|
#1
|
|
17.01.07, 12:13
Makale Başlıkları: *Terörü Sadece Solcular mı Yapıyor? *Şov Yapmayı Seviyoruz *Ben de bir Bekir Coşkun'um *Tüm zamanların en iyi içişleri Bakanı *Hepimiz birer KATİLİZ.. *Kim demiş "Turizm ve Kültür Bakanı GERİCİ 'dir diye ha? *Siyasetin Amatörleri 1 (İbrahim AYDOĞDU) *Vaay ,Evren Paşam Buyurmuşlar *Kürt Devleti Kuruldu Birader Kuruldu ,Uyan! *Haddini Bil Hanımefendi *DTP'li Komjin'in Pisliklerini Örtme Çabaları *Yaklaşan seçimlerde Alevilerin rolü ve projeleri *Abdüllatif Şener'in aleviliği.. *AKP nin kefesinde kimler var? *Dijital Soygun da Oluyor Konu lolipop tarafından (28.04.07 saat 23:18 ) değiştirilmiştir.. |
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| Bu ülkenin başına ne geldiyse, yanlış yöneticilerin ,yanlış uygulamaları yüzünden gelmiştir. Hade buyrun, kokmuş fasulye yemeğine. Arkadaşlar fasulye kurtlu ise yemeği de kurtludur. Doğru ve sade bir mantık kullanan kim olursa olsun, köydeki Hasan amca da, şehirdeki Sabihe teyze de aynı yargıya varır. Sonuç tektir. Doğru davranışlar, doğru düşüncenin bir yansımasıdır. Terörün tanımıbellidir. Ve bu tanıma uyan eylemleri kim yaparsa yapsın terör eylemcisi yani Teröristtir. Doğru mu? Bunun ucuna veya kıçına (afedersiniz) sağcılar bu eylemi yaparsa "SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA KURULAN ÖRGÜTE KATILMAK" diye suçun nefini belirleyecek bir ifade, solcular bu eylemi yaparsa "TERÖRİST EYLEMLERE KARIŞMAKTAN MÜTEVELLİT ÖRGÜT KURMAK VE KATILMAK.... vs gibi bir ifade konmuş mu ben bilmiyorum. Olduğunu da zannetmiyorum. Hrant DİNK'i vuranlar TERÖRİST değil, suç işlemek amacı ile örgüt kurmak ve de katılmak eylemini oluşturmuşlar.. HADE BE HADE. "Aslında bu güzel çocukların bu eylemi suç bilem sayılmaz, MİLLİYETÇİ duygularına gem vuramayıp bu işi yaptılar" deyiverin gayri. El insaf yani kardeşim. Bunu bile algıyamamanın idrakinde ve en önemlisi insafı içersinde değilsiniz. Bu katillerin yandaşı olan bir Partinin il başkanı "Ne olmuş bombalamışlarsa yani ne var bunda" diyecek durumda ise ve hiçbir yetkili bu şahsiyetin ağzının payını hukuki çerçevede vermiyorsa YANDIK Kİ NE YANDIK. Zira bu ve buna benzerler yarın bir gün ALLAH KORUSUN bir seçimde seçilir ve de işbaşına gelen bir iktidarın bakanı falan olursa ve kanun yapıcısı olursa işte böyle saçma ifadeler ortaya çıkar. Ne olur, tabii ki bu kanunlar sonucu bu tür suçları işleyenler daha az ceza ile çıkar, devlet töreni ile karşılanır...vs. Türkiye'de bir afiş astığı için, bir yürüyüşe katıldığı için insanlar "TERÖRİST BİR ÖRGÜTE ÜYE OLMAK" la suçlanmış ve bu suçtan çokça cezalar almışlardır. Ama nice masum ve aydın insanları öldürmüş olanlar sağ siyasi kimlikleri yüzünden mükafatlandırılmışlardır. Böyle bir hukuki işleyiş olmaz. Olamaz. Zira her ne hikmetse bazı sanıklar, işledikleri suç açıkça terör suçu olduğu halde bu şekilde yargılanıyorlar.. Zaten Hrant DİNK'in katilini azmettiren Mc Donalds'ın bombacısının da bombalama eylemi nedeniyle hemen salıverilmesi, bu saçmalığın bir sonucu değil mi? Yahu insaf be kardeşim, çocukların, kadınların gittiği bir kafeye hedef gözetmeksizin bomba atacaksın ve terör eylemi olmayacak ve hemen salıverileceksin.. Dünyanın neresine giderseniz gidin bunu adı TERÖRdür. Bunu bu tür kavramlara sokmamalarının temelinde en az süreyle ceza almalarını sağlamaktır. Bu tür insanlara verilen hediyedir. |
|
#3
| |||
| |||
| Bence olaya bu şekilde sağcı solcu diye yaklaşmak yanlış aslen solun mantıkını anlamak için Karl Marx denen çıfıt yahudinin çatışmanın sonucunda güçlünün ayakta kalacağını anlatan yaklaşımına ve sağın mantığını anlamak içinde Başbuğumuz Alparslan Türkeş'in devlete ve millete verdiği değeri anlamak yeterlidir.Hal böyle olunca bazı sol fraksiyonlara dahil insanların yaptığı birçok eylem terör eylemi diye nitelendirilebilirken ülkücü arkadaşlarımızın bazı olumsuzluklar karşısında yaptıkları eylemler ki bunlar fevri olaylardır sadece siyasi intihal yaratmak diye nitelendirilir ama sonuçta adli makamlar her iki tarafada aynı cezayı keser. Bugünün gündemindeki olan bazı sağ görüşlü kişileri örnek vererek düşüncenizin haklılığlını ıspata çalışmışsınız güzel fakat sizden ricam hergün biyerlerde bişekilde eylem yaptırılan onlarca sol görüşlü vatandaşlarımızında gözaltına alındıktan sonra hemen bırakıldığını görmenizdir
__________________ NE ABD NE RUSYA NEDE ÇİN HERŞEY TÜRKE GÖRE TÜRK TARAFINDAN TÜRK İÇİN |
|
#4
| |||
| |||
| Türkiyede yıllardır bir kesim kollanmış bir kesim küçük suçlardan çok ağır cezalara çarptırılmıştır. Buda insanların devletine güvenini sasmaktadır. Örnekmi Hırant Dink'i öldüren zihniyetin yetiştiği Trabzon ilinin adalet temsilcisi emniyet müdürünün geçmişini okusanız anlarsınız. İlteber kardeşim bu emniyet müdürünün yaptıklarını bir ülkücüye karşı bir solcu polis yapsaydı sonunun ne olacağını düşünebiliyormusun. Lütfen oku bu ön yargılarla bu ülke her zaman geriye gitmeye mahkumdur saygılarımla. Reşat Altay'ın yazılmamış anıları Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay merkeze alındı dün... Malumunuz, Altay, sürekli linç, suikast, cinayet haberleriyle gündeme gelen Trabzon'daki güvenlik zaafını izah ederken, suçu reform yasalarına atmış, "Avrupa Birliği uyum kanunları istihbaratı zayıflattı" demişti. Demokratikleşme hevesi Emniyet'te zaaf yaratmasa, polisin elinde yetki olsa, hiç bunlar başa gelir miydi? Dilerim Altay, Trabzon'daki ağır mesai günlerinden sonra Ankara'da boş vakit bulur; anılarını yazar. Biz de Türkiye'nin son 30 yılının hikâyesini onun kaleminden okuruz; okudukça sürekli baş sayfaya dönen kanlı bir tarih kitabı gibi... *** Mesela o kitap 30 yıl öncesinden bir sahneyle başlayabilir: 16 Mart 1978 Perşembe günü... Öğleyin... İstanbul Üniversitesi çıkışında 100 kişilik öğrenci grubunun üzerine bomba atılıyor. 7 ölü, 47 yaralı var. Esmer, kısa boylu, hırkalı bombacı, TNT'yi solcu grubun üzerine atıp üniversitenin merdivenlerinden kaçmaya başlıyor. Öğrenciler kaçışırken Beyazıt Kütüphanesi önünden de otomatik silahlarla yaylım ateşi açılıyor. Gençler de polis de yere kapaklanıyor. Ayağa kalktıklarında polis ateş açan saldırganları takip için fırlıyor. Arkadan bir ses: "Geri dönün" diye bağırıyor. Polis geri dönüyor. Katiller kaçıyor. Geri dönen polislerden biri Yahya Gergin... Olayın ayrıntılarını yıllar sonra 32. Gün'den Rıdvan Akar'a anlatıyor. Meğer normalde 30-40 polisin görev yaptığı kapıda o gün sadece 9 polis görevlendirilmiş. Failleri kovalarken kendilerine "Geri dönün" diye bağıran amiri de merak edip araştırmış. O komiser yardımcısının adı Reşat Altay'mış. *** Belki o günü yazar Altay anılarında... Sonra bandı 14 yıl ileri sarar: Nisan 1992... Çiftehavuzlar'da bir örgüt evi... 3 Dev-Sol militanı kıstırılıyor. İstense beklenip teslime zorlanabilirler. Ama hayır; polis evi basıyor ve 3'ünü de öldürüyor. Bu yargısız infazın ardından 22 polis hakkında "kasten adam öldürmek" suçlamasıyla dava açılıyor. Daha sonra "Zor kullanma yetkilerini kullanmışlardır" diye beraat eden sanıklar içinde ileride Susurluk davasında tanıyacağımız isimler var: İbrahim Şahin gibi... Ayhan Çarkın gibi... Tanıdık bir polis daha var: Reşat Altay. *** Ne kadar renkli anılar bunlar... 4 yıl daha geçiyor... Sayfalar çevriliyor... 3 Kasım 1996... Susurluk skandalı patlıyor. Kazada ölen Abdullah Çatlı'nın bütün ilişkileri ortaya seriliyor. Çatlı'nın telefon kayıtları incelemeye alınıyor. Ve şaşırtıcı sonuç ortaya çıkıyor: Kırmızı bültenle aranan Çatlı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Terörle Mücadele Şubesi'nin müdürüyle 5 kez telefonla görüşmüş. Kim var şubenin başında? Doğru tahmin ettiniz: Reşat Altay... *** Altay anılarını yazsa, bu ilişkileri anlatsa, bütün bunlara rağmen nasıl sürekli terfi edip Gaziantep'e, Bursa'ya, Trabzon'a emniyet müdürü olduğunu izah etse, biraz da Trabzon'daki örgütlenmelerden bahsetse iyi olmaz mı? Türkiye'nin son 30 yılının hikâyesini onun kaleminden okurduk böylece; ilerledikçe hep baş sayfaya dönen kanlı bir tarih kitabı okur gibi... can.dundar@e-kolay.net |
|
#5
| ||||
| ||||
| bu ülkede ne olduğunu bilmeden ön yargı yapan o kadar çok insan varki söylenecek söz kalmadı artık olsa bile anlatmak çok zor.
__________________ |
|
#6
| |||
| |||
| Kim sütten çıkmış ak kaşık...bilen varsa söylesin. Bu memleket birilerinin yüzü suyu hürmetine ayakta sanırım umarım yanılmam... Doğru bilinen yanlışlar ve yanlış bilinen doğruları tarih yazacak bir gün. Ama ben inşallah okuyabileceğim, o gün gelince... Eğer asgari müşterekte birleşemezseniz bu süreç freni patlayan kamyondan daha hızlı yol alacak bu çöküş |
|
#7
| ||||
| ||||
| Eğer devlet sensen veya devlet seninleyse yaptığın her şey mubahtır.Örnekler de bunu kanıtlıyor bizzat.İlpar duyuşuna ve hassasiyetlerine harfiyen katılıyorum.
__________________ |
|
#8
| ||||
| ||||
| * Bugünün gündemindeki olan bazı sağ görüşlü kişileri örnek vererek düşüncenizin haklılığlını ıspata çalışmışsınız güzel fakat sizden ricam hergün biyerlerde bişekilde eylem yaptırılan onlarca sol görüşlü vatandaşlarımızında gözaltına alındıktan sonra hemen bırakıldığını görmenizdir* Demiş ilteber Arkadaşımız. ßende ona soruyorum. Peki Ya Sağ görüşlülerin yaptığı eylemler ? Onlar Ağır hapis cezasımı alıyorlar ? Sırf eylem yaptıkları, yürüyüş yaptıkları için Ceza mı alıyorlar ? Hangi solcu, Bir Suikast girişiminde ßulunup da Serbest kalmış ? Tarihe dönelim, Deniz, Yusuf, Hüseyin Neden Asıldı ? Onlar Devlete Karşı gelmemişti. Emperyalizme Karşı savaş açmışlardı. Peki ya ne oldu onlara ? Salıverildi dimi ? Neyse... iyi günler.
__________________ imzam Yok. Parmak ßassam olurmu |
|
#9
| ||||
| ||||
| Eskiden alırmış veya almazmış onu tam olarak bilemiyorum, ama günümüzde hiç kimsenin doğru dürüst ceza almadıkları kesin. O yüzdendir ki, yapılan yasa dışı gösterilerin, yapılan kapkaçların, yapılan hırsızlıların, yapılan cinayetlerin, yapılan maganda kurşunlarının sonu gelmiyor, bu ceza ve uygulamalarla da sonu geleceği şüpheli. Kaçak Elektrik kullanımına üç yıl hapis cevası verilirken, Bombalama eylemine iki yıl (salıverildi denmiş ama , yanılmıyorsam iki yıl ceza verilmişti) verilmesi gerçekten düşündürücüdür. Eylemi yapan sağcıda, solcuda, hatta babbamın oğluda olsa gerekli ceza verilmeli, hemde öyle cezalar verilmeli ki bir daha yapmayı aşamasında değil , aklından geçirken bile vaz geçirmeli. tabi bununda olacağını pek sanmıyorum açıkçası sanmama sebebim, teröre harcana para tutarını yüksek oranlarda olması ve bu bu işten yenen kaymağın çok talibi olması. İş böyle oluncada, kimi zaman dağdaki teröristi, kimi zaman onun şehirlerdeki kolları, kimi zaman mill duygular ile doldurulan ve gözü başka birşeyi görmesi engellenen kişileri kullanarak da bu kaymağın devamı sağlanmakta. Evimizin bahçesine (Ben bahçe dedim, siz mahalle, köy,şehir veyabaşka birşeyde diyebilrisiniz) Yılan girmiş, yılana soruyoruz, sen sağcımısın?, solcumu? varmı böyle birşey?. vur kafasına gitsin, sonrasında eve girip zarar verecek olduktan sonra, banene sağcılığından, solculuğundan Ogün samast, benden dahamı çok Ülkücü veya Dahamı çok Vatanını milletini seviyor ki böyle bir eylem içine girdi, Silahsız, savunmasız bir şahsı öldürerek, vatanı milletimi kurtardı (genelde böyle sanırlar, ama daha sonra işin böyle olmadığını daha iyi anlarlar, ozamnada iş işten geçmiş olur). Bu Ülkenin İstikrarını ve ilerlemesini istemeyen güçler var olduğu sürece, terör olacaktır ve ona verilen cezalarda bir kaçak elektrik cezasına verilen cezadan daha ötede olmayacaktır, bunu söylerkende kaçak elektriği onayladığım anlamınada gelmesin, sadece karşılaştırma amacıyla verdim. Terörün her türlüsüne karşıyım, kimden gelirse gelsin. |
|
#10
| ||||
| ||||
| İlteber arkadaşım,teşekkürler..Benim kastım felsefi olarak siyasi noktanın ucundakiler ile ilgili değil,bu bir,ikincisi ,ben M.E.Bakanlığında uzun yıllar eğitmenlik ve yöneticilik yaptığım için ve özellikle belirtiyorumki 60'lı ve 70'li yılları sindirerek ve acı çekerek yaşadığımdan(sağ ve sol düşünceye sahip öğrencilerim yüzünden) sağ ve sol söylemlerin sahiplerini çok daha iyi tanırım.Onun için teori ile pratiğin aynı eksende günçelleşmesi gereğini söylerim.Yani sevgili dostum teorik olarak çok uygar bir felsefenin savunuculuğunu yapanları -ki oldukça fazla bir kesimdir-daha sonra insanları katlettiğini gördüm,kahvehaneleri taratığını,yolcu ve belediye otobüslerini taradığını gördüm.Hepsi benim öğrencimdi,evladım sayılırlar ama ben onları sağ-sol diye yargılamadım,devletin ilgili kurumlarını suçladım..Şimdiye kadar siyasi eylemlerinden dolayı ceza alanların miktarı sağ%27,sol %62,geri kalan ise farklı politik gruplar..Örgüte üye olmak suçlamasını örnek gösterelim,sağ(siz ülkücü arkadaşlarım diyorsunuz olabilir,ama sağ salt ülkücüleri içermiyor)bakıştan olanlar ortalama %37'si ceza almış ve ortalama22 ay,sol bakışta olanlar bu suçtan yargılanıp ki yüzdesi%76 sı ceza almışve ortalama 87 ay.Buyrun canım kardeşim,Devletin ilgili kurumları gerçekten adil mi davrandı..Ha şunu herzaman söylerim SUÇ ASLA CEZASIZ KALMAMALI.Benim evladım bile olsa.Ama Devletin ildeki Emniyet in en yüksek icracısı bile bile zanlının evraklarını sümen altı yapmasının adını koyarmısın sevgili dostum.Hata insana mahsustur,hangi emniyetin üst düzey yetkilisi sol düşünceye sahip birini ve ya birilerini kolladı? Olaya siyasi kimlikleriyle değil,TC kimligi ve gözüyle bakarsak,ülkemizde bu tür sağlıksız yapı oluşmaz.Ve maalesef dostlarımızı üzmez düşmanlarımızı da-ki epeyce coğaldılar-sevindirmeyiz. |
| Sponsorlar |
| |