iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 10:05 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Toplum ve Yaşam » Siyaset » ABD,TÜRKİYE savaşı ne zaman olacak?

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 03.06.07, 14:32
Standart ABD,TÜRKİYE savaşı ne zaman olacak?

03.06.07, 14:32



Türkiye ile ABD arasındaki savaş mı?
Bu da nereden çıktı?
Aylardır söylüyor,yazıyor çiziyoruz.Bazı okuyucular destekliyor,bir kısım okuyuıcular ise saçmalık olarak görüyor.
Bir yazımda söylemiş idim.Sayın Kezban Hatemi'nin bir TV de yaptığı konuşma da,eski bir CIA ajanının anılarını derlediği bir kitabı okuduğunu ve bu kitabı ABD'nin piyasadan toplattığını söylemiş ve sadece 5 adet olarak ABD tarafından bulunamadığını,toplatılamadığını belirtmiş idi.
O bulunamayan 5 adetten birisinin de kendisi tarafından okunduğunu ve bunu tam olarak okuduğunuz da çıkan anlamın şu olduğunu söylemiş demiş,bir yazımda bundan bahsetmiş idim.
Kısaca ABD'nin yaptığı tüm hazırlıkların Türkiye'yi bölmek için yaptığını ve bu bölme işlemindeki BOP serüveninin son ayağının Türkiye olduğunu,sayın Hatemi kitabı okuyunca anlaşıldığını söylemiş idi.
Kitabın yazarı da sonradan öldü mü öldürüldü mü belli olmayan bir şekilde hayta veda etmiş idi.
Şu an o kitabın adı da,yazarının adı da aklımda değil.
Zira okumadığı şey insanın aklında tam olarak kalmıyor.
Neyse konuya dönelim.
ABD'nin Türkiye üzerindeki oyunlarını nereden başlamalı,neresinden anlatmalı diye düşünürsek aslında Kurtuluş savaşı ile başlaması gerektiğini sanırım ki hepimiz artık fark ediyoruz.
Şimdilere dönecek olursak,bir Kuzey Irak lafı dolanıp gidiyor.
Kuzey Irak neresidir?
Böyle bir devlet mi var?Neden Irak'ın Kuzeyi değil de Kuzey Irak?
Hiç dikkatinizi çekiyor mu?
Son zamanlarda artık hem basında,hem köşe yazarlarında,hem de birçok yazışmalarda artık Kuzey Irak sözcüğü anlam kazanmış bulunuyor.
Yani BOP projesinin devreye sokulduğundan bu yana ne yazık ki beyin kontrolünde bayağı ilerleme kaydeden ABD,artık bu ilerlemeyi fiiliyata dökme zamanının geldiğini söylemektedir.
Bunun en iyi uygulama alanı da yine Türkiye üzerinden yapılacağı kesinleşmekte ve biz ne yazık ki seyirci olarak bakmaya devam etmekteyiz.
Bir kere ABD,Afganistan ile başlattığı hareketi Irak ile devam ettirmekte hem de Türkiye'yi parçalama hareketini hızlandırmaktadır.
Afganistan'ı Komünizme kaptırmamanın mücadelesini verirken nasıl ki Taliban adında bir yönetim oluşturdu ve sonra da Taliban'ın demokrasi ile bağdaşmadığını söyleyerek ortadan kaldırdı ise aynı uygulamayı Saddam için de yapmıştır.

Ta ki saddam iki büyük hata(ABD'ye göre hata)yapana kadar.
1-Yeraltı kaynakları Millidir diyerek.
2-Artık petrolün dolar ile değil,avro ile alış verişinin yapılacağının kararını alması Saddam'ın işinin bitmesini sadece hızlandırmıştır.
Ayrıca Saddam'ın ortadan kalkmadığı süre içerisinde ne yazık ki Irak'ın Kuzeyi(kabul ettirdiği hali ile Kuzey Irak)oluşumu da suya düşecek,Irak'ın bütünlüğünü parçalama hedefi yarım kalacak idi.
Peki ABD Irak'ı neden parçalayacak ki?
Çıkarı ne olabilir?

Eğer ki bu uygulamayı gerçekleştiremese idiler,PKK illetini nerede konuşlandıracak,besleyeceklerdi ki?
Ayrıca da,BOP'un tam hayata geçirilebilmesi için tabii ki elzem bir karardır bu karar.
Yani son ayak olan Türkiye'nin de topraklarından alma emelleri ne yazık ki yarım kalacaktır.
Çünki Batının ve dahi Emperyalizmin Ortadoğuda ki gelişme,Hristiyanlaştırma,zenginlikleri ele geçirme hayallerinin tek engeli tarih boyunca Türkler olmuştur.
İşte bu nedenle Osmalı'yı hallettikleri bir anda yeni bir devlet kuran Türkler tekrar engelden başka birşey olmayacaklardır.
Bunu da 33 dereceli bir masonun kendi itiraflarından okuduk,biliyoruz.
Hani şu Atatürk'ün silahla ortadan kaldırılması konusundaki yazıyı diyorum.
Okumayanlar var ise bana yazsınlar.Arşivimi açabilirim.
Her neyse,ABD'nin Irak'ın Kuzeyinde bölünmüş ve Türkiye topraklarından da bir kısmı içine katılmış bir Kürt devleti kurma çalışmaları acaba nedendir?Kürtleri çok mu sevmektedirler?
Tabii ki bunun çok sebepleri var elbette.
Birincisi direkt Türkiye ile savaşmak istemiyor olması,İkincisi Etnik bir çatışma ile bunun Türkleri birbirine kırdırıp seyretmesi olarak göstermekle birlikte sebeplerin diğer ekonomik ve siyasi boyutlarını da göz ardı etmemekte fayda var.
Tüm bunların altında yatanları daha evvel de sıralamış idim.
Şimdi gelelim Türk siyasetçilerine.
ABD ile yapılan gizli bir Türk- ABD savaşı yaşanmaktadır.
Bunu nereden mi yuduruyorum.
Eğer ki Tezkere çıkmış olsa idi sanırım ki ABD askerleri girdiği yerden çıkmadığı gibi Türk topraklarından da çıkmayacak ve Türk Kurtuluş savaşında zımni olarak yaptıkları mücadeleyi aleni olarak yapmak zorunda kalacaklardı.
Ayrıca,Başına çuval geçirilen askerler acaba ABD'nin müttefiklerimiz dediği Türk askeri değilmiydi?
Hatat yanlış hatırlıyor isem birileri lütfen düzeltsin.
Irak'a giden yardım konvoylarımızı ki sanırım Kızılay konvoyu olsa gerek,esir almamışlarmı idi?
Yani hala ABD ile bir savaşın yapılmadığını iddia edebilen çıkacak mı acaba merak ediyorum?
Geçen ki yazımda kime oy vermeliyiz diye bir soru yöneltmiş ve yine kendim yanıtlamış idim.
Bir maddesinde demiştim ki"ABD ile Irak'ın Kuzeyinde yapılan zımni savaşı,PKK'ya desteğini 2 ay içinde çekipte PKK adı altında savaşan ABD askerlerini geri çekmez ise bu savaş Türkiye tarafından alenen yapılacaktır"demeyen bir partiye oy vermeyeceğim demiş idim.
Bunu hangi siyasi parti lideri söyleyebilir sorarım size?
Sayın Mumcu ile Sayın Ağar'ın birleştiği parti mi?
AB projelerini açıkça destekliyeceğini ve bunu devam ettireceğini söyleyen CHP mi?
Nerede küçük te bir çıkar görse yanar dönerlikten taviz vermeyen,her sözünün gerçek mi yanlış mı dolu olduğu kesinlik kazanmamış,PKK ile her fırsatta görüşmüş,sadece ve sadece seçim zamanı hamsete soyunan siyasiler mi?
Kim,hangi siyasi parti lideri açık ve net olarak Türk Milleti ile kimse oyun oaynayamaz.
Biz ne AB'nin ne de ABD'nin ellerinde mahkum,ya da oyuncağı değiliz diyebilmiştir ki?
İMF programlarını iktidara gelir gelmez sonlandıracağız diyen biri var mı?
Sayın Cem Uzan var derseniz o da ayrı bir muamma.
ABD şimdilerde neden AKP'den vazgeçti?

Şimdilerde tıpkı Saddam,Afganistan örneklerinden neden vaz geçtiğini hatırlarsak konu daha iyi anlaşılır..

Yani AKP'den de neden vazgeçtiği arık yavaş yavaş belli olmaya başlamıştır.

Çünki AKP,ABD'nin gizli bayrağını içimize kadar işletme görevini başarı ile tamamlamış yeni görev için yeni adaylar seçmiştir.


Düz ovada avcılık ile düz ovada siyasetçiliği karıştıranları nasıl oluyor da ABD destekliyor ki?
ABD'nin yeni misyonu nedir?
Seçtiği yeni başbakan kimdir?
Sayın Ağar,ne kadar Milliyetçi(Atatürk Milliyetçiliğinden bahsettiğimi her seferinde belirtmeye gerek yok ancak yine de belirteyim)olabilmiştir ki PKK sorununu ben çözebilirm diyor?
PKK ile Kürt ayrımını dahi yapmaktan biçare olanlar nasıl olurda bu sorunu çözeceklerine inanıyor?
ABD acaba neden Mehmet Ağar'ı başbakan yapmak istiyor?Hatta nasıl başarmıştır?
Başarmıştır evet,kesinlikle yeni başbakan Mehmet Ağar olacak ve bunda da ne yazık ki bazı STK'lar öncülük yapmışlardır.
Milletin birleşin çağrısından bahsetmiyorum.
Birazıcık kör ve unutkan olmayanlar hafızalarını tazeler ise bunun ne anlama geldiğini de açık seçik göreceklerdir.
Birleşmenin elzem olduğu doğrudur.
Ancak bu birleşme ne yazık ki Ağar ile Mumcu'nun birleşmesini kolaylaştırmak ve bazı olguları kısa süre de olsa milletin gözünden kaçırtılmak için yapılmış,entrika dolu bir süreçtir.
Bunun böyle olduğunu Sayın Ağar başbakan olunca göreceğiz.
Tabii ki Sayın Rahşan Ecevit ile(özellikle Rahşan Diyorum),Sayın Baykal'ın hazin bir şekilde bir araya gelmeyişleri de ayrı bir inceleme konusudur.
Sayın Rahşan hanımefendi,Erdal İnönü'ile"Ben o adamın odasına gitmem"demesinin altında yatan nedenleri tarih birgün yazacaktır.
Ben buradan ne yazsam boş olacak ve havada kalacaktır.
Bırakıyorum bunu tarih bir gün yazacak ve ömrümüz olursa biz de göreceğiz.
Yalnız burada bir hatırlatma yapmak isterim.
Rahmetli Ecevit'in Vahdettin hakkındaki söylediklerine bakınız.
Bu sözleri hatırlayınız.Hilafetin neden ve nasıl yeniden tezgahlandığını,DSP'nin o dönemde kimlerden oy aldığını da iyi tahlil ederseniz sanırım ki tarih yazmadan evvel de sizler yazma inkanına sahip olabilirsiniz?
Yani Hilafet özlemcileri ile,bunların ağa babalarını çok iyi tahlil ediniz.Nereleden besleniyorlar?Kimlerden oy alıyorlar?
Nurcular ,Turgut Özal,Süleyman Demirel,Bülent Ecevit,Said-i Nusi(Kürdi)vs...

Kürt-PKK aynı olmasa da ABD bunu aynı imiş gibi göstermeyei başarmıştır.
Uzatmaya gerek var mı?Kimlerle iş birliği içindeler,bunları yaşadık.Hala aklınıza birşey gelmiyor ise bırakın da tarihçiler yazdığında okuyunuz...
Hani bazılarımız derler ya ammada şüphecisiniz yahu,amma da komplo teorileri üretiyorsunuz şu ABD hakkında diye.....
İşte gerçekten de adamlar bu konuda çok çok iyiler.
Nerede nasıl bir yönetim oluşturacaklarını,ne şekilde iktidara taşıyacaklarını iyi biliyorlar vesselam.
Şimdi Mehmet Ağar'ın neden başbakan olacağını iddia ettiğimi acaba anlatabildim mi?
Bu arada bir şey daha.Az kalsın atlıyor idim.
Bakınız yazışma gruplarımdan bir arkadaşımın ilginç bir iletisi var.
ABD'nin neden AKP den vaz geçtiğini sanırım ki daha iyi anlatıyor.
Onumuzdeki secimlerde Fethullah Gulen Cemaatinin, sanılanın aksine AKP'yi degil, Mehmet Agar'ın baskanlıgındaki DYP'yi destekleyecegi belirtilmektedir.
Buna delil olarak cemaate yakınlıgı ile tanınan gazeteci Nevval Sevindi'nin DYP'ye kaydolarak, artık bu partide siyaset yapacagını acıklaması gosterilmektedir.
Bilindigi gibi Cumhurbaskanlıgı seciminin ilk oylamasında, Mehmet Agarın katılmayacakları yonundeki acıklamasına ragmen partisinin iki milletvekili Abullah Gul lehine oy kullanmıstır.
AKP'nin tek basına iktidar olamaması halinde plan, iki partinin koalisyon yaparak anayasayı degistirecek ve Cumhurbaskanı sececek cogunluga erismeleridir.
Humeyni'nin yıllarca surgun oldugu Fransa'dan İran'a nasıl donup te basa gecirildigi gozonune alınırsa bunun diger partilerin aymazlıgı ve secim kanununun azizligi sayesinde hic de uzak olmayan bir ihtimal oldugu ortaya cıkmaktadır.
Ciddi tedbirler alınmaması halinde ve iktidara gelmeleri halinde Fethullah Gulen'i yakında Cumhurbaskanı olarak gormek hic de sasirtici olmayacak.
Bilginize....
Paylaşım:IBRAHIM ÖNER

Tabii ki bunun tam aksi bir bilgi de yaklaşık aynı zamanlarda elimize ulaşmış idi.
İzninizle bu bilgiyi de alıntı yaparak nakletmek istiyorum.
Sözde hocaefendi Fethullah Gülen, cemaatine 22 Temmuz seçimleri için AKP'yi işaret etti. Gülen ve saz arkadaşları bugünlerde AKP ile harıl harıl milletvekili pazarlığı yapıyorlar. İşte JÖNTÜRK farkıyla detaylar:



Türkiye'de hakkında açılan davalardan sıyırmak için ABD'ye sığınan sözde hocaefendi Fethullah Gülen'in Pennsylvania'da kaldığı çiftlikte (Fethullah Gülen'in bir çiftliği var, çiftliğinde...) geçen hafta epey haraketli anlar yaşandı.
Evet, sözde hocaefendi, geçen haftayı en yakın ekibi ile istişarelerde bulunarak geçirdi. Konu, Türkiye'deki seçimlerdi ve Gülen ile saz arkadaşlarının yaptığı istişareler sonucunda, 22 Temmuz'da yapılacak seçimlerde AKP'nin desteklenmesi kararı çıktı.
Edindiğimiz bilgilere göre, bu hızlı trafiğe AKP'nin bazı etkili ve de yetkili kurmayları da telefonla katıldılar...
Her ne kadar Milli Görüşçüler ile yıldızının pek barışmadığı söylense de, Gülen, bu seçimlerde AKP'ye destek vererek, kendisine çok yakın bazı isimleri milletvekili olarak seçtirmek istiyor...
Gülen ve saz arkadaşlarının, AKP'nin etkili ve yetkili isimleri ile yaptıkları istişarelerde, bazı bakanlıkların kendilerine verilmesini destek için şart olarak öne sürdükleri öğrenildi...
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Gülen'in desteğine büyük önem arzettiği de gelen bilgiler arasında...
Evet bir yanda sözde hocaefendi Fethullah Gülen ve saz arkadaşları, diğer yanda çıkışı bu tür desteklerde arayan AKP...
Yakışır....
Fakaaaat, Türkiye hiç bir zaman şeyhler, tarikatlar, sözde hocaefendiler ülkesi olmayacak....
Bu açıdan bakıldığında ise yakışmaz....
Paylaşım:handan
Görüldüğü üzere çok farklı bilgi paylaşımları var.Tabii ki bu paylaşımların ne denli doğru ya da yanlış olduğunu veya gerçeğe en yakın hangisidir onu burada tartşmayacağım.
Benim demek istediğim şudur.
ABD ile Türkiye arasındaki muhtemel savaş sinalleri ne alemdedir?
Gizlice yapılan bu savaşta hangi argümanlar kullanılmaktadır?
ABD'nin Milletimizin beynini yıkama operasyonları ne derecede başarılı olmuştur?
Hatta ABD'nin gizli bayrağı olarak kabul ettiğim ve başkaca hiç bir müslüman ülkede olmayan şekli ile Türban(Boneli Türban ve bağlanış şekli) neden sadece ve sadece bizim ülkmizde kullanılmaktadır?
Bu kısım hiç dikkatinizi çekmiyor değil mi?
Onu da daha evvel izah etmiş idim ancak bir satırla özetleyim.
ABD oluşturduğu cemaatlerin ne kadar insana ulşatığını görmek ister.
Bunun göstergesi olarak ta taraftarı oluklarının ellerine bir bayrak verse taşırlar mı?Tabii ki hayır.
Ancak ülkede ki inançları kullanarak onu yapmak ta mümkündür.
İşte bu ABD'nin gizli taraftarlarının birbirlerini tanımaları için kullandıkları simge ne yazık ki TÜRBAN dır.
Bazı gafiller için not:
Baş örtüsü ya da baş örtmekten bahsetmediğimi umarım ki anlayacak kapasiteleri hala vardır.
Umarım ki zımni(gizli,örtülü)olarak yapılan ABD ile savaşın en kısa zamanda açık olarak yapılmasını görürüz.

Ya da ABD bu sevda dan vaz geçer.
Yeniden bir kurtuluş savaşı gerekiyor ise bu millet onu da yapacak güç ve kararlılığa sahiptir.
Yalniz şunu siyasilerin iyi bilmesi gerkiyor ki AB veya ABD adı altında inim inim inleyen bu milletin ve dahi islam aleminin önüne neden bir Türk birliği düşüncesini koymuyorsunuz?
Neden Türk birliği sağlamayı hedef olarak görmüyorsunuz?
Yoksa şimdiye kadar bizi yöneten hiç Türk olmadı mı?
Son olarak şunu söylemeliyim.
Siyasilerin önlerine neler kondu bilmem.Ancak yakın bir dönem sonunda yeni oluşan meclisteki siyasiler milletin önüne ne koyacaklar onu da göreceğiz umarım.
Bir İran Türkiye savaşı mı?Bir Irak'ın Kuzeyine giriş mi?Ya da daha farklı bir seçenek mi bilinmez.Ancak bilinen birşey var ki o da artık AB'nin Türkiye'yi istemediği açık bir gerçektir.

Zaten AB ilk önceleri ABD'nin ileride tek hakim olması korkusuna bina edilmiş,biraz da iyice kaybolmaya başlayan Hristiyan ruhunu birlik altında tutmanın ve Kilisenin gücünün artırılması çabaları ile,doğunun zenginliklerinden nasiplenmenin amaçlandığı bir birlik olarak kurulmuştur.
Fransa'nın yeni cumhurbaşkanı kadar akıllı olmayan siyasetçilerimiz var mı ki,hala AB'den bu milletin medet umacağını sanıyor ve bu milletin de hala kendilerine kandığını düşünebiliyorlar merak ederim.
Son söz:
Dünya'da Türk birliğnin sağlanmasını ve Türk toplumuna yakışan yasaların hem hızla çıkarılmasını hem de acilen fiiliyata geçirilmesini vaad etmeyen hiç bir açıklama,bu milletten oy almayı asla ve kesinlikle hak etmiyor.Artık hamaset ne karın doyuruyor ne de oy toplamaya yetiyor...
Duyurulur.
Ahmet Dursun
iLGİLİ YORUMLARI İZLEMEK İSTEYENLER İÇİN ADRES..
http://ahmetdursun374.blogcu.com/2963475/
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
ahmetdursun kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
ilpar (04.06.07)
Sponsorlar
  #2  
Alt 03.06.07, 14:36
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 85 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Bağımsız vekil adaylığı ne anlama geliyor?

Alttaki yazıyı okumanızı sonra en altta verilen adresi tıklamanızı öneririm.
Bu görüntüleri izledikten sonra aklınıza gelecek soruları tahmin edebiliyorum.
Ş.Urfa milletvekillerinden bazıları ve Ş.Urfa'lı bazı vatandaşlarımız hiç şansı yok diyor.Bir AKP'li vekil de diyor ki "Ş.Urfa,AKP'nin kalesi hiç şansı yok" diyor.
Aslında bu söz üzerine çok yorum yapacaktım lakin vaz geçtim.Zira Ş.Urfa'lı kardeşlerimiz yanlış anlayabilir ihtimali ile vaz geçtim.Yoksa Sayın vekil adayı(!) alınır diye değil.
Şimdi bir de başka açıdan bakalım:
Gerçekten dokunulmazlık mı istiyor?
Neden istesin ki?Zaten dokunulmaz değil mi?
Önüne geleni üstelikte alenen tehdit edeceksin,sonra da yanlış anlaşıldım diyeceksin.
Tıpkı AKP yönetimi gibi.
Değerli dostlar;
Yıllardır ikiyüzlü nüfus palanlamaları hatta her önüne gelenin çiftliği gibi kullandığı bü güzelim topraklarımızda ne yazık ki dengesiz çoğalmaktan kaynaklı sorunlar yetmiyormuş gibi şimdi de mafya savaşlarını artık meclise mi taşınsın yoksa sokakta mı yapılsın tartışmaları yaşamak sitemiyoruz.
Bu ayrı bir konu.
Sayın şarkı-türküçümüz de birzamanlar ne söylediğini sanırım ki bazıları unutsa dahi herkes unutmuş olamaz.
Bu şarkı-türkücü;
"Türkiye Cumhuriyeti isterse PKK ile TC arasında arabuluculuk yapabilirim"dememişmiydi?
Yoksa ben rüyamda falan mı gördüm.
Peki DTP bölücü başlarına ne talimat verdi?
Bağımsız aday olacaksınız?
Kime verdi bu talimatı?Bana yani Ahmet Dursun'a ya da onun gibi vatanı için herşeyini feda edenlere mi verildi?
Kime?
Bu talimatların,emirlerin kimler tarafından verildiği gün gibi ortada iken ve toplumdaki dengesiz nüfüs artışının çok uzun yıllarca yapılandırılmışlığını da içine katarsanız herşey kendinden ortada değilmidir?
Bir de TSK'nın her tür bilgilerinin ABD casusluğu ile ve hem açık hem de gizli düşmanlığı ve PKK destekçiliği ile birleştiriseniz aslında bağımsız aday emrinin nereden geldiğini de görmüş olacaksınız.
Yani başka ifade ile bu emir acaba sadece DTP ile sınırlı mı yoksa onlara da ABD'nin bir dayatması yada fikir babalığı olmasın?
Tabii ki bu sayın şarkı-türkücünün de dokunulmazlık gibi güzel bir zırhı benimsemeyeceğini ve fırsat bu fırsattır,bir taş-iki kuş demeyeceğini düşünmekte tabii ki açıkça safdillik olur.
Hani bakarsınız bu yazıdan sonra bana da tehdit gelecek olursa sanırım ki bu yazımı buradan çekmiş olurmuyum göreceğiz.
Yani bloğumdan demek istiyorum.
Tabii ki bu yazımı buradan çekmiş isem bilin ki o tehdit son aşamasına girmiş demektir.
Bir açıklama daha.
şarkı-türkücü dediğimde umarım ki kimse alınmaz.Zira ben de türkü söyler kendi çapında,bağlama eşliğinde kendim söyler kendim dinlerim.Yani ben çalar ben dinlerim.
Buradaki şarkı-türkücü demekteki kastım,Sayın Tatlısesi sadece bu işle uğraşan biri olarak tanıdığım içindir.Hayatının başka hiçbir yönü dikkatimi çekmediği içindir.Ta ki yukarıdaki sözün sarfedildiği zamana kadar.
Şimdi acaba PKK'nın bağımsız adayı var mı yok mu ya da kim dahildir yorumunu siz yapınız.
Son bir not:Bağımsız aday olan herkesi aynı bağlamda düşünmediğimi de özellikle açıklamak isterim.Zira yanlış anlama ısrar ve modası bu açıklamayı zorunlu kılmaktadır.
Siz en iyisi alttaki video yu izleyin derim.
http://www.youtube.com/watch?v=qqcfdIDr2Hs
Ahmet Dursun
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
ahmetdursun kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
ilpar (04.06.07)
  #3  
Alt 03.06.07, 14:40
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 85 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Bağımsız bir aday ile yaptığım yazışma.

DEMOKRATİK SOL PARTİLİ SEÇMEN CHP ile güçbirliğinin başarıya ulaşabilmesi ve istenilen sinerji-heyecanın yaratilabilmesi için
DSP Genel Başkanını, DSP Genel Sekreterini, DSP Genel Başkan Yardımcılarını, DSP Genel Sekreter Yardımcılarını, DSP İl Başkanlarını, hiç olmazsa İstanbul, Ankara, İzmir İl Başkanlarını, Birleşik Sol'un iktidarında sol programları uygulayabilecek bilgi, görgü,deneyim ve niteliğe sahip uzmanlarını aday listelerinde görmek istemektedir.
Saygılarımızla kamu oyuna ve ilgililerin bilgilerine sunulur.
İbrahim ÇAMKERTEN
DSP Şişli İlçesi Üyesi ve Delegesi
DSP İstanbul İl Delegesi
DSP 1991 Genel Seçimleri Aksaray Milletvekili Adayı
DSP İstanbul Kurultay Delegesi
İbrahim ÇAMKERTEN
**********
Sayın Çamkerten,
Son söyleyeceğimi ilk baştan söyleyim.
Yolunuz açık olsun.
lakin merakımı gidermek açısından sormak isterim.
Acaba DSP'de sayın Baykal gibi mi düşünecek?Hani bir cevaz meselesi var ya o konuda diyorum.Yani ABD bizim hala en büyük dostumuz olmaya devem edecek mantığı sizler için de yani DSP adayları için de geçerli olacak mı?Yok olmayacak ise ilerisi için bir düşünceniz var mı?Zira bizlerde vatandaş olarak neye inancağımızı artık şaşırtmış durumdayız.
Saygı ile...
Ahmet Dursun
MİLLET BİRLEŞİN DEDİ,EMPERYALİSTLER BİRLEŞİYOR...
Bir yorumunuzu bu yazım için bekliyorum...
İlgili adres....
http://ahmetdursun374.blogcu.com/2917792/

************
Sayın Ahmet Dursun,
DSP; Mustafa Kemal Atatürk'ün tam bağımsızlık düşüncelerine dayalı olarak Bülent Ecevit'in kuramı ile doğdu.Halkımız iyi değerlendiremedi ve Okyanus ötesi ılımlı islam dolduruşuna gelerek 2002 de ABD'nin Orta Doğudaki ve Türkiyedeki emperyalist emellerine ve planlarına hayır diyen ECEVİT'i Meclis dışında bıraktı, ama ECEVİT ve Mustafa Kemal Atatürk'ün anti emperyalist tam bağımsız ulusalcı çizgisi hep bizim yolumuzu aydınlatacak. Elbette CHP hepimizi yetiştiren bir okul, CHP ilkelerinde de tam bağımsızlık, onurlu bir dış politika var.
Türkiyeyi bölmeye çalışan bir ABD'nin elbette ikiyüzlülüğünü meydanlarda biz de CHP de dile getireceğiz, sayın Baykal'ın da tüm emperyalistlere karşı Mustafa Kemal Atatürk'ün, Lozan Kahramanı olup ta " Garp Cephesinde-İnönüde yalnız düşmanı değil Vatanın kötü talihini de yenen " İnönü'nün, kucaklaşmak istediği efsanevi Bülent ECEVİT'in öğrencisi olduğunu göstereceğine inancımız tamdır." CHP içinde Amerikan aleyhtarlığı yapmayın" gibi bir söylemi sayın Baykal belki de dış politika hassas bir konu olduğu için konunun Öymen gibi uzmanlarca dile getirilmesini istediğinden dile getirmiş olabilir.Yoksa;Türkiyeyi bölmek isteyen Yedi Düvelin torunlarını kimse Türkiyede savunamaz,o konuda yasak getiremez.
Biz mazlum uluslara örnek olmuş Mustafa Kemal'in, İnönü'nün ve Ecevit'in öğrencisiyiz, zaten DSP'nin kurucu Genel Başkanı sayın Rahşan ECEVİT de anti emperyalist ulusalcı bir politikayı yeniden ortaya koymadı mı?
Saygılarımla.
İbrahim ÇAMKERTEN
DSP İstanbul Kurultay Delegesi
**********
Sayın Çamkerten,
Söylemleriniz ferahlatıcı.Ancak bunun böyle olduğunu,yani Atatürk'ün tam bağımsızlık ilkesinin siz değerli adayların da ilkeleri arasında oluşunu takdirle karşılıyorum.Zaten bunun dışında bir ülke çıkarı gözeten bir siyaset anlayışı da olamaz.Olsa dahi kabul edilemezdir.
Lakin dış siyaset konusunda gerçekten deneyimli ve yetkin olanların bu konuda ne söyleyeceği tabii ki çok önemlidir.Bunda karmaşıklık yoktur.Dilerim ki CHP ve DSP yönetimleri de sizin dediğiniz gbi özellikle de dış siyasette yetkin insanların söylemlerine tüm aşamalarda kulak versinler.
Yoksa dış siyaseti sağlam temeller üzerine korulmamış bir politika herdaim çökmeye mahkum kalır.Tıpkı son dönemlerde yaşadığımız zorluklar gibi daha da zor dönmlere gebe kalacağız.
Sayın Öymen'i yaklaşık her konuşmasını dikkatle takip ettiğim bir dış politikacı olarak görüyor ve takdir ediyorum.
Milliyetçi söylemlerin de artık CHP'nin ve dahi DSP'nin fikirleri arasında olmasının zamanı geldiğine inanıyorum.
Tbii ki bir farkla.
Kafatası milliyetçiliğinden ahsetmediğimi acaba izah etmeye gerek var mı?
Atatürk milliyetçiliği ve ulusça özlediğimiz Atatürk ilkelerinin de artık hayata geçirilmesini tüm Mv.aday adaylarının benimsediği bir seçim olmasını diliyorum.
Ayrıca vatandaş olarak Mv.adaylarımıza bir de teklifim olacak.
İktidara her hangi parti gelirse gelsin,Atatürk ilkelerinin,ana okuldan itibaren okutulması,hatta Nutuk'un da dahil edilerek bu milletin artık gerçekleri görmesinin önünde ki tüm engellerin kaldırılması zorunludur.
Mutlaka Nutuk'un ana okulu dahil,her sınıfta zorunlu olarak okuyulması için bir yasanın çıkması zorunludur.
Dilerim ki vatandaşın duyarlılığını da müstakbel vekillerimiz anlamış olsun.
Saygı ile selamlıyorum.
Milleti için çalışacağını vaad eden tüm adaylara başarı diliyorum.
Ahmet Dursun
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.

Konu ahmetdursun tarafından (05.06.07 saat 01:29 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
ahmetdursun kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
ilpar (04.06.07)
  #4  
Alt 03.06.07, 14:43
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 85 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Mesut Yılmaz'da bağımsız mı olacak?

Sayın Mesut Yılmaz siyasete giriyormuş.
Yani 3'lü dini merkez devreye sokulacak.
3'lü dini merkez ne demektir.Önce onu açıklamaya başlamadan evvel,sayın Mesut Yılmaz'ın başbakanlık görevini bıraktıktan sonra Sayın kemal Derviş'in işi nedeniyle yapamadığı ve yerine

Sayın Yılmaz'ın Almanya'da yaptığı konuşmayı hatırlatmak istiyorum.
Yani bu şu anlama geliyor da diyebilirmiyiz siz okurlara bırakıyorum.
Ha Sayın Yılmaz,Ha sayın Derviş,hiç bir farkı yokmuş.
Yani bunu neden hatırlattıyorum ki?Şunun için,birzamanlar sayın Yılmaz ile Sayın Derviş

bildiğiniz gibi yıldızı pek de barışmayan görüntü çiziyorlarmış gibi davranıp,yani sağ gösterip sol vurmak tabirini kullanacağım da onun için bu hatırlatmayı yapıyorum.
Neyse bu kadar üzerinde durmak sanırım ki hatırlatma açısından yeterli olsa gerek.
Gelelim bu günki TV konuşmasına.
Az evvel bir kanalda Sayın Yılmaz DP adı ile kurulmaya çalışılan partiden bağımsız aday olacağını açıkladı.

İşte bu açıklama benim de aklıma neler getirdi neler.
Bunları paylaşayım istedim.
Birkaçgün evvelinde bir başlık atmış ve yazmış idim.
"Millet birleşin diyor,Emperyalistler birleşiyor"başlığı ile bazı konulardan bahsetmiş idim.
Hatta ABD'nin yeni başbakan olarak ta sayın Ağar'ı istediğini her hareketinden anlaşıldığını söylemiş idim.
Şimdi bakıyorum da DP'nin 1957'de 3'lü dini merkez adı altında lanse ettiği uygulamaları nasıl olupta milletin dikkatlerinden kaçırdığını ve bunu ısıtıp ısıtıp yeniden milletin sofrasına

getirdiğini ne yazık ki hala milletimiz anlayamamış.
Anlamaları da biraz zordur.
Zira milletimiz ne inançlarından ne de vatanından taviz vermez.
Bu yaklaşık hepimiz için de böyledir.
Ancak hangi inançlardan ve hangi vatandan bahsediyoruz?
İşte bu çok önemli ve de millete iyi anlatılmalıdır.
Ben de kendi halinde fikir yürüterek bunları açıklamaya çalışıyorum hepsi o.
Birkere bir partiden aday olacaksınız ve bağımsız adayım diyeceksiniz.
Bu nasıl birşey ki sayın Yılmaz;"Ben sizlerin istediği gibi hem bağımsız adayım,hem de DP'den adayım.Yani bana vereceğiniz oylar hem bana hem de DP'ye verilmiş olacak"açıklaması yapıyor

işte burasını anlamak doğrusu çok zor.
Tabii ki işin hukuki kısmından bahsetmiyorum.Mantıki,vicdani,insani olan kısmından bahsediyorum.Yani gözümüzün içine baka baka yalan söyleme cesaretinden bahsediyorum.
Şimdi de diğer kısma gelelim.
ABD'özellikle de ülkemizde iktidar belirlemelerinde ki başarısını hala sürdürebiliyor ise kutlamak gerekir.
Birtaraftan milletbirleşin çağrısı yapacak,öte yandan da ABD derhal bundan nasiplenecek.
yani DP ruhunu tekrar meclise taşıyacak.
Peki diğer partilere ne diyeceğiz?
Örek olarak bir CHP,sayın Baykal tutunuz partimizde ABD aleyhtarı hiç bir açıklama yapılmayacak diye talimat veriniz.
1 Mayıs 2005 Star Gazetesi şöyle bir haber geçmişti.
"Amerikan aleyhtarı bir oluşuma hiçbir şekilde katkı vermedik. Hiçbir şekilde Amerikan düşmanlığı sergileyecek bir tavır içine girmedik. Meydanlara çıkmadık, örgütümüze kesin talimat

verdik; 'bu konulardaki yürüyüşler, kitle gösterileri içinde kesinlikle yer almayacaksınız' diye. Ve bunları sonuna kadar kararlılıkla uyguladık.

Çünkü biliyoruz ki ABD, bizim aramızda bir takım sorunlar da olsa sonunda bir araya geleceğimiz, birlikte çalışmamız gereken bir ülkedir"
Görüldüğü üzere CHP'nin diğer işbirlikçilerle bir fakı kalıp kalmadığına sizler karar veriniz.
Unutmadan bir de sayın İlhan Kesici'CHP'nin adayları arasında yerini alıyor.
yahu bu nebiçim bir iştirki Sayın Kesici CHP'den aday olabiliyor?
Kimdir bu sayın Kesici?
Demirel'lerin damadı olmaktan başka ne özelliğ var onuda sayın Baykal sanırım ki iyi tahlil etmiş olmalı.Sanki babadan oğula hanedanlık devam edercesine hareketler,bir de demokrasi

havariliği yapmazlar mı?Üstelik adına da ülkeyi Türban'dan,İrtica'dan kurtarma adını verdin mi iş tamam.
Bu mudur Atatürk'ün partisi?
Bu mudur Atatürkçü olmak?
Peki Atatürk'ü kullananlar bununla sınırlı mı?tabii ki hayır.
Örneğin sayın Perinçek içinde yazılacak çok şey var.
Diğer yazımda bundan bahsetmiştim bu nedenle de burada tekrar etmeyeceğim.
Bu konuda ilgisini çekenler var ise bakmaları için adresini vereyim.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/2917792/
Şimdi de gelelim 3'lü dini merkeze.
Nedir bu 3'lü dini merkez?neden ABD bunu ısıtıp ya da şeklini değiştirip diyalog maslaı olarak gündeme getiriyor.
Bunu da başka bir yazımda zaten vermiş idim."Obur peygamber ve Türban"başlığımda bu konuyu detayları ile bulacaksınız.İlgisini çekenler olursa lütfen baksınlar..
http://ahmetdursun374.blogcu.com/2625490/
Biz tekrar yazıya devam edelim.
Evet bu verdiğim adreslerdeki bilgilere bakacak olur da sonradan bu yazıya dönecek olursak sanırım ki konu zaten kendiliğinden çözüme kavuşacaktır.
Yani Sayın Yılmaz'a sihirli bir değnek mi deydi anlamakta zorlanmanın bir mantığını ararsak bulmakta zorlanmayacağız.
İşte BOP yıllardır karşımızda içi pislik dolu bir çukurgibi ülkeyi bekliyor.
Bunu sıradan bir vatandaş olarak ben görüyorum da neden siyasiler görmüyor gibi bir soru aklımıza gelecek olursa sanırım ki onun yanıtı da söylemek istemediğim sözcüklerin içinde gizlidir.
Size bu kısa metinde ve verdiğim adreslerdeki yazıların içinde bulacaklarınızı da ayrıca belirtmeye gerek var mı bilmiyorum.
Söylemek istediğim tüm düşüncelerim zaten özet olarak bu adreslerde mevcuttur.Tekrar etmek yerine adresini vermek en uygunu olurdu diye düşünüyorum.
Peki ABD'nin Irak'ın kuzeyinde ouşturmaya çalıştığı

Kuzay Irak'ta neyin nesi ki?
Neden Kuzey Irak sözünü özellikle zihin kontrol teknikleri ve toplum mühendisliğ denen harika çalışmalarla bize neden kabul ettirdi ki?
Bunu da sanırım ki bu diğer yazıların içinde zaten birçoğunuz okudunuz.
Şimdilik dikkat çekmem gereken kısım sadece sayın Yılmaz'ın ne demek istediğidir.
Zaten Sayın Ağar'ın ne demek istediği ve genelbaşkan yardımcısı sayın Nüzhet kandemir'in kim olduğu ve neler yaptığı hakkında da ısa bir yazım olmuş idi.
Dileyenlerin bakmasi için...
Mehmet Ağar ne demek istiyor başlıklı yazıma bakabilirler.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/1208488/
Kısaca son gelişmeleri izleyelim ve görelim.Daha neler neler olacak?
Unutulmamalı ki ILIMLI KUR'AN yaılımı bitmiş ve dağıtıma başlanmıştır.
Son söz olarak,her kim İnançları,Atatürk'ü kullanıyor ve alet ediyor ise bunların büyük çoğunluğu ne yazık ki Irak'ın kuzeyi değil,Kuzey Irak sözünü özellikle tercih etmektedirler.
Tabii ki zihin kontrol tekniklerine karşı koyabilenler ve bilmeden bu sözcüğü kullanlar hariçtir.
Bir de geçenlerde sayın Büyükanıt'da Kuzey Irak dediğine sayın Cumhurbaşkanı düzeltme yapmış ve Irak'ın kuzeyi demişti.
Tabii ki inanıyorum ki sayın Büyükanıt'da istem dışı konuşmuş olsun.
Çünki bu söylem özellikle de benim için çok önem arz etmektedir.
Saygı ile...
Ahmet Dursun
İlgili diğer yazılar:
ABD/TÜRKİYE SAVAŞI NE ZAMAN OLACAK?
http://ahmetdursun374.blogcu.com/2963475/
----------
AKP'NİN 25 YAŞ ISRARININ BÜYÜK SIRRI.İLK KEZ OKUYACAKSINIZ..
http://ahmetdursun374.blogcu.com/2971927/
----------------
CUMHURBAŞKANLARI VE SAVCILAR GÖREVE.TAKIYYE Yİ DURDURUN
http://ahmetdursun374.blogcu.com/2803682/
----------------
ALLAH İLE ALDATANLARA DARBE...
http://ahmetdursun374.blogcu.com/2762556/
-----------------
SAYIN SÖZCÜĞÜNDEKİ GİZEM
http://ahmetdursun374.blogcu.com/2420005/
Yazıya gelen yorumlar.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/2589706/
-----------------
EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNÜ İPTAL EDİNİZ.........
http://ahmetdursun374.blogcu.com/2399703/
-------------
PUTPERESLİĞİN SÜNNETİ
http://ahmetdursun374.blogcu.com/984312/
Yazıya gelen eleştiriler.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/2207114/
-------------
SİYASİ PARTİLER VE İKİYÜZLÜ NÜFUS PLANLAMALARI
http://ahmetdursun374.blogcu.com/576997/
-----------------
DİN ÜZERİNDEN KAZANÇ SAĞLAYANLARA
http://ahmetdursun374.blogcu.com/120004/
-----------------
ALT ÜST BEYİN ÇATIŞMASI
http://ahmetdursun374.blogcu.com/362014/
----------------
VATAN VATAN dediğimiz şey
http://ahmetdursun374.blogcu.com/13251/
-----------------
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 03.06.07, 14:48
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 85 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart İtalya laiklik tartışmaları ile çalkalanıyor.

Hürriyet.com'da Ferai TINÇ'ın bir yazısını okudum.

Bu yazıyı okuduğunuz da öylesine ilginç tesbitler yapacaksınız ki,sormayın gitsin.

Bu yazıyı okuduktan sonra aklınıza gelen sorulara birkaçtane de ben ekleyim istedim.

-İtalya,NATO üyesi bir ülkemidir?

-İtalya'da siyaset hala inançların pazarlamacılarına açıkmı dır?

-Laiklik kavramı hala neden anlaşılamamıştır?

-Bütün bu yazılanlar acaba bizdeki siyasal hayata nerelerde benzeşmektedir?

-Dünya'nın gelişmekte olan veya gelişmiş saydıkları toplumlarda hala inançlar neden ulu orta ve özellikle de siyasete malzeme olmaktan kurtulamıyor?

-İtalya'da ki yolsuzlukla mücadele nekadar başarıı olmuştur?

-Yine İtalya'da siyaseti bıraktığı halde halkını yönlendirme tutkusu hala devam eden siyasetçiler bizdekilere ne kadar benzemektedir?

-Acaba bu benzeyen yönlerin var olması,İtalya'dan alınan bir kısım yasaların beziyor olması ile bağlantılımıdır?

Tabii ki benim de uzun bir yazım daha evvel olmuş idi.Yaklaşık bu konuya da temas eden bir yazım.

Yani Laiklik kavramının bir bakıma tarihçesinin anlatıldığı,5000 yıl evvelinin özeti ile başlayan bir yazım.

Müsadenizle o yazımın da adresini vereyim.

Laiklik dünya tarihinde ilk kez nasıl ortaya çıktı nın da yanıtını bu yazıda bulacaksınız...

İşte benim yazım

http://ahmetdursun374.blogcu.com/2625490/

Ve de işte o yazı....

Bakınız okuyunuz ve sonra da bu sorulara tekrar dönünüz derim.

Saygılar...

Ahmet Dursun

------------

İTALYA laiklik tartışmalarıyla çalkalanıyor.

İktidardaki sol birlik hükümeti, Vatikan’dan esen rüzgárlara karşı zorlanıyor.

Laiklik krizi, Emma Bonino liderliğindeki Radikal Parti’nin girişimiyle, hükümetin medeni yasada değişiklik yapmak için harekete geçmesiyle ortaya çıktı.

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliğini en fazla savunan, kampanyalar gerçekleştiren Emma Bonino, Prodi hükümetinde Ticaret ve Avrupa Politikaları Bakanı olarak görev yapıyor.
Devamı.............
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/...asp?yazarid=19
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 03.06.07, 14:54
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 85 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Genç bir okurum ile yazışmalarım.....

Alttaki yazıyı paylaştığımda bir kardeşimiz tarafından eleştirel bir yorum gelmiş idi.Bunu sizlerle paylaşmak istedim.

İşte paylaştığım yazı....

Şu anda destekliyorum oylari %62, desteklemeyenler %35. CİVARLARINDA.
ABD'nin gizli bayrağı Türban çankaya'da,Borsa tavanda...
Bu yazımın tam metnini görmek isteyenler için yazımı yayınladığım adresi vererek devam etmek istiyorum.
http://www.sesahaber.net/modules.php...zi_oku&sid=132
-------------------
Saygın okurlar,
Hepinizi, özellikle milliyet.com.tr olmak üzere internet basınında Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili olarak oy kullanmaya davet ediyorum. Refah partisi ve Fazilet partisinin en güçlü kişiliklerinden olan türbanlı Abdullah Gül'ün adaylığı kabul edilemez. Elimizde ne anayasa mahkemesi, ne hakimler kurulu, ne RTÜK hiçbir şey kalmayacak. Bunların hepsi uzun vadeye yayılmış planlar. Türkiye'mizi ılımlı İslam cumhuriyetine çevirmelerine engel olalım hep beraber.
Ayrıca İstanbul'da oturan herkesi de hafta sonu yapılacak mitinge katılmaya çağırıyorum. Detayları 1-2 gün içinde medyada belli olacaktır.
Biz sesimizi çıkarmadığımız sürece durum hızlı bir şekilde kötüye gidiyor.
TIKlayiniz...
http://www.milliyet.com.tr/2007/04/24/son/sonsiy12.asp

Daha sonra gelen eleştiriyi okuyalım....

*****

Ne yapmaya çalışdığınızı anlamadım, ama çok garibime gitti. Hem Müslümanlığı savunup hemde Türbanlı birinin çankaya ya çıkmasına neden karşısınız. Sakın bana klasik amerikan lafları yapmayın. daha inandırıcı gerekçeler söylemenizi bekliyorum. Abdullah Cinar

*****

Sayın Çınar,
Sanıyorum ki sizinle bu konuyu yazışmış idik.
Başörtüsünden bahsetmediğimi ve neden Türban kelimesinden huylandığımı daha evvel de defalarca söylemiş idim.
Acaba söylediklerimi dikkate almadınız mı?
Yoksa okumadınız mı?
Üstelik yazıyı okuduğunuzda size bir özür borcum var demiştiniz.Yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum?
Kısaca islam'dan,Müslümanlıktan değil,şekli olandan yana değilim.
Bunu başka nasıl izah edebilirim ki?Yoksa islam örtüden,sakaldan mı ibaret olmalı?
Saygı ile..
Ahmet Dursun
*****


Yanlış anlaşıldım galiba, O yazınızı tabiki okudum ve sonunda söylediğim ÖZÜR kelimesi doğrudur ve şu anda katılıyorum.
Çankaya ya çıkacak kişinin kimler trf. kullanıldığından ve eşinin başörtüsünü kullanarak ne yapmaya çalıştıklarından bahsetmiyorum. Burda bahsetmek istediğim. Çankayaya Eşinin Türbanlı birinin çıkmasının bugun Türkiyenin belkide yıllardır çözemediği bir sorunun belki çözebilme aşamasının ilk durağı olabilir. Yani Bu sayede herkes görürki Türbanlılarda insanlar ve bu ülkeyi yıkmak gibi bir düşünceleri yok, Ve belkide millet bu şekilde Türbana alıştıkça Ülkemizdeki bugune kadar aşılamamış olan Türban sorunu çözümlenmeye başlar... Ama siz çıkıpda Türbana ABD'nin ılımlı islam politikasının simegesi diye karşı çıkarsanız bu bana yanlış geliyor. Şuna karşı çıkmanızı anlıyorum ve bende karşıyım. Şu an Amerika ve siyonistlerin eliyle Dünyada ılımlı islam adına yeni bir islam dini (haşa) oluşturmaya çalışıyorlar, ama asla başaramayacakları bir gerçektir. buna hep beraber karşıyız. Ama yüce ALLAH oyunları oyle güzel bozucu ve oyle güzel oyun yapıcıdırki. Belki Zalimin eliyle adalet yaymaya başlar. yani bu Türbanı kullanıp birşey yapmaya çalışanlar bu sayede belki Çankayaya Türbanlı çıkarlarsa, Türkiyedeki Türban sorununu da çözmeye kendilerine mecbur hissederler ve Ünv. kapalı kızların kapası açılır. ve kamu alanı denilen İnançlı kimselerin alınmadığı o alanlar belkide ortadan kalkar. Bunu düşüneren karşı çıkmama tarafdarıyım. kaldıkı bugun Çankayaya kim çıkacak söylermisiniz. bir altarnetif sunun bana. şu gelseydi çok iyi olurdu diyebileceğiniz bir aday varmı ...? Yıllardır bu ülkeyi Türbansızlar yönetti bırakında biraz Türbanlılar yönetsin. Kimsenin Ülkeyi satmak gibi bir gayesi olduğuna inanmıyorum. A.Ç
*****

Sevgili kardeşim,
Benim asla başını örten insanlarla bir sorunum yoktur ve olmamıştırda.tam tersine bu konuyu özellikle siyasi malzeme yapanlatdan tiksinti duymaya başladım.Çünki bu sorun değildir.Sadece buradan oy aolma peşinde olanlar tarfından sorun halinde tutulmak istenmektedir.
yani AKP ve birtakım benzerleri bu sorunu çözerlerse neye göre oy avcılığı yapacaklar ki?
Başakca konuşabilecekleri bir konu var mı?
Başkaca konuşabilecekleri bir konu olmayınca da tabii ki ABD'nin uşaklığını anlatmak zorunda kalacaklar.
işte mesele budur.
Yani milletimizin hiç birinde bu sorun yaşanmıyor.Peki neden siyasi malzeme oluyor?
Akıl sahipleri için Yüce Kur'an ibretlerle doludur.
Eğer ki akıl değerli olmas idi bu konuda ayetler gönderilirmiydi?
Üstelik birtek yerde değil defalarca....
Neden peki?
Akıl ile müslüman olunur da ondan.
yani başkalarının uşaklığını gizlediklerini akıl sahibi olanlar anlamak zorundadırlar.
Bunu Kur'an emrediyor,ben değil.
Bakınız Kur'an akıl ile ilgili neler anlatıyor ibretle okuyunuz....
http://ahmetdursun374.blogcu.com/2720045/

*****

Sevgili Ahmet abi baş örtüsüyle sorunum yok diyorsun ama, Çankaya Türbanlı birini istemiyoruz diye yapılan bir ankete milleti hayır oyu verdirmek için çalışıyorsun. ve İstanbulda yapılacak olan Türbanlı birini istemiyoruz mitingine milleti davet ediyorsun. Bunların senin anlattığın konularla ilgisi yokki. Bu yapılanlar sadece Türbana yönelikdir. Ve size üzülerek söylüyorumki buna alet oluyorsunuz. Tekrar söylüyorum . savunduğum şey kişiler değil asla, Savunduğum şey Türbandır. Ve birileri Türbanı kullanıp oy alırken birileri tam tersini kullanıp oy alıyorlar. Birileri Türbana hayır diyor. ve sizde destekliyorsunuz. bunun bir açıklaması yok. söylediğiniz konularla ilgisi de yok... Türbana ya karşısınızdır, ya değil, bunun ortası yok. Yani sırf siyasiler Türbanı kullanıp oy alıyorlar diye Türbanlı birini çankaya görmek istemiyoruz mitinigine (Yani Açıkcası Türbanı istemiyoruz) katılmanın bir açıklaması yoktur. Diğer konuya gelince Bunlar eğer türbanı kullanıp oy avcılığı yapıyorlarsa, ve Türban sorununu çözüme kavuşturmazlarsa zaten halk sandıkda gereken cevabı ALLAH'ın izniyle verecekdir. Ama dinsizlerin hazırladığı ve amacı sadece İnancı gereği başını kapatan insanlara önelik olan Türbana hayır mitingine tarafa çağırıpda ondan sonra KUR-AN'dan ayetlerle akılla bunu açıklamaya çalışmanın bir izahı yok. Bizim amacımız Önce Türbana hayır demek olmamalı, amacımız dinimizi kimsenin kullanmasına alet etmeyiz olmalı. bunu yapanlardan gereken hesabı mutlaka sorarız olmalı. Ama öncelikli olarak Türbanı ana gaye yapıpda ona hayır demenin bir mantığı akılla ilişkisi yoktur.

Ankarada geçenlerde bir miting yapıldı laiklik elden gidiyor diye. (yanlış hatırlamıyorsam son yapılan yürüyüş değilde bir öncek olması lazım) Anıtakibire yürüyen kadınlar yolda gördükleri kapalı hanımın başından başörütüsü zorla çıkarmaya çalıştılar. ve yoldan geçen kapalı hanımlara birsürü olmadık şeyler söyleyerek başlarını açmaya zorladılar.
Şimdi İstanbulda yapılacak mitingdede sanırım aynı sahneler yaşanacakdır. Kimsenin başından zorla birşey çıkartmaya çalışmayacaklar belki ama Türbana ve Türbanlı insanlara sırf inancı gereği kapanan insanlara birsürü laf söylenecek haksız yere itham edileceklerdir. ve sizde orda olacaksınız. Orda olan insanlara anlatabilecekmisiniz Türbanın Yüce ALLAH trf. insanlara farz kılındığını ama bazı insanların bunu kullandığını, söyleyebilecekmisiniz. Orda Türbana ve dine karşı saygısızlık yapılırsa bilinki sizde sorumlusu olursunuz ve Yüce ALLAH bunun hesabını mutlaka sorar... Hesabını vermeyeceğiniz işlere kalkmadan önce bir düşünün derim.. . Kirli emellere alet olmadan önce sağıklı bir şekilde düşünmek gerekir.
Abdullah Cinar abcinar?gmail.com
******
Sevgili Kardeşim,
Önce bir konuda anlaşalım.
Ve bu konuda anlaşmaya varır isek bu konuyu birdah açmamk üzere rafa kaldıralım.
Varmısın bu konuda antlaşmaya?
Öncelikle başörtmek konusunda bir ikilemimiz yani farklılığımız yok.Yani her kim nasıl başını örterse örtsün bizim eleştirmeye hakkımız yok.Bunda sanırım ki anlaşıyoruz.
Gelelim ikinci kısma.
Değerli kardeşim,
Türban dediğimiz şey aslında bir bone dir.
Yani saçı içine almak ve dışarı taşmasını önlemek için saça giyilen birtür yüzücülerin de kullandığı plastik ya da bez gibi nesnelerden yapılmış bir araçtır.
Yani Türban derken kastedilen budur.Bunun yani Türban ın üzerine de değişik şekillerde örtü ile süslemek imkanı vardır.
Şimdi bu kısımda da mütabakata vardık mı?
Peki gelelim Yüce Kur'an a,
Hengi ayette şöyle ya da böyle diye bir şekilden bahsediyor?
Hiçbiryerde...
Peki yıllardır başörtüsü kullanalar günahkar mı olmuş?Dinden mi çıkmıştır?Hayır.
Öyle ise sonradan moda olan bu şeyin yani Türban denen bone nin neden bukadar değerli olduğunu kim açıklayabilir?
Eğer ki bir şekil var ise Kitab-ı Mukaddes zaten belirtmezmiydi?
Bu Türban denen nesne ne yazık ki F.Gülen cemmatini ve ABD'ye bağlılıklarını temsil etmektedir.
Eğer ki Bu tip örtünen değil de normal haliyle ya da bu Türban tanımlaması ve şartlanmasının dışında bir örtü kullanan müslüman kardeşimiz değil çankaya heryere de çıkabilir vede çıkmalıdır.
Tabii ki millet evet derse.
Zira islam beşeriyete hitab eden bir dindir.
Barış ve adaleti ruhunda barındırır.Bu nedenle de beşeriyete hitab eder.
Demek ki sorun başını örtmek,açmakta değil,ABD'yi taltif etmek,onurlandırmaktadır.
İşte bu nedenle herzaman bu tip şekli olana karşı olacağım.
Yoksa senin düşündüğün gibi Türban örtünme şekli değildir.
Baksanıza son zamanlarda Versace,Mudo,Vakko vs..gibi dış sermaye bu alana neden bu denli ilgi duymaktadır?Bunlara içte de bazı firmalar katılmıştır.Reklam olmasın amacı ile isim vermiyorum.
Diğerlerinin ismini çok sayıda oldukları için söyledim.Bizde bu konuda ünlü olan tek tük olduğu için isim vermek istemiyorum....
Hiç bu kısmını düşündün mü?
Ne olmuş benim kardeşimin başındaki örtüye de bu halini dikte ediyorlar?
Üstelik te islamla hiç ilgisi olmayan Hristiyan sermayesi bu konuda moda yaratıyor ve bu modanın peşine de bizleri tartışma tarafı yapıyor?
Alah rızası için varmı böyle bir örtünmenin tarifi?
O halde burka giyen Afgan müslümanı dinden mi çıkıyor?
Normal bir şekilde başını örten,para bulamadığı için vakko ya da her ne ad altında olursa olsun milyarlık defilelerinden giyinemiyenler müslüman olmuyor mu?
Neden bizler inançlarımızı illaki bir gayrimüslim modacının dilediği gibi yapmalıyız?Hiç düşündün mü?
Burada unutulmaması gereken ABD'nin uşaklığına soyunanlara cevaz verilmesidir.
Yoksa milletimizin yıllardır inandığı islamın geleneği olan bir tür örtünmeyi tartışmıyoruz.
Allah için uyanık olunuz.
Müslüman nasıl kendini belli eder?
Davranışı ile zaten toplumda farklıdır.
Hak yemez.
Bakınız Allah(cc)vaad ediyor.
Diyor ki kul hakkına ben dahi birşey diyemem,lakin bakıyorsunuz milletin hakkını yemeyi bırakın açıkça tecavüze uğruyor kimse tık demiyor.
Varsa yoksa efendilerine mesaj yollamk için Çankaya'ya başı açıkmı kapalı mı tartışıyoruz.
Bu ne yaman bir çelişkidir?
Bir müslümanın içine düştüğü ve sürüklendiği tuzağı göremiyor olması ne acı verici bir durumdur bilirmisinıiz?
İşte ben de inanç sahibi olarak bunu anlatmaya çalışıyorum.
Yani din bir şekilden ibaret diyorsan o halde ben bunları neden yazıyorum ki?
Allah(cc)nün açık ayetlerine karşı geliyor olmazmıyım o zaman?
Yani akıl ile düşünemeyen bir inanç sahibi olmazmıyım?
Akılsızın ne inanç ne de günah sahibi olmadığını biliyorsun.
O halde bu ayrımı da yapmak üzerine ve üzerimize açıkça görev olmuştur.
Bu konuda tekrar ediyorum.ABD islamına karşı iseniz,ABD kur'anına karşı iseniz bence,benim akılmım gösterdiğine göre bu tip yani yukarıda izah ettiğim boneci(Türbancı)islama da karşı olmalısınız.
Yani ABD'nin bonsine(Türbanına) değil,allah(cc)nün islamına sahip çıklaım.
Unutmayalım ki allah herşeyi bilendir.
Allaha emanet olun.
Ahmet Dursun
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 03.06.07, 15:03
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 85 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Araplar nefret kültüründen vaz geçmeli.....

Sizlere Nilüfer adlı bir arkadaşımın mailimde benimle paylaştığı alıntı bir yazıyı sunmak istiyorum.bence çok ilginç tesbitler var.bakalım siz ne diyeceksiniz.Anladığım kadarı ile yazı Radikal'den alıntılanmış.
http://www.radikal.com.tr/arama.php?...ZİYA+EL+MUSEVİ
adresi verlimiş lakin bu kaynağa ben ulaşamadım.
İşte paylaşılan yazı.
--------
ARAPLAR KIME BENZIYOR ACABA?
Araplar nefret kültüründen vazgeçmeli.....
Sünni ve Şiilerin mezarlarını bile ayırıyoruz, gayrimüslimleri tebrik etmeyi, Anneler Günü'nü ve müziği haram kılıyoruz, çocuklarımıza nefret aşılıyoruz. Arap dünyası değişmezse gençlerimizin üretken olması imkânsız

ZİYA EL MUSEVİ ( Arşivi)

Arap ve İslam dünyasının sorunu, kendilerini daima melek gibi, Batılı halkları da şeytan gibi görmelerinde saklı. Evlatlarımıza uzun yıllar boyunca şovenizmi ve mezhep ayrımcılığını öğrettik. İşte şimdi dünyayı nasıl patlatmaya başladıklarını ve insanları nasıl korkuttuklarını gözlemliyoruz.
Dünyanın materyalizm nedeniyle rezilliğin ve çöküşün bataklığına düştüğünü, kendimizinse masum olduğumuzu düşündük. Faşist ve partizan bir çılgınlık yüzünden tanrılar dahil dünyadaki her şeyi bölüştük. Birçok Arap ülkesinde mezhep temelli, Sünnilerle Şiileri ayıran mezarlıklar kurduk; Sünniler ölülerini Sünni mezarlığına, Şiiler Şii mezarlığına defnediyor. Sonra da, bu iki mezhebin üyelerinin, yapmacık toplantılarda birlik ve yakınlaşmadan söz ettiğini görürsünüz. Birlik, bir aksesuardan ibaret hale geldi. Bugün Irak'ta yaşananlar bunun kanıtı .
Mezarları üzerinde bile bölünmüş bir ümmet medeniyet üretme veya başka alanlarda üretken olma imkânı bulabilir mi? Bütün bunlardan sonra, televizyona çıkıp 'İslami uyanış'la övünüyorlar. Hangi uyanıştan söz ediyorsunuz? Uyanış, bilgi, hüner ve üretimle gelmedikçe ve ekonomik açıdan topluma yansımadıkça uyanış sayılmaz . Bugün uyanış, teknolojinin geliştiği, halkların birlikte yaşayabildiği Singapur, Çin, Malezya, Britanya ve Fransa'da gerçekleşiyor.

Her şeyden düşman sorumlu!
İran'ın devrimci hükümeti başını askeri bir çukura gömdü ve sanki hayat sadece askeri güçten ibaretmiş gibi bilim ve teknolojiye dair bütün gelişmeleri dondurdu. Batı'da tek bir aydının görüşleri nedeniyle hapse atıldığını duymadık. Arap dünyasındaysa cellatlar ulusal kahramana dönüşüyor.
Hayatımızı komplo teorileriyle geçiriyoruz. Böylece düşmana inanılmaz bir güç veriyoruz. Bu teorilere göre, kullandığımız kahve fincanını bile düşman belirliyor, Arap dünyasında boşanma oranının artıp evliliklerin azalmasının arkasında da bu düşman var; komplo teorileri yenilgilerimizi meşrulaştırıyor, bütün yenilgilerin haklı gerekçeleri var. Her şey komplo yüzünden! Ortada bir komplo olduğunu varsayarsak, dünyada insanın insana kurduğu komplodan daha kötüsü var mı?
Gençlerimize düşmanlık aşılandı. Ümmeti namazda havaya uçurmaya bile gülerek gidiyorlar. Bundan daha büyük vahşet olabilir mi? Ölüm kültürü, çocuklarımıza her sabah içirdiğimiz süt haline geldi. Dini, içinden çıkması imkânsız dar sokaklara ve çelik kabinlere tıkadık.
Her şeyi gençlerimizin zihninde haram kıldık. Gösterimdeki bir belgesel olsa bile sinemaya gitmek haram. Ulusal bile olsa müzik haram. Anneler Günü haram. Müslüman olmayan birini tebrik etmek haram. Dünyanın yuvarlaklığından dem vurmak haram. Kadının araba kullanması haram. Müslüman olmayana selam vermek haram. Peki bu bitkin gençler için geriye ne bıraktınız?
Nefret o kadar içimize işlemiş ki, Allah'la ilişkimize bile yansımış. Çocuklarımıza korku üzerine kurulu bir eğitim veriyor ve 'sabah sütünü iç ki Allah seni cezalandırmasın' diyoruz. Oysa 'sabah sütünü iç ki Allah seni sevsin' de diyebiliriz . İslam'ı çocuklarımızın gözünde anlaşılmaz sözlere dönüştürdük.


Din adamları ikiyüzlü davranıyor
Bu husumet 1400 yıldır sürüyor. Tarihle barışılmadıkça, medeniyet tarihin yangın tehdidi altında kalacak. Ateşe verilmiş bir dönemde yaşıyoruz. Şiiler geçmişin, Sünniler de geleceğin düğümünden korkuyor. Müslümanlar zihinlerinden teokratik devlet hurafesini atmadıkça temizlenemezler. Müslümanlar, Batılı ülkelerde birçok İslam ülkesine göre daha özgür bir biçimde dini inançlarını ifade ediyor. Hiçbir Batılı ülkede, bir Sünni'nin cami inşa etmesinin veya Şii'nin matem düzenlemesinin engellendiğini duydunuz mu?
Din devleti dünyevi işleri küçük görür ama, din adamları mevki için savaşıyor. Çocukları en iyi Batılı üniversitelerde okur, yoksulların çocuklarıysa Felluce gibi kentlerde onları bombalar. Hastalanan fakirlere sabırlı olmalarını söylerler. Kendileri hastalanınca, kafirlerin inşa ettiği havaalanına gitmek üzere kâfirlerin aracına biner ve kafir tarafından tedavi edilmek için Britanya veya Almanya'daki kâfir hastanesine giderler. Değişime muhtaç olan Arap dünyasındaki şizofrenik durum bu. Kültürümüzü ve bazı yanlış kavramlarımızı değiştirmedikçe çağı yakalayamayız. Yaşam karşısında ölüm bombasını kucaklayan bir gencin medeniyet üretmesi mümkün değil .
(İran'da Arapça yayımlanan Vifak gazetesi, 26 Mayıs 2007)
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 03.06.07, 15:39
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 85 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Cumhurbaşkanı ve Savcıları göreve davet ediyorum

Herkese Merhaba,
Takiyyenin de Hukuku mu olurmuş denebilir.lakin artık onun da bir hukuku olduğu literatürlere geçecek.
Tabii ki AKP ve onun uygulamaları sayesinde Türkiye'de yeni bir hukuk sistemi daha oluşuyor.İşte o yeni hukuk sisteminin adına ben Takiyye hukuku diyorum.
Takiye,yaptığı şeyin tersini amaçlama, amacını da gizleme sanatı.korumak, korunmak, gizlenmek, çekinmek, vs. gibi manalara gelmesine rağmen,Kur’ân ve Ehli Beyt öğretilerinde ise, canın, malın, namusun, inancın vs. korunması ve muhâfazası için gerektiğinde, kalben bir değişiklik olmadığı halde zâhiren inandığına aykırı bir görüntü sergilemek anlamı da kazanmaktadır iddiasında bulunanlarda mevcuttur.

Tabiidir ki Takiyye sanatdır.Ve bu sanatı icra edenlerin savunmalarında bulabileceğimiz söylemlerde kendini bazı şekillerde göstermekte ve de göstereceği kesinlik arz etmektedir.

Ör:
Aslını Kur’ân’dan aldığını ve hatta Peygamber’in ayrıntılarını anlattığını,konunun iyi anlaşılıp gelişmesinde ise de Ehli Beyt İmâmlarının öncülük ettiğini iddia edenler takıyyeyi, yasaklanmış yalan, nifak ve ikiyüzlülükle karıştırıldığını söylemekte, ve bunun bir ilim olduğunu bu ilimi öğrenip cehâletlerin giderilmesini tavsiye etmekle kalmayıp, hatta konuyu anlayamazlar ise cehalet içinde olduklarını susarak gizlemesini de önermektedirler.
Hatta bazıları daha da ileri giderek,Takiyye (birine ondanmış gibi sözlü ve ameli olarak görünmek) dindendir fetvasını da verebilmektedirler.

Hatta öyle ki bu konu çok karışık olmakla birlikte Hz.Ali'ye de bazı kaynaklarda atıf yapıldığına rastlanmaktadır.
Birini örnekleyelim.
"Takiyye benim ve atalarımın dinidir. Takiyyeye uymayanın dini yoktur" ve "Durumumuzu ifşa eden onu inkar eden gibidir"