
12 Mart 1995'de gerçekleştirilen katliamın ve dört gün süren Gazi Ayaklanması'nın 13.yılı. 13 yıl önce Gazi'de karanlık ellerin bir kez daha tetiğe sarıldığı, kontgerillanın halkın mücadelesini sindirmek için halkın üzerine kurşun yağdırdığı gündür 12 Mart.
O kurşunu yağdıranlar karşılarında yine halkı bulmuşlardı hem de binleri, onbinleri değil yüzbinleri. O tetiğe basanlar Gazi'de devrimcilerin yarattığı gücü gördüler. Devrimcilerin nasıl Gazi halkının içine kök saldığını ve asla o kopmaz bağın koparılamayacağını gördüler. Korktular devrimin ve sosyalizmin gücünden bu sefer tekrar tetiğe sarıldılar halkın üzerine kurşun, bomba yağdırdılar yeniden. Yetmedi yerlerde sürüklediler, kafalarını, kollarını kırdılar, katlettiler. Ama Gazi halkını sindiremediler. Gazi halkı mahkeme mahkeme il il süründürülse de asla vazgeçmedi adalet talebinden katillerden hesap sorulmadan peşlerini bırakmamaya yemin ettiler. Ve her yıl 12 Mart'ta yaşadıkları katliamı unutmadıklarını, unutturmayacaklarını haykırdılar. Ve 12 Mart devrimin tarihine bir mücadele günü olarak kazındı. Devrimin ve sosyalizm inancının katliamlarla yokedilemeyeceğini gösteren bir gün olarak.

Gazi'nin kahramanlarından Sezgin Engin'in babası Mahmut Engin hazırladığı açıklamayı okudu. Açıklamayı okurken zorlandığı görülen Engin 13 yıldır yaşadıkları acıdan bahsederken şunları ifade etti. "Tam 13 yıldır yanıyor, kavruluyor yüreğimiz. Tam 13 yıldır evlat hasretiyle, eş-kardeş ana-baba-çocuk hasretiyle dopdoluyuz. Bizi bir avuç hüzün, yüreklerimizden hiç eksilmeyen bir gururla bırakıp, çekip gittiler." Evlatlarını katledenleri kendilerinden ayıranları çok iyi tanıdıklarını söyleyen Engin "bizden korkuyorlar çünkü biz yarınların gerçek sahipleri, gelecekte kurulacak eşit ve özgür dünyanın yaratıcılarıyız. Bundan dolayı bizi kurşunluyorlar, mezar taşlarımızdan ürküyorlar." 13 yıl da evlatlarının yokluğunda çok şey yaşadıklarını söyleyen Engin katledilen evlatlarının hesabını sormak için kilometrelerce yol katettiklerini fakat devletin adalet isteklerine hep kulaklarını tıkadığını, katillerin bugün elini kolunu sallayarak dolaştığına vurgu yaptı. Engin konuşmasının devamında Susurlukçulardan adalet beklemediklerini söylediği sırada halk "Katiller Halka Hesap Verecek" sloganları atıldı. Adalet isteklerinin dünkü kadar güçlü olduğunu söyleyen Engin evlatlarının hesabını sormaktan asla vazgeçmeyeceklerini ifade etti. Evlatlarının kendilerini şehit ailesi olma onurunu verdiğini belirten Engin bu onuru hayatları boyunca taşıyacaklarını söyledi. Mahmut Engin son olarak halka seslenerek "Gazi katliamını unutmayın. Bu ateş bir gün herkesi yakabilir. Bizi yakınlarımızdan ayıranlar, o katiller sürüsü, yarın herkesi yakınlarından ayırabilir. Tanıyın bu katilleri. Onları unutmayın, unutturmayın. Gelin katillerden birlikte hesap soralım. Gözyaşlarımızın sorumlularının yakalarına birlikte sarılalım. Gazi'yi kana bulayanların, yeni yeni katliamlar planlamasının önüne geçmek için biraraya gelelim, zulme karşı birlikte mücadele edelim."dedi. Orada toplananlar bu çağrıya "Faşizmi Döktüğü Kanda Boğacağız, Gazi'nin Katili Susurluk Devletidir" sloganlarıyla karşılık verdi. Mahmut Engin'in konuşmasını ardından Gazi'de şehit düşenlerin isimleri "Halil Kaya, Fadime Bingöl, Sezgin Engin, Dinçer Yılmaz, Hasan Gürgen, Ali Yıldırım, Mehmet Gündüz, Zeynep Poyraz, Dilek Sevinç, Fevzi Tunç, Reis Kopal, Mümtaz Kaya,Geno Demir, Hakan Çubuk, İsmihan Yüksel, İsmail Baltacı, Hasan Puyan, Yaşar Aydın" hep bir bir ağızdan tek tek anons edilirken hep bir ağızdan "YAŞIYOR" diye haykırılıp Gazi'nin ölümsüz kahramanları selamlandı.
Gazi şehitlerinin mezarları başına gelindiğinde duygular bir anda sel olup akıverdi. Evlat acısıyla yüreği yanan analar evlatları için bir kez daha ağıtlar yakıp gözyaşı döktüler. Onların mezarlarına, fotoğraflarına sarılarak içlerine çöken acıyı bastırmaya çalıştılar. Soğuk mezar taşlarını okşayarak onların sıcaklığını hissetmeye çalıştılar. Mezar başında yapılan saygı duruşunun ardından şehit aileleri adına Gazi şehitlerinden Zeynep Poyraz'ın babası Cemal Poyraz bir konuşma yaptı. Cemal Poyraz orada bulunanlara Gazi Katliamının nasıl yaşandığını ve bu katliamın ardında kimlerin olduğunu anlattı. Gazi katliamın ardındaki bilinen ama yargılanmayan Hanifi Avcılar'dan, Yeşiller'den, Ayhan Çarkınlar'dan Necdet Menzirler'den, yıllarca verdikleri hukuk ve adalet mücadelesinden bahsetti. Bu mücadele sonucunda sadece bir polisin yarıgılanıp ceza almasının tek tesellileri olduğunu söyleyen Poyraz son olarak Gazi ve 1 Mayıs şehit aileleri adına herkesi saygıyla selamlayıp Pir Sultan'ın "Seninde Çarkın Bir Gün Kırılır" sözüyle konuşmasını bitirdi.
Cemal Poyraz'ın ardından her 12 Mart'ta Gazi halkının yanında olan Grup Yorum Gazi kahramanları için Bize Ölüm Yok Marşını söyledi. Grup Yorum üyesi İnan Altın yaptığı konuşmada ise şunları ifade etti. "Gazi şehitlerimizi saygıyla selamlıyoruz. 18 canımızı katiller öldürdü. Onları her zaman binlerce kişiyle sahiplendik. Gerçekleştirlen katliamın hesabını sorduk. 12 Mart katillerden hesap sorulan bir gün oldu. Hem yasımız var hem çoşkumuz. Onları unutmayacağız" Bize Ölüm Yok marşının ardından kitle Gazi Cemevi'nde şehit ailelerinin evlatları için verdikleri yemege çağrıldı. Saat 13.00'de ailelerin verdiği yemeğin ardından saat 14.00'e doğru Grup Yorum Cemevi önünde toplanan yüzlerce kişiye bir konser verdi. Gazi şehitlerinin anmalarına katılmanın kendileri için bir gelenek haline dönüştüğünü söyleyen Grup Yorum üyeleri, 12 Mart'ın sadece yas ve matem günü olmadığını bir mücadele gününe dönüştüğüne vurgu yaparak bir kez daha birlikte herkesi Gazi Marşını söylemeye çağırdı. Ardından orada toplanan herkesi halaylara katılmaya çağırdı. Yüzlerce kişinin kol kola omuz omuza çektiği halaylarla 12 Mart Gazi Şehitleri anması sona erdi.
Gazi Mahallesi Cemevi'nde Panel Düzenlendi
8 Mart akşamı Gazi Mahallesi Cemevi'nde düzenlenen panele konuşmacı olarak Av. Remzi Kazmaz, Av. Behiç Aşcı, Yazar Güngör Gençay, Gazi şehitleri aileleri adına Ergül Engin katıldı.
Panel Avukat Remzi Kazmaz'ın "Gereği Düşünüldü" isimli kısa filminin gösterimiyle başladı. Gösterimin ardından Gazi şehitleri adına yapılan saygı duruşu sonrası konuşmalara geçildi. Sözü ilk olarak alan Gazi davası avukatlarından Remzi Kazmaz görüntüler geçerken izleyenlerin verdiği tepkilerin, prosedürde biten davanın halkların gözünde hala devam ettiğini gösterdiğini belirtti. Gazi davasının hukuk fakültelerinde ders olarak okutulması gerektiğini ifade eden Kazmaz bir insan hayatına karşılık polis memurlarına verilen 1 yıl 8 aylık cezaların katliamcıların kollandığını açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Davanın İstanbul'dan 1100 km uzaktaki Trabzon'a gönderilişine değinen Kazmaz bir davaya giderken 33 kez otobüslerinin aranması ve benzeri uygulamaları dinleyicilerle paylaştı. Olayların seyrinin çarpıtıldığını vurgulayan Kazmaz kahvehanelerin taranmasının ardından cemevinde cenaze için bekleyen topluluğun gece panzerler tarafından ağır silahlarla taranması ve burada Mehmet Gündüz'ün öldürülmesinin bilinçli olarak atlandığını aktardı.
Kazmaz'ın ardından söz alan Avukat Behiç Aşçı katliamın gerçekleştiği dönemde mahalleye geldiğine polis araçlarının mahallede konvoy halinde dolaştığını belirtti. Daha sonra bu uygulamanın mahalle için alışılagelmiş bir durum olduğunu öğrendiğini kaydeden Aşçı bu uygulamaya rağmen mahalleyi tarayan araçların polisle karşılaşmamasının olayların ne kadar organize şekilde gerçekleştirildiğinin göstergesi olduğunu belirtti. 95 yılında gerçekleşen katliamla aynı dönemde avukat olarak birçok yargısız infaz olayıyla karşılaştığını ifade etti. Behiç Aşçı gerek bu infazlarda gerekse gazi de, silahsız savunmasız insanları öldüren kolluk kuvvetlerinin meşru müdafadan yargılandıklarının altını çizdi. Tüm bu yaşananların kendisine Ispartalıları anımsattığından söz eden aşçı 2 milyonluk Pers ordusuna karşı savaşan 300 Ispartalı kahramanın toprağa kendileriyle beraber bıraktıkları direniş geleneğinin dün ve bugünde Gazi gibi örneklerle sürdüğünü vurguladı.
Yazar Güngör Gençay ise, Gazi davasının ve benzeri mücadelelerin savunulmasında emek güçleriyle birleşilmesinin önemini vurguladı. 15-16 Haziran direnişlerini örnek veren Gençay, toplumun muhalif dinamiklerinin beraber hareket ettirilmesi gerektiğini ve bu anlamda Gazililer'e de çok iş düştüğünü altını çizdi.
Gazi şehitleri aileleri adına söz alan Ergül Engin de, aradan uzun yıllar geçmesine rağmen yapılan hukusuzluğun ailelerin acılarının taze kalmasına neden olduğunu söyledi. Engin, Gazi'de planlı olarak yapılan katliamın bütün halk muhalefetine bir ders vermek adına gerçekleştirildiğini vurguladı. Ancak düzenin karşılaşacağı tepkiyi hesap edemediğini ve büyük bir sahiplenmeyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Yaratılan direnişte Gazililer ile birlikte İstanbul'un diğer mahallerinden emekçilerin de büyük pay sahibi olduğuna değinen Engin, Ali Yıldırım, Zeynep Poyraz ve Hasan Sel gibi örneklerin farklı semtlerden gelerek Gazi de şehit düşmelerine vurgu yaptı. Örgütlenme ve örgütlü mücadelenin önemine değinen Engin, anmanın yapılacağı 12 Mart günü herkesi şehit aileleriyle birlikte hareket etmeye çağırdı. Gazi halkının büyük ilgi gösterdiği panel Gazi'nin 5 mahallesi muhtarları adına söz alan Ali Reçber ve Gazi Cemevi'nin anmaya ilişkin bilgilendirmelerinin ardından sona erdi.
2008.03.14
Alıntıdır









Normal