|
#1
|
|
01.06.07, 14:10
Yaşlanmayı yiyerek geciktirin! 31.05.2007 Vücutta serbest radikallere karşı savaşarak kanser, kalp krizi ve bulaşıcı hastalıklardan koruyan antioksidanların yararları saymakla bitmiyor. Diyet ve Beslenme Uzmanı Banu Kazanç, antioksidanların yararlarını şöyle sıralıyor: "Antioksidanlar; yaşlanmayı geciktirip cilt sağlığını da koruma altına alıyor. Ne kadar çok antioksidan yiyecekler yerseniz; kanser ve kalp rahatsızlıklarına yakalanma riskiniz o denli azalıyor. Antioksidan zengini yiyecekler; havuç, kayısı, kırmızı lahana, kuru erik, kara üzüm, sarmısak, soğan, limon, kivi ve hindistan cevizidir. Bütün bunların yanında sebzelerin de unutulmaması gerekiyor. En önemli antioksidan kaynağı sebzeler ise enginar, brokoli, kereviz, bezelye, yeşil biber, roka ve maydanozdur." |
| kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
SELVILV (04.06.07) | ||
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| |||
| |||
| Antepfıstığı da antioksidan Çerezlerin gözdesi antepfıstığı; göz sağlığından hücre yenilenmesine ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinden kansere kadar birçok önemli görevler üstleniyor. Celal Bayar Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özlem Tokuşoğlu; üzüm ve şarapta bulunan 'resveratrol' isimli antioksidanın antepfıstığında da olduğunu belirterek, "Bu madde, insan sağlığı açısından son derece önemli bir antioksidan maddedir. Resveratrol, kötü kolesterole etki yaparak kronik kalp rahatsızlıklarını azaltır. Kanser riskine karşı da bir kalkandır" diyor. Tokuşoğlu, 'Yeşil Altın Antepfıstığı' isimli kitabında, antepfıstığının yararlarını şöyle anlatıyor: "Günde bir avuç yenecek antepfıstığı ile bir insanın günlük E, A ve B1 vitamininin önemli bölümü karşılanabilir. Vitamin ve mineraller açısından zengin olan antepfıstığı; bazı kanser türlerine karşı azaltıcı etkiye sahip olan E vitamini yönünden ceviz ve pikan fındığından daha zengindir. Ayrıca bu çerezde A ve B1 vitamini de bolca mevcut." |
| kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
SELVILV (04.06.07) | ||
|
#3
| ||||
| ||||
| ANTİOKSİDAN Tıp, bir yandan hastalıkların tedavisinde yeni olanaklar araştırırken, öte yandan da sağlıklı bir yaşam sürdürme, hastalıkları önleme yolunda yoğun çalışmalar yapmaktadır. Bu alanda en yoğun çalışmalar beslenme üzerinde sürmektedir. Gıdalardaki lif oranları, vitaminler, beslenmedeki protein, karbonhidrat ve yağ miktarları, yağlardaki doymuş yağ asidi yüzdeleri neredeyse hepimizin öğrenmeye başladığımız kavramlar. Bu konuya daha titizlikle eğilenler, son zamanlarda antioksidanlardan sıklıkla söz edildiğini görmüşlerdir. Bu konu çok konuşuluyor ama, bilgilerin yeterli olmadığını da görüyoruz. Eksik bilginin, bilgisizlikten daha tehlikeli olduğu ilkesinden hareket ederek, antioksidanlar konusu biraz anlatmak istiyorum. Antioksidan nedir? Vücut hücreleri tarafından üretildiği gibi, gıdalarla da alınan bir grup kimyasal maddedir. Gıdalarla alınan en önemli antioksidanlar, betakaroten, E ve C vitaminleridir. Nasıl etki ederler? Soluduğumuz havadaki oksijen, vücut içinde serbest radikaller adı verilen ve toksik (zehirli) etki gösteren bazı maddelerin oluşmasına neden olur. Demirin paslanması ve balığın sudan çıktıktan sonra ölmesi, oksijenin zararlı etkilerine örnektir. Vücudumuzda bulunan antioksidanlar, serbest radikallere karşı etki göstererek bunların zarar vermesini önler. Antioksidanların hastalıkları önlediği söylenebilir mi? Bu konuda kesin konuşmak için bazı çalışmalar daha yapılmalı. Ancak tıbbi istatistik çalışmaları, ne kadar yüksek dozda antioksidan alınırsa, kanser ve kalp krizi gibi amansız iki hastalığa yakalanma ihtimalinin o denli azaldığını ortaya koyuyor. Ayrıca bulaşıcı hastalıklar ve katarakt konusunda da yararlı etkilerinin olduğu biliniyor. Ancak bu etkinin, oluşmuş hastalığın tedavisini değil, hastalıkların önlenmesini sağladığını bir kez daha hatırlatmak isterim. Ne kadar antioksidana ihtiyacımız var? Bu konuda kesin bir rakam vermek güç. Çalışmalar, alınan miktar arttıkça koruyucu etkinin de daha fazlalaştığını ortaya koyuyor. En son çalışmaların ışığında, günlük C vitamini ihtiyacının 250 ile 1000 mg. arasında olduğu söylenebilir. Bu doz, E vitamini için 100 ile 400 ünite, beta karoten için 6 ile 30 mg. arasında olduğu söylenebilir. Dengeli bir beslenmeyle, yeterince antioksidan almıyor muyuz? Son çalışmalar antioksidanların yüksek dozda alındıklarında daha yararlı olduğunu gösteriyor. Gıdalardan bu dozda antioksidan sağlanmasında en önemli sıkıntı E vitaminindedir. Bilindiği gibi E vitamini yağda eriyen bir vitamin olup ve en önemli kaynağı da bitkisel yağlardır. Bitkisel yağlardan ideal dozda E vitamini alabilmek için, örneğin 2 bardak ayçiceği yağı içmek gerekir ki, sağlık açısından bu miktarda yağ alınmasını da uygun görmüyoruz. A vitamininin yapı taşı olan beta karoten ve C vitaminini, gıdalarla almak mümkün. Bunun için temel şart dengeli bir beslenmedir. Ancak, çok yüksek dozlara ihtiyaç olduğunda, vitamin takviyeleri gerekli olmaktadır. Son zamanlarda piyasaya verilen vitamin ve mineral takviye ilaçları, gerekli olan her maddeyi içerir gibi gözüküyor. Bu doğru mudur? Her maddeyi haplardan almak mümkün değil. Gıdalarda bunların dışında olan ve vücut için hayati önemi olan bir çok madde bulunmaktadır. Örneğin kompleks karbonhidratlar, temel yağ asitleri, temel aminoasitler gıdalardan alınır. Ayrıca son zamanlarda, bitkilerde bulunduğu ortaya konulan bazı kimyasal maddelerin de sağlık açısından çok önemli etkilerinin olduğu görülüyor. Phytochemicals adı verilen bu maddeler de, sadece iyi dengelenmiş bir beslenme ile alınabilmektedir. Antioksidan içeren vitamin takviyelerini kullanmaya başlamak mı yoksa araştırmaların biraz daha ilerlemesini beklemek mi daha uygun? Antioksidanların, sağlık açısından risk taşımadan yararlı etkiler sağladığı ortaya konuldu. Sürmekte olan çalışmalar yararın hangi oranda olduğunu ve başka hangi alanlarda kullanılabileceğini ortaya koymaya çalışıyor. Örneğin kalp krizini %40 mı yoksa %10 oranında mı azalttığı belirlenmeye çalışılıyor. Eğer %10 gibi bir oran bile tesbit edilse, bu da çok önemli değil mi? Tabii ki antioksidanlar mucize değildir. Eğer siz doymuş yağlarla besleniyorsanız, sigara içiyorsanız, aşırı alkol alıyorsanız, eksersiz yapmıyor ve otonuzda emniyet kemeri kullanmıyorsanız, sadece E vitamini ya da diğer antioksidanları aldığınız için hayatınız kurtulmaz. Diğer önlemlerle birlikte, bunlar da daha sağlıklı bir yaşam için önemli bir yapı taşıdır. Unutmayın en önemli yapıtlar, yapı taşlarının birbirleriyle uyumları sayesinde yükselir ve ayakta kalır. Dr. Gündüz Tezmen Kaynak:http://www.genetikbilimi.com/genbilim/antioksidan.htm
__________________ rüzgarin bile esip söndüremedigi mum vardir ya, o benim iste |
|
#4
| ||||
| ||||
| Bunlar yaşlılığı durdurur Kahvaltılık tahıl: Yulaf, kara buğday gevreği, buğday ya da pirinç gevreği Süt ürünleri: Soya sütü, gravyer, permesan peynirleri ve yoğurt. Ekmek çeşitleri: Kara ekmek, tahıllı ekmek, arpa, yulaf ve çavdar ekmeği Sebze, baklagiller: Brokoli, lahana, havuç, ıspanak, bal kabağı, domates, tere, bezelye, nohut, mercimek, semizotu, mısır, avakado, pırasa, soya. Tahıllar: Bulgur, esmer pirinç, basmati pirinci. Balık ve kabuklu deniz ürünleri: Somon, alabalık, barbunya, istiridye, karides, uskumru, kalkan. Meyve ve tatlılar: Kayısı, muz, kiraz, elma, çilek, pembe greyfurt, mango, kavun, karpuz, üzüm, dut, kuru meyveler, ceviz, badem, fındık. Alkolsüz içecekler: Çorbalar, çay ve yeşil çay Alkollü içecekler: Kırmızı şarap Yağlar: Zeytinyağı Bunlar yaşlandırır Mısır gevreği, demirle zenginleştirilmiş tahıllar Yağlı peynirler, demirle zengnleştirilmiş süt Beyaz ekmek, bisküvi, turta, pizza. Beyin, böbrek, sosis, salam, füme jambon, Kızarmış patates, cips, hormonlu sebzeler Düdüklü tencerede pişirilmiş beyaz pirinç Turna balığı, kılıç, ton, ançuez, köpek balığı, tuzlanmış balık. Şuruplu meyveler, reçel, çikolata, bal, dondurma, tereyağ, hindistan cevizi Kahve, şurup, hazır çorbalar. Kristal şişelerde saklanan alkollü içecekler Tereyağ, taze krema, margarin, kızartma yağları, doymuş yağlar. İdeal beslenme için Günde bir kez: Yeşil salata, sebze, tahıl, baklagiller. Günde iki kez: Çiğ sebze, kepek ekmeği, bir kadeh şarap Güünde üç kez: Yoğurt Günde beş kez: Meyve, çay, maden suyu, çorba Günde 12 tane: Fındık ya da badem Haftada bir kez: Kırmızı et Haftada iki kez: Yağlı balık Haftada üç kez: Yağsğz balık, beyaz et, karaciğer Haftada üç dört kez: Çiftlik yumurtası Haftada yedi kez: Soğan, sarmsak, mercimek ALINTI Kaynak ve haberin tümü için:http://www.sagliklikadin.com/Saglikl...oksidanlar.htm
__________________ rüzgarin bile esip söndüremedigi mum vardir ya, o benim iste |
|
#5
| |||
| |||
| teşekkürler selvi |
|
#6
| ||||
| ||||
| Esas ben tesekkür ederim bu güzel paylasim için Hayati. ![]()
__________________ rüzgarin bile esip söndüremedigi mum vardir ya, o benim iste |
| Sponsorlar |
| |