|
#1
|
Bunlara Baktınız mı?
02.04.07, 23:56
Dink cinayetinde dört boyut… Dink cinayetinin neresindeyiz? Cinayet iki aylık aradan sonra yeniden günlerdir gazete manşetlerini süslüyor. Neler oluyor? Şu aşamada cinayet sonrası ya da soruşturma etrafındaki gelişmeleri dört alana bölmek mümkün… Bunlardan birincisi Dink cinayetinde ihmal ve görevi yerine getirmeme nedeniyle başlatılan idari soruşturmalar ayağıdır. İkincisi emniyet içi gerginlik ve çatışma meselesidir. Bu çatışma çerçevesinde cinayetle ilgili emniyet mahreçli kimi önemli bilgiler basına yansımış ve bu gelişme savcıları harekete geçirecek uyarıcı bir etki yapmıştır. Üçüncü ayak basına sızan hayati bilgilerdir. Dördüncü ayak ise cinayette azmettirici zanlıların temasta olduğu diğer kişilerin tutuklanması, tutuklama halkasının genişlemesidir… Gelişmeleri anlamak için bu dört parçayı bir bütün olarak ele almak gerekir. Sanırız "gerçek", bunların her birinin içinden çıkarılacak parçaların birleştirilmesiyle ortaya çıkacaktır. Peki bu alanlarda ne tür gelişmeler yaşanmaktadır? Birinci ayağın, yani cinayette ihmalle ilgili müfettiş soruşturmalarının sonuç ve etkisi beklendiği gibi olmamıştır. Tersine, hazırlanmaları, sonuçları ve yetersizlikleri itibariyle bu raporların cinayetle ve ihmal silsilesiyle doğrudan ilgileri zayıftır. Raporlar "maktülle ilgili tedbir" sorusunu öne almış, "katil ve azmettiricilere yönelik takip ve tedbir meselesi"ni ikinci plana itmiştir. Örneğin neden Yasin Hayal ve çevresinin daha yakından izlenmediği, muhbir-azmettirici Erhan Tuncel'in polis içindeki bağlantıları, yani bilgi aktardığı kişiler raporlara yansımamıştır. Bu nitelikleriyle raporlar adeta ihmal faturasını belli kişilere, sınırlı olarak kesme ve dosyanın geri kalan kısmını kapalı tutma işlevini üstlenmişlerdir. Bununla birlikte müfettiş raporları bir başka mekanizmayı tetiklemiştir. Raporların faturayı sadece İstanbul Emniyeti'ne, daha doğrusu İstanbul Emniyeti İstihbarat Şubesi'ne kesmesi, bu şubeden Trabzon ve Ankara'nın sorumluluklarına vurgu yapan kimi bilgilerin basına sızdırılmasına yol açmıştır. Nitekim bu bilgiler nitelikleri itibariyle Trabzon ve Ankara'yı bilgi karartmakla suçlamaktadır. Buna karşılık dün Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Hürriyet Gazetesi aracılığıyla bu suçlamalara yanıt vermiştir. Verilen yanıtlar söz konusu bilgilerin hem doğrulanması hem biraz daha deşilmesiyle sonuçlanmıştır. Örneğin Tuncel'den bilgi alan polis memurunun cinayet gecesi Ankara'nın talebi üzerine Tuncel'i aradığı teyit edilmiştir. En önemli ve verimli ayak üçüncüsüdür. Erhan Tuncel'in ilişkide olduğu polis memurunun, cinayetten hemen sonra Erhan Tuncel'i arayıp "sizinkiler mi yaptı, bana anlattığınız gibi mi yapıldı" demesinin ortaya çıkması, yani cinayetten önce cinayetin nasıl işleneceğine dair ayrıntılı bilgilere sahip olduğunun anlaşılması bile soruşturma açısından hayatidir. Zira hem muhbir hem azmettirici olan Tuncel'in arkasındaki hem sivil hem resmi kişiler ve yapı cinayet emrini veren gerçek odağa işaret etmektedir. Dördüncü ayak, yani gözaltı ve tutuklama halkasının genişlemesi, azmettiricilerin temasta oldukları kişilere ve doğal siyasi çevrelerine işaret etmektedir. Nitekim biri Trabzon İl Başkanı olmak üzere 4 BBP'linin gözaltına alınması bu ayağın bir parçasıdır. Şu aşamada cinayetle kanımızca ilişkisi net değildir. Ancak katilin ve azmettiricilerin geniş ilişki halkalarını görmek açısından anlamlıdır. Alperen Ocakları, BBP gibi siyasi yapıların, cinayetle doğrudan ilişkilerinin olmadığı varsayılsa bile, ne tür bir insan ve zihniyet havuzu oluşturduğu ortadadır. Bu havuzdan masumiyet üremesi mümkün olmadığı gibi, bu havuzun ve benzer diğer havuzların Dink cinayetiyle ilgili kalıntılar içerdikleri akla yakın bir ihtimaldir. İşte bulunduğumuz nokta… İşte soruşturmanın insana hem umut hem umutsuzluk zerkeden pistleri
__________________ |
| Sponsorlar |
| |