iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 11:00 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Siyaset ve gündem » Ahmet Dursun Makaleleri

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 25.01.07, 18:45
Standart Ahmet Dursun Makaleleri

puskullupabuc - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Görsel Tasarım Editörü
Üyelik tarihi: Apr 2006
İletiler: 1.274
Send PM

25.01.07, 18:45



Konu Başlıkları

*Gül.Askerin konuşması hakkında....
*Sağolasın Papa Hazretleri
*Mehmet Ağar ne demek istiyor?


*Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız..
__________________

Konu lolipop tarafından (29.04.07 saat 14:19 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 26.02.07, 14:26
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 85 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Gül.Askerin konuşması hakkında....

Gül, "Şüphesiz ki siyasi konular vardır, diplomatik konular vardır, askeri konular vardır, bunlar farklı farklı şeylerdir. Askerin konuşacağı konular vardır. Askerin konuşması gereken yerler vardır. Asker silahıyla zaten konuşur ama ondan önce tabi siyasetin yapacağı şeyler vardır. Hiç kimse silahıyla konuşmak istemez. Ama o noktaya gelmemek için de muhakkak ki siyasetçinin yapacağı iş vardır, diplomatın yapacağı iş vardır" dedi.
****
Yorumum:
Sen siyasetçi olarak ortalığa s...batır,sonra da asker silahla konuşur de.Bune yüzsüzlük böyle?
Senin asker dediğin kmdir biliyormusun Sayın Gül,
Asker Milletin ta kendisidir.Yani asker demek millet demektir.
Peki ya siyasetçi demek ne demektir?
Çıkarları hangi yönde ise oraya giden demektir.Eline yüzüne bulaştırınca da gel kardeş beni kurtar demektir.
Eğer ki bu sefer Asker gelirse sanırım ki sizi ne BOP kurtaracak ne de Başka bir seçenek.
Tabii ki allah(cc)den dilerim ki öyle günler görmeyiz.
Hiç ama hiç istemem.Zira bir 50-75 yıl daha geriye gitmeye tahammülümüz yaoktur.Ancak bu gidişle sanırım ki bu zihniyet 1400 yıl evveline ***ürecek bizleri.
Umarım 1400 yıl ile 50-75 yıl arası tercihe zorlanmadan atlatırız bunları....
Lakin ülkenin de bir sahibi vardır.Bunu herkes bilmeli.
Ülkenin asli sahibi de bu milletin kendisidir.
Mu milletin kendisi de doğuştan asker doğar sa geriye konuşan kim kalır?
Konuşan kimdir demek yerine ne konuşuyorlar demek sanırım daha uygun olacak.Çünki bu vatanın yaklaşık tüm fertleri aynı şeyi konuşuyor.Konuşmayan ya da farklı konuşanlar da arada bir kendini belli edecek.Ne de olsa özgürlük yok mu?
Ama ülkenizi bölücülüğe karşı savunacaksanız ozaman özgürlük bitiveriyor.İşte konuşulması gereken de bu değil mi?Neden diye sorulması gereken de bu değil mi?
Asker konuştu diyorlar.Peki soruyorum mecliste muhalefet partileri ne yaparlar?Neden muhalefettirler?Eğer ki muhalefet iseler kime ve neye muhalifler?Sanıyorum ki tamamına yakını da millete muhalifler.
İşte o zaman da elini taşın altına sokması gerekenler sokmayınca görev askere düşüyor.Bir başka ifade ile görev asker millete düşüyor?Tabii ki milletin asker olduğunu içimizde olmayanlar nereden bilsin ki?Çanakkale de ,kurtuluş savaşında dedeleri,ataları ölen onlar değildi tabii ki?
Bazı yorumcular var üstelik te yurt dışında olup hiç ülke gündemini kaçırmayanlar,bir de tam tersine olanlar.
Ben o tersine olanlara joe,jack gibi seslenirsek hemen dönüp efendim diyecek gibi davranış içinde olanlar diyorum.Tabii ki işte o zatlar haklılar.Neden haklılar?
Düşünün ki siz ingiliz yada başka bir millettensiniz.Türkler geldi işiniz bozdu.Yani Türkiye toprakarını tam istila edecektiniz ki tümü asker olan Türkler Çanakkale'de,vs...lerde işinizi bozdu.Ne yaparsınız?Tabii ki içten ve gizlice birşekilde ülkeyi bölmeye çalışırsınız.Bu en tabii hakkınız olarak görülür.Kim tarafından?Yandaşlarınız tarafından.
Ancak bir sorun var.Bu adamların tamamı asker.Yani öyle savaşla falan bu işi bitiremeyeceğinizi anladınız?Ozaman yeni taktikler başlar.
Aynen 1922 den beri olduğu gibi.
Madem ki yeni Türkiye cumhuriyetinin kuruluşunu engelleyemiyoruz o zaman yıkma faaliyetlerine hemen başlayalım dersiniz.Atatürk ün ölümünden sonra da bu faaliyetler sivilleşerek devem etmiş hala da devem etmektedir.
Zaten atatürkün ölüm sebeplerinden biri de bu dur.bakınız kendi itiraflarından gizli belgelerle...
httpp//www.blogcu.com/ahmetdursun374/365796/
Peki bu faaliyetler kendini nasıl geliştirmiştir?
O da çok basit.Öce ekonomik olarak,sonra dil birliği yok edilerek.Daha sonra da inançlarımızı istedikleri şekilde yorumlayarak yada yorumlattırarak.
Bunun genişletilmiş hali de tarikatlardan geçmektedir.bakınız
http//www.blogcu.com/ahmetdursun374/975523/
Ayrıca bakınız CIA raporu
http//www.blogcu.com/ahmetdursun374/959802/
Adnan Menderes hükümeti, 2 Haziran 1950 günü güvenoyu aldı. 18 Haziran 1950 günü, Türkiye'nin ekonomik durumunu incelemek ve bir program hazırlamak üzere Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası'ndan bir heyet geldi.
devamı
http//www.blogcu.com/ahmetdursun374/745817/
NECİP HABLEMİTOĞLU'nun 15 bölümlük yazı dizisi için alttaki linke bakınız.
http//www.blogcu.com/ahmetdursun374/1050216/
FETHULLAHÇILAR VE HİZBULLAHÇILAR için bakınız Sayın Hablemitoğlu ne yazmış
Bir başka yazı
http//www.blogcu.com/ahmetdursun374/965552/
Daha neler neler.
Ayrıca irtica nın tanımı da çıktı.Daha ne tanımı istiyorlar anlamadım.Adamların işi gücü 85-100 1400 yıl evvelini konuşmak o zamanlarda yaşamak özlemi ile yanıp tutuşmak.Aslına bakarsanız bunların özlemi falan değil.Bunlara liderlik yapanlara verilen görev gereği müridlerine o izlenimi vererek eskiye özlem duyurularak yaşatma felsefesidir.Bakınız yaptığım yazışmalarda ya Atatürk e saldırırlar ya laiklik ilkesine.
Demek ki aslında bu eski konuşmalar dahi bir irtica özlemi ilede beslendiklerini göstermiyor mu?
Diyelim ki eskiye gideceğiz ama ney de gidelim.Cep telefonundan vaz geçebilecekler mi?Televizyon,uçak vs..teknolojiden vaz geçecekler mi?Tabii ki hayır.Hatta savunmaları da çok basit.Efendimiz de yaşasaydı en iyi yi kullanırdı.Tabii ki öyle, bunda benimde şüphem yok.Zaten dememiş mi peygamberimiz zaman sana uymaz sen zamana uy diye.
Eh ozaman neden yüzlerce yıl eskide yaşama özlemi duyarlar?Çok basit.
Siz Türkler ancak baş örtüsü ve benzeri şeyleri tartışın.Türk ve Türklük dışındaki her şeye özgürlük tanıyın biz de sizi tarih sahnesinden yok etme planını devreye daha çabuk koyalım.Tabii ki burada unutulmaması gereken bir gerçekte var.Cumhuriyetin kuruluş yıllarına gidelim orada kalalım diyenler de irticacıdır.
Kısaca,ileriye gitmeyelim diyen tüm zihniyetler irticacıdır.Yani TSK'ya bu eleştiriyi yapanlar için diyorumNeymiş TSK kadroları da Cumhuriyet yıllarına geri dönelim diyormuş.Diyor ise tabii ki irticacıdır.Ancak diyor sa....En azından ben öyle birşey hiç algılamıyorum.Zira dünya orduları eğitim için dahi TSK'dan eğitimci istemektedir.
Veyahut ta personaellerini yetiştirmeleri için TSK ya yollamaktadır lar.Neden?Gerici olmadıkları için.Bu konuda yeri gelmişken bir yazı sunuyorum..
Yazı Kaptan rumuzu ile yazan bir arkadaşımdan alıntıdır.
"Türk Silahlı Kuvvetleri Dünyayı Eğitiyor "
Birleşmiş Milletler, NATO ve Avrupa Birliği'nin düzenlediği insani yardım operasyonlarının vazgeçilmez unsuru haline gelen Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), sahip olduğu tecrübeleri, dost ve müttefik ülkelerin ordularıyla paylaşıyor. Türk ordusu, bugüne kadar 49 ülke ile askeri alanda eğitim, teknik ve bilimsel iş birliği anlaşması, 43 ülke ile askeri eğitim iş birliği anlaşması imzaladı. Halen 24 ülkeyle askeri eğitim, teknik ve bilimsel iş birliği ve 9 ülke ile de askeri eğitim anlaşması yapma çalışmaları devam ediyor.
Katıldığı barışı destekleme operasyonları ile dikkat çeken TSK'nın en önemli özelliklerinden birisini de isteyen ülkelerin ordularına eğitim vermesi oluşturuyor. Yeniden yapılandırılan Irak ordusuna NATO programı çerçevesinde destek veren Türkiye, şimdiye kadar 89 Iraklı general ve subayı eğitti. 4 Türk subayı da Irak'ta eğitim veriyor. TSK, bugüne kadar, 94 ülkeden 114.099 yabancı askeri personeli eğitti. Bunlardan 20.307'si Türkiye'de eğitim alırken, geriye kalan 93.792 kişi ise kendi ülkelerinde eğitildi. Azerbaycan 3.862, Bosna-Hersek 3.296, Arnavutluk 1635, Türkmenistan 1299 ve KKTC 1040 personel ile Türkiye'ye en fazla personel gönderen ülkeler oldu. ABD, İngiltere, Danimarka, Etiyopya, Burkina Faso, Almanya, Bangladeş, Bulgaristan, Gambiya, Moğolistan, Rusya, Sri Lanka, İran ve Libya'da eğitilmek üzere Türkiye'ye asker gönderen ülkeler arasında yer aldı. İkili anlaşmalar çerçevesinde, Türk subayları, 16 ülkeden toplam 93.792 kişiyi de kendi ülkelerinde eğitti. TSK'dan 195 personel, halen 8 ülkenin askeri birliklerini eğitiyor. TSK Terörle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi'nde bugüne kadar 82 ülkeden 870 personel eğitildi. 'NATO Barış İçin Ortaklık Programı' çerçevesinde ise 64 ülkeden 6568 personel Türkiye'den eğitim desteği aldı. Barış İçin Ortaklık Eğitim Merkezi'ndeki faaliyetlere Yunanistan 10, Ermenistan 1 askeri personel ile katıldı. TSK aralarında Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin de yer aldığı 16 ülkeye, 237 milyon dolarlık askeri teçhizat yardımında da bulundu.
Bu alıntı yazıdan sonra devam edelim......
Tabii ki içlerinde yokmudur irtica cı?Elbette var zaten onlar da zaman zaman ayıklanıyorlar.Hem de her tür irticacıları ayıklıyorlar.
Madem ki irtica gericilik/geçmiş özlemciliği,demek ki tüm irticai faaliyetlere sıcak bakamayız.
Zaman zaman bazı gruplarda yaptığım yazışmalarda dahi adamların işi gücü geçmişi konuşmak geçmişi kurcalamak.İşte bu dahi irticanın zayıflatılmış etki ajanlığı kısmını ihtiva etmektedir.
Sürekli soruyorum neden bunları konuşuyorsunuız?Devamlı surette başkalarının ne dediğini tartışmak istiyorlar hem de yıllarca evvel ki dediklerini.Cumhuriyetten vaz geçelim onlar da eskidi tezini öne sürüyorlar.Bir yazışma da bu şekilde yazan birisine de bir başkası şöyle demişti:
Madem ki Atatürk geçmişte kaldı ondan daha eski olan Muhammet ile neden işe başlamıyoruz demişti.Görüyoruz ki bunlar çok yanlış ifadeler ve toplumu bölücü söylemler.
Kendinize ait fikirler yok mu konuşacağınız?Neden güncel olgular varken ör:Ne zaman gelişmiş ülkeler düzeyinde gelir sahibi olacağız?
Nezaman külfete ortak olduğumuz gibi nezaman ülkenin refahından da ortak faydalanacğız?Ne zaman nimetlere de ortak olacağız?
Ne zaman eşit olacağız?
TC.Kimliğini taşıdığım her an bu ülkenin asli vatandaşı isem,neden benden alınan vergilerin nerelere gittiğini,kimlere peşkeş çekildiğini soramıyorum?Bunun hesabını nezaman verecekleri bir sistem getireceğiz?......
Ve bunun gibi bir çok konu.Neden bunları tartışmıyoruz da birlerinin bize biçtiği gömleği giymeye zorlanıyoruz?
Olmuyor kardeşim olmuyor.O gömlek bu millete olmuyor.Olmayacak ta deme zamanı nezaman gelecek?Neden dış borçlarimızı kapatamıyoruz?Sorumlusu kim?Neden yeraltı kaynaklarımızı Millileştiremiyoruz?
Kimden korkuyoruz?Ya da kime ne şekilde gizli sözler verildi?Gizli antlaşmalar yapıldı...Yoksa Saddam ın akibetine uğramaktan mı korkuyorsunuz?Anlatın da millet bilsin..Uzar giderİşte burada konuları toparlayalım.Tekrar demem gerekirse bu böyle tezgahlar sergilendikçe devam edecek ve olan yine milletin ta kendisine olacaktır.
Zaten amaç ta budur.Ancak bu konuda yanılıyorlar.Zira bu oyunlara karşı her an hazırlıklı ve tetikte olan Atatürk kurumu TSK var ve bu millet de onun neferidir.Olmaya da devam edeceklerdir.Ta ki dış güçlerin içerideki işbirlikçileri kalmayana kadar....
Ancak unutulmamsı gereken şeyi TEK KELİME İLE YENİDEN ANLATIYORUM.TÜRK MİLLETİ ASKER DİR.BU NEDENLE ASKER KIYAMETE KADAR KONUŞACAKTIR....Türk milleti konuşuyor asker Türk milleti.
Allah'a emanet olunuz...
saygı ve selamlar...
ahmet dursun
"Murteci, muhafazakarlarin soysuzlasmis tipidir. Gecmisi gelecege baglayan kopruyu gecmek istemez; ona arkasini doner ve zamanin tek buudu icinde takilip kalir ."
Peyami Safa Din, inkilap ve irtica Otuken yy.Istanbul 1990sf.8
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 26.02.07, 14:28
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 85 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Sağolasın Papa Hazretleri

25 Kasım 2006 Daki yazım...

Sağolasın Papa Hazretleri

Neden sağolsun ki diyenleriniz olacak kızanlarınız olacak elbette.
Ancak bilmemiz gerekenleri onun sayesinde öğrenmiyormu yuz?Yani 1922 den başlayan

hatta daha da eskiye giden,Türklerin tarih sahnesine çıktığı kadar eski olan bu Türk

düşmanlığının nasıl geliştiğini nasıl değişmlerden geçtiğini,kimlerin ne halt olduğunu

başka nasıl açıklayabilirdik ki?Tabii ki bakar körler için söylüyorum.
Ne zaman içinde Türk kelimesi geçen bir yazı yazsam,ya da yazıldığını görsem derhal

saldırgan haçlı birlikleri sefer görev emri almışçasına harekete geçiyorlar.
Neden?
Çünki ağababaları öyle emrediyor.Türk'e her an hakaret etmeye kurulmuş robotlar görev

başında.Sadece Türk deyin bakın başınıza neler geliyor.
Her neyse...
Milli mücadele den bu yana kısa bir tur atmak gereği hissediyorum.Daha eskisine

gitmeye gerek yok.Osmanlı tam da istedikleri şekilde çökertilmiş ve tüm oyunlar

Türk'lerin üzerinde başarı ile uygulanmış,Hristiyanlığın yayılmasındaki en büyük engel

ortadan kalkmış,Emperyalizm tam da hedefine ulaşmışken bir adam çıkıyor ve tüm bu

oyunları altüst etmekle kalmıyor bir de dünya tarihini değiştirmeye çalışıyor.
Olacak iş mi bu?
Bu Türkler i durduracak biri yokmu?Nereden de çıktı bu Atatürk denen adam?
Bu soru hala soruluyor.Bu adam derken asılnda 1922 den bu yana yapılan söylemi

yeniden canlandırıyorlar.
Bakıyorlar ki Cumhuriyet'in ilanına engel olamıyoruz.Öyle ise derhal yıkım faaliyetlerine

başlamalıyız.
Bunu daha evvel de yazmış idim.Uzatmadan devam edelim.
33 Dereceli mason un gizli belgeleri bu konuda aydınlatıcıdır.
Bakınız:33DERECELİ MASON'UN İTİRAFI, "Atatürk''ü silahla ortadan ...
33 DERECELİ MASON'UN İTİRAFI, "Atatürk''ü silahla ortadan - Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasak ta... - Blogcu
Hani şu son zamanlarda ılımlı islam modeli ve BOP diye bildiğimiz yutturmaca yok

mu?İşte bu da diğer alaveraların devamı olarak sahnelendi.
"DİNLER ARASI DİYALOG"masalını artık kimse yutmuyor.Peki ne olacak ?Gayet basit.Tabii

ki her daim bir "B" Planı olmalıdır.
İşte burada ki "B" planı da 1957 Menderes döneminde ortaya atılmış olan bir hikayeyei

ısıtmaktan geçmektedir.
O dönemler de buun adına" 3'LÜ DİNİ MERKEZ"denmekte idi.
Biz bu masalı şimdilerde "MEDENİYETLER İTTİFAKI" olarak bilmekteyiz.Yani 1957 den bu

yana yapılanlar aynı söylenenler aynı.
Bu adam dedikleri adam ne adammış ki 1922 den bu yana kurduğu Cumhuriyeti hala

yıkamadılar.
Peki bu "MEDENİYETLER İTTİFAKI" da nedir?
1957 de gündem kazanmış olan bu söylemin aslına bakacak olur isek "3LÜ DİNİ

MERKEZ"diye anılan söylemin temelindeki kavram,
"islam dini de diğer dinler gibidir.Hiç bir farkı yoktur.Yani iddia edildiği gibi İslam son

din değildir.Hz.Muhammet son peygamber değildir.Her 3 din de de hiç bir fark

yoktur.Zira Kur'an da böyle demiştir.Bu nedenle islam da onları kutsal kitap ve

peygamber olarak kabul etmiştir.Öyle ise diğer 3 din den hiç bir farkı yoktur"söylemi ile

hem bir ittifak,hem de gelecek için yapılan yatırımların bir tezgahını ne yazık ki kafalarda

soru işareti olarak bırakmayı hedeflemiş bunda da bayağı başarılı olmuşlardır.
Öz olarak söylemek gerekirse son din İslamdır söyleminden vaz geçilmelidir.İşin özü de

budur.
Önceki papa nın misyonu Polonya idi diye görüş bildirenler de vardır.Peki bu papanın

misyonu nedir diye soracak olursak sanırım ki bu papanın misyonu islam falan

değil,Direkt olarak Türkiye dir.
Çünki bu papa nın nazi askeri olduğu dönemlerden kalma bir inanışı vardır.Eğer ki

Türkler 2.dünya savaşına girseler idi onlar da savaşı kaznacaklardı.Bu nedenle Türklere

çok kızgın ve kin beslemektedirler.
Tabii ki Türkler hrıstiyanlığı kabul etseler idi ne de güzel olacak idi.Bu konuda da katolik

dünyası Türklerin düşmanlığını hala içleride taşımaktadırlar.
Daha evvelki yazılarımda bahsettiğim idam edilirken vasiyet eden papzın sözlerini de

tekrar hatırlamakta fayda vardır.
Vasiyet niteliğinde demiştir ki"Biz bu Türklerle savaşamayız.Çünki onlar ölüm konusunu

yenmişler.Ölmeyi cennete gitmek ve bir şeref olarak görüyorlar.Biz hristiyan dünyası ise

bu korkuyu asla atamıyacağız.Bu nedenle onları yenmenin bir tek yolu kalıyor.O yol da

önce lisanlarını yani Dillerini sonra da inançlarını yani dinlerini bozmaya

mecburuz.Bunun başka yolu yoktur"tesbitinde bulunarak ne kadar gerçekçi olduklarını

her daim sergilemektedirler.
Hristiyan dünyası hala Martin Luther'i affetmiyorlar ki bizlere ılımlı anlayışı nasıl

aşılayabiliyorlar anlamak mümkün değildir.Bunun tek izahı vardır o da işbirlikçilerinin

içimizdeki başarılarıdır.
iz Türklerin büyük hatalrından biri de zamanlama yapamamaktır.Zamanlama yapmasını

pek beceremiyor olmayışımızdır.
11 Eylül için bir zamanlama yapsa idik yani 11 Eylül'ü kullanmasını bilse ididk belki de

tüm dengeler değişebilirdi.
Bugün bir tv kanalında Sayın Hüseyin Hatemi hocanın bir konuşmasını izledim.Üstelik bu

sayın zat hiçbir para almadan misyoner olduğunu itiraf anlamına gelecek kelimeler

etmektedir.
Diyor ki"Ne olacak,Papa gelsin,bu bizim faydamıza dır.Asla kaybımız olamaz.Üstelik

Kur'an da demiyor mu ki,Müslümanlara en yakın olan Hristiyan olandır diye....
Öyle ise bu diyalogdan mutlaka en iyi faydayı sağlamalıyız"anlamına gelen kelimeler

sarfetti.
Baktım ki ülkemizde kimler ne şekilde bu diyalog söylemlerine üstelik te akademik

kariyerlerini kullanarak canhıraş vaziyette sahipleniyorlar.Bu çok ilginç değilmidir?Acaba

hangi ülkenin saygın ilim adamlarıdır bunlar?Hangi ülke bu adamlara Profesörlük

ünvanını vermişlerdir?Bunlar kimin ya da nerenin profesörüdürler?

Bakınız ılımlı islam ya da diyalogculuğa ki sadece Irak'ta 55 000 kadın ve çocuk

öldürdüler.Sadece kadın ve çocuk diyorum.Diğer sivil ya da askerden bahsetmiyorum.55

000 kadın ve çocuk.
Peki neden öldü bunlar dediğinizde ise papa dahil olmak üzere onlar Terörist yani islamcı

teröristlerdir diyebilme alçaklığını göstermişlerdir.
Biz de bunlara ılımlı islamcı yada diyalogcu diyeceğiz.Buyurun deyin o zaman.
Para ile satınaldıkları adamlar yetmiyormuş gibi şimdi de tüm Bankaları ve Milli

egemenliğimize balta vuracak her şeyi yeni oyunlarla yani özelleştirme ile elimizden

almaktadırlar.
Bunu sadece bizde değil dışardaki islam olduğunu iddia edenlerde de aynı hızla devam

ettirmektedirler.
Mısır'lı eski Müslüman bir adamı aldılar bol miktarda beslediler en sonunda istediklerini

yazdırdılar.Kimden mi bahsediyorum?
Kilisesinin bulduğu bir adamdan,Mark Gabriel den bahsediyorum.Adını da değiştirdiler ve

islamın Terörist olduğunu yaz,müslümanlığın kılıçla yayıldığını yaz dediler o da aldığı

paranın hakkını vererek aynen dediklerini yazdı.Ne olacak bizde de bu tip adamları

değişik tiplere sokarak aynı oyunları tezgahlıyorlar bizde kuzu misali meleşerek onları

izliyoruz.
Hatta izlemekten de öteye giderek o şahıslar salya sümük konuşur ağlaşır iken bizler

dahi ondan daha fazla duygulanıyor ve ağababalarımıza şükran edercesine ittat etmiş

larvalar misali kurtcuklar gibi kıvranıp duruyoruz.
Bu Gabriel denen adam bir kitap yazıyor bilmem kitabını görenler var mı?
İslam ve Terör adlı bir kitap yazıyor.Kitabın kapağı çok ilginçtir.Kapağın yaklaşık

yarısından fazlasını Türk bayrağı ile donatmışlar.İçeriğinde ise Türkiye nin terörizmdeki

yeri ve desteğini anlatamaya çalışmış.
Hatta Papalık ile aynı görüşleri paylaşan bu adam sanki hristiyanlığı da geçmiş direkt

papalığın yayın organı olmuştur.
Zira papalık 20.YY da ilk soy kırımı Türklerin yaptığını iddia etmekle kalmıyor,Mustafa

Kemal'in bizzat önderliğinde bu soykırımın yapıldığını iddia ediyor.
Daha da ileri giderek,eğer ki Türkler bu soykırımı yapmmaış olsa idi,Hitler'in de böyle bir

örnek göremiyeceği ve bu soy kırımı yapamayacağını iddia edecek kadar aşağılaşmıştır.
Tabii ki tüm bu söylemlerin nihayetinde içimizdeki işbirlikçilere son derece dikkat

etmeye mecbur olduğumuzu yinelemek istiyorum.
Bu yazıyı kaleme almama ne sebep olmuştur diye soracak olursanız ,şunu diyebilirim.
Sakın Papa geldiğinde şiddete yönelik tepki göstermemeye gayret sarfedelim.
Aksi halde onların istediği tuzağa zamanlama hatası yapan biz Türkler yine düşmüş

olacağız.
İşte diyecekler,İslam ve Müslümanlar bu dur.Bu nednele islam kılıçla yayılmıştır.Bu

nednele islam son din olamaz.Bu nednele Hz.Muhammet son yol gösterici olamaz.Çünki

doğru yol bu değildir.İslam eşittir terörizm dir.
Bu birkez daha kanıtlamışır demek istiyorlar.
Buna sakın fırsat vermeyelim.Ancak insani olarak tüm siyasi tepkileri göstermekten de

asla vaz geçmeyelim.
Hepinizi Saygı ile selamlıyorum...
ahmet dursun
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 26.02.07, 14:31
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 85 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Mehmet Ağar ne demek istiyor?

Tabii ki zaman çok şeyi değiştirdi,o dernin altından çok sular geçti diyenler olacağını tahmin ediyorum.

Ancak çok zaman geçmedi daha birkaç yıl evvel sayın Tansu Çiller dönemine dönelim..

Özellikle de eski bir yazıma vurgu yaparak başlayım o yazımda Ne Mutlu Türküm diyene sözündeki baş cümlenin neden hafızalardan kaçırıldığından söz etmiş idim.Fazla takılmayalım oraya ancak bu sözün asıl(orjinal) hali ile şöyledir demiştim.

TÜRK DEMEK TÜRKÇE DEMEKTİR..NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...

Neden baş sözcüğün çıkarılmış yada yokmuş gibi davranıldığına değinmiş idim.
İsteyenler bakabilirler...
BİZZAT:TÜRK DEMEK TÜRKÇE DEMEKTİR..NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE.. - Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasak ta... - Blogcu
****
Gelelim şimdiki yazıma neden olanlara.
Daha evvel ki başka bir yazıdan alıntılar yaparak izah edeyim.Öncelikle Aalıntı yaptığım yazımın aslı içinde link vereyim.
BİZZAT:ULUÇ GÜRKAN NE DEMEK İSTİYOR? - Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasak ta... - Blogcu

Özel Işık üniversitesinin bir açılışında cumhurbaşkanı S.Demirel i karşılamaya gelenlerin elinde pankartlar hoşgeldiniz yazmıyor Wellcome yazıyor....

Bir başkası sayın Çiller Japonya ya gitmiş,konuşacak ben ing.ce konuşacağım demiş japonlar bozulmuş,çünki bu konuda çok hassaslar,bir japon bilim adamı geçen asırda bilim dili ingilizce olsun demiş ertesi gün evinde ölü bulunmuş.harakiri yapmış.meğerse 3 yıl ABD de eğitim görmüş bir adam mış.

Japon tanzimatı 1868 de başlamış bizde ise 1839 da.

Neyse sayın Çiller burada ing.ce bilen varmı ?diyor.bakanlar iş adamları falan çoğu bilmiyor ancak o ing.ce konuşuyor.

Yine tansu hanım dış işlerinde bir mesele tartışılacak bana ing.ce brifing verin diyor..dönemin dış işleri bakanı sayın Mümtaz Soysal ın istifasında bu olayın yer tuttuğu da söylenir.

ABD de çok çeşitli Türk-Amerikan dernekleri vardır.konuşmalar yazışmalar hep Türkçe idi sonraları ingilizce yapılmaya başlanmış.

Elçilik Amerika da Türk bilim adamları derneği kurmuş.Türkiye den de gelenlerle 100 kişilik bir toplantı yapıyor.YÖK başkanı sayın Kemal Gürüz de var.herkes Türk ancak konuşmalar yazışmalar tamamı ingilizce yapılıyor.

Nedenini araştırınca dönemin büyük elçisi sayın Nüzhet Kandemir in yazılı tamimi karşımıza çıkıyor tamim şöyle:

Bundan sonra bütüngörüşmeler konuşmaları ingilizce yapacaksınız oluyor.

kaynak:Aydınlık,Dilek Uğuz un röportajı.8 aralık 1996

***

İşte anlatmaya çalıştığım da budur.

Acaba Millileştirme çabalarının altına konulan dinamitlerin şekil değiştirmiş bir hali ile mi karşı karşıyayız?
Evet şimdi sormazmıyım ben, bu sayın Kandemir in DYP nin genel başkan yardımcılığında hala ne işi var?Yoksa cambaza bak oyununu oynuyorlar da biz hala cambaza mı bakıyoruz?
Bakmamız gereken yerleri de izaha gerek var mı?Sayın Ağar ın dedikleri ile bunları birleştirirsek acaba anlamadığımız ya da anlamak istemediğimiz bir şenlik mi var?
Aslında bu hareketin ,bu sistematik yok etme planının kaynağı 1071 tarihi ile başlar.
Bir sonraki yazım da da bu konuya değineceğim.1071 den 2006 ya başlıklı bir yazı henüz bitmediği için daha sonra paylaşmak üzere diyorum.

ahmet dursun

İLGİLİ YAZIYA BAKINIZ:

TÜRK:ANADOLU VE ANATOLİA - Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasak ta... - Blogcu
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar