iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 09:15 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Toplum ve Yaşam » Siyaset » solda birlik

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 12.06.07, 23:29
Standart solda birlik

12.06.07, 23:29



Bir devlet projesi 'solda birlik'

Sağda ve solda yıllarca ve yıllarca süren birlik tartışmalarının apar topar gerçekleşmeye yönelmesi, sağduyunun galip geldiği biçimde söylenebilir mi? Yoksa, siyasetin içine sokulduğu gerilim türbülansında, “muhtıra” kırmızı kartının gösterilmesiyle, oyunun yeniden kurulup, kurallarının yeniden belirlenmesi mesajının alınarak, generalin sağı sağda, solu solda mı toplanıyor?

Ecevit rahmetli olmadan önce, devlet-rejim yandaşları ve karşıtlarının bir araya geleceği bir “birlik” düşlüyordu. Ecevit rahmetli olduktan sonra, Rahşan hanım, “sağı ve solu” bir araya getirmek için turlar yapmıştı. Rahşan hanımın bu girişimi pek ciddiye alınmamıştı. Hatta bazı siyasiler randevu bile vermemişti. Ne oldu da o günden buyana, “birlik” için, sağ ve sol yanıp tutuşur oldu?

Merkez sağ’da birliği anlamak mümkün. Kendilerini Demokrat Parti geleneğiyle bağlıyorlar. CHP-DSP’nin “solda birlik” adıyla ortaya çıkmaları, öncelikle bir çok sorunun cevaplandırılmasını gerektiriyor. Sosyalist Enternasyonal tarafından da solculuğu tartışmalı hale gelen, Baykal ve CHP’nin “solda birlik” sağlama misyonuyla yeniden sol adına sahneye çıkması, anlamlı ve düşündürücü değil mi? Sol ve solculuk adına, bir kere daha, bilerek ve tasarlanarak kavram karmaşası yaratılıyor. Sol, sosyal demokrasi gibi evrensel ideolojik, politik temel, değerler bir yana bırakılarak, Kemalizm, Atatürkçülük , militarizm, ulusalcı/milliyetçilik, CHP-Baykal ambalajıyla bir kere daha karşımıza “sol” olarak çıkartılıyor.

Daha birkaç ay öncesine kadar, Türkiye’de gerçek anlamda sol bir hareketin ortaya çıkmasının önündeki engelin, Baykal ve CHP olduğunu bir çok aydın, siyasetçi, bilim adamı yazmadılar mı? CHP’nin devletçi, militarist olduğu, CHP’yi ortaya çıkartan tarihsel koşulların değişmesine karşın, CHP’nin soldan anladığının devletçilik, asker, sivil bürokrasinin iktidarının mutlaklığını savunduğu ve CHP eşittir devlet partisi sözlerinin mürekkebi daha kurumadan, “solda birlik” sağlamak için ne/neler değişti?
Değişen hiçbir şey yok. Baykal ve CHP’yi “kutlamak” lazım. Devlet içindeki partnerleriyle, birlikte biçimlendirdikleri, korku ve gerilim siyasetinde başarılı oldular. Korku ve gerilim siyasetini, kentlilerin değerleri ile varoşların ( çevrede olanların) DEĞERLERİ’ni: laik-anti laik, rejimi savunması gerekenler- rejim için tehlikeli olanlar, bayrak-türban gerilimi noktasına “başarıyla” taşıdılar. CHP siyasetinin merkezine, “rejim tehlikede, rejim elden gidiyor” a oturttu. Asker-sivil bürokrasiden hem destek alıp, hem onların korkularını körükleyerek, gerilimi Türkiye geneline yaygınlaştırdı. Kentli orta sınıfı/Alevileri ve hükümetin politikaları karşısında mağdur olanları da, “cumhuriyet değerlerini savunma potasına çekerek” bir biçimde “sosyal depolitize” etti. AKP’nin uyguladığı bazı hükümet politikaları, dini cemaatlerle ilişkileri, ya da kimi AKP’li belediyeler, Milli Eğitim müdürlerinin vs icraatları, devlet kadrolarına atamalar gibi.. uygulamalar, kentli orta sınıfa, “modern yaşam biçiminiz tehlike altında, yaşam alanlarınıza müdahale edilecek” korkutmasıyla kışkırtıldı. CHP, açık, örtülü, muhtıra’nın çağrıcısı oldu. CHP’nin bu siyaset rotası, siyasetin alanını, meşhur tabirde olduğu gibi “cami ile kışla “ arasına hapsederek, korkuyu sürekli büyüttü. En genel anlamıyla böylesi siyaset rotasına sahip CHP’nin, sol bir parti olduğu söylenebilir mi? CHP-DSP birliğini “solda birlik” olarak tanımlamak, hem terminolojik anlamda, hem ideolojik politik olarak yanlıştır. CHP-DSP birliğinin doğru tanımı: Militarizm de anlaşan, toplumun karşısına devleti-devletçi eliti koyan, “ Kemalizm, Atatürk ilke ve inkılapları” nı sol’muş gibi topluma empoze eden, siyaseti, laikler ve laik olmayanlar olarak ayrıştıran, AB sürecine karşı, ulusalcı/milliyetçilikle dikilen, demokrasinin karşısına cumhuriyetin değerleri diye militarizmi koyan bir “birlik” olarak tanımlanabilir.

25 yıl öncesine dayanan solda birlik arayışı ve girişimleri, her denemeden sonra kan kaybederek bugüne geldi. 12 Eylül’den hemen sonra başlayan Marksist ve sosyal demokrasi solu olarak kendilerini tanımlayanların “birlik” girişimleri bir biçimde solun tavsiyesi işlevi gördü de denilebilir! Türkiye Komünist Partisi- Türkiye İşçi Partisi ile başlayan Marksist sol da birlik, ÖDP’ye uzandı. ÖDP’den bir çok kopuşla birlikte, neredeyse ÖDP sembolik parti durumuna düştü. Halkçı Parti-SODEP birleşmesi ile başlayan ‘sosyal demokrat’ soldaki birlik girişimi, CHP’nin yeniden açılmasıyla yeni bir “birlik arayışı”na girildi, çok zaman geçmeden yeniden ayrışmalar yaşandı.

Temel ilkelere dayanmayan, “solda birlik” girişimleri büyük umutlarla başlayıp, daha çok parçalanma ve bölünmelerle sonuçlandı. CHP-DSP “birlik” ilkeleri olarak açıklama yapan Baykal: “Atatürk, CHP tarihi, Ecevit birleştirici” unsur için yeterli dedi. Bu açıklama çerçevesinden bakıldığında CHP-DSP birliği “solda birlik” olabilir mi? Toplum, bu girişimi “solda birlik” olarak algılar mı? Demokratikleşme sürecinin geleceği açısından tehlikeli olan: Bir program ve ilkeler açıklanmadan gidilen CHP-DSP birliğinin, “solda birlik” olarak algılamasıdır. Bu “birlik”, gerilim siyasetinin odaklarının büyütülmesini körükleyecektir. Adı “solda birlik” olan bu ittifak, AB süreci, Türkiye’nin Kürt sorunu, Kuzey Irak, Kıbrıs gibi hassas konular da “devletçi”- statükoculuk savunuculuğu, solculuk adına, ulusalcı/milliyetçi-Atatürkçü, laik kavramları ekseninde demokratikleşmenin karşına çıkartılmaya devam edilecektir.11.5.2007 Yeni Şafak
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 13.06.07, 00:51
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: solda birlik

Sol yok ki birleşsin...

Sol nedir?
Hümanizmdir.. Yani insana en üstün değeri veren düşünce sistemidir..

Sol nedir?
En ileri üretim biçiminden yana olmak demektir..
Teknolojik değişime arka çıkmak demektir..


Sol nedir?
Evrenseliktir.. İnsanlık değerlerinin sahipliğidir..

Sol nedir?
Adalettir.. Vicdandır..

Sol nedir?
Hakkı, hukuku yenilenin yanında durmaktır..

Sol nedir?
Çaresize çare olmaktır..

Tabiii..
Bu gerçek..
Evrensel..
Doğru ve sahici bir sol...

***
Bizde kendine ‘sol’ adı veren madrabazlık ne?

Askeriye safında ‘askeri laiklik’ ezberini sürekli tekrarlamak..

İşsizlikmiş..
Yoksullukmuş..
Gelir dağılımı adaletsizliğiymiş..
Bölgeler arası dengesizlikmiş..
Hakmış, hukukmuş..
Ne gezer..

Eski bir çukulata reklamı gibiler..
Halkın sorunlarını sıralayınca hep aynı cevap..
İşsizlik..
‘Laiklik elden gidiyor ‘
Yoksulluk..
‘Laiklik elden gidiyor’..

***
Bu topraklar hiçbir zaman gerçek bir sol üretemedi..
Batının ‘tüketim kalıplarını’ taklit etmeye..
Batı gibi ‘para harcamaya’ buralarda sol dendi..
Halbuki solun varlığı üretim biçimi ve üretim biçimindeki değişimdir..
Batı burjuva devrimini Türkiye’ye üst yapı kurumu olarak taşımanın sol ile ilgisi nedir, anlaşılır gibi değil..
Üretim biçimini değiştirmeyince bunların ne ciddiyeti, ne kalıcılığı var..
Zaten şu soruya bir türlü cevap alamıyorum:
Türkiye’de Atatürk devrimleri tahlikede mi?
Değilse, laiklik şamatası ne?
Yok, eğer Türkiye’de Atatürk devrimleri oturmadıysa da o zaman neden oturmadı diye sormak ve daha ciddi bir analizle olup bitene bakmak gerekmez mi?
Ama iş darbecilikle başlayıp, darbecilikle bitince bu sorular da duyulmuyor..

***
Yaşadığımız dönem Türkiye’deki üretim biçiminin ilk kez dönüştüğü bir dönem,,
Sol felsefeden gelen aklı başında herkesin tüm varlığıyla bu dönüşümü destekliyeceği bir süreçten geçiyoruz..

Türkiye’nin Bizans’tan bu yana kıpırdamayan yapısı değişiyor.. Köylülük çözülüyor.. Esnaflık çözülüyor.. Sanayi yapısı farklaşıyor.. Teknoloji nitelik kazanıyor..

Sanayi yapısı nitelik kazandıkça sosyolojik yapının modernleştiği bir dönem..

Nasıl?
AB sayesinde..
Bu sürece karşı durarak ilerici olunabilir mi?

***
Solun işlevi bir yandan Türkiye’nin içinde bulunduğu hızlı modernleşmeyi desteklemek..
Diğer yanda ise bu dönüşüme ayak uyduramayanların sorunlarına..
Çaresizlere..
Tutunamıyanlara el uzatmak olmalı..
Modernleşmenin yarattığı toplumsal çıkmazlara makro çareler üretmek olmalı..
Bizde askeri muhtıra ile sol adnı kulanan parti genel merkezi arasında fark olmadığı için bunlardan çok uzağız..

***
Bizde sol diye yutturulan..
Enternasyonolizme karşı çıkar..
Üretim biçimin dönüşümünü değil köylülüğün mevcut halini savunur..
İnsana boş verir..
Adaletsizliğe aldırmaz..
Darbeciliğe tavır almaz..
Haksızlığa isyan etmez..
Halkı dışlar.. Halka güvenmez..
Hak ve hukuka değil, güce endeksli siyaset güder..
Sosyallik de..
Demokrasi de umuru olmaz..
Askeri zihniyetin yanıbaşında tak amentüsü olan laiklikle yatar, laiklikle kalkar.. Ama demokrasiye sahiplenmez..

Şimdi bunlar birleşemiyormuş..
Birleşmeyip, dağınık kalsınlar..
Bir mahsuru yok ki..
Mahsuru olan, solla ilşkisi olmayan kışla taraftarlarını sol diye sunmak..


15.05.2007
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar