|
#1
|
|
04.09.07, 01:42
Türkiye'nin son dönemi sosyal gözlemciler için gerçek bir laboratuar niteliğine sahipti. Gerçekte hala demokrasiyi özümsememiş bir ülke, toplumsal baskı ile demokratlığa adım attı. AKP'nin yenilenen iktidarı, Anadolu'da filizlenmekte olan toplumsal iradenin nihayet siyasete yansımasıydı. Devletçi elitin asker ve yargı desteğiyle normal demokratik süreci engelleme çabaları ise, bir anda yaşadığımız çatışmayı deşifre ederek laik kesimin de bir bölümünün normalleşmeden yana oy kullanmalarına neden oldu. Bu tabloya geri dönüp baktığımızda, Türkiye'nin adım adım nasıl iki kutuplu bir siyasi yapıya doğru evrildiğini ve temel çizginin devletçilik üzerinden yaşandığını algılıyoruz. Söz konusu gerilimde laiklik ve milliyetçilik temaları neredeyse birer figüran olarak kaldılar. Çünkü toplum bu şişirilen tartışmalara rağbet etmeyip, arkadaki devletçi, otoriter rejim hevesine hakettiği yanıtı verdi... Öte yandan seçim sonuçları özellikle büyük kentlerimizde epeyce şaşkınlıkla karşılandı. Meğerse birçok kişi CHP'nin %25'in üstüne çıkacağını, AKP'nin ise %30 civarında kalacağını sanmaktaymış... İşin ilginci bu yanılan kesimin son derece eğitimli, yüksek gelirli ve başarılı insanlardan oluşması. Ancak yüksek pozisyonlara sahip yöneticilerin ve CEO'ların da yanılanlar arasında olması doğal olarak yadırgandı. Çünkü bu insanlar toplumu 'koklamayı', halkın nabzını tutmayı iyi bilmesi beklenen insanlar... Öte yandan toplumu izlemekte olan birçok insanın seçim sonuçlarını çok kolay bir biçimde ve doğru olarak tahmin ettiğini de biliyoruz. Buna karşılık geçmişte büyük bir şirkette geçirmiş olduğum birkaç yıl, bana iş dünyasındaki yönetici kadronun akıl, zeka ve gözlem yeteneği açısından hiç de yabana atılamayacağını göstermişti... Dolayısıyla bunca akıllı insanın nasıl böylesine yanıldığı sorusu kafamı kurcalamaya başladı... Tam pes etmek üzereyken nihayet geçen gün aradığım yanıtı buldum: Bir süre önce iki haftalık dergi ülkedeki en önemli şirketlerin CEO'larına şu soruyu sormuşlardı: "Basında beğeni ile okuduğunuz, vazgeçemediğiniz köşe yazarları kimlerdir?" Ortaya 20 yazarlık bir liste çıkmıştı... Bekir Coşkun, Ertuğrul Özkök, Ege Cansen, Emin Çölaşan, Yılmaz Özdil diye başlayıp giden. Galiba ilk 10 yazarın 6'si Hürriyet'ten, 4'ü Sabah'tanmış. Listenin tümüne baktım, aralarında sadece birini düzenliye yakın bir sıklıkta okuyor; diğerlerini ise genelde hiç okumuyordum... Tabii görmezlikten gelmeyi ima eden bu davranışım, CEO olmayı becerememenin verdiği bir kıskançlık ve eziklikle de ilgili olabilirdi. Ama ne garip tesadüf ki, belki de devletçi medyayı okumama sayesinde, toplumu çok daha iyi anlar ve tanır hale gelmiştim. Söz konusu müthiş kalemlerin uzağında, onların yol gösterici yorumlarından yararlanamadan yaptığım akıl yürütmeler, anlaşılan gerçeği anlama açısından çok daha yararlı olmuştu. Doğrusu halime şükrettim... Ya daha bilinçli bir duruş sergileme ihtiyacıyla Bekir Coşkun diye başlayan listedeki yazarlara kapılıp gitseydim? Belki de öylesine saçma sapan yazılar yazacaktım ki gazetedeki işimden de olacaktım. Umarım CEO'larımız buna benzer kötü bir durumla karşılaşmamış ve işlerinden olmamışlardır. Çünkü ben patron olsam, herhalde neyi okuyup neyi okumaması gerektiğini ayırd edemeyen kişileri CEO olarak tutmak istemezdim. Bence geçilen dönemi bir 'öğrenme süreci' olarak almakta yarar var. Artık CEO'lar da kimi okumaları gerektiğine ilişkin daha sağlıklı bir bakış geliştirmişlerdir. Unutmamak gerekir ki bir kerelik cehalete tahammül edilebilir, ama cehaleti ideolojik olarak savunmaya başladığınızda, gülünç olmak bir yana işinizi bile kaybedebilirsiniz. etyen mahçupyan » Nüve Forum » kütüphane » Toplum ve Yaşam » Siyaset » Konu CiwCiw tarafından (13.12.08 saat 21:27 ) değiştirilmiştir.. Sebep: . |
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| |||
| |||
| Neden koklayamadı demek yerine 'Neden Koklamadı?' veya 'Neden kokladığını yansıtmadı' diye sorsaymış etyen bey daha iyi olurmuş. |
| warmgrey kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
kanlica (14.09.07) | ||
|
#3
| |||
| |||
| doğru söylüyorsun ![]() Konu CiwCiw tarafından (13.12.08 saat 21:25 ) değiştirilmiştir.. Sebep: . |
|
#4
| ||||
| ||||
| Bunun temel nedeni statükocu olmalarındandır.. görmek istedikleri gibi görüp herkesin kendi gözlüklerinden bakmalarını sağlamak.. Millette bakar gibi yapıp "evet haklısın aynı şeyleri bende görüyorum" deyip sonra dediklerini unuttular.. ![]()
__________________ Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki ! |
| Sponsorlar |
| |