedir. Eserin en son rötuşlarının ise kullanıldığı mimari yapı içinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bütün evrelere ait yontu taslaklarını bugün Açık Hava Müzesinde yerinde izlemek mümkündür.
Yesemek açık hava müzesinde 300’ün üzerinde yontu taslağı mevcuttur. Bunlar sfenksler, aslanlar, dağ tanrıları, savaş arabaları, karışık yaratıklar ve çeşitli mimari parçalardan oluşan zengin bir kolleksiyondur.
Sonuç olarak büyük bir organizasyon ile işletildiği anlaşılan Yesemek Taş Ocağı ve Heykel Atölyesi taşların ocaktan kesilmesi yontu taslaklarının hazırlanması ve tamamlanmasına kadarki evrelerin teker teker örnekleri ile görülebileceği dünyada eşi başka bir benzeri olmayan heykel okulu niteliğindedir.
O dönemde bu büyüklükte bir sahayı kaplayan atölyeye ve atölyede meslek icra eden heykeltraş sayısına, günümüzde meydana gelen teknolojik ve sanatsal gelişmeye rağmen ulaşmak mümkün olamamıştır. Bu da o dönemde burada yaşayan insan topluluklarının sanata verdiği önemin büyüklüğünü göstermektedir.

Eklenmiş Resimin Önizlemesi
gaziantep'in gezilmesi gereken tarihi yerleri-gaziantep.jpg  
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları

Konu bulut tarafından (06.05.08 saat 11:13 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 06.05.08, 13:15
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.966
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: gaziantep'in gezilmesi gereken tarihi yerleri

Mozaikler kenti Gaziantep
Kentle özdeşleşen Zeugma Mozaikleri, dünden bugüne köprü kuran nostaljik çarşıları, zengin yöresel mutfağı, çeşitli dini inançların merkezi olmuş ören yerleri ve kaleleriyle Gaziantep, tarihe ve kültüre ilgi duyanları bekliyor.
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları

NuveRadyo Linki
Flatcast Tema Yapımı
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Corel PHOTO-PAINT Dersleri
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 06.05.08, 16:24
safran çiçeği - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Doçent
 
Üyelik tarihi: Nov 2006
Nereden: Dünya' dan...
İletiler: 4.785
safran çiçeği öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!safran çiçeği öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!safran çiçeği öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!safran çiçeği öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!safran çiçeği öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!safran çiçeği öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!safran çiçeği öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!safran çiçeği öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!safran çiçeği öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!safran çiçeği öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!safran çiçeği öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: gaziantep'in gezilmesi gereken tarihi yerleri

Yöreni anlatan bu güzel paylaşım için teşk ederim...
Umarım bir gün görmek de kısmet olur...
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
gaziantep'in, gereken, gezilmesi, tarihi, yerleri

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 19:11 .