|
#1
|
|
07.04.08, 02:28
ben ITP ( idyopik trombosit purpura )rahatsızlığim nedeniyle spenektomi ameliyatı oldum (dalağım alındı)tsk da görev yapamaz d45 f7 raporu verdiler ben 2002 yılında astsubay olmuştum geri döne bilirmiyim adi malül oluyormuş ne yapmam gerekiyor. |
| mujo44 kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
CiwCiw (24.05.08) | ||
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| Alıntı:
sanırım bu cevabı. türk silahlı kuvvetleri, genelkurmay başkanlığı sitesinden ,bilgi edinme forumuna girip ikna edici gerçek sonuca ulaşabilirsiniz. teşekkürler geçmiş olsun arkadaşım... oğuz gölçik yazar...
__________________ Oğuz Gölcik Yazıları |
|
#3
| ||||
| ||||
| merhaba. idiopatik trombositopenik purpura ITP İdiopatik trombositopenik purpura (ITP), IgG antitrom-bosit faktörlere maruz kalan trombositlerin destrüksiy-onunun sebep olduğu edinsel bir hastalıktır. Dalak bu faktörlerin kaynağı ve uyarılmış trombositlerin sekestrasyon ve destrüksiyonunun en büyük merkezidir. Klinik bozukluk, kemik iliğindeki normal veya artmış sayıdaki megakaryositlerin varlığında ve trombositopeniye neden olacak herhangi bir sistemik hastalık veya ilaç alımı yokluğunda, dolaşımdaki trombisitlerin sayısındaki belirgin bir artışla karakterizedir. ITP otoimmün hemolitik bir anemi ile birlikte olabilir. HIV pozitif bazı hastalarda ITP oluşabilir ve AİDS'in bir parçası olabilir. ITP, sistemik lupus eritematozis (SLE)'in de bir komponentidir. ITP'nin klinik belirtileri şunları içermektedir: ekimoz, purpura, dişetlerinde kanama, vajinal kanama, gastointestinal kanama ve hematüri. Kanama nadiren yoğun ve mensturasyon sırasında oluşarak zaman zaman sikliktir. Ölümcül olabilen intrakraniel kanama olguların % 1-2'sinde ve genellikle hastalığın erken döneminde oluşmaktadır. Dalak karakteristik olarak küçük veya normal büyüklüktedir. Trombosit sayısı genellikle 50,000/mm3 veya altına düşer ve zaman zaman kansayımı veya periferik yaymada hiç trombosit saptanmaz. Kemik iliğindeki megakaryositler sitoplazmik degranülasyon, değişik oranlarda sitoplazmik vakuolizasyon ve olağan psödopod-içeren granülsüz trombosit görünümünün kaybolmasıyla karakterizedir. Erişkinlerdeki başlangıç tedavisi genellikle 6-8 haftalık steroid tedavisini, intravenöz gamaglobulin ve zaman zaman yapılan plazmoferez tedavisini içermektedir. Eğer hasta trombosit sayısı 80,000/mm3'ün üzerine çıkacak şekilde tedaviye cevap vermezse splenektomi yapılır. Hasta tedaviye cevap verir ve steroidler azaltıldığında veya kesildiğinde trombositopeni nüksederse splenektomi endikedir. İntrakraniel kanama belirtileri varsa acil splenektomi yapılmalıdır. Aynı kriterler SLE, HIV ve AİDS'li hastalarda da geçerlidir. Çocuklarda trombositopeni genellikle akuttur ve kendiliğinden sınırlanır; splenektomi nadiren gerekmektedir. Trombosit sayısı sıfıra yaklaşan hastalarda intraoperatif kullanım için trombosit solüsyonları hazırlanır, fakat preop-eratif olarak verilmez. İntraoperatif trombosit tedavisi sadece dalak çıkarıldiktan sonra diffüz kanama devam ediyorsa uygulanır. Medikal tedavi ile ITP'lı hastaların yaklaşık % 15'inde kalıcı kür sağlanmaktadır. Splenektomi uygulanan hastaların % 75 ile 85'inde trombositopeniye dönük kalıcı kür sağlanmaktadır. Trombosit sayıları düşük kalan bu hastalarda bile nüks peteşi ve ekimoz nadiren oluşmaktadır. Operatif işlemin ayrılmaz bir parçası ITP'lı hastaların % 15-30'unda varolduğu bildirilmiş olan aksesuar dalağın dikkatli bir şekilde aranmasıdır. Splenektomiden sonra trombosit sayısındaki yetersiz bir artış veya nüks trombositopeni, teknisyum sintigrafisi ile saptanabilen ve çıkarılması kalıcı bir kür sağlayabilen aksesuar bir dalağa bağlı olabilir. alıntıdır. (bilgilendirme amacıyla kopyaladım forum müdavimlerini) oğuz gölçik yazar...
__________________ Oğuz Gölcik Yazıları |
|
#4
| |||
| |||
| Alıntı:
Sorunun cevabına gelince; Personelin TSK'de görev yapıp yapamayacağına TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'ne göre karar verilir. Şu halde bu yönetmeliğe bakmamız gerekiyor. İşte senin hastalığının geçtiği madde: Madde 35 - (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.) A) 1. (Değişik fıkra: 7/1/2002-2002/3627 S.B.K.Yön/1.; Değişik fıkra: 30/09/2005-2005/9492 S.B.K. Yön/3.mad) Sekonder Polisitemiler. 2. (Değişik fıkra: 30/09/2005-2005/9492 S.B.K. Yön/3.mad) Anemi, lökopeni, trombositopeni ve benign monoklonal gamapatiler ve hiçbir klinik belirti vermeyen taşıyıcı durumundaki hemoglobinopatiler. NOT: Hiçbir klinik belirti vermeyen taşıyıcı durumundaki hemoglobinopatiler bulunan Kara Havacılık sınıfı uçucular taarruz helikopterlerinde uçamazlar. B) (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.) 1. Eritrosit enzim defektleri, membran defektleri, hafif koagulasyon ve hemostaz bozuklukları, methemoglobinemiler. 2. Tam remisyonda akut ve kronik lösemiler ve tam remisyonda lenfomalar, kemik iliği transplantasyonlular, diğer remisyonda hematolojik maligniteler, remisyonda myelodisplastik sendromlar, diğer remisyonda myeloproliferatif hastalıklar. 3. Kronik idiopatik trombositopenik purpura (ITP), pansitopeniler. C) 35 inci Maddenin A,B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri. D) 1. Remisyona girmeyen hematolojik maligniteler, ağır koagülasyon ve hemostaz defektleri, homozigot hemoglobinopatiler ve diğer iyileşme sağlanamayan kan hastalıkları. Yönetmeliğe göre Kronik ITP hastalığı 35. madde B bendi 3. fıkrasına giriyor. Şimdi hastalığının hangi maddeye girdiğini tespit ettikten sonra 19.2.2002 TARİH VE 24676 SAYILI RESMİ GAZETE'de yayınlanan çizelgelere bakarak hangi sınıflarda görev yapıp yapamayacağına bakmalıyız. Çizelgeleri incelediğimizde ise Kronik ITP hastalığı için tüm sınıflar için " - " işareti konduğunu görüyoruz. Peki bu ne anlama geliyor. Bunu da TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nden alıntı yaparak cevaplayayım; Madde 91 / 5. Bend: 1 ve 2 numaralı Sınıflandırma Çizelgelerinde bütün sınıflarda eksi (-) işaretli fıkralarda gösterilen hastalık ve arızası bulunan personeli Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz kararı verilir. Sonuç olarak benim araştırıp edindiğim bilgiler böyle. Sen yine de araştırmaya devam et. Bu aşamada şu soru aklıma takılıyor. Hastalığını ITP olarak tanımlamışsın fakat Kronik olup olmadığını netleştirmen gerekiyor. Çünkü yukarıda verdiğim bilgiler Kronik ITP hastaları için geçerli. Acil şifalar diliyorum. Daha detaylı bilgi için: narasabr@yahoo.com basaran2006@gmail.com |
| narasabr kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
CiwCiw (24.05.08) | ||
|
#5
| |||
| |||
| TEŞEKÜR EDERİM yazılarınız için şimdi 31-6 dan dilekçemi verdim bekliyorum kronik mi değilmi bilmiyorum araştırıp size yazarım teşekürler |
|
#6
| |||
| |||
| teşekürler öğrenince size bilgi vereyim saolun |
|
#7
| |||
| |||
| Türkiye Klinikleri - İdiopatik Trombositopenik Purpura adresindeki tanıma göre; Trombositopeninin 6 aydan daha uzun süre devam etmesi kronik İTP olarak tanımlanır. Şu halde trombositopeni'nin tanımına bakmalıyız. Trombositopeni - tanımı ise; Trombositopeni trombosit sayısının azlığına verilen isimdir. Genel olarak sağlıklı bir insanın trombosit sayımı 150.000 - 450.000 mm3 arasında değişir. Trombosit sayısının 150.000/mm3'den az olması trombositopeni olarak tanımlanır. Sonuç olarak, senin kanındaki trombosit sayısı 6 aydan daha uzun süre 150.000/mm3'den az olduğu için Kronik ITP teşhisi kondu ve ilgili yönerge gereği işlem yapıldı. Umarım açıklayıcı olmuştur. |
|
#8
| |||
| |||
| hocam hastalığım kronik ıtp gata prof.kurulundan görev yapar kararı çıkabilirmi su an ilaç vs. hiçbirşey kullanmıyorum değerlerim de normal çıkabilmesi için ne yapabilirim |
|
#9
| |||
| |||
| Kaygını çok iyi anlıyorum, çünkü benzer sıkıntıyı bende yaşıyorum. Hastalığın ismi ITP (İdyopatik Trombosositopenik Purpura). Idyopatik sözcüğünün kelime anlamı "sebebi bilinmeyen" demek. Yani hastalık tanımlanırken bile belirsiz bir hastalık olarak adlandırılmış. Trombosit sayısını nasıl yükselteceğin konusunda çeşitli öneriler var fakat ne kadar işe yaradığını bilmiyorum. Bana mail atarsan daha detaylı görüşebliriz. Selamlar |
|
#10
| |||
| |||
| Alıntı:
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ SAĞLIK YETENEĞİ YÖNETMELİĞİ (MADDE 31) 6) (Değişik bent: 30/01/1997 - 97/9106 K.;Değişik bend: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/7. mad;Değişik bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/5.mad) "Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görev Yapamaz" raporu alan ve organ kaybı veya organ zafiyeti bulunan subay, astsubay ve uzman jandarmaların raporları, ilgili kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına gönderilir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından söz konusu personelin malullük durumunun tespit edilmesini müteakip, organ kaybı veya organ zafiyeti bulunan personelden kendi istekleriyle müracaat edip bu istekleri, bilgi ve tecrübelerinin sınıfı için faydalı olması ve fiziki noksanlıklarını kapatabilmesi nedeniyle mensup olduğu kuvvet komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından uygun görülenler, kuvvet komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığınca Gülhane Askeri Tıp Akademisi Profesörler Sağlık Kuruluna sevk edilir. Sevk yazısında görevlendirilecekleri yerlerde çalışmaya uygun olup olmadığının tayin edilmesi istenir. Profesörler Sağlık Kurulunca bu kişiler hakkında "Belirtilen Görevleri Yapar" veya "Belirtilen Görevleri Yapamaz" şeklinde karar verilir. Profesörler Sağlık Kurulu kararında bu personelin kontrol muayenelerinin yapılıp yapılmayacağı ya da hangi aralıklarla yapılacağı da belirtilir ve "Belirtilen Görevleri Yapar" kararı alanların raporları Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca onaylanıp, kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından, Genelkurmay Başkanlığının onayı alındıktan sonra uygun göreve ataması yapılır. Müteakiben personelin durumu ilgili kuvvet komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına bildirilir. Bu madde seniin işine yarayabilir!!!! |
| narasabr kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
CiwCiw (27.05.08) | ||
| Sponsorlar |
| |