iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 10:45 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Toplum ve Yaşam » Siyaset » Arap İslamcılar AKP'nin ılımlı çizgisini örnek almalı

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 16.08.07, 13:32
Standart Arap İslamcılar AKP'nin ılımlı çizgisini örnek almalı

16.08.07, 13:32



Arap İslamcılar AKP'nin ılımlı çizgisini örnek almalı

Arap dünyasında kendi aralarında çatışma çıkaran ve reformları desteklemeyen İslamcılar Türk deneyimini iyi incelemeli. AKP orduyla çatışsa da ekonomi ve reformlara önem vererek ılımlı bir çizgide başarıyla ilerliyor
16/08/2007 (274 kişi okudu)
MUNTASIR EZZİYAT (Arşivi)
AKP lideri Tayyip Erdoğan'ın genel seçimlerdeki büyük başarısı sonrası Türkiye devletinin laik yöntemine bağlı kalacağı yönündeki sözleri gayet açıktı. Bu büyük başarı AKP'nin köklü partilere karşı üstünlüğünü ikinci kez netleştirdiği gibi, ordunun meclis çoğunluğunu sağlayan ve tek başına hükümet kuran parti üzerindeki artan baskısına karşı dolaylı bir referandumdu. Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı adaylığıyla patlak veren krizin arka planında, dışişleri bakanının eşinin başörtüsü giymesi vardı.
Ordu halifeliğin kaldırılması sonrası lideri Atatürk'ten miras kalan gelenekleri koruyor, Türk toplumunun yeniden 'formüle edilmesi' girişimlerinde bulunuyor. Partiler de siyasi oyunu, üzerinde anlaşılan bu kurallar doğrultusunda sınırsız bir titizlikle oynuyor. İslamcıların tarihi lideri Necmettin Erbakan, bu kurallara aykırı davrandığı düşünüldüğü zaman pistin dışına çıkarıldı ve sonrasında, kendisini AKP'yi kurmaya ve Türk halkının güvenini kazanmaya ehil kılan alışılmadık başarılar elde etmiş İstanbul Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan öne çıktı.
İslamcıların siyasete 'iktidar değişimine yol açmak' için katıldıkları gerekçesiyle duyulan endişeleri yatıştırmak için Türk deneyiminden yararlanılabilir. Ötekini uzaklaştırma politikasına başvurulmaması konusunda da uyuşmalıyız. Çünkü bu politika istikrar getirmiyor ve pusuda bekleyenler sebebiyle tıkanmış bir toplumda ilerleme sağlamıyor. Diğer yandan, bu politikanın ortadan kaldırılması, İslamcıların devlet içinde İslam adına konuşma hakkını tekellerine alarak değil, halkın bir parçası olarak yer almasına izin verir.
Erdoğan, Gül ve AKP, kadının başörtüsü giymesini savunmalarına rağmen çatışma çıkarmayıp seçmenlerin güvenini kazanmaya çalıştı. Genel hakların genişletilmesini desteklediler, kalkınma için çabaladılar, üretim oranının ve çalışma standartlarının yükseltilmesini amaçlayan politikalarla yoksullardan oy kazandılar.
AKP 2002 seçimlerini kazanmıştı ancak reformların gerçekleştirilmesi için yeterli olmayan meclis çoğunluğunun gölgesinde, ordu da pusuda bekledi. Erdoğan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanlığına aday gösterdiğindeyse yer yerinden oynadı, laikler gösteriler düzenledi ve AKP'yi adayını çekmeye zorlamak için ordu kullanıldı. Hükümeti reform gündemini uygulamaktan alıkoyan 'eksik çoğunluğun' gölgesinde Erdoğan, ordunun AKP'nin projesini bitirmek amacıyla kullanmaya kalkıştığı fırsatları yok etmeye çalıştı.
Erdoğan, ordunun Türkiye devletinin bekçisi olduğu yönündeki söylemine itiraz etmedi veya karşı gösteriler düzenlemedi. Son seçimlerse İslamcıların izlediği politikaların başarısını teyit etti. Türk halkı hükümetlerini anlama çerçevesinde başörtüsü savaşına değil, AKP'nin birinci döneminde iyileşen ekonomiye dikkat etti. AKP ve özellikle de lideri Erdoğan, orduyu müdahalede bulunmaktan alıkoyan ve ordunun görüşlerini görev değil de danışma amaçlı kılan yasa değişikliğiyle ordunun nüfuzunu sınırlayabildi. Askeri kurum modern çağda kurucu Atatürk'ün laik geleneklerine tutunuyor, Erdoğan da orduyla mücadelesini destekleyen AB'ye üyelik girişimlerini sürdürdü. Bu girişimler, ordunun hükümet işlerine müdahalesini engelledi.
Arap dünyasında kendi güçlerine son veren ve kan akıtan çatışmalara girmiş İslamcı kardeşlerimizin, reformları destekleyerek siyasete girmesini, Arap ülkelerinin kendi özelliklerini de göz önünde tutarak Türk deneyiminden ders çıkarmasını temenni ediyorum. (Katar gazetesi Raye, 11 Ağustos 2007)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 21.08.07, 16:18
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Arap İslamcılar AKP'nin ılımlı çizgisini örnek almalı

Ilımlı İslam devleti mi dediniz?

İsmet Berkan
21/08/2007 (7806 kişi okudu)
Artık sanki bir olguymuş gibi söz ediliyor ve 'Çankaya, ılımlı İslam devletini benimsemiş bir iktidar partisince teslim alınıyor' cümlesi kolayca ağızdan veya kalemden çıkıveriyor.
Her konuyu kavga konusu haline getirdiğimiz yetmezmiş gibi kavga konusu olan her konuyu da sanki dünyanın en mühim meselesi sanmaya başlıyoruz.
Türkiye aylardır, hatta bir yıldan uzun zamandan beri cumhurbaşkanlığı meselesini konuşmaktan başka bir iş yapamıyor.
Oysa cumhurbaşkanının bizim sistemimizdeki yeri kavgalarda söylendiği kadar önemli değil. Yanlış anlamayın, cumhurbaşkanı önemsizdir, yaptığı iş de önemsizdir, gibi bir şey söylemiyorum ama bizim sistemimizde başbakan cumhurbaşkanından kat be kat daha önemlidir, hele hele o başbakan bir tek parti iktidarının başbakanıysa.
Ama şimdi Çankaya seçimi var diye Çankaya'nın önemini abartıyoruz. Daha önce defalarca cumhurbaşkanı seçtiğimizi ve bu dönem konuştuklarımızın yüzde 1'ini bile o dönemlerde konuşmadığımızı kimse hatırlamıyor sanki.
Son zamanlarda, yazının başında da aktardığım bu 'ılımlı İslam devleti' meselesi yeniden tedavüle girdi. Konuyu cumhurbaşkanlığı ile ilişkilendiriyor bunu yazanlar.
Benim hatırladığım, bu 'ılımlı İslam devleti' cümlesi ilk olarak Amerikalı üst düzey yetkililer tarafından kullanıldı Irak işgali döneminde. O zaman Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer başta olmak üzere ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök gibi yöneticiler bu cümleye tepki gösterdiler, 'Türkiye bir ılımlı ya da değil İslam devleti değil, laik ve demokratik bir ülkedir' dediler.
Hadi Cumhurbaşkanı Sezer'in veya Genelkurmay'ın tepkisini olması gereken olarak niteleyip üstünde durmayalım ama özellikle Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül'ün, ABD tarafından başlatılan Büyük Ortadoğu Projesi ve Birleşmiş Milletler'in Medeniyetler Diyaloğu projeleri kapsamında yaptıkları konuşmalar bence çok önemliydi. Hem Erdoğam hem Gül bu konuşmaların bütününde, Türkiye'nin laik ve demokratik deneyimini övdüler, Türkiye'nin İslam'la demokrasinin bağdaşabilirliğini kanıtlayan önemli bir örnek olduğunu hep vurguladılar.
Sanki bütün bunlar hiç olmamış gibi şimdi 'ılımlı İslam devleti' lafı hortladı, üstelik de iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bu projeyi gerçekleştirmek üzere Amerika tarafından desteklendiği iddiası da sanki artık bir iddia olmaktan çıkıp elle tutulur bir gerçekmiş gibi takdim edilmeye başlandı.
İsteyen istediğine inanır elbette ama sanırım son seçim sonucu en basitinden herkese şunu öğretmiş olmalı: Bizim inandıklarımızla gerçekler arasında mesafe açıldıkça bizim yanılma ihtimalimiz de artıyor.
Diyelim AKP'nin 'cumhuriyetin temel değerleri' ile 'barışık olmadığını' söylemek başka şey, aynı partinin cumhuriyetin temel değerlerinden laiklik ilkesiyle bazı sorunları olduğunu, laiklik uygulamalarından bu partinin her zaman çok memnun olmadığını söylemek başka şey.
Birinci cümleyi destekleyen hiçbir veri yok ortada, sadece şüphelerimiz ve niyet okumalarımız var. İkinci cümle ise gerçeklerden söz ediyor.
Ama siz birinci cümleye inanıyorsanız, sizin bu partiyi düşman görmenizden, onunla her mümkün alanda çatışmaya çalışmanızdan daha doğal bir şey olamaz.
Oysa ikinci cümleyi söyleyenlerdenseniz, AKP ile sizin aranızdaki ayrılık basit bir siyasi görüş ayrılığıdır, onlarla hiçbir zaman uzlaşmasanız bile birlikte yaşamayı başarırsınız.
Hayır, burası bir ılımlı İslam devleti değil, hiçbir zaman da bir 'İslam devleti' olmayacak; çünkü laiklik ilkesinin ortadan kaldırılması mümkün değil. Ama buna karşılık laiklik uygulamalarını mutlaka tartışmalıyız.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar