|
#1
|
|
25.08.07, 10:47
Bu hak mıdır? Madem korkun yok, yargılanıp aklansana sayın Gül? Ama yok, trilyonun üzerine oturdular. Bir de utanmadan Cumhurbaşkanı olacak. Hadi ona birşey demedik de... Cumhurbaşkanına dokunulmazlıkda neyin nesi oluyor? Hazırlıkları süren yeni Anayasa, ’kayıp trilyon’ davasına karşı Abdullah Gül’e Çankaya’da koruma zırhı getiriyor. Taslaktaki, "Cumhurbaşkanı, kişisel suçlamalardan dolayı milletvekili dokunulmazlığı hükümlerine tabidir" cümlesiyle, Gül’ün yargılanma olasılığı sona erdiriliyor. GÜL'ÜN NEDEN 26 OY ARADIĞINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN OYLAMADAN İLGİNÇ KARELER İÇİN TIKLAYIN CUMHURBAŞKANI adayı Abdullah Gül’ün Çankaya Köşkü’ne çıkması durumunda "kayıp trilyon" davasından yargılanıp yargılanmayacağıyla ilgili tartışmaya yeni Anayasa taslağında son veriliyor. Anayasa taslağında, cumhurbaşkanlarına görevleri süresince milletvekillerine tanınan dokunulmazlık hakkı getiriliyor. Bu amaçla taslakta "Cumhurbaşkanı, kişisel suçlamalardan dolayı milletvekili dokunulmazlığı hükümlerine tabidir" ifadesine yer verildi. Bu cümle, 1924 Anayasası’ndaki şu hükümden alındı: "Reisicumhur’un hususat-ı şahsiyesinden dolayı mes’uliyeti lazım geldikte iş bu Teşkilat-ı Esasiyye Kanunu’nun masuniyet-i teşriiyeye taalluk eden 17. maddesi mucibince (mebus dokunulmazlığı) hareket edilir." Taslak böyle kabul edilirse Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde Gül, TBMM’de bekleyen fezlekesi nedeniyle yargılanmayabilecek. Yeni sivil anayasayla milletvekili dokunulmazlığının sınırlandırılması halinde ise durum değişecek. Bu durumda, hakkındaki suçlama, milletvekili seçilmeye engel olan "evrakta sahteciliğe iştirak" olduğundan Gül’ün yargılaması sürebilecek. Ancak her şartta tutuklanabilmesi için TBMM Genel Kurulu’nda karar çıkarılması gerekecek. |
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| |||
| |||
| ben yargılanmam sevgili warmgrey anayasa mahkemesi 6 milyar insanın gözüne bakarak 367 konusunda yanlış karar alıyorsa kusura bakma... tarafsız yargı diye bağır,ondan sonra hak talep et!o zaman bende yanındayım bu ülkede hala yassıada güçleri yönetimde siz dinciler diye sordunuz ama cevapladım birkere kusuruma bakma sevgilerimle dostum... Konu nuvekolik tarafından (25.08.07 saat 10:56 ) değiştirilmiştir.. |
| kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
warmgrey (25.08.07) | ||
|
#3
| |||
| |||
| Alıntı:
Anayasa Mahkemesi kararını hukuka göre verdi. O sonuca sebep olan maddeyi değiştirsinler madem rahatsızlar. Ayrıca diyelim ki Anayasa mahkemesinin yaptığı yanlış, iki yanlış ne zamandan beridir bir doğru ediyorda hırsızlık yaftasıyla Cumhurbaşkanı olunurken yargılanmaktan korkuluyor? Ve şunu söyliyeyim, bu adamlar son bir haftadır ortaya koydukları gerginliği biraz daha devam ettirsinler, Sayın Başbakan da ada tatiline çıkar... Ve açıkcası o zaman ben de çıkıp ağzımı açmam... Neden mi? Geren onlar çünkü... Sana da sevgilerimle |
|
#4
| |||
| |||
| Alıntı:
kemalistler sistemi ele geçirmişse bu iş olmaz sevgili dostum |
|
#5
| |||
| |||
| Bu iş olmazsa, (ki anayasa mahkemesinin AKP lehine kararlarını çabuk unutmuşuz anlaşılan) yarın darbe olduğunda da "Dinciler sistemi ele geçirmişse olacak olan budur hiç kusura bakmayın" der bir kenara çekilirim ben de dediğim gibi... |
|
#6
| |||
| |||
| Alıntı:
akp nin oylarını bukadar artırmasının bir sebebide mahkeme kararı adil olmadığı içindir |
|
#7
| |||
| |||
| Alıntı:
AKP'nin oylarını arttırması, tamamıyla AKP'nin başarısıdır. Mahkeme kararı %2-3 etkilemiş olabilir. Ama yıllardır sürdürülen sistematik çalışmalar AKP'yi bu noktaya taşımıştır. Sanal muhtıra ve Anayasa mahkemesi kararı olmasaydı bu kadar oy alamazlardı. Bununla birlikte %40'ın da altına düşmezlerdi. Bir sebebi de karşılarında CHP gibi bir partinin bulunmasıdır bu oy oranının. Ekonomik programı olmayan, toplumsal sorunlara eğilmeyen, sadece laiklik simidine tutunarak oy toplamaya çalışan bir zihniyet karşısında başarı kaçınılmazdır. AKP'nin tek başına iktidar olması Türkiye açısından iyi olmuştur. Bununla birlikte yargıdan kaçarak dokunulmazlık zırhı ardına saklanmak utanmazlıktır. Hele hele tarafgir bir biçimde bu zırhı savunmak iki yüzlülüktür. Anayasa mahkemesi kararını Türkiye Cumhuriyetinin anayasasına bağlı kalarak almıştır. CHP ve diğer partiler bunu bilmiyor muydu da katılmadılar oturumlara? Aksine bu biliniyordu. Yani kanunun uygulanması söz konusu. Bunun neresi taraflı? AKP o oturumlarda kanundan kaçamadı, şimdi Abdullah Gül'ü kanundan kaçırmaya çalışıyorlar. Sen de kalkmış bunu savunuyorsun. Ortam gerçekten geriliyor. Ve bu gidişin sonu hiç de hayra alamet değil. Senin düşündüğün gibi demokrasiye değil, 30 yıl öncesine gider söyliyeyim bu yol... O yüzden herkes aklını başına devşirmeli... Şunu desen anlarım "Anayasa Mahkemesinin uyguladığı kanun çağ dışıdır". Evet bu lafı anlarım. Ama burada suçlanması gereken Anayasa Mahkemesi değil, iktidarda olduğu halde bu kanunu değiştirmeyendedir. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesinin kararı taraflı değildir... Anayasa mahkemesi sırf birileri istiyor diye onların gönlünü hoş edecek kararlar alamaz. AKP veya hükümet lehine karar alındığında sesiniz çıkmıyor, aleyhine karar alındığında çıkıp diyorsunuz ki "Taraflı". Bu olmadı. Bunun adı çifte standarttır. Cumhurbaşkanlığı makamı bugüne kadar dokunulmaz değilken onu da dokunulmazlık zırhına sokmak ve bunu savunmak ise pişkinliktir, utanmazlıktır. |
|
#8
| ||||
| ||||
| Anayasa mahkemesinin o kararı Hukuka göre değil, bir yerlerden gelen emir doğruldusunda verildiğini duymayanlar hala var demek ![]() Eski Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel İlksan davasında "verdiysem ben verdim ne olmuş" diyerek suçunu itiraf etmesine rağmen kimsenin sesi bile çıkmamış, davası bile yapılmamış. Yeğeninin bankasına el konulucağını söyleyen kişi o olduğu bilindiği halde üstüne gidilmemiş. CHP'nin kanalTürk'e verdiği para açık ve seçik bir şekilde belli iken dahi üstüne gidilmemiş, Mesut Yılmaz'ın suçu kesinleştiği halde , süre aşımına uğradı diye hiçbir şey yapılmamış, ama iş Abdullah Gül ve onun düşünce tarzında olanlar için ne hikmetse bu sesizlik hiçbir zaman olmamış, aksine daha keskin olmuştur. İnsan bu tür ikilemi görünce ister istemez acaba buda bir tezgahın ürünümüydü demedende edemiyor. Bir şiirle hapis cezası verenlerin daha başka yollar bulup ceza verme yoluna gitrmeyeceği garantisini kim verebilir ve özelliklede bu kararı verecek olan kişiler Bekir Coşkun zihniyetide kişiler ise ozaman bu kararın taraflı olmayacağı garantisini kim verebilir. benim veremeyeceğim kesin ![]() Merhum Başbakanımız Bülent Ecevit'in DSP'ye bıraktığı triyonları bilmeyen yoktur, acaba bu triyonlar da ortadan yok olsa (şuan için olup olmadığını bilmemkle beraber), acaba aynı tür yaklaşım olur mu, yoksa herzaman olduğu gibi sadece kendi fikir yapılarına karşı olduğunu düşündükleriyle sınırlı kalan bunun dışındakilere dokunulmayan davranış şekli devam eder mi?. Son olarakda bu dinci kelimesiyle tam olarak ne denmek isteniyor onuda anlamış değilim. Dinciler sistemi ele geçirmesi derken, şuan ki sistemin sahibi olanaların dinle alakası yok demek mi oluyor. Lütfen artık bırakalım, yok dincidir, yok laiktir gibi boş ve ayrımcılık duvarları ören bu tür söylemleri. Açıkça söyemem gerekirse 13 Yıldır bu söylemlerden bıktım ve 13 yıldır boş olduğu ispatlanan bu söylemlerden neden hâlâ vazgeçilmez onuda anlayabilmiş değilim. Herşeye rağmen önümüzdeki hafta Abdulah Gül Cumhurbaşkanlık koltuğuna oturacak (Darbe, Çankaya da herangi bir afet olmazsa, Abdullah Gül'ün sağlığı yerinde olursa) ve şuna inanıyorum ki 5 sene sonunda yeniden bir 5 yıl daha seçilme durumu ortaya çıktığında yine aynı şekilde işte bunlar sistemi ele geçirmek istiyorlar, bu 5 sene zarfında hazırlık yapıyorlardı ama bu 5 sene zarfında sistemi tamamen değiştirecekler.......falan, filan başlarda yeni olduğu için tamam olabilir her insan aynı şekilde düşünmeyebilir diyoruz ama yıllar geçmesine, insanlar değişmesine rağmen bu söylemlerin aynı kalması insana bıtkınlık getirdiği gibi, sonrasında da komik gelmeye başlıyor. nasıl ki her gün aynı yemeği yersek insana bıtkınlık berir işte bu söylemler hiç değişmeden aynı şekilde masamıza gelince insana ister istemez bıtkınlık gelir. saygılar Konu aliy tarafından (25.08.07 saat 13:51 ) değiştirilmiştir.. |
| aliy kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
fd90 (27.08.07) | ||
|
#9
| |||
| |||
| Dinci söylemini bırakmayacağım arkadaşım. Dinci ile Dindar kelimeleri arasındaki farkı anlayacak kadar kafan çalışıyordur diye düşünüyorum. Ve sizlerin bu iki yüzlü tavrınız devam ettiği sürece, benim hırsızım iyidir, benim teröristim iyidir tavrınız sürdüğü müddetçe sizlerle her platformda savaşmaya devam edeceğim... Anayasa mahkemesi lehinize karar verince iyi, aleyhinize karar verince tu kaka öyle mi? Yazıklar olsun... Bu iki yüzlülüğünüzün bedelini siz de ödeyeceksiniz. Tıpkı Süleyman Demirel, Mesut Yılmaz ve diğer hüsrana uğrayanların ödediği gibi... Bu bedelin ağırlığını da sizin bugünkü tavrınız belirleyecek... |
|
#10
| ||||
| ||||
|
__________________ Bilmek; en ağır yüküdür insanın. |
| Sponsorlar |
| |