iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 10:42 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Toplum ve Yaşam » Siyaset » Cumhurbaşkanlığı seçimi üzerine bir bilen

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 09.04.07, 14:07
Standart Cumhurbaşkanlığı seçimi üzerine bir bilen

09.04.07, 14:07



Geçmişte yaptıkları,yapacaklarının garantisini en iyi bir şekilde verebilen,bir bilenin kaleminden...Bir bilen olunca her şey nasılda kolay anlaşılıyor,dostlar,övünçle sunar ve paylaşırım:

.....Cumhurbaşkanlığı seçimi üzerine
Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin görüşleri doğrudur. Yeni bir kural getirmemekte, yürürlükteki kuralın nasıl uygulanması gerektiğini bir hukukçuya yaraşır biçimde açıklamaktadır. Kızmak, kötü sözlerle yanıt vermek, “zorlama” olarak nitelemek, hukuk siyasallaştırmak kimseye yarar getirmez. Önemli olan, her işlemin ve oluşumun hukuka uygunlukla gerçekleşmesi, herkesin bu doğrultuda katkıda bulunmasıdır. Karışıklık sanırım yanlış anlamadan ve kimi sözcüklerin yerinde kullanılmamasından kaynaklanmaktadır. Duraksama, daha çok “toplantı yeter sayısı”yla “açılış”ın birbirine karıştırılmasından doğmaktadır. TBMM’nin toplantıları, oturumları Anayasa’nın 96. maddesine göre gündemdeki konuyla ilgili kurallara başka bir yöntem ya da sayı öngörülmemişse üye tamsayısının en az üçte biri (184 milletvekili) ile açılır. Anayasa’da bu durum “toplantı” sözcüğüyle anlatılmıştır. Yine 96. maddenin yollamasıyla Cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili 102. maddeye bakıldığında seçimin üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu (367 milletvekili) ve gizli oyla yapılacağı açıklığı görülmektedir. Cumhurbaşkanı’nın etkinliği, önemi, görev ve yetkilerinin değeri konusunda bir şey söylemek gereksizdir. Hepsi bellidir. Oturumun genel kural 96. maddeye göre 184 üyenin varlığıyla açılmasından sonra seçime geçilir. Seçimde, bir kişinin 102. maddede öngörülen en az 367 oyu alabileceği sayıda üyenin bulunması zorunludur. Bu sayı da seçim sonrası gizli oyların sayılmasıyla anlaşılır. Bu sayıyı gösteren bir katılma olmamışsa oylama (1.tur) yapılmamış sayılır. Anayasa’nın amaçladığı 367 üyenin oy kullanması gerçekleşmemiştir. 367 üyenin oylarının dağılması önemli değildir. Tüm katılanların en az 367 olması asıldır. Oturuma tüm milletvekilleri katılsalar, hiç boş sıra kalmasa, ama ilk oylamada sandıktan 367’den az oy çıksa durum aynıdır, ikinci oylamaya geçilemez. Birinci oylamanın yeniden yapılması gerekir. 367 sayısını buluncaya değin. Anayasa, milletvekillerinden seçimin geçerli olmasını sağlayan 367 katılım özenini beklemektedir. Sonuç alma-oluşum ilgili maddedeki koşul ve yönteme bağlıdır. 102. madde bu gereği ortaya getirmiştir. Böyle bir koşul olmasaydı o zaman tümüyle 96. madde uygulanırdı. Milletvekilleri başlangıçtaki 184’ü geçseler ya da başlangıçta 550’den daha aza inseler de aranacak sayı seçim sandığındaki 367 oydur. İkinci oylama da böyle 367 oy aranır. Ancak birinci oylamadan en az üç gün sonra oylama yapılır. Üçüncü oylamada 276 katılım gerekir. Katılım 276 veya daha fazla olur da bir aday bunu alamazsa yine en az üç gün sonra yapılacak dördüncü oylamada üçüncü oylamada en çok oyu alan iki kişi arasında seçim sürdürülür ve 276 oy alan kazanır. Adaylardan hiçbirisi bu sayıyı tutturamazsa TBMM seçimleri yenilenir. Durum kanımca böyledir. Yalın biçimde böyle anlatabilirim.
Seçim düzene aykırı olursa Anayasa Mahkemesi’ne iptali istemiyle götürülebilir. 1996 yılında TBMM İçtüzüğü’ne eklenen 121 madde kuralı Cumhurbaşkanı seçimlerinin Anayasa’nın 102. maddesi gereğince yapılacağını öngördüğünden, 102. maddeye aykırı seçim İçtüzüğün eylemli değişikliği sayılarak Anayasa Mahkemesi’nce denetlenir.
Seçimin geçerlik koşulu 102. maddedeki koşuldur. Sabih Kanadoğlu da buna dayanmaktadır. 367 olmadan toplantı yapılamayacağına ilişkin görüş yanlıştır. Sonuç alınması ve oylamanın geçerli sayılması, ikinci oylamaya geçilmesi için, ikinciden de üçüncüye geçilmesi için 367 üyenin oy kullanmış olması aranacaktır. Bu, kişisel bir istem değil, anayasal ve hukuksal bir gerekliliktir.
Yekta Güngör Özden hocam,saygılar..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar